# Deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/60,63,99,242,243,244,245,246,254,256)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Eyüp Ayar (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 12 Ocak 2010
- **Gündem:** DEPREM RİSKİNİN ARAŞTIRILARAK DEPREM YÖNETİMİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/60,63,99,242,243,244,245,246,254,256)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/eyup-ayar-23-2010-01-12-deprem-riskinin-arastirilarak-deprem-yonetiminde-alinmasi-gereken-onle

> Eyüp Ayar (AK Parti), 12 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEPREM RİSKİNİN ARAŞTIRILARAK DEPREM YÖNETİMİNDE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/60,63,99,242,243,244,245,246,254,256)); konuşma 873 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

EYÜP AYAR (Kocaeli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclisi araştırması açılmasına ilişkin vermiş olduğumuz önerge hakkında söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye, dünyanın en etkin deprem kuşakları üzerinde bulunmaktadır ve yapılan deprem haritalarının tamamına yakını Türkiye’nin deprem bölgesi içerisinde olduğunu göstermektedir. Bu şunu gösteriyor: Geçmişte depremler olmuş ve gelecekte de olacaktır. Bu depremler, birçok can ve mal kaybının yanında, insanların yaralı, binaların hasarlı olmasına sebep olmuştur. Bundan kaçış yok. Marmara’da yaklaşık her otuz yılda bir deprem olmaktadır. Ben, hem 1967 hem 1999’daki depremleri bizzat yaşadım. Çok zor günler, acı günler. Allah o günleri kimseye göstermesin.

17 Ağustos 1999 depremi, bildiğiniz gibi asrın depremi; Kocaeli-Gölcük merkez üslüydü ve gece saat üçte oldu. Depremlerin ne zaman olacağı da belli değil. Bu depremle beraber birkaç rakam söyleyeyim, Kocaeli’yle ilgili. Resmî rakamlara göre 9.477 kişi öldü, 9.881 kişi yaralandı. Bunun yanında 35.180’i yıkık ve ağır, 40.757’si orta ve 45.086’sı hafif olmak üzere toplam 121.023 konut hasara uğradı. Aynı durum iş yerlerinde de söz konusu. 5.770’i yıkık ve ağır, 6.057’si orta ve 6.128’i hafif olmak üzere toplam 17.955 iş yeri hasar gördü, fabrikalar, iş yerleri kapandı. Yalnız Kocaeli’nde, resmî rakamlara göre, 56’sı ihracatçı olmak üzere toplam 345 sanayi kuruluşu hasar gördü. Bu hasarların maddi tutarı 1,5 milyar dolar, 2 milyar dolar da üretim kaybı, toplam 3,5 milyar dolar. Depremden sonra sanayide kapasite kullanım oranı yüzde 73’ten yüzde 31’e düştü, insanlar işsiz kaldı.

Değerli arkadaşlar, şair diyor ki:

“Geçmişten adam hisse mi alırmış, ne masal şey?

Beş bin yıllık kıssa yarım hisse mi verdi?

Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar.

Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?”

Evet, “Tarih tekerrürden ibarettir.” derler, ders alınsaydı tekerrür mü ederdi? Çabuk unutuyoruz. Aslında unutmamak lazım, tedbirlerimizi almamız lazım. Deprem sallıyor ama sallanmaktan kimse ölmüyor, deprem öldürmüyor, depremde yıkılan binalar insanları öldürüyor.

17 Ağustos 1999’daki deprem, verdiği zarar, açtığı yaraların yanında aynı zamanda ülkemizdeki afet yönetimiyle ilgili önemli gerçekleri de ortaya koymuştur. Bir doğal afet öncesi ve sonrasında yapılması gerekenler konusundaki eksikliklerimizin olduğunu gözler önüne sermiştir. Âdeta “Bir musibet bin nasihattan evladır.” atasözü gerçek olmuştur.

Değerli arkadaşlar, yapmamız gereken birinci iş, konutlarımızı, iş yerlerimizi, okul, hastane gibi kamu binalarımızı depreme dayanıklı yapmaktır. Deprem yönetmeliklerine uymayı, zemin etütleri yaparak binalarımızı sağlam zeminlerde yapmayı, deprem anında paniğe kapılmamayı, balkon, asansör, merdivenlerden uzak durmayı, yüksek katlardan atlamamayı, evdeki eşyaları duvarlara sabitlemeyi, banyo, mutfak gibi yerlerde yaşam kurtarma alanları oluşturmayı, yere nasıl yatacağımızı, enerjimizi çabuk bitirmemek için neler yapacağımızı bilmemiz lazım.

Her zaman hazır acil durum çantamızın olacağını, içine fenerden radyosuna, yiyecek, giyecekten içeceğine kadar neler koyabileceğimizi hep anlatmışlardı. Bütün bunları kaç kişi biliyor ve yapıyor? Onun için yapıları depremle ilgili standarda uygun yapmalıyız, sürekli eğitici bilgiler vermeliyiz.

“DASK” dediğimiz doğal afet sigortalarını mutlaka yaptırmamız lazım. Bütün binaları gözden geçirip depreme dayanıklı hâle getirmeliyiz.

1999’daki depremler bir kez daha ortaya koymuştur ki, ulaşımda büyük sıkıntılar yaşanmıştır, sağlık hizmetlerinde aksamalar olmuştur, erzak dağıtımında kargaşa yaşanmıştır, çadır dağıtımında sıkıntılar oluşmuştur, en önemlisi, arama, kurtarma, sağlık hizmetleri veren personel depremi yaşadığından görevlerini tam olarak yapamamıştır. Deprem bölgesine depremi yaşamamış insanlar gönderilmeli.

Denizlere dolgu yapmamalıyız. Denizlerin, depremlerde verdiğini geri aldığını da gördük.

Kocaeli Türkiye’nin en önemli sanayi şehri. 1999’da Türkiye’deki imalatın yüzde 13’ü Kocaelide yapılmaktaydı. İstanbul’dan sonra en yüksek vergi veren şehir de Kocaeli.

Tabii, TÜPRAŞ Kocaeli’nde -keşke bütün büyük şehirlerde de birer TÜPRAŞ olsaydı- bundan dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin paylarında da bir yükselme oluyor. Ancak depremde TÜPRAŞ’ta bir yangın çıktı, inanın insanlar dağlara kaçtı. Depremden daha çok TÜPRAŞ’taki o yangın insanları korkuttu.

Kocaeli, Marmara depreminin ardından bütün Türkiye’de olduğu gibi bir de ekonomik depremi yaşadı. O günkü koalisyon hükûmetinin yaşattığı deprem, çok daha ağır oldu. Her gün bir skandalla uyanıyorduk. Göz göre göre bankaların içi boşaltılıyor; faiz, döviz, enflasyon almış başını gidiyor; yatırım yok, üretim yok, ihracat yok. 2000-2001 yıllarındaki ekonomik deprem bizi daha çok salladı, daha ağır hasarlar bıraktı.

Bir konunun altını çizmek istiyorum: Kocaeli, Türkiye’nin her bölgesinden insanların gelip yaşamış olduğu bir yer, bir sanayi kenti, çoğunlukla insanlar fabrikalarda çalışıyor. Fakat deprem olsun ekonomik krizler olsun, bunların sonunda bakıyoruz ki bir anda kiralık evler çoğalıyor. Çünkü, baba-oğul aynı evde yaşamaya başlıyor. Tasarruf olsun diye iki kardeş aynı evde yaşamaya başlıyor. Daha önceden fabrikadaki çalışan da almış olduğu maaşının bir kısmını Trabzon’daki, Erzurum’daki, Diyarbakır’daki, Bolu’daki, Edirne’deki akrabasına, yakınına gönderirken bu kriz dönemlerinden sonra işler tersine dönüyor. Otobüs şoförleri anlatıyor, Anadolu’dan gelenler; 20 yolcu varsa otobüste en az 3 ton yük var, çünkü fasulye, pirinç, buğday ne varsa, salça, turşu, oradaki yakınına yardım olarak gönderiyor. Hatta yakını olması da şart değil, komşun açken sen tok yatamazsın; bizim bu anlayışımızı, bu inancımızı yeterince anlayamayanlar, yardımlaşma duygularımızı kaybetmemizi sağlamak için gayret gösterenlerdir.

Değerli arkadaşlar, depremden sonra Kocaeli’de 9.602’si Dünya Bankası kredisi, 656’sı özel kişi ve kuruluşlar tarafından, 7.520’si de Bakanlıkça olmak üzere toplam 17.778 kalıcı konut, 2.364 de iş yeri yapılarak hak sahiplerine dağıtıldı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Türkiye'de bütünüyle planlanan belki de tek şehir. 50.000’lik çevre düzen planlarını, 25.000 binlik planlarını, 5.000’lik planlarını bitirdi, uygulama 1.000’lik planlarına geçildi ve bu planlamalarda gerekli jeofizik ve jeolojik etütler yapıldı, fay hatları ve deprem riski olan yerler imara kapatıldı. TÜBİTAK MAM ile ortak zemin sınıflaması ve sismik tehlike değerlendirme projesi yürütüldü. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile ortaklaşa olarak, Yerel Deprem Kayıt Ağı Sismolojik İzleme Merkezi kuruldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Eyüp Ayar (AK Parti, Kocaeli). “Deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/60,63,99,242,243,244,245,246,254,256)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 12 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-ayar-23-2010-01-12-deprem-riskinin-arastirilarak-deprem-yonetiminde-alinmasi-gereken-onle (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
