# Çalışma saatleri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim
- **Tarih:** 24 Şubat 2004
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2004-02-24-calisma-saatleri-hakkinda

> Eyüp Fatsa (AK Parti), 24 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 802 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

EYÜP FATSA (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İçtüzüğümüzün 19 uncu maddesine istinaden bir önerimiz oldu; ancak, Danışma Kurulunda mutabakat sağlanamadığı için önerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu iradesine getirdik. Danışma Kurulu önerisinin lehinde AK Parti Grubumuz adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, geçtiğimiz hafta, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde görüşülmeye başlanan Kamu Reformu Yasa Tasarısıyla ilgili, geçtiğimiz hafta da Meclisin gündemine alınmasıyla alakalı bir Danışma Kurulu toplantısı yapmıştık; ancak, Anamuhalefet Partimizin Grup Başkanvekili Sayın Haluk Koç, Danışma Kuruluna gelmeden önce Grubumuza bir teklifle geldi. Biz, o Danışma Kurulu önerimizde çarşamba ve perşembe günleri Meclisin 15.00-24.00, cuma günü de 15.00'ten başlamak suretiyle kanun tasarısının bitimine kadar çalışmasını istiyorduk. Bize gelen teklifte denildi ki: "Siyasî partilerin belediye başkanlarının aday adaylığının tespiti noktasında son günler yaşanıyor, partimizin de bu meyanda danışma kurulu toplantıları, başkanlık divanı toplantıları oluyor, milletvekili arkadaşlarımız seçim bölgelerine gidiyor, genel merkezimizle birtakım görüşmeleri, onlara talepleri oluyor; dolayısıyla, buna fırsat vermek için, eğer uygunsa, cuma günkü görüşmeleri bu Danışma Kurulu önerisinden çıkaralım, çarşamba, perşembe günleri 15.00-24.00 saatleri arasında görüşelim, önümüzdeki hafta da salı günü ve diğer günler denetim yapmadan bu tasarının görüşülmesine devam edelim sizce uygunsa." Biz de, muhalefetin getirmiş olduğu bu teklifi değerlendirdik, uygun olduğunu kendilerine bildirdik ve geçen haftanın gündemini, muhalefetin isteği üzerine tanzim ettik; ancak, o gün de, Grup önerimize destek vermemişlerdi. Kaldı ki, geçen hafta, nöbetçi olan Grup Başkanvekili Sayın Haluk Koç, salı günü ve haftanın diğer günlerinde bu tasarının görüşülmesi konusunda, biz kendilerine bir teklif götürmeden, bize bir teklif getirmişti. Biz, o düşünceden hareketle, bugün Danışma Kurulunun toplanmasını istedik; ancak, kendi teklifleri olmasına rağmen, geçen hafta bize destek vermediler, bugün de destek vermeyeceklerini ifade ettiler; saygıyla karşılarız.

Değerli arkadaşlar, tabiî, Kamu Reformu Yasa Tasarısıyla ilgili çok şey söylendi; özellikle, geçen hafta tasarının tümü üzerinde görüşmeleri yapılırken. Bugün, Anamuhalefet Partimizin Çok Saygıdeğer Grup Başkanvekili Sayın Anadol da, aynı, bilinen gerekçeleri tekrar etti. "Tartışılmadı", "ne yapmak istiyorsunuz", "milletten ne kaçırmak istiyorsunuz" gibi, gerçekten, bu tasarıyı ve bu tasarıyı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getiren hükümet iradesini anlamayan, onun düşüncelerini ve kararlılığını yansıtmayan bir anlayışla, sürekli, bu tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminden geriye çekilmesini talep ediyorlar. Bu, bir şey kaçırmak değildir. Bunun böyle olmadığını herkes biliyor, kamuoyu da biliyor. İşte, bu tasarıyla ilgili her şey Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yetmiş milyon insanımızla paylaşılarak, onların bilgisi dahilinde yapılıyor. Kaldı ki, bir sene de bunun hazırlığı yapıldı. Bununla ilgili neler yapıldığını geçen hafta ifade ettik.

Sayın Anadol "bir sendikamız -ismini vererek- bunun aleyhinde tam sayfa ilanlar verdi, karşı çıkıyorlar" dedi. Tabiî, eğer böyle düşünülürse, bu tasarının lehinde, gazetelere tam sayfa ilan verecek onlarca sivil toplum örgütünün de varlığını sayın muhalefetin bilmesi gerekir.

ALİ TOPUZ (İstanbul) - Kim var; göster de görelim.

EYÜP FATSA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, görüşlerinizi burada ifade ediyorsunuz ve muhalefet partisi olarak da, İçtüzükten kaynaklanan bütün engelleme haklarınızı kullanıyorsunuz; buna saygı duyarız. Bu, İçtüzüğün size vermiş olduğu bir haktır; ancak, bu, bir acelecilik değildir, bu tasarıyla ilgili, hükümetin ortaya koyduğu kararlılıktır. Bunun böyle bilinmesini arzu ediyorum.

Tabiî, hiç gereği yokken, her seferinde, dokunulmazlıkları Türkiye'nin gündemine getiren, sanki bütün öncelik buymuş gibi, bütün işin başına bunu koyan muhalefete buradan bir şey sormak istiyorum. Değerli arkadaşlar, bu Mecliste her dönem kurulan bir komisyon vardı; uyum komisyonu. Bu dönemin başında da, Meclis oluşur oluşmaz, iktidar ve muhalefet partilerinden, bu uyum komisyonunun oluşturulmasını ve iktidar ve muhalefet partilerinin bu komisyona eşit sayıda üye vermelerini Sayın Meclis Başkanı talep etti; ama, Anamuhalefet Partimiz, bu komisyonun çalışmasına fırsat vermediği gibi, komisyonun kurulmasıyla ilgili bütün vaki davetlere de olumsuz cevap vererek, üye vermemiştir. Hatta, bu komisyon oluşursa, oluşturulursa, bu komisyonun oluşmasına destek verirlerse, bu komisyonunun gündeminin birinci sırasına dokunulmazlıklarla ilgili yasal ve Anayasal değişikliklerin alınmasının mümkün olacağı kendilerine ifade edildiği halde, ısrarla, ne bu komisyonun çalışmasına imkân vermişlerdir ne de üye vermişlerdir.

Değerli arkadaşlar, mesele, sizin anlattığınız gibi değil. Komisyonun çalışmasını niye engellediniz? Gündemine ilk olarak dokunulmazlıkların alınması taahhüt edildiği halde, komisyona niye üye vermediniz? Yani, lütfen... Burada, her seferinde dokunulmazlığı gündeme getiren arkadaşların, bunun gerekçelerini de aziz milletimize ve Genel Kurula izah etmeleri gerekir.

Değerli arkadaşlar, ben, olayın teferruatına girmiyorum; ancak, bir şey daha söyleyeceğim: Türkiye'nin gündeminde çok önemli meseleler olduğunu; dolayısıyla -sanki, bu önemsiz bir meseleymiş gibi- daha önemlileri varken, önemsiz bir meseleyi Meclisin gündemine getirme isteğinin doğru olmadığını arkadaşımız ifade etti. Evet, Türkiye'nin çok önemli meseleleri vardır; bunu inkâr etmek, bunu görmemek mümkün değildir; ama, Türkiye'nin problemlerinin temelinde de, devletin merkeziyetçi yapısı yatmaktadır; mevcut yönetim ve devlet yapısının bu hantal yapısı yatmaktadır. Dolayısıyla, eğer, biz, Kamu Reformu Yasa Tasarısını kanunlaştıramaz ve uygulamaya koyamazsak, hiç kimse aklından çıkarmasın ki, şimdi "çok önemli" diye ifade ettiğimiz meseleleri aşmamız, halletmemiz de mümkün değildir; o meselelerin halli, bu tasarının hayata geçmesiyle mümkündür.

Ben, bu duygularla, Genel Kurulun Grup önerimize olumlu oy vereceği kanaatimi ifade ediyor, Genel Kurulu bir kere daha saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2004-02-24-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
