# Kara avcılığı kanunu tasarısı ss.60

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fahrettin Üstün (CHP, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2003
- **Gündem:** KARA AVCILIĞI KANUNU TASARISI SS.60
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-ustun-22-2003-07-01-kara-avciligi-kanunu-tasarisi-ss-60

> Fahrettin Üstün (CHP), 1 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARA AVCILIĞI KANUNU TASARISI SS.60); konuşma 975 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Kara Avcılığı Kanunu Tasarısıyla ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti saygıyla selamlarım.

Sözlerime, ünlü Fransız düşünür Foucault'nun şu sorusuyla başlayacağım: "Neden bir vazo, sanat eseri olsun da, hayatımız olmasın?" Ünlü düşünürün bu önemli sorusu, soruyu soruş tarzından da anlaşılacağı gibi, tüm hayatı kapsıyor, avcılığı da. Belki de özellikle avcılığı. Çünkü, avcılık, av vurmaktan öte, boş zamanı değerlendirme, macera yaşama, doğada varolmayı becerme gibi önemli fonksiyonların yanı sıra, tümüyle kendine özgü tarihi, coğrafyası, ekonomisi, insan ilişkileri ve disipliniyle bir kültürel olgu olarak ele alınmayı fazlasıyla hak etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde 5 000 000'a yakın avcı var; bunlardan 2 900 000'inin tüfek ruhsatı, 60 000'inin sertifikalı avcı ruhsatı var. Avcılığın kültürü, hiç kuşkusuz, birkaç palavracı avcı fıkrasından çok ötedir. Ava çıkış için hazırlanma sürecinden eve dönüşe kadar her anı bir ritüel gibi yaşanan ve yaşanması gereken avcılık, hakkı verilerek yapıldığında, ortaya çıkan, çıkacak olan tablo kuşkusuz bir kültür olayıdır.

İnsanlık tarihinin en ilkel dönemlerinde başlayan avcılık, ilk insan için bir yaşam gereğiydi; avından sadece yiyecek sağlamakla kalmıyor, derisinden giyecek; kemik, boynuz ve toynaklarından çeşitli aletler yapılıyordu. Arkeolojik bulgular bunları kanıtlamaktadır.

Tarımın zaman içinde gelişmesi, avcılığı, insanlığın tek geçim kaynağı olmaktan çıkardı. Bu defa, ürünleri ve sürüleri korumak amacıyla avcılık sürdürüldü.

İnsanlık tarihinde önemli bir yer tutan avcılık, Ortaasya ve önasya'daki göçebe Türklerin yaşamında büyük bir beslenme ve eğlence kaynağı, aynı zamanda da savaşa hazırlanma aracıydı.

Avcılığın düzenli bir örgüt durumuna gelmesi Selçuklular dönemine rastlar. Ünlü Sultan Melik Şah, avcılık konusunda bir kitap için 300 kişilik bir kurul oluşturmuş; ama, bu yasa tasarısı hazırlıkları 10 kişilik bir grupla hazırlanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde avla ilgili ilk mevzuat 1586 yılında Sultan III. Murat'ın çıkardığı fermandır. Bununla, padişah, ülkedeki tüm avcılardan, ellerindeki avcı kuşların saraya gönderilmesini istemiştir. Bu dönemde, avcılardan, hassa alanlarında avlanabilmeleri için "hassa avcı" olduklarına dair bir belge istenmiştir; diğer avcılara ise izin verilmemiştir.

Sözü edilen bu hassa avcılığı tanzimatın ilanıyla sona ermiş; ancak, avcılığın kesin kurallarla düzenlenmesi epey zaman almıştır.

1869-1877 yılları arasında yayımlanan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye ile avlanma işleri arzulanan düzeye sokulamamış, günümüz hukuk anlayışıyla bağdaşmayan bazı garip kurallara yer verilmiştir.

1882 tarihli Zabıta-i Seydii Berri ve Bahri Nizamnamesi (Kara ve Deniz Avcılığı Zabıtası) adlı düzenlemeyle bazı önlemler getirilmiş; ancak, bu düzenleme, hayvanların korunmasından çok, şimdiki yasa tasarısında olduğu gibi, hazineye ve devlete bir gelir sağlama amacı gütmüş; gelişigüzel yapılan bu avcılık sonucu da av hayvanı türleri yok olmuştur.

Etkisiz düzenlemelerle uzun süre kendi kaderiyle baş başa bırakılan avcılık, cumhuriyet döneminde kurallara bağlanabilmiştir. 1937 tarihli Kara Avcılığı Kanunuyla avcılık belirli bir disipline sokulmuştur. Av mevsimleri, av yasak ve kısıtlamalarıyla genel kurallar konusunda Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Merkez Av Komisyonu oluşturulmuştur.

"Yasalara göre silah taşıması yasak olmayanlara harç karşılığında av tezkeresi verilir. Av tezkeresi sahibi olan herkes kamuya ait topraklarda avlanabilir" denilmektedir.

Av silahlarının yapımı, alım satımı ve bulundurulması konusunda 11 Eylül 1981'de 2521 sayılı Yasa çıkarılmıştır. Söz konusu yasaya aykırı faaliyette bulunanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis ve para cezası verilir. 23 Mart 1950 tarihli ve 5639 sayılı Yasayla avcılardan alınan av vergisi kaldırılmıştır; ama, bu yasayla, vergi, hem de fazlasıyla gelecektir.

Saygıdeğer milletvekilleri, yukarıda kısaca değindiğim avcılık tarihinden sonra kanun tasarısıyla ilgili görüşlerimi açıklayacağım.

Bu tasarı, alt komisyon ve komisyonda görüşülürken, iyi niyetine inandığım Sayın Bakan ve komisyon üyesi arkadaşlarımız yanlış bilgilendirilmişlerdir. Bu tasarı yasalaştığı takdirde, bırakın avcılığı, avcılar, av tüfeğini evinden alıp dışarı adımını attığında potansiyel suçlu olarak görülecek ve yoğun bir cezai müeyyideyle karşı karşıya kalacaklardır.

Şu anki tasarının ekindeki Başbakanlık tezkerelerinin altında imzası olmayan yok gibidir; Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Abdullah Gül ve nihayetinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan.

Tasarının hazırlanmasında Orman Bakanlığı Millî Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü görev almıştır. Tasarının hazırlanmasında kime ne kadar danışıldığı, av ve avcı örgütlerinin görüşlerinin hangi platformlarda ve ne derece alındığı bilinmemektedir. Bilinen odur ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonuna ilk anda verilen tasarıda pek çok itiraz edilebilecek nokta vardır.

Bu tasarı komisyonda görüşülürken birçok uzman, sivil toplum örgütü, avcılıkla ilgili örgütler ve doğa korumayla ilgili kuruluşlardan birçok kişiyle görüştüm, av ve yaban hayatıyla ilgili internet sitelerinin tamamını taradım; bu tasarı, Macaristan kara avcılığı yasa tasarısının aynısıdır; fakat, bakanlıkla ilgili yaptırımlar çıkarılmıştır; yani, Macaristan kara avcılığı yasa tasarısında, devletin de avcıya ve yaban hayatına karşı sorumlulukları olduğu halde, tasarıda bu yoktur.

Tasarıda en önemli 4 konuya eleştiri getirdim:

1- Tasarıda, Orman Bakanlığının av ve yaban hayatına olan yükümlülüklerine ve görevlerine yer verilmemesi.

2- Haddi ve amacı aşan cezalara ve yaptırımlara yer verilmesi.

3- Avcılığın tanımında ve avcılık eğitiminde tasarının eksik ve çağın gerisinde olması.

4- Avcıdan alınacak parasal değerlerin sınırlandırılmamış olması.

Bunlar tasarıdaki en önemli eksiklikler.

Türkiye avcılığının modern usul ve esaslara göre yönetilmesi hepimizin arzusudur. Bu bakımdan, eski emektar kanunumuzun değiştirilmesi kaçınılmazdır. Buna karşın, yeni bir düzenleme yapılırken, düzenlemenin muhatap olacağı kesimlerin görüşünün alınmamış olmasını bir eksiklik olarak değerlendiriyorum. Bunun yanı sıra, kanun tasarısının hazırlanışında, asgarî hukuk ilkelerinin gözönünde bulundurulması zorunluluğunun unutulmaması gerektiğini düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu arada, Sayın Bakanımızdan sormak istediğim bazı sorular da olacak. Bunlardan birincisi: 1 200 avcı kulübü, 2 400 av bayii var; hepsi kapanma noktasında; bunların görüşü alındı mı?

Avcılardan toplanan paralarla son derece lüks 100 araç alındı mı?

Yaban hayatının izlenmesinde Nikon marka dürbünlere -tanesi 500 000 000- 50 000 000 teklif veren var mı?

Doğaya bırakılan keklikler bir gün sonra ölüyor veya tilkilerce tutuluyor; bırakılan kekliklerin akıbeti?..

Avcılıkta kurs süreleri 29 saat; çağdaş ülkelerdeki uygulama ise Almanya'da altı ay, ABD'de iki yıl.

Bir de, özellikle (MAK) Merkez Av Komisyonu kararıyla avlanma bedeli olarak alınan 1 trilyon 280 milyar lira -geçen yılki para; bakanlığın bütçesinin iki katı- bu paranın akıbeti?

İstanbul Bahçeköy'deki Geyik Üretme İstasyonunun durumu?

Konya'daki yaban koyunlarındaki hastalıktan bilgisinin olup olmadığı?

1937'den beri sülün ve geyik avı yasak olduğu halde, Bakanlıkça kaç tane üretildiği?

Bu soruların cevabını Sayın Bakandan rica ediyorum.

Sözlerime son verirken, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Fahrettin Üstün (CHP, Muğla). “Kara avcılığı kanunu tasarısı ss.60”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-ustun-22-2003-07-01-kara-avciligi-kanunu-tasarisi-ss-60 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
