# Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fahrettin Yokuş (İYİ Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 15 Nisan 2020
- **Gündem:** Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88034
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-yokus-27-2020-04-15-yeni-koronavirus-covid-19-salgininin-ekonomik-ve-sosyal-hayata-etkil

> Fahrettin Yokuş (İYİ Parti), 15 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 474 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FAHRETTİN YOKUŞ (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ PARTİ Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dün kaybettiğimiz işçi hareketinin önderlerinden Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Sayın Mustafa Özbek Bey’e Allah’tan rahmet dilerken TÜRK-İŞ camiasına ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun, baktığımız zaman ihtiyaçları karşılamıyor, karşılamadığı gibi birçok adaletsizliği de peşi sıra getiriyor. Şimdi, diyoruz ki ‘’yoksullara bir defaya mahsus bin lira verelim’’ arkasından diyoruz ki “Kısa çalışma ödeneği içinde olan gruba da 1.762 lira verelim; üç ay olsun o ve daha sonra, ücretsiz izinli olanlara da 1.177 lira verelim.” Allah aşkına, bu rakamları niye icat ettiniz? Buradaki mantığınız ne? Adaletiniz ne? Hak, hukuk burada nerede? Yani bunların hepsinin ortalamasını alıp şunu diyemez misiniz? “Biz, üç ay boyu hiç olmazsa asgari geçim ücreti tutarında ya da TÜRK–İŞ’in ortaya koyduğu açlık sınırı civarında bir ücreti herkese öngörelim.” deseniz kıyamet mi kopar, bütçeniz mi batar, Türkiye mi batar? Hiçbir şey olmaz ama ısrarla kimine bin lira, kimine efendim 1.762 lira, kimine de 1.177 lira; bir de damga vergisi alacaksınız 1.177 liradan. Allah’tan korkun ya! Gelin, şunları bir adalet üzerine getirin; “Şu anda Türkiye’de en az 10 milyon hane halkı var işini kaybetmiş işsiz, bunlara hiç olmazsa asgari ücret tutarında üç ay boyunca ücret verelim.” deyin de adaletiniz bir kere tecelli etsin ya, bir kere, ama nerede nerede? Bunu yapmıyorsunuz, zaten yapmanızı da aslında beklemiyoruz.

Bakın, şimdi, sağlık çalışanlarını öve öve bitiremedik ve -Allah razı olsun, ellerine düştük ya- “Bunların döner sermayelerini yüzde yüz artırdık.” dedik. Neyi artırdın Allah aşkına? Ne kadar artırdın? Sağlık çalışanlarının Sağlık Bakanlığı bünyesindeki bütün sendikaları yıllardır diyor ki: “Efendim, bu ek ödeme adaletsizliğini, döner sermaye adaletsizliğini bir düzeltelim ve bunu, ek ödemeleri emekliliğe esas hâle getirelim.” Yıllardır bunu söylüyorlar, niye bunu getirmiyorsunuz? Ama yok. Şimdi diyorsunuz ki: “Üç ay süreyle, biz, sağlık çalışanlarının ağızlarına bir parmak bal çalalım; hadi aslanlarım, hadi kahramanlarım!” Ve çaldığınız bir parmak bal da sağlık işçilerine yok yani sağlıktaki taşeron işçilere, kamu işçilerine yok; sağlık çalışanlarını bir bütün olarak görme anlayışınız yok çünkü. Şimdi, yirmi dokuz yıllık bir teknisyen diyor ki: “Öyle bir aldatıldık ki biz döner sermayemiz yüzde yüz artacak diye beklerken, benim artışım sadece 50 lira.” Nasıl bir adalet? Nasıl bir ayrımcılık? Nasıl bir sistem? Ama bunları düşünecek, bu adaleti getirecek bir anlayış bugüne kadar olmadı ki bundan sonra olsun.

Şimdi, gelelim Emniyet çalışanlarına, PTT çalışanlarına, banka çalışanlarına. Şimdi, bu kamu görevlileri sağlık çalışanları gibi büyük bir risk altındalar ama onları düşünen yok. Özellikle Emniyet ve Jandarma… Bu insanlar izin günlerinde dahi çalıştırılıyor. Yahu, aldattınız, yıllarca kandırdınız “3600 vereceğiz, vereceğiz, vereceğiz.” diye, bari vermiyorsunuz, şu mübarek ramazan geliyor, kurban geliyor, gelin bunlara 2 tane ikramiye verelim de bunlar bir moralle… Kendileri için değil bizim için hem canlarını teröre karşı veriyorlar hem de şimdi virüs belasına karşı cansiparane çalışıyorlar ama siz bunları düşünmezsiniz. Ama düşündüğünüz yerler var, hakkınızı yemeyelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Fahrettin Yokuş (İYİ Parti, Konya). “Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-yokus-27-2020-04-15-yeni-koronavirus-covid-19-salgininin-ekonomik-ve-sosyal-hayata-etkil (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88034

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
