# 18 mart çanakkale zaferinin yıldönümü münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fahri Keskin (AK Parti, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mart 2007
- **Gündem:** 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİNİN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b079/tbmm221500790544.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fahri-keskin-22-2007-03-22-18-mart-canakkale-zaferinin-yildonumu-munasebetiyle

> Fahri Keskin (AK Parti), 22 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİNİN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 798 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FAHRİ KESKİN (Eskişehir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çanakkale Zaferi'nin 92'nci yıl dönümü münasebetiyle söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Çanakkale Savaşı sadece bizim tarihimizin değil, yakın tarihimizin en önemli savaşlarından biridir. Bu zaferin eşsiz kahramanları olan şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle anıyorum.

"Çanakkale geçilmez" fermanı, 250 bin imanlı vatan evladının "Allah yolunda öldürülenleri, ölü saymayınız, bilakis onlar diridirler. Rab'leri katında rızıklandırılmışlardır." ayetinin işaretiyle, şehadet şerbetini içmesiyle yazılmıştır.

Çanakkale, yurdunu kurtarmak için şahlanan bir milletin bağımsızlık ve egemenlik aşkının ibret verici destanıdır. Mehmet Akif in dediği gibi:

"Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi" mısraları, Çanakkale Savaşı'nın en güzel tanımını ortaya koyuyor.

O gün İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra, Avustralya ve Yeni Zelanda'dan gelen askerlerin birleşmesiyle oluşan, Mehmet Akif in "Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela." diye tarif ettiği dev bir ordu karşısında Müslüman Türk milleti, düşmanlarına karşı tarihte emsaline rastlanmayan büyük bir zafer kazanmış; Türk askerleri, vatan sevgisinin ve iman gücünün, en tesirli, en büyük silah olduğunu ortaya koymuştur.

Mehmetçik, vatan müdafaasının imanla, canla, kanla yapılabileceğini bütün dünyaya ispat etmiştir.

Bu asil millet Çanakkale Savaşı'nda 250 bin şehit vermiştir. Bu netice karşısında Mehmet Akif;

"Asım'ın nesli diyordum ya; nesilmiş gerçek,

İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek." diye haykırıyordu. Çanakkale Zaferi, millî birlik ve beraberliğin, en büyük gücü bile nasıl devirdiğinin en güzel kanıtıdır. Bu büyük mucizenin altında Mahmetçiğin yenilmez imanı, vatan, millet sevgisi ve bağımsızlık aşkı yatmaktadır.

Şu anda Gelibolu Yarımadası'nda yatan 250 bin kefensiz vatan evladı, bütün dünyaya "Çanakkale geçilmez" diye haykırmaktadır.

Savaşın başında büyük ve kolay bir zafer bekleyen Winston Churchill "İngiltere savaş tarihinde Çanakkale kampanyası kadar acı bir sayfa yoktur. Hiçbir savaşa bu kadar büyük ümitlerle girilmemiş, hiçbir zafer bu kadar yakından kaybedilmemiştir." diyerek, hayal kırıklığını dile getirmiştir.

Çanakkale Zaferi, Türk milletinin en büyük gururudur. Bu zafer şanlı tarihimizden altın bir sayfadır. Çanakkale, tarihimizin medarıiftiharıdır. Bugün bulunduğumuz yer ve geldiğimiz nokta o günlerin eseridir.

Çanakkale Savaşlarının unutulmaz kahramanı Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı hem burada hem de ileride başlayacak olan Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı olmuştur. Cephanesi biten askerlere "süngü tak" emrini verip, daha sonra "Ben, size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum." diyen zihniyet, savaşı kazanacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çanakkale'nin önemini daha iyi anlamak için, yaşanmış bir hadiseyi aktarmak istiyorum:

Yıl 1984. Rahmetli Özal Başbakan, Sayın Vehbi Dinçerler Millî Eğitim Bakanıdır. Japonya'dan bir heyet gelmiştir. Bu heyet çeşitli temas ve incelemelerde bulunacak, "Gençlere millî şuur nasıl verilmeli, bu konuda neler yapılmalı?" sorusuna cevap arayacak ve bizim yetkililerimize aktaracaktır. İşte Japon heyetinin tespitleri:

"Biz, gençlerimize ilkokula başlamadan şok testler uygularız. Önce uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir, bir tur yaptırırız. Bu yoluculuk onları sarsar, sonra robotlarla çalışan büyük fabrikalarımızı gezdiririz. Minik çocuklar teknolojinin baş döndürücü neticesini görüp şok olurlar. Bu şoktan sonra onları Hiroşima'ya, Nagasaki'ye götürürüz. İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasıyla tahrip edilmiş bu bölgeleri biz aynen koruyoruz. Bu yerleri çocuklarımıza bilgi vererek gösteririz.

Onlar, hiçbir canlının ve bitkinin hayat bulmasına imkân vermeyen atom bombasının bugüne kadar devam eden etkilerini hayretle seyrederler. Bütün bunlar masum ve temiz ruhlarında derin ve etkili izler bırakır. Arkasından onlara deriz ki: Eğer sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz, vatanınız işte böyle düşmanlar tarafından bombalanır. Yakar, yıkar, hiçbir canlı yaşamayacak hâle getirir, çekip giderler.

Çalışırsanız, bindiğiniz trenleri geçecek yeni araçlar yaparsınız, daha gelişmiş fabrikalar kurarsınız. Üstelik, hiçbir düşman size saldırmaya cesaret edemez. Ülkeniz, milletiniz yücelir, tüm insanların saygı duyduğu ve özendiği bir konumda kalır. Şimdi, artık çalışıp çalışmama kararını kendiniz veriniz."

Japon heyeti daha sonra hazırladıkları raporda "Sizin gençleriniz için birçok Nagasaki'niz ve Hiroşima'nız var. Bizimkinden daha önemli bunlar..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FAHRİ KESKİN (Devamla) - "...En önemlisi de Çanakkale Savaşlarının geçtiği bölgedir. Çanakkale, gençlerinizin şok olması için yeter de artar bile. En gelişmiş teknolojiye ve donanıma meydan okuyup imanın galip geldiğini ispatlıyor. Üstelik karşılarında bir düşman değil, sizin tabirinizle 'yetmiş iki buçuk millet' var. İşte bu tablo ve bu bölge, gençlerinizin millî şuurunun pekişmesine fazlasıyla yeter. Bunun için gençlerinizi gruplar hâlinde Çanakkale'ye götürmelisiniz. Her Türk genci Çanakkale Savaşlarının olduğu bölgeyi mutlaka gezmeli, görmeli ve öğrenmelidir. Bin yıllık tarihinizin ortaya konulmasına hiç lüzum yoktur. Bir milletin millet olarak ortaya çıkması için Çanakkale Savaşı'ndaki karamanlığınız yeter de artar bile." demişlerdir.

Bugün bu aziz vatanda canlarından ve namuslarından emin olarak bağımsız bir hayat yaşayan bizler, tüm şehitlerimize ve gazilerimize minnet ve şükran duygularıyla dolu olmalıyız, yeni nesilleri bu duygularla yetiştirmeliyiz.

Çanakkale Destanı'nı doğru okumak, doğru anlamak, yeni nesillere doğru aktarmak zorundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Keskin, son cümleniz.

FAHRİ KESKİN (Devamla) - Bir dakika daha efendim.

BAŞKAN - Dakika veremem efendim. Son cümleniz.

Buyurun.

FAHRİ KESKİN (Devamla) - Gençlerimiz "Çanakkale" denilince, Truva Atı'nı değil, tarihimizi, şerefimizi hatırlamalıdırlar.

Çanakkale'nin milletimiz için ne ifade ettiğini en güzel belirten şairlerimizden birisi şöyle diyor:

"Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak bir devrin battığı yerdir."

Ruhları şad olsun. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fahri Keskin (AK Parti, Eskişehir). “18 mart çanakkale zaferinin yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahri-keskin-22-2007-03-22-18-mart-canakkale-zaferinin-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b079/tbmm221500790544.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
