# İşsizlik sigortası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı, izmir milletvekili oğuz oyan ve 15 milletvekilinin; 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi, malatya milletvekili ferit mevlüt aslanoğlu'nun; 5084 ve 5350 sayılı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi, izmir milletvekili harun öztürk ve 11 milletvekilinin; 25.8.1999 tarihli ve 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi, ankara milletvekili yılmaz ateş ve 21 milletvekilinin; 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununda değişiklik yapılması hakkındaki kanun teklifi, tokat milletvekili reşat doğru'nun; 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, istanbul milletvekili sebahat tuncel'in; 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, afyon

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faik Öztrak (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim
- **Tarih:** 18 Şubat 2009
- **Gündem:** İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI, İZMİR MİLLETVEKİLİ OĞUZ OYAN VE 15 MİLLETVEKİLİNİN; 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ, MALATYA MİLLETVEKİLİ FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN; 5084 VE 5350 SAYILI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ, İZMİR MİLLETVEKİLİ HARUN ÖZTÜRK VE 11 MİLLETVEKİLİNİN; 25.8.1999 TARİHLİ VE 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ, ANKARA MİLLETVEKİLİ YILMAZ ATEŞ VE 21 MİLLETVEKİLİNİN; 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDAKİ KANUN TEKLİFİ, TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN; 5084 SAYILI YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ, İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SEBAHAT TUNCEL'İN; 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ, AFYON
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faik-oztrak-23-2009-02-18-issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak

> Faik Öztrak (CHP), 18 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI, İZMİR MİLLETVEKİLİ OĞUZ OYAN VE 15 MİLLETVEKİLİNİN; 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ, MALATYA MİLLETVEKİLİ FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN; 5084 VE 5350 SAYILI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ, İZMİR MİLLETVEKİLİ HARUN ÖZTÜRK VE 11 MİLLETVEKİLİNİN; 25.8.1999 TARİHLİ VE 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ, ANKARA MİLLETVEKİLİ YILMAZ ATEŞ VE 21 MİLLETVEKİLİNİN; 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDAKİ KANUN TEKLİFİ, TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN; 5084 SAYILI YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ, İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SEBAHAT TUNCEL'İN; 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ, AFYON); konuşma 1.187 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, 329 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın ikinci bölümü üzerinde CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, konuşmama, bu yasa tasarısının gelmesine neden olan ekonomik koşullar üzerinde durarak başlamak istiyorum.

Son birkaç hafta içerisinde açıklanan veriler, ekonomimizin bugüne kadar görülmemiş bir sıkıntı içine girdiğini ortaya koymuştur. Sayın milletvekilleri, 2008 yılı Aralık ayında sanayi ve imalat sanayisi üretimi sırasıyla yüzde 17,6 ve yüzde 19,9 oranında düşmüştür. Sanayi üretiminde 2001 krizinde dahi böyle bir, aylık düşüş yaşanmamıştır. Ocak ayında imalat sanayisinde kapasite kullanım oranı yüzde 63,8 olmuştur. Bir başka ifadeyle, ocak ayında sanayide her 10 tezgâhtan 4’ü durmuştur. Bu oran, kapasite kullanım verilerinin yayımlanmaya başladığı 1991 yılından bu yana görülen en düşük orandır. Bu dönem içerisinde 1991 Körfez krizi, 1994 ekonomik krizi, 1998 ve 2001 ekonomik krizlerinin olduğu unutulmamalıdır.

2008’in son üç aylık döneminde işsizlik oranı ise yüzde 12,3’e yükselmiştir. Bu da üçer aylık işsizlik verilerinin yayımlanmaya başladığı 2000 yılından bu yana kaydedilen en yüksek son çeyrek işsizlik oranıdır. Geniş tanımlı işsizlik verileri 2008’in son üç aylık döneminde her gün 12 bin kişinin işsiz kaldığını ortaya koymaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu veriler krizin Türkiye’yi, Hükûmetin söylediği gibi teğet değil, yıkarak, yakarak geçmekte olduğunu göstermektedir. Ayrıca uluslararası karşılaştırmalar da krizi benzerlerimizden hem çok daha önce hem de çok daha derinden yaşadığımızı ortaya koymaktadır.

Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre 2007 yılında yükselen ekonomiler ve yükselen Avrupa ekonomileri sırasıyla yüzde 7,5 ve yüzde 6,5 büyürken biz yüzde 4,5 büyümüşüz. 2007 yılında seçim nedeniyle kamu harcamalarındaki artışa rağmen büyümenin bu seviyede gerçekleşmesi, aslında Türkiye'nin dünyadan çok önce kendi krizini yaşamaya başladığını göstermektedir. Geçtiğimiz yıl ise bu ülkelerin büyüme hızlarıyla Türkiye'nin büyüme hızı arasındaki farkın daha da açıldığı anlaşılmaktadır. Bize benzeyen ekonomilerin tamamı yüzde 5,7; Avrupa’dakiler yüzde 4,6 büyürken bizim yüzde 1,9 büyüdüğümüz tahmin edilmektedir. Uluslararası Para Fonu ise 2008 yılında büyüme hızımızın bundan çok daha düşük olduğunu ve yüzde 1’de kaldığını tahmin etmektedir.

IMF 2008’in son çeyreğinde Türk ekonomisinin yüzde 4,8 daraldığını tahmin etmektedir. Bugün Hükûmetin üyesi olmakla övündüğü G-20 ekonomileri arasındaki en düşük büyüme oranı budur dördüncü dönem için. 2009 yılında ise IMF Türk ekonomisinin yüzde 1,5 küçüleceğini öngörmektedir. Bu, gelişmiş ve yeni sanayileşmiş ekonomileri dışarıda bıraktığımızda, bize benzeyen G-20 ekonomileri arasındaki en yüksek daralmadır.

Dünyayla karşılaştırdığımızda ülkemizin dünyadaki en yüksek işsizlik oranlarından birine ulaştığı ortaya çıkmaktadır. Bizdeki yüzde 12,3’lük orana karşılık krizin merkez üssü olan Amerika Birleşik Devletleri’nde işsizlik oranı bu yılın ocak ayında yüzde 7,6’dır. 2001 krizinden bu yana uluslararası yatırımcılar açısından aynı kategori içinde görüldüğümüz Brezilya’daki işsizlik oranı ise geçtiğimiz aralık ayında sadece yüzde 7,9’dur. Doğu Avrupa’nın en sıkıntılı ülkesi olarak görülen Macaristan’da dahi son üç aydaki işsizlik oranı yüzde 8’de kalmıştır.

Değerli milletvekilleri, üretim ve büyümeye ilişkin öncü göstergeler ekonomideki daralmanın ve işsizlikteki artışın ilerleyen günlerde tahminlerin de ötesinde ağırlaşacağını göstermektedir. Diğer taraftan bugüne kadar ekonominin gücü olarak görülen bankacılık sistemi de reel sektördeki bu bozulmadan etkilenmeye başlamıştır. 2008 Ekim-2009 Ocak döneminde tasfiye olunacak alacaklarda yüzde 39,5 oranında artış gözlenmektedir. Reel sektördeki sıkıntıların bankacılığa sıçrama riskinin arttığı görülmektedir.

Son uluslararası gelişmeler küresel krizin giderek daha da ağırlaştığını, büyük umutlarla ilan edilen paketlerin büyüsünü kaybetmeye başladığını göstermektedir. Bundan daha da önemlisi son günlerde dikkatler bizim de içerisinde yer aldığımız Avrupa’nın gelişen ekonomilerindeki sorunlara yönelmiştir. Bu, ekonomimizdeki zafiyetlerin yurt dışından daha ciddi olarak algılanmasına neden olacaktır.

Sayın milletvekilleri, uluslararası piyasalardaki kriz bizim gibi gelişmekte olan ülkelere 2008’in Ekim ayından itibaren yansımaya başladı ancak Türk ekonomisi 2006 yılından sonra zaten hızla yavaşlamaya başlamıştı. Bu yavaşlamaya ekimden sonra bir de küresel kriz eklendi, işler çığırından çıktı. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2007 yılından bu yana bunları dile getirdik. Krize karşı tedbir alma ihtiyacını sürekli dile getirdik, ifade ettik, Hükûmeti iyi niyetle uyarmaya çalıştık. Biz bunu yaparken ekonomiden sorumlu bakanlar “Artık gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler birbirinden ayrıştı.” diyerek ayrışma teorilerinin arkasına sığınmaya kalktılar hatta son olarak krizi gelişmiş ülkelerdeki gibi yaşadığımızı da ifade eden bakanlarımız var. Sayın Başbakan ise krizi görmezden gelerek “Hamdolsun teğet geçecek.” söyleminin arkasına sığındı. Başbakan ve bakanları krizi ateşten bir top gibi görerek işi sahiplenmedi. Gelinen noktada ise ateşten top halkı kavurmaya başladı.

Değerli milletvekilleri, bu noktada 2001 krizinde Hazine Müsteşarlığı görevini yapmış bir arkadaşınız olarak sizlere krizle mücadele ile ilgili görüşlerimi de aktarmak isterim.

Bir krizle mücadele etmenin ilk ve en önemli kuralı krizi doğru algıladığınızı gerek iç gerekse dış ekonomik aktörlere gösterebilmektir. Ekonomik aktörler nezdinde güveni tesis etmeden krize karşı kapsamlı önlemler almak ve bu önlemlere kamuoyu desteğini sağlamak mümkün değildir. Güvenin sağlanamaması ekonomik aktörleri daha da ihtiyatlı kılmakta ve ekonominin daralmasını hızlandırmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Hükûmet başından beri krizi görmezden gelerek yerel yönetim seçimlerine kadar gidebileceğini düşünmektedir. Bunun somut örneği, krizi görmeyen, teğet geçeceği varsayımıyla hazırlanan ve bu nedenle Mecliste kabul edildiği gün gerçekçiliğini yitiren 2009 bütçesidir. Hükûmet tarafından bütçe görüşmeleri esnasında yaptığımız tüm uyarılar dikkate alınmamış ve Türkiye küresel krize maalesef program ve bütçesi olmadan yakalanmıştır. Şimdi ise Hükûmet gündemi sürekli ekonomi dışına çekmeye çalışmakta, seçimlere ipteki cambazı gösterme senaryosuyla girmeye uğraşmaktadır ama artık, sayıları 6 milyonu aşan işsizler, esnaflar, çiftçiler, emekliler, çalışanlar, küçük ve orta ölçekli iş sahipleri “Cambazı göstermeyi bırak, bize işimizi gücümüzü geri ver!” diye de bağırmaya başlamışlardır. Öte yandan, kriz karşısında Hükûmetin felç olmuş görünümü ekonomik aktörler nezdinde hızla güven kaybına neden olmaktadır. Ülkemiz G-20 ülkeleri arasında krize karşı tedbir almayan tek ülke konumundadır. Buna bağlı olarak zaten hızla daralmakta olan talep, üretim ve artan işsizlik ekim ayından itibaren küresel krizin de etkisiyle çığırından çıkmıştır.

Sayın milletvekilleri, krizle mücadelenin ikinci kuralı, kapsamlı, tutarlı ve gerçekçi bir program hazırlanması ve tavizsiz uygulanmasıdır. Güven sağlayan bir program, sıkı mali disipline rağmen büyümeyi de beraberinde getirebilmektedir. Bunun örneği 2002 yılında yaşanmıştır; sıkı maliye politikasına rağmen ekonomik aktörlere güven veren bir program talebin normalleşmesini ve yüksek oranlı büyümeyi de beraberinde getirmiştir.

Şimdi krizle mücadelede oyun alanımız nedir, bunu görelim. Öncelikle eskisi gibi sıcak parayla işleri idare etmek mümkün değildir. Uluslararası Finans Enstitüsü 2008’de 254 milyar dolar olan, Türkiye'nin de içinde yer aldığı gelişen Avrupa’ya gidecek özel kesim fonlarının 2009’da 30 milyar dolara düşeceğini öngörmektedir. Bu, cari açığımızdaki daralmaya rağmen dış finansman sorunlarının giderek ağırlaşacağını ortaya koyuyor.

Diğer taraftan, daralan iç talebi uyaracak, bu suretle krizin üretim, büyüme ve istihdam üzerindeki maliyetlerini hafifletecek genişlemeci bir maliye politikasını uygulama imkânı da 2007 yılında izlenen seçim ekonomisi nedeniyle büyük ölçüde heba edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, bahsettiğim bu hususlar çerçevesinde Türkiye'nin küresel krizin etkilerini iç talebi körükleyerek hafifletme imkânı önemli ölçüde daralmıştır.

Bu gerçekler ışığında, başta büyüme, enflasyon, dış açık ve bütçe büyüklükleri kapsamlı bir biçimde revize edilmeli, tutarlı ve güven veren bir krizle mücadele programı ivedilikle açıklanmalıdır. Önümüzdeki tasarı bu programın bir parçası olarak kamuoyuna sunulmalıdır…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Öztrak.

FAİK ÖZTRAK (Devamla) – …ancak bu şekilde ürkekleşen ekonomik aktörlerin ufkunu yeniden açmak, güvenlerini kazanmak ve harcamaya başlamalarını sağlamak mümkün olacaktır. Gerçekçi ve güven veren bir makroekonomik çerçeveye oturtulmadan getirilen bu yasal önlemler, ekonomik aktörler nezdinde beklenen güveni yaratmayacağı gibi elimizdeki sınırlı cephanenin de heba edilmesi anlamına gelmektedir.

Türkiye'nin asıl gündemi, yeni bir krizle mücadele programının bir an önce açıklanmasıdır. Hükûmet bu asıl gündeme odaklanmalıdır. Bunun dışındaki yaklaşımlar bugün vatandaşlarımızın çektiği ıstırabı daha da artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Sözlerimi tamamlarken yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Faik Öztrak (CHP, Tekirdağ). “İşsizlik sigortası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı, izmir milletvekili oğuz oyan ve 15 milletvekilinin; 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi, malatya milletvekili ferit mevlüt aslanoğlu'nun; 5084 ve 5350 sayılı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi, izmir milletvekili harun öztürk ve 11 milletvekilinin; 25.8.1999 tarihli ve 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi, ankara milletvekili yılmaz ateş ve 21 milletvekilinin; 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununda değişiklik yapılması hakkındaki kanun teklifi, tokat milletvekili reşat doğru'nun; 5084 sayılı yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, istanbul milletvekili sebahat tuncel'in; 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, afyon”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faik-oztrak-23-2009-02-18-issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
