# Bursa ilinin fethinin 69 uncu yıldönümü nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Anbarcıoğlu (AK Parti, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim
- **Tarih:** 6 Nisan 2004
- **Gündem:** BURSA İLİNİN FETHİNİN 69 UNCU YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-anbarcioglu-22-2004-04-06-bursa-ilinin-fethinin-69-uncu-yildonumu-nedeniyle

> Faruk Anbarcıoğlu (AK Parti), 6 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURSA İLİNİN FETHİNİN 69 UNCU YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE); konuşma 509 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 6 Nisan 1326 tarihinde fethedilen ve Osmanlının ilk başkenti olan şirin Bursamızın fethinin 678 inci yıldönümü sebebiyle söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, Yüce Meclisimizi ve bizi izlemekte olan aziz milletimizi, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Ayrıca, Polis Haftası dolayısıyla, değerli polis kardeşlerimizin bu gününü de tebrik ediyor, görev başında şehit düşmüş olanlara Allah'tan rahmet, geride kalanlara da sağlıklı, sıhhatli ömür diliyorum.

Sayın milletvekilleri, eski adı Prusa olan ve milattan önce 232-192 yılları arasında yaşamış olana Prusias tarafından kurulan Bursa'da, Osmanlıların fethine kadar, Truvalılar, Lidyalılar, Makedonyalılar ve Romalılar gibi birçok kültür hüküm sürmüştür. Osmanlı tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Bursa, cumhuriyet dönemimize de damgasını vurmuş, Doğu Trakya ve Boğazların bugünkü misakımillî sınırlarına dahil edilmesini somutlaştıran Mudanya Mütarekesi, yine, şirin ilçemiz Mudanya'da imzalanmıştır.

Fetihten önce, 1204-1261 yılları arasında İznik İlçemize bağlı sönük bir tekfurluk olan Bursa, Doğu Roma İmparatorluğunun gezinti ve aynı zamanda Anadolu üzerindeki ticaret merkezlerinden bir yerdi. 1314 yılında başlayan ve tam 12 yıl süren kuşatma, 6 Nisan 1326 tarihinde Bursa'nın fethiyle gerçekleşmiştir. Şehrin Marmara'ya doğru olan kuzey kısmı dışında üç yanı Osmanlıların eline geçmiş; fakat, yapımı bin yıl öncesine kadar dayanan surlarla çevrili olan kent ortada kalmıştır. Bunun üzerine, Osman Gazi, iki hisar yaptırarak şehre giriş ve çıkışları kontrol altına almıştır. Osman Gazi, şehrin kuşatmasını planlı bir şekilde başlattıktan sonra, bir yandan Bursa çevresinde henüz fethedilmemiş bölgelerin Osmanlı yönetimine katılması politikasını uygulamış ve hatta, onun bir amacı, bir yandan Marmara'ya, bir yandan da Karadeniz'e ulaşmak olmuştu. Bizans arazisinin içinde ince, uzun girintiler yaparak düşmanın kendi arasındaki irtibatı kesmeyi hedeflemiş ve her birinin, kendi başına, yalnız kalmasını sağlamıştı. Şüphesiz ki, bu fetih, tesadüften uzak olup, tamamen, ince, uzun, satranç şeklindeki bir planın gereğiydi.

Osman Gazi devrinde, ülkenin yüzölçümü 4 800 kilometrekare iken, daha sonra 16 000 kilometrekareye çıkmıştır. Osman Gazi hastalanınca yerine geçen oğlu Orhan Gazi, sırasıyla Mudanya, Gemlik ve Orhaneli'yi fethetti. Böylece, Bursa'nın Marmara tarafından da kuşatılması tamamlanmış oldu; şehir, âdeta bir çember içerisinde kalmıştı. Orhan Gazi, babasının tavsiyesine uyarak, Orhaneli'nin fethinden sonra Bursa'ya geçti ve Pınarbaşı mevkiine ordusunu konuşlandırdı. Daha sonra, Bursa Tekfuru Evrenos'a bir elçi göndererek, ona şu güvenceleri verip, Bursa'yı teslim etmesini istedi:

1- Halkın canına ve malına asla dokunulmayacak.

2- İsteyen herkes dilediği zaman şehirden serbestçe çıkabilecek.

3- Şehirden çıkarken kimseye dokunulmayacak.

4- Bunu sağlamak için şehirden çıkan halkın başına Türk komutanlar verilecek.

5- Bizans Tekfuru 30 000 flori altın verecek.

Şehre girildiğinde, halktan bazılarının şehri terk etmediği görüldü. Türklerin adaletli ve insaniyetli bir millet oluşu, belki de, onların şehirde kalmalarına yol açmıştı. Türk askeri, şehirde kalan yerli halkın canına, malına dokunmamış, onlara, vicdan ile inanç hürriyeti ve özgürlüğü tanımıştır.

Bu kuşatma sırasında, Moğol istilasından kaçan, aralarında Bandırzade Muhammet Mustafa, Gazizade Şeyh Abdüllatif, İsmail Beli ve Mehmet Şemsettin gibi döneme imzasını atmış isimlerin de bulunduğu dervişler, erenler, evliyalar ve Ahiler, o kargaşa esnasında Anadolu'ya geçerek Bursa'nın fethine bizzat katılmışlar ve tarihin altın sayfalarına yerleşmişlerdir.

Keçecizade Fuat Paşa "Bursa, Osmanlı tarihinin dibacesidir" derken, Bursa'nın, Osmanlı tarihi kadar -hatta, farkında olmadan- cumhuriyet tarihimiz için de ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu söylüyordu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Anbarcıoğlu (AK Parti, Bursa). “Bursa ilinin fethinin 69 uncu yıldönümü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-anbarcioglu-22-2004-04-06-bursa-ilinin-fethinin-69-uncu-yildonumu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
