# Terhisleri sonrasında bazı askerlerin yaşadıkları psikolojik problemler hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Anbarcıoğlu (AK Parti, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mart 2006
- **Gündem:** TERHİSLERİ SONRASINDA BAZI ASKERLERİN YAŞADIKLARI PSİKOLOJİK PROBLEMLER HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-anbarcioglu-22-2006-03-09-terhisleri-sonrasinda-bazi-askerlerin-yasadiklari-psikolojik-problemle

> Faruk Anbarcıoğlu (AK Parti), 9 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERHİSLERİ SONRASINDA BAZI ASKERLERİN YAŞADIKLARI PSİKOLOJİK PROBLEMLER HAKKINDA); konuşma 672 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu konuşmayı, doğu ve güneydoğuda askerliğini yapan binlerce gencimizin derdine derman olabilmek adına yapıyorum; Yüce Meclisimizi ve milletimizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizde de askerlik yapmak zorunludur. Her Türk genci, zamanı geldiğinde ve şartlar oluştuğunda askerlik görevini icra etmek zorundadır. Zorundadır; ama, askere gidecek gençlerimiz hem de onları o yaşa kadar büyütüp yetiştiren anne ve babalar, bunu zorunluluk olarak değil, şerefle yapılacak kutsal bir görev bilmektedirler. Hatta, sakatlıktan ve özürden dolayı askere gidemeyen gençlerimiz, kendi yaşıtları askere gidip geldikten sonra bile, uzun yıllar, vatana ve millete olan kutsal görevi yerine getirememenin ezikliğini yüreklerinde hissederler. Yiğitlerimiz askere uğurlanırken, kınalar yakılır, davullarla, zurnalarla, halaylarla gönderilirler, koçlar kesilir ve kanından askerlerin alınlarına bir damla sürülür. O bir damla kanın anlamı, anne ve babaların evlatlarına "yavrum, seni vatana hizmet için yetiştirdim; işte, şimdi, bu görevin en kutsal olanına gidiyorsun, korkma, arkana bakma ve gerekirse, canını, hiç düşünmeden, vatanın uğruna ver" demektir. Onlar da, giderler, gerekirse, hiç düşünmeden, vatanı uğruna kollarını, bacaklarını ve hatta canlarını verirler.

Onları şehitlik mertebesine ulaştıran bazen acımasız bir bomba, bazen kalleş bir mayın, bazen de kahpe bir kurşundur; bazen de kurşun, yediği içtiği ayrı gitmeyen, ömür boyu anlatılan anıların içinde başrol oynayan yanındaki asker arkadaşına isabet etmiştir ve ayırmıştır onları birbirinden. O can dostu bir kere vurulmuştur; ama, sağ kalan asker, vatanî görevini bitirene kadar, tezkereden sonra da her gün, yolda yürürken, kahvehanede otururken, gece yatağında yatarken, karabasanlar içinde feryatlarla uyanır, o kurşunu yıllar yılı yüreğinin derinliklerinde hisseder ve o acıyla yaşar.

Değerli milletvekilleri, şüphesiz, sizlere de bu tür bilgiler ulaşıyordur. Çatışmalara giren askerlerimiz terhis olduktan sonra, sivil topluma adapte olmakta güçlük çekmekte, ailesini, arkadaşlarını, eşini, dostunu, girdiği bunalım yüzünden terk etmekte ve içine kapanmaktadır. Aileleri, uzun yıllar süren tedavileri nedeniyle maddî olarak sıkıntıya düşmekte, buna karşılık, pek çok anne ve baba, evlatlarına bir şey yapamamanın üzüntüsüyle kahrolmakta, için için onlar da erimektedirler. Bana gelen pek çok mektuptan, terhis olup sivil hayata ayak uyduramayan çocuklarımızın ailelerinin, zaten zor olan maddî durumlarına bir de tedavilerinin uzun sürmesinden dolayı yapılan harcamaların da eklenmesiyle çok zor ve perişan hale düştüklerini üzüntüyle okuyorum. İşte o mektuplardan bir tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum:

"Ben, sağ gözü ve sağ kulağı özürlü olan bir vatandaşım. Jandarma olarak oğlum 1999 yılında terhis oldu, 2000 yılında birdenbire anormalleşti. Bir gece banyodan çıktıktan sonra komaya girdi. Doktora götürdüğümde 'sinir ve depresyon' dediler. Günde üç paket sigara ve üç günde bir kilogram çay içer hale geldikten sonra, öksürük ve sinir krizleriyle, evdeki tabak, bardak, masa, sehpa, ne bulursa kırıp dökmeye, anne ve babasını dövmeye başladı. Benim çocuğum sağlam gitti; fakat, sakat geldi. Şehit olsaydı hiç üzülmezdim. Biz, Kuvayı Milliyenin torunlarıyız, vatanımız için ölmeye her zaman hazırız; ama, ölmemiş, gerek zihinsel gerekse bedensel olarak iş göremez duruma gelmişsek, devletimizin de bize sahip çıkmasını bekliyoruz. Sayın Başkanım, eğer olmuş olsaydı, elimizde gayrimenkullerimizi satar, gereğini yapmaya çalışırdık."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Anbarcıoğlu.

FARUK ANBARCIOĞLU (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

"Bir dairede 8 nüfus yaşamaya çalışıyoruz. Siz benim yerimde olsanız ne yapardınız?! Sayın Başkanım, beş yılda anası da ben de yüz yaş ihtiyarladık."

Değerli dostlar, vatanımız, ay yıldızlı bayrağımız ve insanımızın huzurlu yaşayabilmesi için çarpışan, travma geçiren bu kardeşlerimize devlet olarak el uzatılmasını, belirli yerlerde kurulacak rehabilitasyon merkezlerinde veya hastanelerde, tıp fakültelerinde kesinlikle ücretsiz olarak tedavi ettirilip, sağlam olarak, sağlıklı olarak, mutlaka bir iş sahibi yapılarak topluma kazandırılmasını arzu ediyorum. Merkezî şehirlerimizde kurulacak bu rehabilitasyon merkezlerinden sadece askerlerimizin değil, aynı zorluklarla karşı karşıya kalabilen polislerimizin de, gerekirse, dönem dönem, kurs görüyor gibi yararlanması gerektiği kanaatindeyim.

Değerli milletvekilleri, devlet olarak, Mehmetçiklerimize, terhis olduktan sonra da her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz. Bu konuda Millî Savunma Bakanlığımızın ve Genelkurmay Başkanlığımızın rehabilite çalışmalarını takdirle karşılıyorum; ancak, bu çalışmaların daha da artırılması gerektiğini düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, sizleri, terhis olan ve sosyal hayata adaptasyonda güçlük çeken gençlerimize hep beraber el uzatarak, sorunlarıyla yakından ilgilenerek, onları sağlıklı bir şekilde topluma kazandırmanın mutluluğunu tatmaya davet ediyorum.

Bu vesileyle, vatan uğruna şehit olan gençlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyor; gazilerimizi, Yüce Meclisimizi ve yüce milletimizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Anbarcıoğlu (AK Parti, Bursa). “Terhisleri sonrasında bazı askerlerin yaşadıkları psikolojik problemler hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-anbarcioglu-22-2006-03-09-terhisleri-sonrasinda-bazi-askerlerin-yasadiklari-psikolojik-problemle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
