# Milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (s. sayısı: 47)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Bal (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 27 Kasım 2007
- **Gündem:** MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 47)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2007-11-27-milletlerarasi-ozel-hukuk-ve-usul-hukuku-hakkinda-kanun-tasarisi-ve-ad-7

> Faruk Bal (MHP), 27 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN TASARISI VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S. SAYISI: 47)); konuşma 445 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu’nun teselsül etmiş olan 40’ıncı maddesi, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini düzenleyen genel bir maddedir. Türk mahkemeleri, bu maddeye göre, yer itibarıyla yetki kuralını benimseyerek bir iç hukuk düzenlemesi yapmıştır ve bu iç hukuk düzenlemesine uygun olarak da, bu madde uyarınca, uluslararası yetkiyi iktisap etmiş vaziyettedir.

Değerli arkadaşlarım, ikinci bölümün geneli üzerinde yaptığım konuşmada ağırlıklı olarak, tanıma, tenfiz, yabancı hakem kararlarının tanınması, tenfizini de kapsayacak bir şekilde yabancı unsur taşıyan davaların görüşülmesi sırasında ciddi bir sıkıntı ile karşı karşıyayız Türkiye’de. Bu sıkıntı, bilgi ve deneyim açısından bir zafiyeti ortaya koymaktadır. Bu sıkıntının hissettiği alan, hem beşinci, dördüncü bölgelerde ağırlıklı olmak üzere genç ve tecrübesiz hâkimlerimizin bulunduğu adliyelerde hâkim olarak görev yapan arkadaşlarımızın bilgi ve deneyim noksanlığı itibarıyla karşımıza çıkmakta, aynı zamanda böyle ilçelerde görev yapan ve mahkemenin bir rüknü olan müdafilerin de bilgi ve tecrübe eksikliğini ortaya koymaktadır. Diğer taraftan, küçük yerlerde bu yargılamanın bir parçası olacak belgelerin, yabancı kanunların tercümesi ya da mahkeme kararlarının tercümesinin yerel imkânlara göre yapılmasında ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Genel olarak, küçük yerlerde, İngilizce bilen ortaokul, lise öğretmenlerine tercüme yaptırılmaktadır. Yapılan bu tercümeyi, tabii ki, ortaokul veya lisedeki İngilizce öğretmeninden hukuki bilgiyi, hukuki terimleri bilmesi beklenemez; eksik ve yanlışlıklarla dolu olmaktadır. Ortaya çıkan bu sıkıntılı ve zafiyet dolu imkânsızlıkların neticesinde alınan karar, maalesef, Türkiye’yi dünya hukuk aleminde temsil eden bir belge hâline gelmektedir.

Şimdi Sayın Bakanıma buradan sesleniyorum: Bakanlığına bağlı Uluslararası İlişkiler Genel Müdürlüğünde istinabe evraklarını ve buna ilişkin belgeleri eğer bir tetkik ettirme fırsatı olursa, nasıl Türkiye’nin bu kabil belgelerinin biraz daha istihza kokan yazılarla Türkiye’ye geri çevrildiğine dair örnekleri bulmak mümkündür. Çare… Çareyi burada bulacağız. Çare, ihtisaslaşma, bilgi, tecrübe gibi kavramların yoğunlaştığı yerde bu işleri gördürmektir. İşte, bu maddeye ikinci bir fıkra eklenerek, bu gibi davaların bilgili ve tecrübeli hâkimlerin yoğunlaştığı il mahkemelerinde -kendilerini geliştirme itibarıyla, illerde bulunan avukatların daha fazla bilgili, deneyimli olması itibarıyla yargıya bu alanda katkı sağlayabilmeleri için il mahkemelerinde- yine tercüme vesair konularda mahkemenin daha iyi bir karar verebilmesine imkân sağlayacak hususların yoğun olduğu il mahkemelerinde bu davaların görülmesinde fayda bulunmaktadır.

Denilmektedir ki: “İlçedeki adam niye dava için ile gitsin?” Böyle bir durum yok, yani, her ilçede görülen davayı ile taşımıyoruz, yabancı unsur taşıyan ve nadiren ortaya çıkan davaları ile taşıyoruz. Bunun mantığı aynen şudur değerli arkadaşlarım: Bir köyde ihtilafı olan kişi nasıl mahkeme için ilçeye gidebiliyor ise yabancı unsur taşıyan ihtilaflarda da ile gidecektir. Bu çok, fazla külfet taşıyan bir husus değildir. Nitekim, ili de bırakıyor, ülkeyi de bırakıyor, yabancı bir ülkeye gidiyor hakkını savunmak için. Bu gibi davaların özelliği budur. Mademki yabancı bir unsuru taşıyor, o zaman, ili de taşıp, ilden de uzaklaşıp…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Bal (MHP, Konya). “Milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanun tasarısı ve adalet komisyonu raporu (s. sayısı: 47)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2007-11-27-milletlerarasi-ozel-hukuk-ve-usul-hukuku-hakkinda-kanun-tasarisi-ve-ad-7 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
