# Türk vatandaşlığı kanunu tasarısı (s.s.90)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Bal (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mayıs 2009
- **Gündem:** TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU TASARISI (S.S.90)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2009-05-28-turk-vatandasligi-kanunu-tasarisi-s-s-90-5

> Faruk Bal (MHP), 28 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU TASARISI (S.S.90)); konuşma 275 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii evlat ayrı, evlatlık ayrı, evlat edinen ayrı, veli ayrı, baba ayrı vesaire. Evlat edinen ile evlatlık arasındaki ilişki, çocuk hasretini yaşayan ve çocuk sevgisini tatmak isteyen yaşça ondan büyük kişiler arasında ve genellikle çocuğun çok küçük yaşlarda aileye alınması suretiyle gerçekleştirilen bir hukuki işlemdir. Bu, hukuki bir işlem olduğu kadar toplumsal bir yaranın çözümü için de hukuki bir çaredir. Çocuk büyüdükçe evlat ile evlat edinen arasındaki ilişki hukuki olmaktan ziyade ticari veya şahsi geleceklere bağlı olarak kanunun arkasından dolanılmasına yönelik suistimal kaynaklarından birisini teşkil etmektedir. On sekiz yaşını bitiren kişi reşit olduğuna göre, on sekiz yaşından bir gün önce müracaat eden ve yasal şartları oluşturan kişi yabancı bir ülkeye evlat edinmek amacıyla müracaat ettiğinde bu maddeden yararlanmak suretiyle o ülkenin vatandaşı hâline gelebilecektir. Bizim kanunumuz böyle düzenlendiği için bizim ülkemizde de bu, bu şekilde gerçekleştirilebilecektir. O zaman, biz ülkemize değişik ülkelerden vatandaş olmak üzere müracaat eden kişilerin hukuki ve ahlaki yol dışında, kanunu suistimal ederek, hakkı suistimal ederek, kanunun arkasından dolanarak gelen kişilere bir kapı açıyoruz. Bu kapıyı bir yerde kapatmak lazım. Hükûmet tasarısında bu kapının kapatılacağı yer “yedi yaşına kadar” ifadesi bulunmaktadır. Komisyonda bu, reşit olan kişiye kadar uzatılmış, genişletilmiştir. Dolayısıyla suistimal alanı artmıştır.

Onun için, biz bu teklifle diyoruz ki, on iki yaş, çocukluk çağının biyolojik olarak tamamlandığı çağ olarak, ergenliğe geçiş çağı olarak değerlendirildiğine göre, bunun on iki yaş ile sınırlandırılması hâlinde hem vatandaşlığa kabul açısından doğru, hukuka uygun, ahlaka uygun bir yolu ve yöntemi benimsemiş oluruz hem de ülkemize sahte yollarla, kanuni ve ahlaki olmayan yollarla gelerek vatandaş olmak isteyen kişilerin önüne engel olmuş diyor ve önergeyi takdirlerinize sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Bal (MHP, Konya). “Türk vatandaşlığı kanunu tasarısı (s.s.90)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2009-05-28-turk-vatandasligi-kanunu-tasarisi-s-s-90-5 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
