# Türk vatandaşlığı kanunu tasarısı (s.s.90)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Bal (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mayıs 2009
- **Gündem:** TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU TASARISI (S.S.90)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2009-05-28-turk-vatandasligi-kanunu-tasarisi-s-s-90

> Faruk Bal (MHP), 28 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU TASARISI (S.S.90)); konuşma 516 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclisimizin huzur ve güven içerisinde bugün de hayırlı bir kanunu görüşmesini temenni ederek sözlerime başlamak istiyorum. Görüştüğümüz kanunda temel ıstılahlar, temel terimler tanımlanmaktadır. Bu kanun içerisinde “çocuk” tabiri de yoğun bir şekilde ifade edilmektedir. “Çocuk” tabirinin de temel tanımlar içerisine alınması için bu önergeyi vermiş bulunuyoruz. Muhtemeldir ki, çoğunluk oylarıyla bizim bu önergemiz reddedilecektir, ancak kanun bu hâliyle eksik çıkmış olacaktır. Buradan, Sayın Bakanı, Sayın Başkanı ve değerli milletvekillerini uyarmak istiyorum: İçinde bulunduğumuz Meclis parlamenter demokrasiyle yönetilen bir ülkenin Meclisidir ve bu Meclis devletini kuran dünyadaki tek meclistir; onun içindir ki gazi Meclistir. “Parlamenter demokrasi” dediğimizde de üç tane kuvvetin dengelendiği ve denetlendiği bir sistemden bahsediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama görevini ifa ederken Anayasa Mahkemesi tarafından yargı açısından denetlenir, İç Tüzük’ün verdiği hükümler çerçevesinde de muhalefet tarafından denetlenir. İşte, böyle bir rejimin adı “parlamenter demokrasi”dir ve buna uyulduğu takdirde, devletin işlediği “hukukun üstünlüğü” dediğimiz kavramın hayata geçirildiği bir süreci yaşarız.

Şimdi, yaşadığımız süreç içerisinde bunların ihlal edildiğine bir örnek vermek istiyorum. Sayın Bakanla bir polemik yaşamak için değil, bugün kendisi ifade ettiği için konuyu gündeme getirmek istiyorum, Türkiye Belediyeler Birliğiyle ilgili olmak üzere Sayın Bakan konuştuğu için.

Bugün, Türkiye Belediyeler Birliğinin, değerli arkadaşlarım, genel kurulu yapılmıştır. Hukuk devletinde neye göre yapılması gerekir bu genel kurul? O belediyenin tabi olduğu kanuna göre yapılması lazım. Belediyeler Birliği, Mahallî Yerel Yönetimler Yasası’na tabi bir kuruluştur ve kendisinin işleyişine ilişkin bir tüzüğü vardır. Bu tüzüğe göre Belediyeler Birliğine seçilen yöneticiler seçime kadar görevlidir, Yüksek Seçim Kurulu kesin seçim sonuçlarını ilan ettikten sonra seçim süreci başlatılır.

Sayın Bakan İçişleri Bakanı sıfatıyla kendisine bağlı olan 1. Hukuk Müşavirinden bir mütalaa alır. Aldığı mütalaada 1. Hukuk Müşaviri der ki: “Yüksek Seçim Kurulunun ne zaman seçim sonuçlarını ilan edeceği belli değil. Geçmişteki örneklerine göre de aylarca bu devam etmiştir. Yerel yönetim hizmetleri de çok önemlidir. Onun için, siz, Bakanlık yetkinize dayalı olarak bunları görevden alın, yerine kayyum tayin edin, yerine yenilerini görevlendirin.” Sayın Bakan ve bağlı birimleri de hukuk müşavirinin vermiş olduğu bu mütalaayı alır, seksen bir ilin valisine gönderir ve “Buna göre işlem yapılmasını rica ederim.” der, ona göre de bu süreç başlatılır.

Değerli arkadaşlarım, hukuk devletinde en üst kurum Anayasa’dır. Anayasa, hiçbir makamın, hiçbir mercinin, kanundan ve Anayasa’dan alınmayan bir yetkinin kullanılamayacağını amirdir.

Sayın Bakan, sizin böyle bir yetkiniz var mı?

ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar) – Yok.

FARUK BAL (Devamla) - Sayın Bakan, mahallî idareler birliklerinin seçilmiş yöneticilerini görevinden alıp yerine kamu görevi ifa eden ve zatıalinizin denetiminde olan kişileri atayarak, atanmış kişiler, AKP Grubunun veya AKP kanalından seçilmiş olan kişiler delege olarak getirilmek suretiyle Belediyeler Birliğinin yeni teşekkül eden, bugün teşekkül eden Belediyeler Birliğinin yönetiminin yasal olduğunu iddia edebilir misiniz? Bunun hukuk devletinde bir yerinin olduğunu söyleyebilir misiniz? O zaman, hukuk devletine geri dönmek zorundayız.

Bu örnekten hareketle, görüştüğümüz yasa, her birimizin tabi olduğu vatandaşlık hukukunu düzenlemektedir ve bu yasaya Milliyetçi Hareket Partisi Grubu bir bilim heyetinin nezaretinde hazırlanan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun efendim.

FARUK BAL (Devamla) - …önergelerini takdim etmiştir.

Hukuk devleti ilkesiyle, iyi niyetle ve samimiyetle değerlendirilmesini temenni ediyorum ve yüce kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Bal (MHP, Konya). “Türk vatandaşlığı kanunu tasarısı (s.s.90)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2009-05-28-turk-vatandasligi-kanunu-tasarisi-s-s-90 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
