# Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Bal (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ekim 2009
- **Gündem:** TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2009-10-15-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-9

> Faruk Bal (MHP), 15 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 229 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 13’üncü madde yasal şekli, yani kanuni şekli düzenlemektedir. 13’üncü maddenin, bundan önceki maddelerde olduğu gibi, yazımında ve tasarının hedef gördüğü düşünceyi anlatmakta büyük bir zafiyeti bulunmaktadır. Madde kapsamına baktığımızda “kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen” diye bir tanımlama yapılmaktadır. Oysa madde alt başlığı yasal şekli tarif ediyor. Yasal şeklin içerisinde yazılı şekil vardır, noterlikte yapılan düzenlemeler vardır, resmî senetler vardır. Dolayısıyla madde metni bu üç kısmı da, bu üç unsuru da kapsayacak şekilde yazılması gerekirken sadece birinci fıkrası yazılı şekli hükme bağlamıştır.

Birinci fıkranın anlatımından noterliklerde yapılan düzenleme şeklindeki sözleşmeler ile resmî senetler bunun dışındadır. Bunun böyle olduğunu ben iddia etmiyorum, maddenin ikinci fıkrası bunun böyle anlaşılması gerektiğini ortaya koyuyor. Maddenin ikinci fıkrası diyor ki: “Birinci fıkrada sevk ettiği hüküm, yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri hakkında da uygulanır.” Demek ki bu madde özen gösterilerek kaleme alınmamıştır. Demek ki bu maddenin içinde kalanlar ile dışında kalanlar arasında bir ayrım metin itibarıyla yapılamamıştır. Bunun düzeltilmesi gerekir. Düzeltilmesi gayet kolaydır. Maddenin birinci fıkrasına “kanunda belirli şekilde yapılması” ibaresi konulduğu zaman mesele anlaşılacaktır. İşte, anlaşılır hâle getirebilmek için bu önergeyi vermiş bulunuyoruz ve “belirli şekilde” ibaresi eklendikten sonra, bunun, sözleşmenin bozulmasına ilişkin hükmünün de “aynı” kelimesini kullanmak suretiyle ifade edebiliriz. Bu ifadeyi de kullandığımız zaman ikinci fıkraya gerek kalmayacaktır.

Bu kadar basit, bu kadar açık ve bu kadar yalın olan önergenin takdirini yüce Kurula arz ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Bal (MHP, Konya). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2009-10-15-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-9 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
