# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Bal (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 6 Mayıs 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-05-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2

> Faruk Bal (MHP), 6 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 469 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yolun sonuna doğru geliyoruz. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete! İnşallah hakkımızda hayırlıdır.

Yolun sonuna gelirken yolun başından bahsetmek istiyorum sizlere: Yolun başında, bu teklif gündeme geldiğinde uzlaşma yoktu, millet yoktu, milletin iradesi yoktu, milletin beklentisi yoktu; vatandaşa iş yoktu, aş yoktu. Yolun başında halis niyet yoktu, imza rezaleti vardı. Yolun başında uzlaşma yoktu, AKP’nin dayatması vardı. Yolun başında AKP’nin başkanlık sistemi hevesi vardı, tek adam hevesi vardı, dikta özlemi vardı. Yolun başında PKK terör açılımı vardı. Yolun başında AKP’nin korkusu vardı. Yolun başında AKP’nin devleti partileştirirken çiğnediği hukukun hesabını verme korkusu vardı. Yolun başında AKP’nin milleti fakirleştirirken, yandaş zengini yaratırken, sermaye transferi yaparken, “özelleştirme” adı altında yerli ve yabancı dostlarına tüyü bitmedik yetim hakkını peşkeş çekerken hesap verme korkusu vardı. Yolun başında AKP’nin yarattığı yandaş basının kâğıttan kule gibi çökme korkusu vardı.

AKP, bu korkuyla, kendi yandaşları için yarattığı düzene koruyucu bir hukuk arıyordu ve o düzende Sayın Başbakan astığını asacaktı, kestiğini kesecekti, hukuk da buna fetva verecekti. İşte, yolun başında AKP’nin halis olmayan niyeti buydu.

AKP’nin bu düzeni hukuka uyduramadığı durumda, kendi hukukuna uygun bir düzen yaratma hevesi vardı. AKP’nin hukukunda yargı bağımsızlığı yoktu, yargının tarafsızlığı yoktu, hukukun üstünlüğü yoktu ama üstünlerin hukuku vardı.

AKP’nin bu hukuk düzeni içerisinde bir an önce varmak istediği bir hedef vardı, o hedefe ulaşabilmek için acelesi vardı, telaşı vardı ve korkusu vardı. İşte, bu korkunun ürünüdür ki, dünyanın hiçbir anayasasında olmayan, bir ayı dilimlere bölmek suretiyle ikişer, üçer günlük aralıklarla Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna seçilecek adli ve idari yargı hâkimleri için bir senaryo yazılmıştı. O senaryonun içerisinde seçim serbestti, ancak seçme hürriyeti olan insanlara tercihte bulunma hakkı yoktu. O senaryonun içerisinde aday olmak serbestti, ancak o adayların seçilme hürriyeti yoktu. O senaryonun içerisinde aday olanların kendini tanıtma hakkı yoktu, hürriyeti yoktu ve propaganda yapma imkânı yoktu. İşte böyle bir demokrasi anlayışı içerisinde AKP, kendi demokrasi anlayışına uygun kendi yargısını yaratma senaryosunun oyununu bugün biz burada oynamaktayız.

Değerli arkadaşlarım, yaratılacak yandaş basın, AKP’nin korkularına çare olmayacaktır. Yaratılacak yandaş yargı kurumu, AKP’nin korkusunun dermanı olmayacaktır. Yargının elbette reforma ihtiyacı var. Yargının elbette kendisine çekidüzen verme ihtiyacı var, elbette yargıya çekidüzen verme zaruretimiz var. Ancak bu zaruret böyle dayatmayla, bu zaruret böyle diktayla değil; bu, uzlaşmayla, toplumun tüm kesimlerini içine alarak, herkese sorumluluk, yetki ve teklif verebilme imkânını sunarak ve yargının tümünden görüşlerini almak suretiyle uzlaşma ortamında yargıya çekidüzen verilmesi gerekmekteydi.

Yapılacak olan bu düzenlemede “Gene tehir etme üç ay öteye.” diye yargıdan şikâyet edecek olan vatandaşın derdine derman yok. Davasının dedesinden kaldığını, bu nedenle bıktığını, bezdiğini ifade eden, şikâyet eden vatandaşın derdine derman yok. Hakkı arayışı, hukuku arayışı, adaleti arayışı, dedesinden kalan davasının takip edilmesi için oğlunun da bir oğlunun olduğunu, torununun olduğunu müjdeleyen vatandaşın derdine derman yok. Yargıtayda bekleyen 1 milyon 700 bin davanın taraflarına derman yok bu teklifte.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Bal (MHP, Konya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 6 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-05-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
