# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Bal (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 6 Mayıs 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-05-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Faruk Bal (MHP), 6 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 491 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yolun sonuna yaklaşıyoruz. Yolun sonuna gelmeden bir kez daha Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu önerge üzerine düşüncelerimi sizlerle paylaşmak üzere huzurunuzdayım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elbette ki hukuk sistemimizde Anayasa Mahkemesinin, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, Danıştayın, Yargıtayın, alt derece mahkemelerinin tamamının bir reorganizasyona ve tamamının bir reforma ihtiyacı var. Bu reform, elbette ki evrensel değerlerle örtüşmeli. Bu reform, elbette ki yıllarca mahkemeler peşinde koşan ve “Mahkemelerde seni süründürürüm.” şeklinde bir bedduaya bile konu olan Türk yargısına hizmet edecek bir reform olmalı. Bu reform, insanlarımızın yargı önüne gittiğinde orayı güvenli bir liman olarak görebileceği bir reform olmalı. Bu reform, adil ve makul bir yargılamayı gerçekleştirebilmeli. Ancak, sizin getirdiğiniz reform, reform değildir, sizin getirdiğiniz mevcudu deforme etme teşebbüsüdür.

Değerli milletvekilleri, şimdi sizlere bir rakamlar çorbası okuyacağım, lütfen dinleyin bunu. Bu rakamlar çorbası dünyanın hiçbir anayasasında yoktur. Bu rakam çorbasına dünyanın hiçbir ülkesinde anayasa düzeyinde temel bir hukuk belgesinde rastlanmaz. Bakınız çorbanın şekline: Anayasa Mahkemesine seçilecek üyeler Sayıştaydan, barodan, Danıştaydan, Yargıtaydan, adli ve idari yargıdan toplam otuz gün için sınırlıdır. Acele var burada, telaş var. Bu otuz günlük süre içerisinde Sayıştay ve Danıştaydan seçilecek üyelere adaylık için beş günlük süre tanınmış. Adaylık için Yargıtay ve Danıştaydan seçilecek üyelere müracaat için yedi gün, adli ve idari yargıdan seçilecek hâkimler için ise beş günlük süre tanınmış. Adayların başvurusu için Sayıştay ve barolara beşer gün, Danıştay ve Yargıtaya yedi gün, adli ve idari yargıdan aday olacaklara ise üç günlük süre tanınmış. Seçim için Sayıştay ve baroya beş gün, Yargıtaya yedi gün. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna adli ve idari yargıdan seçilecekler için ise kıyma gibi, günler dilim dilim edilmiş. Bu dilimler içerisinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun inceleme için, adaylıkları inceleme için iki gün, itirazları değerlendirmek için iki gün ve itirazlardan sonra da ikinci pazar günü olmak üzere rakamlarla dolu bir anayasa çorbası huzurunuzdadır.

Değerli arkadaşlarım, bütün bu rakamlar bir şeyi ifade ediyor. Bütün bu rakamlar, kılı kırk yararak ve kırk kapıya kırk kilit vurarak bir hedefe yönelmiş durumdadır. O hedef de Anayasa Mahkemesini ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu, eğer bu kanun anayasalaşırsa, otuzuncu gün, kapısındaki “Anayasa Mahkemesi” ibaresini kaldırıp “AKP’nin yandaş yargı kurumu” olarak ilan etmek üzere ya da HSYK’nın başındaki tabelayı kaldırıp “AKP’nin yandaş kurumu” olarak ilan etmek üzere.

Değerli arkadaşlarım, bunlar yapılırken bir telaş var, bir acele var, bir korku var. Bu korku, elbette ki ecele faydası olmayan bir korku olacaktır. Bu korku, sizi, yandaş kurum hâline getirseniz bile yargının önünde hesap vermekten kurtarmayacaktır.

Değerli arkadaşlarım, gidicisiniz. Giderayak yargıyı yandaş kuruma dönüştürmek istiyorsunuz. Yandaş hâle getirilecek yargıdan bekledikleriniz var. Birincisi, gizlemediğiniz dikta özleminiz. “Başkanlık sistemi” adı altında, parlamenter demokratik sistemin kuvvetler ayrılığı ilkesini, yargı bağımsızlığını ve yasama ve yürütmenin yargıyla denetlenmesi ilkesini ihlal ediyorsunuz. Giderayak hukukun üstünlüğünü ihlal ediyorsunuz, giderayak üstünlerin hukukunu yaratıyorsunuz. Zannedersiniz ki gittiğiniz zaman, yarattığınız hukuk sizi üstün kabul edecek ve üstün bir zümre olarak sizi yargılamadan geri bırakacak. Bu öyle olmayacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Bal (MHP, Konya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 6 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-05-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
