# Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Bal (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 9 Aralık 2010
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-12-09-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-3

> Faruk Bal (MHP), 9 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 440 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; anlaşıldı ki Sayın Bakan ve Sayın Komisyon bizim önergelerimizin hiçbirisine katılmayacak. Canları sağ olsun.

Anlaşılmaktadır ki parmak demokrasisi, hakkın ve hukukun yanında değil, siyasi iradenin yanındadır. Buradan anlaşılan üçüncü ve sonuncu bir konu vardır ki parmak demokrasisine yargı bağımsızlığı kurban edilecektir, parmak demokrasisine yargının tarafsızlığı ve hâkim teminatı kurban edilecektir.

Değerli milletvekilleri, 2’nci maddeyle ilgili görüşlerimi, Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini açıklarken Anayasa tanımaz “Tanımlar” maddesi ile ilgili bir ifade kullanmıştım. Şimdi, 3’üncü maddeyle ilgili önergemizde, yine Anayasa tanımaz bir maddedir ve Anayasa tanımazlığını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, AKP’nin dayatması ile uzlaşma kültüründen uzak bir şekilde, ilkel bir üslupla değiştirilmiş Anayasa’da, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna Cumhurbaşkanı üye seçebilmektedir, Cumhurbaşkanının seçtiği üye; Yargıtay üye seçebilmektedir, Yargıtayın seçtiği üye; Danıştay üye seçebilmektedir, Danıştayın seçtiği üye; hâkimler ve savcılar üye, seçebilmektedir, hâkimler ve savcıların seçtiği üye, adı altında üyelik statüsü var.

Şimdi karşımızda, AKP İktidarının halis olmayan niyetiyle, üstünlere hukuk yaratma kastıyla ortaya çıkardığı sonuncu bir üye statüsü var. Bu sonuncu üye statüsü de, Cumhurbaşkanının, Yargıtayın, Danıştayın, Adalet Akademisinin, hâkim ve savcıların seçtiği üye yanında bir de müsteşarın seçtiği üye. Müsteşarın seçtiği üye Anayasa’da yazılı mı Sayın Bakanım? Yok. Müsteşarın yokluğunda, bulunmadığı takdirde kendisine vekâlet edecek kişi nevi şahsına bir üye tipi olarak bu kanunla, bu maddeyle sizin iradenize sunulmaktadır. Böyle yargının kalbi niteliğindeki Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna niçin müsteşarın seçtiği üyeye ihtiyaç duyuyorsunuz Sayın Bakan? Kurulun müsteşarın yokluğunda karar verecek şekilde düzenlendiği bir gerçektir. Müsteşar yoksa yoktur. Onun yerine, Kurulun diğer üyeleri çoğunlukla karar verebilir. Müsteşar yoksa Kurul çalışabiliyor demektir. Eğer müsteşar yoksa, Kurulda çoğunluk da yoksa, o zaman Anayasa’daki yedek üyeliği niçin bu kanunda tanınmaz hâle getiriyorsunuz? Yedek üyeliği getirin. Yedek üyeliği de yok ediyorsunuz. Onun yerine, sizin emrinizdeki müsteşarın şahsen uygun göreceği yardımcılarından birisini Kurula gönderiyorsunuz. Bunun anlamı vardır ve tektir. O da, adrese teslim, Kuruldan karar istihsal etmektir. Bunu daha açık ifade edeceksek, Kurul kararlarını siyasallaştırmak için Adalet Bakanlığının yetkisini kötüye kullanmaktır.

İşte, böyle bir kötüye kullanmaya müsait olan bu kanun tasarısını bir kez daha -fayda sağlamayacağından eminim de- yine tekrar ediyorum, Cenabı Allah’ın size bahşettiği vicdanlarınıza sunma görevi bize aittir. O vicdanın parmak hesabına dönüşeceğinden kuşkum bulunmamaktadır ama bizi izleyen değerli vatandaşlarımızın oynanan oyunun ne anlama geldiğini fark etmeleri için bu tekrarı yapmakta fayda görüyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu önerge de reddedilecektir. “Hak”, “hukuk”, “adalet” diye milletimizin kültüründeki kavramların kuyumcu terazisi hassasiyetinde tartılması gerekirken AKP Grubunda pancar kantarı ölçüsüzlüğünde tartıldığını milletimiz görecektir. Bu pancar kantarı mesabesindeki ölçüsüz tartışı bu millet size bir ders olarak verecektir. Önümüzdeki o dersin günü yakındır.

İşte, o ders gününde, o kıyamet gününde -seçim açısından ifade ediyorum- Cenabı Allah’ın iradesi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Bal (MHP, Konya). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-12-09-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
