# Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Bal (MHP, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 5 Nisan 2011
- **Gündem:** KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini

> Faruk Bal (MHP), 5 Nisan 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)); konuşma 975 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK BAL (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi veren kanun tasarısı üzerine şahsım adına söz aldım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sayın Kuzu’ya çok teşekkür ederiz. Uzun uzun -İtalya’dan, Fransa’dan vesair yerlerden- gayet akademik bir konuşma yaptı ama meselenin özüne gelmedi. Ben sizin meselenin özüne gelebilmeniz için bir şeyler hazırladım, bakalım yardımcı olabilecek miyim.

Önce, biz kimiz? Kime ne veriyoruz? Gayet basit bir soru. Biz Türkiye Büyük Millet Meclisiyiz. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi veriyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama organıdır yani yasama, gücünü Bakanlar Kuruluna devrediyor yani yürütme organına devrediyor yani Bakanlar Kurulu hem yasama organı hem yürütme organı hâline geliyor. Bugün görüştüğümüz konunun özü bu. Bunun iyi anlaşılabilmesi için hangi hâllerde Bakanlar Kuruluna bu yetki verilmeli, hangi hâllerde de verilmemeli noktasını iyi değerlendirmemiz lazım.

Meselenin vahametini bu yüce Meclisin 1’inci Döneminde yaşanmış bir olayla yüce heyetin takdirine sunmak istiyorum. Biliyorsunuz, birinci Meclis gazi Meclistir. Birinci Meclis Kurtuluş Savaşı yapmış bir Meclistir. Birinci Meclis önce kendini teşekkül ettirmiş, kendi içinde hükûmet kurmuş, ondan sonra devletini kurmuş bir Meclistir ve bu Meclis Kurtuluş Savaşı verirken, değerli milletvekilleri, Birinci Sakarya Savaşı yapılıyor. Birinci Sakarya Savaşı’nı Meclis yapıyor, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti o savaşı organize ediyor ancak Meclis, Birinci Sakarya Savaşı yapılırken Meclisin ve Hükûmetin başındaki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yetkisini vermiyor.

İkinci Sakarya Savaşı’na geliyoruz: İkinci Sakarya Savaşı’nı Türkiye Büyük Millet Meclisi hükmi şahsiyet olarak yapıyor, o savaşı yaparken dahi kendi yetkisini Meclisin Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e vermiyor, ta ki Eskişehir-Kütahya savaşında ordu içerisinde bir sıkıntı oluşup ricat durumu, Sakarya’nın öteki kıyısına geçme durumu olduğunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi yetkilerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e veriyor.

MUHARREM İNCE (Yalova) – O da altı aylığına vermiyor, daha kısa süre.

FARUK BAL (Devamla) – Buradan çıkaracağımız sonuç şu: Bu Meclisin bu devleti kurarken yasama gücüne vermiş olduğu önemi ve yasama yetkisini devrederken göstermiş olduğu hassasiyeti 24’üncü Dönem Parlamentosu da anlamak ve buna uygun davranmak zorundadır.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, böyle olağanüstü hâllerde dahi yasama yetkisini devretmeyen Türkiye Büyük Millet Meclisi ne oldu da 12 Haziranda yapılacak seçimlere giderken, iki ay kala bütün yetkisini bu kanun hükmünde kararname yetkisinin devrine ilişkin tasarıda Hükûmete devrediyor? Hükûmet diyor ki -anlamı şudur bunun- yetkiyi isterken: “Ben dokuz yıldır iktidarım ancak kamuyu çekidüzene koyamadım, başarısızım.” Hükûmet diyor ki: “Ben, bu kanun tasarısı içerisindeki yetkileri şimdiye kadar kullanmadım, kullanamadım, bu konuda başarılı olamadım, şimdi bana bu yetkiyi verin.” Kardeşim, seçime iki ay kalmış, bekle iki ay daha. İki ay kalmış bir ömrünü tamamlayacak yasama Meclisinin yetkisini “parmakmatik” bir usul ile elinden almanın hangi demokrasiyle, hangi hukukla, hangi anayasayla, hangi evrensel değerlerle bağdaşır bir yönü var? Bunun daha iyi anlaşılabilmesi için şöyle izah edilmesinde fayda var: Bugünkü Hükûmet diyor ki: “Ben, iki ay sonra yapılacak seçimlerde milletin iradesini tanımıyorum, milletin iradesi benim çantamda keklik. Bu çantamda kekliğe göre iki ay sonra yapılacak seçimlerden sonra tekrar iktidar olacağım. Tekrar iktidar olduktan sonra da Bakanlar Kurulunu şöyle kuracağım, kamu teşkilatında şöyle bir düzenleme yapacağım.” bunun anlamı bu.

Değerli arkadaşlarım, bunun anlamı buysa bunun hukukla, mantıkla, ahlakla, siyasi etikle birleşir, özdeşir bir tarafı var mı? Hani milletin iradesiyle biz buradaydık? 12 Hazirandan sonra ne olacağını kim biliyor? 12 Hazirandan sonra kim öle kim kala. Bugün buradasınız, yarın yoksunuz.

RECAİ BERBER (Manisa) – Millet yetki verirse…

FARUK BAL (Devamla) – Evet, evet, yarın yok olacaksınız. Bunu, bu millet elbette ki…

Çantada keklik mi sizin oylarınız? Çantada keklik mi sizin oylarınız, bir bekle bakalım.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Belki siz gelirsiniz!

FARUK BAL (Devamla) – 12 Hazirandan sonra oluşacak hükûmete bugünkü Meclisin tahakküm etme hakkı, yetkisi var mı? Yok.

RECAİ BERBER (Manisa) – Yetki verilir, ister kullanırsınız ister kullanmazsınız.

FARUK BAL (Devamla) – Yok işte, bu yetki yok.

Siz, millet iradesini tanımadığınız için, vatandaşın önüne konulacak sandığın 12 Haziranda boş olarak konulacağının idraki içinde olmadığınız için böyle saçma, böyle saçma sapan bir kanunu getiriyorsunuz bu Meclisin huzuruna. Biraz önce anlattım, hangi Meclisin üyesi olduğunuzu lütfen bir anlayın. Hangi Meclisin üyesisiniz? Gazi Meclisin üyesisiniz. Bu Meclisin Kurtuluş Savaşı yaparken bile vermediği yetkiyi, seçimde tehdit aracı olarak kullanmak için istiyorsunuz. Kamu görevlilerini baskı altında bulundurmak için bu yetkiyi alıyorsunuz. Emekliye sevk edileceklerin listelerini alıp onların siyasi kanaatlerini kamuda etkin bir şekilde değerlendirip oya çevirmek için böyle bir yetkiyi alıyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, bu yetki tasarısı demokrasiye aykırıdır, demokrasinin genetiğine aykırıdır. Yasama ve yürütme güçlerinin, seçime gidilen bir dönemde, seçime iki ay kalmış bir dönemde, gelecek 24’üncü Dönemin de yetkisini uhdesinde barındırır bir şekilde kullanılması demokrasiye aykırıdır.

Değerli arkadaşlarım, bu, Anayasa’ya aykırıdır, Anayasa Mahkemesinin içtihatlarına aykırıdır. Anayasa’nın başlangıç hükmüne, 2’nci maddesine, 7’nci maddesine, 87’nci maddesine ve 91’inci maddesine aykırıdır.

HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Ve 153…

FARUK BAL (Devamla) – Bu, siyasi ahlaka aykırıdır. Bırakın, kendi döneminiz içerisindeki işlerinize bakın, bu dönemde ne yapacaksanız ona bakın. Eğer bu dönemde başaramadığınız bir iş varsa bunun hesabını milletin mahkemeyi kübrasında verin, eğer aklanabilir iseniz o zaman bunu yapın. İki aylık bir süre beklemekle… Dokuz yıl yapamamışsınız, iki ay daha kaybetseniz ne olacak? O zaman burada mesele, yetki kanunu tasarısının gerekçesindeki masum ifadeler değil, seçimde bu kanun tasarısı ile kamu görevlilerini zapturapt altına, baskı altına alma işidir.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, bunları biz konuştuk, sizler de dinlediniz. Biraz sonra oylama yapılacak. İşte, demokrasinin en kötü durumu burada maalesef gerçekleşecek. Sayın İyimaya’nın ifade ettiği, bu parmaklarda akıl olmadığı için, parmaklar akla işaret etmediği için, parmakların akla hizmet ederek, vicdana hizmet ederek ayağa kalkıp inmesi meselesini halledemediğimiz için, demokrasinin bir canavarı daha burada doğum yapacaktır.

AHMET YENİ (Samsun) – Millet demek milletvekili demek. Milletvekiline hakaret ediyorsunuz.

FARUK BAL (Devamla) – Dolayısıyla, “parmakmatik” bir demokrasi anlayışıyla, emme basma tulumba gibi biraz sonra bu oylama yapılacak ve bu oylamada, maalesef, gök kubbede hoş bir seda bırakmayacaksınız.

Hepimiz gideceğiz milletin huzuruna. Uzun yıllar istatistikleri ortaya koymuştur ki hepimizin içinde 1/3’ü geri gelemeyecek, 1/3’ü de seçimlerde listelerde seçilemeyecek sıralarda olacak yani üçte 1’iniz burada olacaksınız ama vereceğiniz oylar kayda geçecektir. Vereceğiniz oy…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Bal (MHP, Konya). “Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
