# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Çelik (AK Parti, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 2 Temmuz 2005
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-celik-22-2005-07-02-grup-onerisi-hk

> Faruk Çelik (AK Parti), 2 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 658 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FARUK ÇELİK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; grup önerimizin lehinde söz almış bulunuyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Az önce burada konuşma yapan bir arkadaşımız, bir önceki konuşmasında, Mecliste en çok konuşma yapan kendisinin olduğunu söylemişti "157 defa konuştum" dedi. Tekrar, bugün de geldi, konuşmasını yaptı ve terk etti Meclisi; ama, muhalefetin sesinin kısıldığından da bahsediyor. Tek başına burada 150-160 kere konuştuğunu ifade eden bir arkadaşın, Meclisin çalışma düzeniyle ilgili, herhalde, söyleyeceği şeyler olumsuz şeyler olmasa gerek. Olumlu şeyler söylemesini beklerdik; ama, maalesef, burada, yine, klasik, günlerdir söylediği şeyleri söylemeye devam etti. Bu ifadeleri, aslında, boyundan büyük, aynaya bakmadan yapılan konuşmalardır. Partisine karşı bir mahcubiyetin belki ifadesidir veya şöyle diyelim, ayrıldığı partiye karşı duyduğu bir mahcubiyetin sancısı, kendisini bir yerlere kabul ettirme mücadelesi, bulunduğu yerde kabul görmeme, oraya yamanma konusundaki bir çelişkiler yumağını yaşayan bir arkadaşımızın, doğrusu, olaylar karşısındaki acıklı halini izlemekten de millet de yoruldu diye düşünüyorum. Onun için, fazla da üzerinde durmayı uygun bulmuyorum.

Şimdi, Ersönmez Bey buradan güzel şeyler söyledi, önemli şeyler söyledi. Yalnız, bakınız, olayın bir de perde arkasını görmek mecburiyetindeyiz. Günlerdir, haftalardır, bankalar kanunu, sosyal güvenlikle ilgili yasa, yani, bu dönem içerisinde çıkarmayı planladığımız yasalarla ilgili, komisyonlarda çok ciddî çalışmalar var. Aylardır bu çalışmalar sürdürülüyor. Fakat, son bir aydır muhalefetle yasama faaliyeti konusunda geldiğimiz nokta açısından, yani, muhalefetle olan ilişkilerimizde veya muhalefetin bizimle olan ilişkilerindeki olumsuzluktan dolayı, âdeta, Meclis çalışmalarını, yasama faaliyetlerini engellemeye dönüşen çalışmalar, böyle bir takvim içerisinde bu yasaların görüşülmesi, sıkıştırılması zorunluluğunu ortaya çıkardı. Yoksa, biz, burada sivil havacılıkla ilgili eğer beş günümüzü kaybetmemiş olsaydık, yani, muhalefet çıktı, burada dedi ki: "Biz, sivil havacılıkla ilgili söyleyecek bir şeyimiz yok, aynen katılıyoruz; Hâkim ve Savcılar Yasasıyla ilgili söyleyecek bir şeyimiz yok, aynen katılıyoruz; ama, engellemeye de devam edeceğiz. Bir hafta birini, diğer hafta diğerini görüşeceksiniz." Tatile girme sürecinin de bilinmesine rağmen bu süre böyle anlamsız ve yanlış kullanılınca, takvim, ister istemez, böyle bir durumu ortaya çıkardı. Kaldı ki, çok önemli olan bankalar yasasıyla ilgili, komisyonda enine boyuna, maddelerin, altkomisyonda, üstkomisyonda nasıl tartışıldığını, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinin yanında komisyona katılan milletvekili arkadaşlarımız da, son derece yakinen biliyorlar; burada, bu anlamda bir eksiklik yoktur.

İçtüzükle ilgili yaptığımız değişikliği ise, günlerdir, iki gündür, üç gündür burada tartışıyoruz. Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı dikkate alınarak, geçmiş dönemlerdeki düzenlemeler, ki, burada söz alan arkadaş, geçmişte kendi partisinin de imzası olan İçtüzük 91 düzenlemelerinde onların da katkıları var. O, daha antidemokratik olan bir düzenlemeyi, beş yıl, altı yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi uyguladı. Şimdi, Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı çerçevesinde çok daha demokratik bir düzenleme, ki, dün ibretle hepiniz izlediniz, kamuoyu da izledi; 90 maddelik Belediye Yasasında Cumhuriyet Halk Partisinin 90 önergesi vardı. 90 önergesinin içeriğini, bakınız, kamuoyuyla da paylaşmak istiyorum. İçeriğinde şunu söylüyor: "Bu maddenin tasarının metninden çıkarılmasını talep ediyoruz." Şimdi, 90 maddeyi çıkardığımız zaman, belediyeler yasasız olsun demektir. Şimdi, muhalefet bu mu?! Önerge bu mu?! Peki, muhalefetin sesini kısıyor muyuz; hayır, bu düzenlemeyle de muhalefetin sesi kısılmıyor. Her maddede önerge verme hakkı var, her maddede konuşma imkânı var. Bakınız, her maddede önerge üzerinde konuşma imkânı var, bölümler üzerinde konuşma imkânı var, bölümlerde soru-cevap imkânı var, geneli üzerinde konuşma imkânı var. Şimdi, bu derece, tüm maddeleri içeren ve her madde üzerinde konuşma konusunda anlaşma imkânımız varken, geçmiş duruma göre, geçmiş düzenlemeye göre son derece pozitif bir düzenleme olan bu düzenlemeden kamuoyunu bilgilendirmek, Meclisi, Genel Kurulu bilgilendirmek ve bir tartışma ortamı içerisinde çok daha sağlıklı bir sonuca ulaşmak imkânı varken, Meclisi terk etmeyle ilgili bizim söyleyeceğimiz, kendilerinin takdirdir. Biz, muhalefetin Meclisi terk etmesini, tabiî ki, hiçbirimiz talep etmeyiz; ama, başka olaylarda da Meclisi terk ettiklerini bir prensip kararı olarak burada defalarca gördük. Bir milletvekili arkadaşımızın kürsüye çıkmaya kalkması bile, muhalefetin burasını terk etmesini gerekli kılıyordu.

Ben, bu boyutuyla da, muhalefet partimiz burada olmadığı için daha da teferruatlı bir şey söylemeyi etik olarak doğru bulmuyorum. Bizim, Danışma Kurulu önerimiz, gerek İçtüzük 91'de görüşeceğimiz Bankalar Kanunu gerekse bazı milletvekili arkadaşlarımızın teklifi ve kısa maddeli tasarıları içermektedir. Umarım, destek vereceksiniz.

Çalışmalarımızın hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Çelik (AK Parti, Bursa). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-celik-22-2005-07-02-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
