# İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Çelik (AK Parti, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mayıs 2008
- **Gündem:** İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI; TRABZON MV.CEVDET ERDÖL VE 2 MV. İLE ŞANLIURFA MV.RAMAZAN BAŞAK'IN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:224)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-celik-23-2008-05-15-is-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasar-2

> Faruk Çelik (AK Parti), 15 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI; TRABZON MV.CEVDET ERDÖL VE 2 MV. İLE ŞANLIURFA MV.RAMAZAN BAŞAK'IN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:224)); konuşma 1.032 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Bursa) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Şimdi, Tekel işçileriyle ilgili bir soru soruldu. İşçilerimizin, özelleştirmenin olduğu illerde istihdamıyla ilgili bir talepte bulunuldu. Tabii, bunu hepimiz arzu ederiz. Eğer o imkân sağlanabilecekse bizim Bakanlar Kuruluna bu konuyu götürerek ilgili bakan arkadaşlarla değerlendireceğimizi ifade ederek bu soruyu cevaplandırmak istiyorum.

İkinci olarak, kıdem tazminatıyla ilgili, sosyal taraflarla kıdem tazminatı konusunu henüz görüşmediğimizi ifade etmek istiyorum. Kıdem tazminatının, ben şahsen Bakan olarak konuşulmasından yanayım, tartışılmasından yanayım, çünkü kıdem tazminatı şu anda ağırlıklı olarak kamuda uygulanan ama kamu dışında işçilerimizin aleyhine gelişen bir uygulamadır. Bundan dolayı bu mesele öteden beri, 1970’lerden bugüne konuşulan ama gerçekleştirilmesi konusunda geri adım atılan bir konu. Umuyorum bu dönem içerisinde biz sosyal taraflarla, sosyal tarafların bakışının ne olduğu çerçevesinde değerlendirme toplantıları gerçekleştireceğiz. Sosyal tarafların bu konuyu nasıl algıladıklarını ve işçilerimiz açısından mevcut uygulamanın, kıdem tazminatı uygulamasının ne gibi mağduriyetler oluşturduğunu, işveren açısından neyi ifade ettiğini masaya yatırdıktan sonra, eğer bir düzenleme olarak gelmesi gerekiyorsa, yine birlikte karar vererek, sosyal taraflarla karar vererek buraya getireceğimizi ifade etmek istiyorum.

4/C kapsamı, bildiğiniz gibi 657’ye tabi bir sistem. Burada işçi statüsünde olmadıkları için İŞKUR bünyesinde işsizlik ödeneği gibi bir durum 4/C’liler için söz konusu değildir.

Alt işveren, üst işveren, ana işveren tartışması İş Kanunu’nun 2’nci maddesi çerçevesinde yoğun bir şekilde yapılıyor. Biz bu istihdam paketinde alt işverenle ilgili yeni tanımlamalar, yeni düzenlemeler, yeni müeyyideler getirdik. Hangi işlerin alt işverene verileceği zaten İş Kanunu’nun 2’nci maddesinde net bir şekilde belli, bizim için orada bir müphemlik, şüphe uyandıracak bir durum söz konusu değil, ama problem, alt işverene işlerin verilmesi neticesinde muvazaalı bazı şeylerin gerçekleşmesi, karşımıza iş sağlığı güvenliği açısından bazı sorunlar çıkarmaktadır. Şimdi, bu muvazaayı ortadan kaldıran yazılı sözleşmeyi getiriyoruz. Ayrıca, denetim ve akabinde de ağır ve tehlikeli işlerde çalışacaklara mesleki eğitim zorunluluğunu getiriyoruz. Dolayısıyla, İş Kanunu’nun 2’nci maddesindeki -sorun diye- bugün özellikle Tuzla ve benzeri ağır ve tehlikeli işlerde sorun teşkil eden konuların çözümüne direkt ve gerçekten çözüm olacak bir düzenlemedir diye düşünüyoruz.

Kadın istihdamıyla ilgili tabii rakamlar çok farklı. Aslolan, yıl sonlarını mukayese etmek gerekiyor, yani 2006, 2007 ile ve diğer yıllarla mukayesesinin daha doğru olacağı düşüncesindeyim. Çünkü dönemsel rakamlarda yanılmalar veya yıl sonlarını dönemsel rakamlarla mukayese ettiğiniz zaman bazı netice almakta zorlanacağımız tablolarla karşılaşabiliriz. Bundan dolayı, ifade ettiğiniz ocak dönemi rakamlarıdır. Fakat biz kadın istihdamının, eğitim düzeyiyle direkt ilgili olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Eğitim düzeyi yüksek olan hanımlarda istihdam sorunu yaşamadığımızı, Türkiye’de eldeki veriler açısından baktığımız zaman görüyoruz. Bundan dolayı “Haydi Kızlar Okula” kampanyası başlatılmıştır. Bundan dolayı eğitime en büyük bütçe ayrılmıştır. Amacımız, eğitim düzeyini, niteliğini yükseltmektir. Bu çerçevede daha çok kadın istihdamını gerçekleştirme imkânımız olabilir. Eğer diğer açıdan bakacak olursak, yani vasıfsızlık açısından bakacak olursak, o çerçevede de Türkiye’nin yapısal bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade ediyoruz ve beş yıl içerisinde, beş yıllık süre içerisinde 1 milyon kadının köyden kente göç ettiğini biliyoruz. Elimizdeki veriler, -dün bunları takdim etmiştim- 1 milyon bayan kırsaldan merkeze geliyor. Kırsalda bunlar ücretsiz aile işçisi diye görülüyorlar. Bir ailede 5 kişi var, 5’i de ücretsiz aile işçisi diye, çalışır diye görülüyorlar. Ama kente geldikleri zaman ya baba ya anne çalışıyor veya ikisi çalışıyor, ailede 3 kişi açığa düşüyor. Yani ben buna şu tabiri kullanıyorum: Türkiye gerçeklerle yüzleşiyor. Gerçeklerle yüzleşmek ne? Siz kırsalda “ücretsiz aile işçisi” diye vasıflandırdığınız ama aslında çalışmayan, aslında üretmeyen veya yeteri kadar üretmeyeni çalışıyor, üretiyor diye gösteriyorsunuz. Ama bu gerçekler bizim önümüze gelmeli, Türkiye bu gerçeklerle daha da hızlı yüzleşmeli ve çözümleri de üretmelidir. Ben kadın istihdamında bir düşüşün olmadığını, ama kırsaldan kente gelişin, göçün hızlanması neticesinde tarımdaki istihdamın yüzde 37’lerden yüzde 26’lara düşmesinden kaynaklanan bir tablo olduğunu vurgulamak istiyorum.

5 puan indirimi işçi için de uygulanır mı? 5 puan indirimi son derece önemli değerli arkadaşlar. Kıstaslarının da -öyle tahmin ediyorum- bütün milletvekili arkadaşlarımız tarafından paylaşıldığı düşüncesindeyim. Primlerin çok daha aşağıya inmesini hepimiz arzularız, hepimiz isteriz. Fakat bunların imkânlarla orantılı olmasının doğru olduğu, makro dengeleri de sarsmayacak bir bakış açısının doğru olacağı düşüncesindeyiz. Salt anlamda kayıt dışı çalıştırana ve prim borcu olana da uygulansa 5 puan indirimi, 4 katrilyonluk bir maliyet oluşturduğunu da bilmemiz gerekiyor. Bundan dolayı şu anda Hükûmet Programı’nda vaat ettiğimizi gerçekleştiriyoruz. Umarım Türkiye'nin imkânları geliştikçe, OECD ülkeleri ortalamasındaki -gerek primlerde gerek diğer yüklerde- o ortalamanın da altına inme arzumuz var. Bu neyi getirecektir? Bu rekabeti artıracaktır. Bu rekabeti, Türk müteşebbisinin rekabetini artırınca üretimi artıracaktır. Üretim ihracatı, ihracat döviz girdisini artıracaktır. Türkiye’nin zenginleşmesine sebep olacaktır. Bu konuda da bu kısa açıklamayı yapmayı uygun buluyorum.

Sayın Genç yapılandırmalarla ilgili soru sordular, bazılarına yazılı cevap verelim eğer uygun bulurlarsa. Ama son yapılandırmayla ilgili şunu ifade edeyim: SSK bünyesindeki yapılandırmada, yapılandırmaya giren tutar 2 katrilyon 627 trilyon liradır. Bunun yüzde 46’sı tahsil edilmiştir, yapılandırmada yüzde 46’lık bir başarı vardır. BAĞ-KUR’da ise yapılandırma tutarı 7 katrilyon 295; 2006’dan bahsediyorum. Orada da tahsilat oranı yüzde 61’dir. O yapılandırmalara baktığımız zaman, bugün düşündüğümüz keskinlikte değildir, bu netlikte bir yapılandırma değildir. Bu düşündüğümüz yapılandırmayla, inanıyorum ki yeni yasa bu yeni yapılandırmayla, belki de 5 puan indirimini de dikkate aldığınız zaman tüm işverenlerimizin, tüm çalışanlarımızın çok daha gayretli olacaklarına ben inanıyorum ve Türkiye bir kez daha buna ihtiyaç duymayabilir düşüncesindeyiz. Bunların teferruatıyla ilgili geçmişe dönük sorunuza da yazılı olarak cevap vereceğimizi ifade ediyorum.

Sayın Durmuş’un sorduğu sorular biraz siyasi içerikli, istihdam paketiyle ilgili değil ama hepimiz de siyasiyiz.

Bir Sayın Milletvekilimizle ilgili ifade ettiklerinizi, Sayın Milletvekili, yine aynı gazetelerde net bir şekilde ifade etmiştir. Böyle bir ortaklığının iki yıl önce sona erdiğini, ilgili şirketlerle böyle bir bağının olmadığını açık ve net bir şekilde ifade etmiştir. Aksi bir durum varsa Türkiye hukuk devletidir, gereken çalışmalar yapılır.

Sayın Paksüt’le ilgili değerlendirmeleri Hükümete dönük, iktidara dönük olarak değerlendirmeyi çok doğru bulmayacağımızı ifade etmek istiyorum, ama olay Türkiye’de olmuş olaydır ve böyle bir olay olmuş ise… Bakınız, bu olayın olup olmadığıyla ilgili de elimizde bir kanıt yok, çünkü Sayın Bakanın açıklamasına göre olayın Sayın Paksüt’le bir ilgisinin olmadığı ifade ediliyor. Dolayısıyla bu netleşmeyen, açık olmayan ama hepimizin de netliğinden yana olduğumuz bu konuyla ilgili çok teferruatlı bir açıklama yapmanın doğru olmayacağı düşüncesindeyim. İlgili birimler, bilgi ve belgeler doğrultusunda siyasetçinin de söylemesi gereken şeyler olmalı, eğer muhatap olan birisi varsa da onların da söylemesi gereken şeyler olmalı ama hiçbir şey artık gelişen dünya şartlarında, bu teknolojik şartlarda, ülkemizin geldiği noktada karanlıkta kalmamalı düşüncesindeyiz.

Değerli Başkanım, teşekkür ediyorum, sağ olun.

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Çelik (AK Parti, Bursa). “İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-celik-23-2008-05-15-is-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasar-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
