# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Çelik (AK Parti, Şanlıurfa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mayıs 2013
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=20977
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-celik-24-2013-05-15-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda

> Faruk Çelik (AK Parti), 15 Mayıs 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN); konuşma 1.300 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Şanlıurfa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Tasarı üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ben de konuşmamın başında Hatay Reyhanlı’da meydana gelen menfur saldırıyı kınıyor, vefat eden, hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılara da acil şifalar temenni ediyorum. Burada, Hükûmet olarak Reyhanlı’yla ilgili yapılması gereken çalışmalar tamamlanıyor, toparlanıyor. Bakanlığımla ilgili de primlerin ertelenmesi konusundaki çalışmalar son aşamaya gelmiş bulunuyor.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bildiğiniz gibi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, görev alanları itibarıyla yediden yetmişe bütün vatandaşlarımızı ilgilendiren son derece önemli konularla görevli bir Bakanlık. Birçok alanda bu son on yıl içerisinde reformlar gerçekleştirildi. Bu reformlardan önemlileri de yine Bakanlığım bünyesinde gerçekleşen reformlar. Yine, Türkiye’miz açısından, ülkemiz açısından en önemli reformlardan biri olan sosyal güvenlik reformu, bu son on yıllık dönem içerisinde gerçekleşen bir reform. Bu reform ile üç farklı kurum tek çatı altında birleştirildi. Eşitsizlikler, hizmet alımındaki eşitsizlikler ortadan kaldırıldı ve sigorta ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda ciddi şekilde kolaylıklar sağlandı. Sağlığa ve sigorta hizmetlerine erişimde ciddi bir rahatlama gerçekleşmiş oldu.

Şimdi, bu reform 2008 yılında gerçekleşti. 2008 yılından bugüne bu reformun getirileri nelerdir diye baktığımız zaman, 2007 yılında aktif sigortalı sayısı 14 milyon 763 bin kişi; 2012 yılına baktığımız zaman, 2012 yılında 18 milyon 353 bin kişiye çıktığını görüyoruz. Çalışabilir çağdaki nüfusun -bu dönem içerisinde- yüzde 8,8 arttığı düşünülürse, sigortalı sayısındaki artışın yüzde 24 olduğu dikkate alınırsa reformun sisteme nasıl bir katkı sağladığını görmek mümkün. Yani, çalışabilir çağdaki nüfusun oranı yüzde 8,8 artıyor ama sigortalı sayısındaki artış yüzde 24. 2007 yılında 44 milyar olan prim gelirleri, 2012 yılında devlet katkısı hariç 101 milyar liraya ulaşmıştır, artış oranı yüzde 126’dır. 2012 yılında prim tahsilatı öngörü; 2012 yılında 96 milyar prim tahsilatı öngörülür iken bunun 101 milyar olarak gerçekleştiğini belirtmek istiyorum. 2013’ün ilk üç ayı için de baktığımız zaman, yine bütçede öngörülen prim tahsilatı 26,4 milyar şeklinde gerçekleşmesi bekleniyor iken, bunun 28,3 milyar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Bu değişimler son derece önemli takdir edersiniz. Birkaç rakam daha vermek istiyorum: 2007 yılında toplam gelirlerin toplam giderleri karşılama oranı; Sosyal Güvenlik Kurumunda toplam gelirlerin toplam giderleri karşılama oranı 2007 yılında yüzde 69,4 iken 2012 yılında devlet katkısı dâhil yüzde 89,2; devlet katkısını çıkardığınız zaman yüzde 74,5 olduğunu görüyoruz. Burada da 5 puanlık bir gelirlerin giderleri karşılama oranında artış olduğunu görmek mümkün. Prim gelirlerimizin giderleri karşılama oranına baktığımız zaman; 2007 yılında prim gelirlerimizin giderleri karşılama oranı yüzde 52 iken bugün yüzde 61’e ulaşmış bulunmaktadır, 9 puanlık bir artış söz konusudur. Sosyal Güvenlik Kurumu 2012 yılı toplam gelirleri 143 milyar, 2012 toplam giderleri ise 160 milyar liradır. Dolayısıyla, sosyal güvenlik açıklarının gayrisafi millî hasılaya oranının yüzde 1,2’ye gerilediğini söyleyebiliyoruz.

Kayıt dışı istihdamla mücadelemizi yoğun bir şekilde sürdürdüğümüzü de belirtmek istiyorum. 2008 yılı ile 2013 Nisan tarihleri arasında 94 bin iş yeri kayıt altına alınmıştır; 1 milyon 495 bin sigortalının da kayıt altına bu dönem içerisinde, reform süreci dönemi içerisinde alındığını görüyoruz. Peki, bunun neticesi ne oldu? Neticesi, kayıt dışı istihdam yüzde 52’den yüzde 36,2 düzeyine gerilemiş bulunmaktadır.

Bunun yanında istihdamı artırmak amacıyla uyguladığımız teşvik politikaları var. Bu teşvikler neticesinde de 2004’ten 2013 yılına kadar, 2012 sonuna kadar 25,5 milyar lira teşvik imkânı sağlanmış bulunmaktadır, bu teşvike 25,5 milyar aktarılmış bulunmaktadır. Bu teşviklerden 8,5 milyon sigortalı vatandaşımız, çalışanımız yararlanmaktadır, yararlanmaya devam etmektedir. Bugün gerçekleştireceğimiz düzenlemeyle de bu teşviklerin kapsamını yurt dışında çalışan işçilerimize de teşmil ediyoruz, yani teşvik kapsamını genişletmiş bulunuyoruz.

Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, çalışma hayatı olsun, sosyal güvenlik olsun temel parametreleri olan alanlar. Temel parametrelerden taviz vermeden, bu hayatın, sosyal güvenlik hayatının, çalışma hayatının dinamik bir hayat olduğu dikkate alınınca bu alanlarda değişikliklerin olması çok doğaldır. Yani zaman akıp gidiyor, birçok alanda değişim yaşanırken, taleplerde farklılaşma yaşanırken sosyal güvenlik alanının statik kalması ve sabit bir şekilde kalması ve değişime uğramaması bizim kanaatimize göre doğru değildir. Onun için, bazı arkadaşlarımızın işte “Reformu yaptınız ama sık sık buraya değişiklikleri getiriyorsunuz.” gibi eleştirilerini, olması gereken değişiklikler diye özellikle ifade etmek istiyorum.

Bugün huzurlarınıza getirdiğimiz düzenleme ile 18 yaşına gelmiş, 19 yaşından gün almamış olan gençler ve çocuklarımızın sağlıktan yararlanmaları, eğer ebeveynleriyle irtibatlandırılması mümkün değil ise bunların sağlıktan yararlanmalarındaki zorlukları ortadan kaldıran bir düzenlemeyi getiriyoruz.

Ayrıca, yabancı uyruklu öğrencilerin Genel Sağlık Sigortası’ndan zorunlu olarak yararlanmaları isteğe bağlı duruma dönüştürülüyor.

Bir başka düzenleme -birinci bölümle ilgili ifade ediyorum- Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunda özel sektörden veya özel hastanelerden veya özel sağlık hizmet sunucularından ve üniversite hastanelerinden bir temsilci bulunmaktadır.

Yine, özel sağlık hizmet sunucularının fark alma imkânı bildiğiniz gibi 1 katına kadardı yapılan işlemlerde. Bunun 2 katına kadar Bakanlar Kurulu kararıyla artırılabileceği düzenlemesi içermektedir.

Ayrıca, üniversitelerimizde gerek ayakta tedavi ve işlemlerle ilgili gerekse yatarak gerçekleşen tedavi hizmetleriyle ilgili yeni düzenlemeler, mesai saatinin dışında yeni düzenlemeler içeren bir maddemiz bulunmaktadır.

Az önce ifade ettim, yurt dışına götürülen işçilerimizin sağlık sigortasıyla ilgili, sağlık primleriyle ilgili 5 puanlık bir indirim gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, yurt dışında şu anda 36 bin işçi bulunmaktadır, bunun sayısının daha da artması, yabancı işçinin veya projelerin gerçekleştiği ülkelerin işçilerinin değil de, bizim vatandaşlarımızın, bizim çalışanlarımızın yurt dışındaki projelere götürülmesi konusunda bir teşvik içermektedir.

Şiddete maruz kalan kadınların gelir testine tabi olmadan GSS kapsamına alınmaları düzenlemesi getirilmektedir.

Ayrıca, bildiğiniz gibi, 5084, yani 49 ile teşvik uygulaması 31/12/2012 tarihi itibarıyla son bulmuş idi. Burada yoğun bir talep var, talebin kaynağı da şu: Yeni teşvik sistemi 1 Ocak itibarıyla bölgesel bir teşviki, 6 bölgeden müteşekkil bir teşviki içermektedir. Eski teşvik ile yeni teşvik uygulamalarının aynı ilde gerçekleştiği noktalarda ciddi rekabet sorunlarının yaşandığı ifade edilince bu işletmelere dönük bir teşvik uygulaması bu pakette, bu yasada bulunmaktadır. Bu ve benzer birçok düzenlemeyi içermektedir.

Bir önemli düzenleme de sağlık hizmeti sunucuları faturalarının iş yükünün fazla olması ve kanunda belirtilen süre içerisinde incelenmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilmiş olan faizlerin terkinine yönelik bir düzenleme. Bu düzenleme, bildiğiniz gibi, sosyal güvenlik reformu ve 5502 sayılı Yasa, 2006, 2007, 2008 yıllarında yoğun tartışılan, Anayasa Mahkemesine konu olan, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilip geldiği dönemlerde özellikle sağlık hizmeti sunucularının o dönem içerisinde faturalarının incelenmemesinden kaynaklanan ve belli bir bölgeye, belli bir, lokal bir düzeydeki faturaların ödenen avanslarının daha sonra kesintiye tabi tutulmasından kaynaklanan bir faiz durumunu terkin etmeye dönük bir düzenleme içermektedir. Tabii, ikinci bölümde de önemli düzenlemeler var, onu ikinci bölümde değerlendiririz.

Ama burada çok değerli milletvekilleri arkadaşlarımız önemli değerlendirmeler yaptılar. Katkılarından dolayı bütün arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Özellikle bizim bütün bakanlarımız öyle ama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak söz verip de, müjde diye açıklayıp da yapmadığımız bir şeyi ben hatırlamıyorum yani söz veriyor veya müjde verdik diye bir şey kesinlikle söz konusu değil. Ne söz verdiysek onları yaptık, onları yapıyoruz ve üzerinde çalıştığımız konuları da açık bir şekilde her defasında gerek Parlamentoda gerekse tüm etkinliklerde net bir şekilde ifade ettik. Yani sorun çözmenin yoğun olduğu bir bakanlıktır çalışma ve sosyal güvenlik alanı. Bu anlamda da birçok temel sorunun sizlerin desteğiyle çözüldüğünü burada belirtmek istiyorum ama söz verip de beklettiğimiz bir şey yok ama gündemimizde olan konular var. Gündemimizde olan konuları bir bir bugün olduğu gibi huzurlarınıza getiriyoruz.

Efendim, taşeron işçileri ifadesi kullanıldı. Evet, taraflarla uzlaşmakta zorlandığımız ama yoğun bir şekilde üzerinde şu anda çalıştığımız ama kamu olarak, Bakanlık olarak, biz çalışmamızı tamamlamış bulunuyoruz ama tarafların bu konudaki görüşleri netleşmiyor. Mesela şunu soruyorum, diyorum ki: Taşeron işçileri on iki aydan az çalıştıkları için tazminattan yoksun. Şimdi, biz sendikalardan bu konuda destek bekliyoruz. Bu tazminat işini çözmemiz gerekiyor yani on iki ay şartı değil, gerekirse bir ay çalışan işçimizin kendi bireysel hesabına bu tazminatın yatması gerekiyor. Bu konularda siz sendikayla eğer uzlaşamıyorsanız, sendikalar bu konuda size bir çözüm önerisi getirmiyorlarsa… Yani bu önemli bir düzenleme, köklü bir düzenleme, bu düzenlemeyle ilgili taraflarla bir araya geldiğimizde net ifademizdir: “Teklifinizi getirin.” Bize hiçbir sendika teklifini getirmiş değil. Bunu açıkça burada ifade ediyorum.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Sayın Bakan, benim bir önerim var. Taşeron işçiliğini kaldıralım, bu iş çözülsün efendim.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK (Devamla) – Taşeronla ilgili… Efendim?

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Çelik (AK Parti, Şanlıurfa). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-celik-24-2013-05-15-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=20977

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
