# Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hk (s.s.454)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mayıs 2004
- **Gündem:** TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK (S.S.454)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-22-2004-05-25-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hk-s-s-454

> Faruk Nafız Özak (AK Parti), 25 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK (S.S.454)); konuşma 1.795 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon) - Sayın Başkan değerli milletvekilleri; Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; spor ve özellikle futbol, günümüzde, geniş kitleleri etkileyen, uluslararası ilişkileri geliştirerek, ülkeler ve milletlerarası iletişimi sağlayan ve doğru yönlendirildiğinde, dünya barışına katkıda bulunan evrensel bir faaliyettir. Sosyal, ekonomik ve diğer boyutlarıyla futbol, gezegenimizin ortak tutkusudur, ortak değeridir.

Futbol, çok yönlü bir sektör olarak dünya genelinde ve ülkemizde hızlı bir değişim süreci yaşamaktadır. Bu süreci, dünya ve Avrupa'yla aynı paralelde yaşamamız gerekliliği de son derece açıktır. Genç nüfus ve sporcu potansiyeli itibariyle, birçok dünya ülkesiyle kıyaslanmayacak kadar büyük bir zenginliğe sahip olan ülkemizde, futbolun çok daha kaliteli ve yüksek standartlarda yapılması, izlenmesi ve idare edilmesi gerekmektedir. İşte, bu kaçınılmazlık, tüm sosyal branşlarda çağdaşlaşmaya giden hükümetimizce, futbol için de yeni bir düzenleme yapılmasını zorunlu kılmıştır.

Bu noktadan yola çıkarak, özerkliği, daha katılımcı ve daha demokratik ruhla yaşatabilecek bir federasyon yapısı oluşturulması için yoğun çaba sarf etmiş olan hükümetimiz, Türk sporunun geleceğine ışık tutacak bir açılımın da yasal zeminini oluşturmuştur. Özellikle, bu yıl, Meclis açısından, sporda, çok enteresan bir yıl oldu; sponsorluk yasasını geçirdik, sporda şiddet ve düzensizliği önlemeyle ilgili yasayı geçirdik. Şimdi de, inşallah, Futbol Federasyonu Yasasını değiştireceğiz. Daha sonra da spor yüksek kurulu yasa tasarısını getireceğiz. O bakımdan, çok zengin bir yıl oldu. Ben, bu vesileyle CHP'yi de kutluyorum.

Spor, kültür ve sanat, bugün, toplumların aynası olarak kabul edilmektedir. Bedenen ve ruhen iyi yetişmiş olan genç bir nüfus, ülkemizin her alanda dünyayla rekabet gücünü artıracaktır; ancak, sporun yapısal olarak sağlam temeller üzerine oturmuş olması, sporcuların sağlıklı yetişmesi ve eğitilmesi için olmazsa olmaz bir şarttır.

Sporun tarihî gelişimi sonucu ortaya çıkan profesyonel spor, sadece, zevk için, boş zamanları değerlendirme faaliyeti olma dışında, kazanç elde etme amacı güdülen bir uğraş haline gelmiştir. Sanayileşme ve kentleşme süreci, sporun meslek olarak seçilmesini gündeme getirmiş, bu gelişme sonucunda da sporun bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve yazılı hukuk kurallarıyla düzenlenmesi gereksinimini ortaya çıkarmıştır.

Spor mevzuatı, temel hukuk ilkelerine uygun olarak, bütün ülkelerin içhukuklarına etki edecek biçimde uluslararası niteliktedir. Uluslararası spor örgütlerine üye olan ülkeler, bu kuruluşların belirlediği ilkelere ve talimatlara uyacaklarını peşinen kabul etmişlerdir.

Ülkemizde profesyonel futbol faaliyetleri, 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca kurulmuş bulunan Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yürütülmektedir. Bu kanun ilk defa rahmetli Özal tarafından çıkarılmış, daha sonra -Sayın Bakanımızın dediği gibi- değiştirilmiş ve bugünkü mevcut haliyle bizim önümüze gelmiştir. Kanunun 1 inci maddesine göre, futbol faaliyetleri millî ve milletlerarası kurallara göre yürütülür, teşkilatlandırılır ve geliştirilir.

Futbolun sürekli gelişmesi ve uluslararası niteliği nedeniyle süratle değişen ve gelişen şartlara uyumun sağlanabilmesi için anılan kanunda değişiklikler yapılması zorunlu hale gelmiştir.

Sürekli gelişen bir sektör ve faaliyet olan futbolla ilgili yapılan tüm hukukî değişiklikler, temelde, daha özerk, daha katılımcı, daha yerel, daha şeffaf ve özde daha demokrat ve daha rasyonel planlamayla daha verimli bir yapının varlığı içindir. Futbolumuzun dünyayla entegrasyonunda bu kriterlerin oturtulması vazgeçilmezdir.

Tasarıyla, futbolla ilgili kişi ve kuruluşların genel kurulda yeterli ve etkin bir şekilde temsili sağlanarak, genel kurul üye sayısı artırılmış, sporda dünya standartlarında olduğu gibi ülkemizde de futbolun altyapısını oluşturan spor kulüplerinin delege sayıları ile spor ürününün asıl sahibi olan spor kulüplerinin oy oranı artırılmış, genel kuruldaki temsil oranları yükseltilmiştir. Bu değişiklik yapıya daha katılımcı ve daha yerel bir nitelik kazandıracaktır.

Genel kurul tarafından seçilen tahkim kurulu üyelerinin bir kısmının hukuk fakülteleri ile spor yüksekokullarında -ki, 2 asıl ve 2 yedektir bunlar- görev yapan öğretim üyeleri arasından seçilmesi esası öngörülerek, mesleğinde ihtisas sahibi kişilerin tahkim kurulunda görev yapmaları sağlanmıştır. Bu, daha evvel yalnızca 5 asıl, 5 yedek üyeydi ve hukukçu olmaları yetiyordu. Şu anda bu biraz değiştirildi.

Kanunun mevcut halinde, başkan ve yönetim kurulu üyesi seçilebilmek için aranacak şartlar düzenlenmemişti. Yani, sizin, başkan ve yönetici olmanız için hangi şartları haiz olacağınız konusu yoktu. Bu, şu anda buraya konuldu. Bu kişilerin vergi ve sigorta borçlarının olmaması, seçim tarihinden önceki beş yıl içerisinde kanunda belirlenen hak mahrumiyeti cezasıyla cezalandırılmamış ve Türk Ceza Kanununda öngörülen yüz kızartıcı suçlar ile devlet aleyhine olan suçları işlemeyenlerden seçilmeleri sağlanmıştır.

Bu eklemeyle, toplum önünde görev yapan kişilerin daha şeffaf ve örnek kişiler olması amaçlanmıştır.

Başkanvekilleri ile yönetim kurulunun birkısım üyelerini belirleme yetkisi başkandan alınarak genel kurul ile yönetim kuruluna verilmiş ve bu kurulların etkinliği artırılmıştır. Bu da, demokratikleşmenin bir gereği olarak kanun tasarısına eklenmiştir.

Mevcut düzenlemede federasyon başkanı tarafından seçilen Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve üyelerinin genel kurul tarafından seçilmeleri ve ayrı bütçelerinin olması öngörülerek, başkana bağımlılığı engellenmiş ve kamuoyunda bu kurul ve hakemlerle ilgili tartışmaların önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Biliyorsunuz, geçmişte, bu kurul, Federasyon Başkanı tarafından seçiliyordu; şimdi, genel kurul tarafından seçilecek ve bunlara, Federasyonumuzun bütçesinden en az yüzde 2 oranında bir pay veriliyor.

Şimdi, bu maddelerde ne gibi değişiklikler var -biraz evvel Sayın Ünlü de bahsetti- şöyle bir bakalım: İdarî birimlerin görev yerlerinin değişikliği var. Esas, en büyük değişiklik madde 2'de: "Madde 5.- Genel Kurul, çağrı tarihinde, aşağıdaki üyelerden oluşur" deniliyor. Birinci ligde şampiyon olmuş kulüplerin daha fazla üyeyle, delegeyle iştiraki sağlandı; ama, geçmişte olmayan, bugün olan ne var; bünyesinde futbol dalı bulunan federasyonların başkanları da ilave edildi. Ayrıca, A Millî Takım Teknik Direktörlüğünü en az altı ay yapmış olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ilave edildi.

Bir başka ilave de şudur: En az 75 defa A millî olmuş ve genel kurul tarihinden en az altı ay önce faal sporculuğu bırakmış olanlar. Geçici maddeyle buna bir ilave daha var. O da nedir; o da şudur, orada şöyle söyleniyor: "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce en az 40 defa A millî olmuş ve faal futbolculuğu bırakmış olanlar Türkiye Futbol Federasyonunun Genel Kurul üyesi olurlar." Bu da, yeni bir ilavedir.

Bir de, kıta futbol federasyonları şampiyonaları var; bu da, 1 inci maddenin (g) fıkrasıyla ilave edilmiş. Burada "gençler" ibaresi çıkarılmış, Türkiye profesyonel futbol en üst liginde şampiyon olan kulüplerden herbiri için ilave 2 temsilci alınması öngörülmüş; bunu, biraz evvel de söyledim.

Ayrıca, biraz evvel Sayın Ünlü'nün eleştirdiği, isim sponsorluğu, isim hakkı konusu var. Ben, bunu sponsorluk yasasında da talep etmiştim. Aslında, Sayın Ünlü'nün hassasiyetini anlıyorum. Özellikle, kimler sponsorluk yapabilir, kimler yapamaz; bu, zaten yönetmelikle yayımlandı; ama, buradaki hadise aynı yönetmelikle aşılabilir diye düşünüyorum. Yani, bu isim hakkı konusunda kimlerin Türkiye Ligine isim verebileceği, kimlerin veremeyeceği eğer yönetmelikle aşılabilirse, bu hassasiyetimiz de aşılabilir diye düşünüyorum; çünkü, dünyada bunun örnekleri var.

Ayrıca, yönetim kurulunca her yıl belirlenecek limiti aşan harcamalar için başkanla birlikte bir yönetim kurulu üyesine yetki veriliyor.

"Sporda şiddetin önlenmesi için gerekli tedbirleri almak ve aldırmak" gibi, maddelerde, ilave var.

Denetleme kuruluna değişik görevler veriliyor. Özellikle, üzerinde en fazla durmamız gereken, denetleme kurulu, raporunu genel kurul üyelerine bir ay önceden, çok detaylı bir şekilde gönderiyor.

Tahkim kuruluyla ilgili görüşlerimi biraz evvel söylemiştim.

Merkez Hakem Kurulu, geçmişte, başkan tarafından seçiliyordu; bundan sonra genel kurul tarafından seçilecek. Özellikle, 156 üyeye sahip olan futbol kulüplerimiz, istedikleri kimseleri, Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve yönetimi olarak seçebilirler. O bakımdan, 215 kişilik delege sayısının 156'sının futbol kulübü delegesi olması, aslında, bu tasarının en güzel tarafı. Geçmişte de böyleydi, yüzde 70 oranı, şimdi de böyle; bu bakımdan, bunu da takdir etmek lazım.

Merkez Hakem Kuruluna en az yüzde 2 bütçe verilebiliyor. Ayrıca, bu isim hakkından alınan paranın yüzde 35'i üçüncü lige, yüzde 25'i ikinci lig kulüplerine, geri kalanı birinci lig kulüplerine dağıtılabiliyor.

Uygulanacak para cezası miktarının, her yıl, yeniden değerleme oranında artırılması var.

Millî müsabakalarda protokol tribünü, Federasyon tarafından düzenleniyor.

13 üncü maddeyle değiştirilen 29 uncu maddede "futbol müsabakalarının televizyon, radyo ve her türlü teknik cihaz ve benzeri araçlarla" şeklinde bir ilave var. Özellikle, kimler delege olamaz; bunlar var.

Şimdi, ben, bunlara ilaveten, özellikle, belki konu dışında; ama, biraz da konuyu ilgilendiriyor; şunları da söylemek, sizlerle paylaşmak istiyorum: Özellikle, havuz sistemi, son derece büyük zorluklarla elde edilmiş bir kazanımdır. Bizim de bu konuda önemli katkılarımız olmuştur Trabzon olarak, Trabzonspor olarak. Bu, mutlaka devam ettirilmelidir; çünkü, bugün, bazı kulüplerimizin bütçelerinin yüzde 90'ı, bazılarının yüzde 50'si havuzdan gelen, havuz sisteminden gelen -televizyondan gelen- paralardan oluşmaktadır. Bunu bozmaya hiçbir kulübün hakkı yoktur. Burada, zaten, birtakım kriterler var, parametreler var. Ligde kalış müddetiniz var, şampiyonluk müddetiniz var, maç isim hakkı var, kazandığınız maçla ilgili birtakım kriterler var; gerekirse, birtakım şeyler daha ilave edilebilir. Özellikle kulüplerimizin yaşaması, Türk sporunun ve futbolunun çıtasının yükselmesi havuz sistemine bağlıdır.

Burada, havuz sistemiyle ilgili, ihaleyi alanların bir şikâyeti var; KDV çok yüksek. Tabiî, o, Sayın Bakanımızın sorunu değil; ama, belki, bu, ileride gündeme gelebilir; daha ileride, belki, yayın sponsorluğu da gündeme gelebilir.

Ben, futbolumuzla ilgili bir başka şey söylemek istiyorum: Futbol Federasyonumuzun, yabancı futbolcu sayısını tekrar gözden geçirmesi lazım. Özellikle yabancı kaleci transferi birtakım kriterlerle zorlaştırılabilir ve ileride, belki de yasaklanmalıdır diye düşünüyorum.

Hakemlerimizin her müsabaka sonrası acımazsızca eleştirilmesine son verilmeli, bu konuda, özellikle ilgili kişi ve kurumlar, kulüpler, federasyonlar, medya mensupları, yöneticiler bir centilmenlik anlaşması yapmalılar. Özellikle Kulüpler Birliğimiz, bu konuda mutlaka öncülük yapmalı diye düşünüyorum.

Genç ve başarılı hakemlerimizin hedefi, Avrupa'da ve dünyada, üst düzey organizasyonlarda maç yönetmek olmalıdır. Burada, Futbol Federasyonumuza ve medyamıza, ilgili her kesime büyük görevler düşüyor; ama, bu nasıl olacak; mutlaka bir lisanı çok iyi konuşacak, çok genç yaşta hakemliğe başlayacak. Bu eğitimi almalıdır ve biz onu motive etmeliyiz ve desteklemeliyiz.

Teknik direktörlerimizi yurtdışına açmalıyız. Türkiye'de, bilgileri, becerileri ve teknik kapasiteleri uygun çok fazla isim var. Eksikleri nedir; lisan bilmiyorlar, kendilerine güvenleri yok, destek yok, lobi yok özellikle.

Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesiyle ilgili -özellikle önümüzdeki ay, ilgililerce- muhtelif yerlerde, ligler başlamadan, mutlaka toplantılar yapmalıyız. Önümüzdeki dönemde, bu yıl ve daha önce yaşanan, bu çirkin, spora, futbolcuya, sporcuya, centilmenliğe yakışmayan tavır, davranış ve söylemlere müsaade edilmeyeceği, olayın hukukî ve ahlakî boyutu mutlaka anlatılmalıdır. Özellikle yerel yöneticilere bu konuda çok büyük görevler düşmektedir. Kavga gürültü, küfür, tekme, tokat, karalama, suçlama; artık, tüm Türk Halkı bunlardan bıktı. Özellikle futbol kulüplerimizin başkanlarına ve yöneticilerine çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Futbol Federasyonu delegesi kim olabilir kim olamazla ilgili bir kriter var.

Ben, burada çok önemli bir noktaya parmak basmak istiyorum; daha evvel, diğer yasa görüşmelerinde de söylemiştim. Bizim futbol kulüplerimiz ile normal bir dernek arasında yasal hiçbir fark yok; yani, yılda 100 000 000 lira, 500 000 000 lira, 1 000 000 000 lira bütçesi olan bir dernek ile koskoca kulüplerimiz arasında yasal statü olarak hiçbir fark yok. Bunu mutlaka değiştirmeliyiz; çünkü, çok büyük bütçeleri yöneten; ama, yalnızca normal bir dernek gibi yönetilen futbol kulüplerimizle ilgili çok acele yeni bir düzenleme yapmamız, futbol kulüpleri yasasını çıkarmamız gerekiyor. Neden gerekiyor; biz diyoruz ki, futbolumuzu çirkinliklerden, kirden kurtaralım; ama, evvela futbol takımlarımızın ve futbol kulüplerimizin genel kurullarını kurtarmamız lazım. Biz, Futbol Federasyonuna kim başkan olabilir, kim yönetici olabilir, kim delege olabilir, bunları yazdık; ama, kim (A) kulübüne başkan olabilir, kim (A) kulübüne yönetici olabilir, kim aynı kulübe üye olabilir diye hiçbir kriterimiz yok. Böyle yaparsak, bir gün, futbolumuz, fair play'den uzak, gerçekten, inanmamış, bilgisiz, ilgisiz, donanımsız, dürüst olmayan, üretken olmayan insanların eline düşebilir diye düşünüyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, bu tasarının hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum; hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hk (s.s.454)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-22-2004-05-25-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hk-s-s-454 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
