# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (adalet bakanlığı, ceza ve infaz kurumları ile tutukevleri iş yurtları kurumu, türkiye adalet akademisi başkanlığı, yargıtay başkanlığı, bayındırlık ve iskan bakanlığı, karayolları genel müdürlüğü, tapu ve kadastro genel müdürlüğü) 13.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (ADALET BAKANLIĞI, CEZA VE İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KURUMU, TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞKANLIĞI, YARGITAY BAŞKANLIĞI, BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI, KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) 13.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b040/tbmm221420400047.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-22-2006-12-22-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-adalet-bakanligi-ce

> Faruk Nafız Özak (AK Parti), 22 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (ADALET BAKANLIĞI, CEZA VE İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KURUMU, TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞKANLIĞI, YARGITAY BAŞKANLIĞI, BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI, KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) 13.TUR); konuşma 3.056 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımın 2006 yılı faaliyetleri, 2007 yılı bütçe tasarısı hakkında bilgi sunmak üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi bu vesileyle saygıyla selamlıyorum.

Az önce çok değerli milletvekillerimiz konuştu. Kendilerine teşekkür ediyorum. Aslında, benim için talihsizlik, konuşma ustası Sayın Cemil Çiçek'ten sonra buraya çıkmak. O bakımdan, kusurumuz varsa affola.

Bir de, şunu söyleyeyim: Gerçekten, Adalet Bakanlığımızın çalışmalarına çok teşekkür ediyorum. Özellikle, yapılan işleri Sayın Bakanımız anlattı. Adliye saraylarıyla ilgili, gerçekten... İnşal- lah pazar günü, biz, kendileriyle Trabzon'a gideceğiz. Orada da bir adliye sarayı inşası var. Huzurlarınızda kendilerine teşekkür ediyorum.

Fazla zamanınızı almadan çok hızla hem sorulara cevap vermek isteyeceğim hem de yapılan icraatlarla ilgili anlatmak istiyorum.

Tabii, değerli milletvekilleri Bakanlığımızın icraatlarıyla ilgili olumlu olumsuz görüşler belirttiler. Türkiye ekonomisi, özellikle biz iktidara geldiğimiz dört yıl evvelden itibaren bugüne kadar hızla gelişmekte. Bunun içerisinde en büyük büyümeyi inşaat sektörü oluşturdu. Bu, 2005'te yüzde 7,5 büyüyen bir Türkiye'de yüzde 21,5'luk bir inşaat sektörü var. Bu yıl da gene aynı oranı yakalayacağız. İstihdamıyla, inşaat sektörü, çok önemli bir sektör, iki yüz tane değişik sektörü harekete geçirebiliyor.

Bir bakıyorsunuz, yurt dışında, müteahhitlerimiz, altmış üç tane ülkede 75 milyar dolarlık iş bitirmişler. Bu dönemde de yine 12 milyar dolarlık işleri var. Gerçekten onlarla da gurur duyuyoruz.

Bakanlık olarak, afet yönetimi, yol yapımı, yapı denetimi, tapu kadastro ve mahallî idarelerin finansmanı hizmetlerine kadar uzanan çok geniş bir yelpazede çalışıyoruz.

Özellikle, Acil Eylem Planı kapsamında başlattığımız ve bugüne kadar sürdürdüğümüz bölünmüş yol çalışmalarımızda biz neyi hedeflemiştik: Trafik güvenliğini artırmak, kazaları azaltmak, ölüm oranlarını düşürmek, sanayi, ticaret ve turizm sektörlerini geliştirmenin en önemli gereği olan ulaşım altyapısını geliştirmek, bölgesel kalkınma dengesini sağlamak, taşıt işletme giderlerinin tasarrufu, seyahat konforunu artırmak, seyahat süresini azaltmak. Bu konuda çok önemli sonuçlara ulaştık.

Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının makine ve personel desteğini de alarak sürdürülen çalışmalarla, mevcut 6.101 kilometrelik yol bugün 12.717 kilometreye ulaştı, bunun içinde otoyollar da var. Böylece, yol kullanıcılarının talebi doğrultusunda, güvenli, konforlu, çağdaş ihtiyaçları karşılayacak standarttaki yolları inşa ederek, her türlü iklim şartlarında bakım ve işletmesini yaparak, yolların da trafik güvenliğini sağladık.

Ülkemizin kalkınmasında bölgelerarası dengesizlikler giderilmiş, batı bölgelerindeki turizm, sanayi, tarım, ticaret gibi sektörlerdeki yatırıma yönelik faaliyetlerin yurdumuzun diğer bölgelerine kaydırılması özendirilmiştir. Uzun yıllar ülkemizin batı bölgelerinde özel sektörün bu yörelerimizde etkinlik alanı bulması sağlanarak, bu bölgelerimizdeki potansiyellerin ülke ekonomimize kazandırılması sağlanmıştır.

Özellikle, biz, yalnızca trafiğe açtığımız ve gözlem altında tuttuğumuz 1.200 kilometre bölünmüş yolda trafik kazalarının öncesi ve sonrası mukayese edildiği zaman, 163 olan ölümlü kaza sayısının 96'ya düştüğü gözlenmiştir. Bu da son derece önemli bir gelişmedir.

981 tane iş yerinde toplam 42.255 personel ve 16.749 muhtelif iş makinesi çalışması sağlanarak istihdama katkıda bulundu ve işsizlik oranı yüzde 10'ların altına düşürüldü. Bu da, hem TO- Kİ'yle hem İller Bankamızın belediyelerimize vermiş olduğu düşük faizli krediyle, altyapıya yaptığı desteklerle, KÖYDES'le ve Karayollarımızın çalışmalarıyla gerçekten işsizlik oranlarında önemli azalmalar oldu.

Projesiz çalışılıyordu yollarımız, bunun, yüzde 70 oranında projesiz inşa edilen yollarımız, dört yılda yüzde 47'si günümüz şartları ve proje standartlarına göre uygun hâle getirildi.

Ayrıca, biz, her yıl 15.400 kilometrelik asfalt sathi kaplama yol yaptık bu yapmış olduğumuz 1.500 kilometreden fazla yola ilaveten ve bunların bir kısmını da BSK'lı yaptık. Tabii, esas hedefimiz bunları BSK'lı yapabilmek. 2007-2013 vizyonumuzda, 14.500 kilometre yolu BSK'lı yaparak, inşallah 2013'te ülkemizin hizmetine sunacağız.

Tabii ki, biraz evvel eleştirildi, BSK'lı yollarla diğer sathi kaplamalı yolların ömürleri arasında çok çok farklar var, ama birinin maliyeti belli, diğerinin belli. Amacımız, hedefimiz, evvela yol gü- zergâhım açıp trafik kazalarını önlemek, buradaki güveni sağlamak, daha sonra da imkânlar ölçüsünde, bütçe dengeleri içerisinde BSK'ya geçebilmek.

Yap-işlet-devret konuşuldu. Gerçekten yap-işlet-devrete geçiyoruz. Göcek Tüneli'ni açtık. Oradaki yalnızca bir yılda edilen tasarruf 5,5 milyon YTL. Yap-işlet-devretle, inşallah, Sayın Başbakanımız da dün açıkladı, İstanbul üçüncü köprüyü yapacağız. İnşallah Gebze-İzmit geçişi köprüsünü, İzmir otoyolunu yapacağız. İnşallah Ankara-İzmir otoyolunu yap-işlet-devretle yapacağız ve bunun dışında yeni finansman modelleri oluşturmak istiyoruz. Çünkü, biliyorsunuz Türkiye çok ucuz faizle, çok uzun vadeyle kredi bulmasına rağmen, bütçeye sokamadığı için birtakım sıkıntılar çekebiliyoruz.

Biraz evvel de söylendi Karayollarına verilen bütçeyle ilgili. Karayollarına verilen bütçe, doğru, geçen yıldan az oldu; ancak şunu yapacağız biz: Ocak ayında yapacağımız bir değişiklikle, Sayın Başbakanımız ve Maliye Bakanımızla konuştuk, bize geçen yıldan daha fazla ödenek verilecek. Çünkü biz biliyoruz ki başlayan işlerimiz var, devam eden işlerimiz var, doğrudur, borcumuz da var.

Borcumuzla ilgili burada daha evvel arkadaşımız çıktı... O kadar borcumuz yok. Bu ay sonuna kadar bir miktarını kapatacağız, diğeri zaten Karadeniz sahil yolundaki müteahhitlerimizle. Sayın Başbakanla birlikte konuştuk, onlara olan borcumuzu da ocak, şubat, mart aylarında ödeyerek kapatacağız. Ancak ifade edildiği gibi Karayollarının mazotçuya, benzinciye borcu yok. Bu doğru değil. Bizim onlarla bir işimiz yok. Bizim borcumuz müteahhitlerimize, ama onlarla da konuştuk, onları da halledeceğiz. Kendileriyle de konuşulmuştur bu.

Yine Karayollarıyla ilgili birtakım, kar mücadelesiyle ilgili konuşuldu. Geçen sene yaptığımız kar mücadelesi gerçekten takdire şayan. Geçen yılki yoğun karı düşünelim, o karda bir tane yolumuz kapanmadı. Gece sabahlara kadar çalışan özellikle personelimizi huzurlarınızda tebrik ediyorum. Bu işler için yine bu yıl hazırız. Karayolları her zaman bu konuda hazır, o bakımdan hiç kimse merak etmesin.

Yoldaki bu ağırlık denetimiyle, ön ihbarlı özellikle sistemli ağırlık denetim istasyonundan arkadaşlar bahsettiler. Bu konu da doğrudur. Maalesef istiap haddine uyulmuyor Türkiye'de. Bu konuda sıkıntılar var. Biz Türkiye'nin her tarafında eşit zamanda ve her yerde yapmak şartıyla bunu sağlamalıyız. Çünkü, bu, maalesef yollarımızı bozmaktadır, bunu biliyoruz ve bunu biz çıkarmış olduğumuz bir yasayla da Ulaştırma Bakanlığımıza devrettik. Ulaştırma Bakanlığımızla, bu konuda, bu yılbaşına kadar çalışıyoruz, daha sonra, konuyu kendilerine aktaracağız.

Biraz evvel, özellikle, Güneydoğu Anadolu'daki bu sel olayından bahsedildi ve "Abartmayın." ifadesi kullanıldı burada Sayın Başbakanımıza ithafen. Şimdi, şunu söyleyeyim: Güneydoğu'daki sel felaketinden sonra, evvela iki bakanımız oraya gitti; Mehdi Bey, Abdülkadir Aksu Bey. Daha sonra, dört bakanımız; ben dâhil olmak üzere, Millî Eğitim Bakanımız, Sağlık Bakanımız, Tarım Bakanımız, Enerji Bakanımız. Daha sonra, yine, ben gittim. Daha sonra da, Sayın Başbakanla beraber beş tane bakanımız gitti. Helikopterle bütün yerleri gezdik. Esnafımızla, köylümüzle konuştuk, bütün oradaki sivil toplum örgütleriyle konuştuk. Kızılayımızla birlikte hareket ettik ve oraya, görülmedik çabuklukta yardım götürdük. Biraz evvel söylenen rakam değil, 26 trilyon lira para oraya gönderilmiştir ve vatandaşımızın zararları anında giderilmiştir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Ayrıca, Batman'da kentsel dönüşüm yapılarak 1.202 tane konut yapacağız. Diyarbakır'da yapacağız, o konuda TOKİ Başkanımızla konuşuldu ve yerler ayarlandı, hepsi yapılacak. Tabii, gönül ister ki, bu çarpık yapılaşma olmasın. Bu, hepimizin sorunu. Bu konuda Bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmaları sizlerle paylaşacağım.

Biraz evvel de, yine, şu söylendi: "Karadeniz sahil yolunda ne oluyor?" Karadeniz sahil yolu, biliyorsunuz, 1987 yılında başlamış, 1990'lı yılların sonlarında hızlandırılmış ve bizim iktidara geldiğimiz dönemde, daha yüzde 40'ı fiziki olarak bitirilmemiş, parasal olarak da yüzde 40'a gelmemiş bir yoldu. Biz, ondan sonra, sadece 2005 yılında bu işin yüzde 25'ini yaptık değerli arkadaşlar. Biraz evvel arkadaşımız sürçülisan etti galiba, kendisi de her zaman böyle, eleştiriyor, burada, sonunda dinlemiyor, gidiyor.

ASIM AYKAN (Trabzon) - Kim o?

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Devamla) - Muharrem Bey.

"400 kilometresi bizden evvel yapılmış..." Hayır, bizden evvel fiziki olarak da, parasal olarak da bunun yüzde 40'ı yapılmış. Biz, dört yılda bunların yüzde 60'ını yapacağız. Şu anda geldiğimiz noktada 500 kilometreyi geçtik, inşallah 31/12'de 538 kilometrelik yolu açacağız. Tirebolu tünelleri, Gülburnu viyadüğü ve Araklı tünelleri hariç, inşallah, ocak ayında, Sayın Başbakanımızın tespit ettiği bir günde, milletvekillerimizle ve emeği geçen herkesle, Samsun'dan hep beraber gireceğiz, Sarp'tan çıkacağız.

Bolaman'ı da, inşallah -müjdeliyorum- bu cuma günü vatandaşımızın hizmetine açıyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Yine, şunu söyleyeyim: Bolu Dağı da, o da yirmi yıl süren bir serüvendi. Orada da, biz, yüzde 45 fiziki gerçekleşmeyle almıştık, aşağı yukarı on beş yılda. Biz, onun dört yılda yüzde 55'ini tamamladık. İnşallah, 23 Ocakta İtalya Başbakanı gelecek, Sayın Başbakanımızla beraber İstanbul- Ankara tarafını açacağız.

Diğer tarafta, biliyorsunuz, hava ısısının düşüşü nedeniyle birtakım zorluklar var. Onu da, oradaki aşınma tabakasını dökebileceğimiz iklim şartlarını bulduğumuz zaman açacağız. Bunun, biliyorsunuz, sensörleri otomatik. Burada kar mücadelesi otomatik olarak yapılacak. Onunla ilgili çalışmalar devam ediyor. Geçen hafta oradaydık. Orayla ilgili de tüm ödeme planları yapılmıştır. İnşallah, onu da, hep beraber hizmete açacağız. Bu yılan hikâyesi de, inşallah, hep beraber, bitecek.

Çok değerli arkadaşlarımızın birtakım soruları var. Özellikle onları da huzurlarınızda cevaplamak istiyorum:

"Yalova-Altınova Tersanesi'ne neden, nasıl izin verildi?" Biliyorsunuz, bu tersaneye izin verilirken en son imzayı biz atıyoruz. Ama, en az on üç tane kuruluştan soruyoruz ve cevap alıyoruz; ondan sonra, biz, bu izni verebiliyoruz. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının olumlu görüşleri alınarak onaylandı. Ayrıca, ilgili jeolojik etüt raporu da onaylandı. Hâlen, yargı organı tarafından, yani Danıştay tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olduğundan uygulama bekletilmektedir. Bunu söyleyeyim.

Yine "Zonguldak-Kozlu kıyı kenar çizgisi..." Bu dosya Valilikte. Düzeltmeleri ve tespitleri yapıp, Bakanlığa göndermelerini biz bekliyoruz.

Yine "ülke ölçeğindeki bütünleşik afet tehlike haritalarının hazırlanması gerektiği..." Bu, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Kastamonu ve Karabük illeri bütünleşik afet tehlike haritalarını bitirdi. 2007, 2008 yıllarında Bartın ve Zonguldak illerini tamamlayarak, Batı Karadeniz Bölgesi'nin bütünleşik afet tehlike haritasını üretecektir. Bu konuda yazılı cevapları da kendilerine vereceğim.

Özellikle afet işleri konusunda biraz bilgi size takdim etmek istiyorum. Şimdi, ilk kez yılı içerisinde afete müdahale ediyoruz ve vatandaşlarımızın konutlarını teslim ediyoruz. 2003-2006 yılları arasında 26 bin tane afet konutu, 1.400 tane de ahır binası yaptık. Özellikle illerde bunu TOKİ'yle yapıyoruz, köylerde evini yapana yardım metoduyla yapıyoruz. Ayrıca ilk defa tapu verildi, bunu da söyleyeyim.

Yine, şunu söyleyeyim: 1966-2002 yılları arasında ülkemizde meydana gelen doğal afetlerden kalan 66 Muş, Varto ve Erzurum, Hınıs depremleri ile 75 Diyarbakır, Lice, Hani depremlerinden kalan 11.707 konutu da bizim dönemimizde tamamladık, teslim ettik. Yani, burada da kırk yıllık bir hasreti bitirmiş olduk, bunu da söylemek istiyorum.

Yine, tapu verilemeyen konutlara tapu verme işlemlerini hızlandırdık. Marmara deprem konutlarından 43 bin tanesinin ve diğer bölgelerdeki bekleyen tapuları da verilmektedir. Yine, Marmara Bölgesi'nde bir haksızlık vardı, bunu düzelttik: Buradaki, PUB'un ürettiği konutlarla Bayındırlık Bakanlığının ürettiği konutlar arasında fiyat farkı vardı, bunları vatandaşın lehine düzelttik.

Yine, kalıcı iş yerlerinde yüzde 50 iskonto yaptık ve peşin ödeyene yüzde 20 düşürerek buradaki vatandaşlarımıza da 86 trilyonluk bir sübvansiyon uyguladık. Onları da onlarla paylaştık. Böylece bu haksızlığı düzeltmiş olduk.

Orada kullanılmayan kalıcı iş yerleriyle ilgili üniversitelerimizin, belediyelerimizin talebi vardı, onların hizmetlerine sunuyoruz.

Erdal Bey'in, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğümüzle ilgili özellikle sorularını cevaplamak istiyorum. Bir kere, sit alanlarında bu zilyetlik hükümlerinin uygulanmasına olanak sağlayan yasa tasarısı komisyondan geçti. Söylediği doğruydu, burada bir haksızlık vardı. Bu, inşallah Genel Kurulda görüşülecek ve iddia edilen haksızlıklar giderilmiş olacak. Bu doğru bir tespit. Buna biz hemen müdahale ettik.

TAKBtS Projesi şu ana kadar iki aşamalı olarak uygulandı. Birinci aşama pilot proje olup maliyeti 10,5 trilyon liradır. İkinci aşamaysa yaygınlaştırma ile ilgili olup, 77 trilyon TL, HAVELSAN AŞ'ye ihale edilmiştir. Söz konusu Proje 120 birimde başarıyla yürütülmekte olup, bir hafta önce, bu proje, TÜSİAD ve Türkiye Bilişim Vakfı tarafından kamu alanındaki projeler arasında birincilik ödülü kazandı.

MERNİS sayısallaştırma ihalesi, sayısallaştırmayla ilgili yasal düzenlemenin gecikmesi nedeniyle iptal edilmiş olup, iddia edilen hususların hiçbiri doğru değil, bunu ifade etmek istiyorum.

Doğrudan sermayeyi teşvik amacıyla 4875 sayılı Yasa çerçevesinde edinilen gayrimenkullerin istatistikleri yasa gereği Hazine Müsteşarlığınca tutulmakta olup, yabancı gerçek kişilerle ilgili tüm istatistiki bilgiler Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce sağlıklı bir şekilde tutulmakta ve takip edilmektedir.

Özellikle kadastro çalışmalarında, geçmişte, yılda ortalama 350 köy, mahalle yapılırken, bu dönem, bizim iktidarımızda, 3.500 köy, mahalleye çıkarılmış ve işin hassasiyeti de... Geçmişe göre çok daha iyi durumda.

Orman ve sitle ilgili soranlar da asgariye indirilmiş durumda; bunu da sizinle paylaşmak istiyorum.

Sayın Arıoğlu'na teşekkür ederim. Gerçekten, Sayın Başbakanımızın huzurlarında çok güzel bir sunum yaptılar; kendisinin duyarlılığına teşekkür ederiz.

Bu hepimizin konusu, bunun siyasi bir görüşü olmaz. Sivil toplumuyla, belediyeleriyle, kişileriyle, kurumlarıyla, hükümetiyle, muhalefetiyle, gerçekten bu son derece önemli bir husus. Özellikle bu konuda çalışmalar devam ediyor.

Ayrı kurumlar... Sayın Anoğlu tek bir kurumda birleşmesini istiyor. Saygı duyulur, tartışılabilir. Bakanlığımızın Müsteşarının başkanlığında, 13 kurum müsteşarının oluşturduğu Merkez Koordinasyon Kurulu var. Her kurum kendi üzerine düşen sorumluluğu belirlemiş, çalışmalar buna göre yapılıyor.

Ayrıca, İstanbul'la ilgili neler yapıyoruz, müsaadenizle, zamanım dolmadan, çabuk olarak söyleyeceğim. Aslında, bu konu, son derece önemli bir konu; bu konuda çok hızlı davranmamız lazım, bunun finansmanını oluşturmamız lazım, bununla ilgili dönüşüm yasasını bir an evvel çıkarmamız lazım. İnşallah... Bu yasa Bayındırlık Komisyonundan geçti. Bunu bütün İstanbul milletvekilleri- miz, özellikle Marmara Bölgesi'nde bu sorunu yaşayan milletvekillerimiz öncelikli olmak üzere, Ankara Belediye Başkanımız ve diğer belediye başkanlarımız takip ediyorlar. Hukuki ve mali sorunları, inşallah, çözüp, belediyelerimizin emrine bu yasamızı sunacağız. Burada, geçen, Bayındırlık Komisyonunda tartışıldı. Yalnızca, Sayın Başbakanımızla ve Maliye Bakanımızla konuşacağımız bir husus kaldı: ÖTV, KDV'nin muaf edilmesi ve yine, 500 hektardan fazla dönüşüm alanları yapılacak yerlerde, o yerlerde toplanan verginin bu belediyelere verilecek olan oranının tespiti. Bunu hallettiğimiz zaman, inşallah, bunu ocak ayında çıkaracağız.

Yine, Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, İstanbul ili Avcılar ilçesinde, hasarların nedenini araştırmak amacıyla jeofizik etütler yapılmıştır. İkinci olarak, Deprem Araştırma Dairesi, yani bizim Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ulusal sismik ağın geliştirilmesi, Türkiye kuvvetli yer hareketi kayıt şebekesi ve ülke ölçeğinde deprem gözlem şebekesi çalışmaları kapsamında İstanbul ve yakın çevresinin sismik aktivitesi sürekli izlenmektedir.

Bakanlığımız, veri kalitesi yüksek, gerçek zamanlı 19 adet geniş bant istasyonunun alımını yaparak Türkiye'nin ilk Uydu İletişimli Türkiye Ulusal Sismik Ağı Sisteminin Geliştirilmesi Projesi'ni başlatmıştır. Bu proje kapsamında hâlen 53 adet deprem kayıt istasyonu çalışmaktadır.

Kentsel dönüşümü söyledim. Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik 06/03/2006 tarihinde çıkarılmıştır. Altyapılar ve Kara Yolu Yol Boyu Mühendislik Yapıları İçin Afet Yönetmeliği... Bu yoktu maalesef, bu da çıkarılmıştır. Temel zemin etütleri formatı hazırlanmıştır. Afet Yönetimi Stratejik Planı hazırlanmaktadır.

TÜBİTAK Kamu Kurumlan Araştırma Projeleri altında Bakanlığımızca yürütülen Türkiye'nin Deprem Riski Yüksek Jeostratejik Ancak Tektonik Rejimleri Farklı Bölgelerinde Deprem Davranışının Çok Disiplinli Yaklaşımlarla Araştırılması Projesi'yle Marmara'da deprem araştırmaları konusunda yapılan sürekli gözlem çalışmaları ülke genelini kapsayacak şekilde genişletilmektedir.

Ulusal Kuvvetli Yer Hareketi Kayıt Şebekesi Veri Tabanının Uluslararası Ölçütlere Göre Derlenmesi Projesi TÜBİTAK'la yapılmaktadır. Yine, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ile yürütülen "Deprem Sonrası Acil Gözlem Araştırmaları" diye bir başka projedir.

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun 2005 yılı birinci toplantısında alman kararla, TÜBİTAK, Kandilli ve üniversitelerle iş birliği içinde, deprem ile ilgili kamusal araştırma çalışmalarının koordinasyonu görevi Bayındırlık ve İskân Bakanlığımıza verilmiştir. Bu kapsamda, Ulusal Deprem Araştırmaları Programı, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kuruluna sunulmuş ve kabul edilmiştir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu çalışmalar: İstanbul'un ilçeleriyle ilgili jeolojik, jeoteknik çalışmalarda farklı olan yerleşime uygunluk sınıflandırmaları standart hâle getirilmiştir. Halkın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla, üniversiteler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının desteği de alınarak, toplumsal örgütlenme ve eğitim programlan hazırlanmaktadır.

Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüzce, Türkiye'de bir envanter çalışması yapıldı. 80 bin adet civarında resmî bina olduğu tespit edildi. Bu konuda Aydın Dumanoğlu Hocamızın da katkıları var, teşekkür ediyorum.

Ülke genelinde bugüne kadar 1.082 adet okul, hastane, kamu binasının güçlendirme projesi hazırlanmış olup, bunlardan 764 adedinin güçlendirilmesi tamamlandı. İstanbul'da 291 adet okul, hastane ve diğer kamu binasının güçlendirilmesi tamamlandı. 61 adet okul yıkılarak yeniden yapıldı. 866 adet kamu binasının da güçlendirme projesi hazırlandı.

Karayolları Genel Müdürlüğü olarak İstanbul çevre yollan ile otoyollar üzerinde köprü ve viyadüklerin sismik takviyesi kapsamında, iç kaynak ile finanse edilen projelerden 11 tane köprü ve viyadüğün sismik takviyesi 2005 yılında tamamlandı. 157 adet köprü ve viyadükte, sismik takviye çalışmaları devam ediyor. Bu yapıların 10 adedinde sismik takviye çalışmaları 2006 yılında tamamlandı. Kalan 147 adet yapıdaki çalışmalar, 2007 ve 2008'de bitirilecek. Ayrıca, 144 adet köprü ve viyadüğün sismik takviye projelendirme çalışmaları sürdürülmekte olup, 58 adedinin projesi tamamlandı. En önemli projemiz, dış krediyle, Japon kredisiyle finanse edilen İstanbul'daki büyük açıklıklı 2 köprü ve diğer 11 adet viyadüğün ihalesi, sismik güçlendirme ihalesi yapıldı. Bu da, 2006'da başladı, 2007 ve 2008 yıllarında tamamlanacak.

Yine, yerel yönetimler için, afetlerle ilgili yeni mevzuat düzenlemeleri, özel idareyle, bunlarla yapıldı. Ayrıca, mikro bölgeleme ve risk analizleri, deprem master planı, biraz evvel Sayın Vekilimiz bahsetti, İstanbul deprem...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakanım, lütfen, toparlar mısınız.

Buyurun.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK (Devamla) - İstanbul deprem master planı üç tane temel paketi barındırıyor:

1) Sakınım Planı,

2) Yerel Eylem Planı,

3) Araştırma ve Etkinlik Programları.

Özellikle bu konuda yapılan çalışmalar dışında kent jeolojisi çalışmaları... Bu konuda, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yetki alanı içerisindeki 27 ilçenin imar planlarına esas, yerleşim uygunluk, jeoteknik, jeolojik haritalama çalışmaları tamamlandı ve Afet İşlerince onaylandı.

Mikrobölgeleme rapor ve haritalarının yapılması, deprem kayıt istasyonları, zemin çekirdek bilgi bankası, deprem kestirmeleri projesi, HAZTURK denen bir projemiz var ve Acil Ulaşım ve Eylem Planı, Ulaştırma Bakanlığıyla yapıldı. Aşırı Yağış Durumunda Acil Eylem Planı, uluslararası toplantı ve yayınlar yapıldı.

Yapı güvenliğine yönelik çalışmalar, en önemlisi de Zeytinburnu Kentsel Dönüşüm Projesi. Burada mikrobölgeleme çalışması yapıldı. 16 bin bina, İstanbul Deprem Master Planının öngördüğü şekilde kademeli taramayla incelendi. Olası bir deprem anında yıkılması muhtemel binalar tespit edildi. Tarihî ve kültürel yapıların mevcut durumları tespit edildi. Demografik yapı, kültürel ve ekonomik doku ile ticari durum tespit edildi. Dünyanın önde gelen büyük kentleri incelenerek, önce İstanbul için daha sonra da Zeytinburnu için plan senaryoları hazırlandı, yeni bir Zeytinburnu için plan senaryoları üretildi. Acil eylem planları hazırlandı. Araç, gereç ve personele yönelik çalışmalar yapıldı. İletişim ve bilgi teknolojisine yönelik çalışmalar yapıldı. İstanbul Valiliğinin Afet Yönetim Merkeziyle ilgili yaptığı çalışmalar var. Mahalle Afet Gönüllüleri Destek Projesi var, MAG Projesi. Her Mahalleye Afet İstasyonu Projesi var. Erken Uyarı ve Acil Müdahale Amaçlı Kayıt Şebekesi Projesi var. İstanbul Afete Hazırlık Eğitim Projesi var ve kurtarma malzemelerinin uluslararası kuruluşlardan temini ve eğitim çalışması, İSMEP Projesi...

Sağlık Bakanlığımızın, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığımızın ve üniversitelerimizin çalışmaları var.

Bu, tabii, son derece önemli konu, böyle, on dakikaya sığacak bir konu değil. Özellikle Sayın Arıoğlu'na, tekrar huzurlarınızda teşekkür ediyorum, gerçekten, duyarlılığı için. Devamlı bu konuyu... Bizi gördüğü her yerde uyarıyor. Kendisine, gerçekten, bu konuda biraz evvel de yapmış olduğu teknik ve içerik açıdan çok dolu konuşmasından dolayı teşekkür ediyorum.

Tekrar söylüyorum: Bizim, Bayındırlık Bakanlığımıza ve Karayollarımıza verilen bu ödenekler azdır. Ancak, Sayın Başbakanımızın ve Maliye Bakanlığımızın birlikte yapmış olduğumuz toplantıda büyük ihtimalle, bize, 2006'nın sonunda, 2007'nin Ocak, Şubat, Mart aylarında geçen yıldan daha fazla bir para ödenecektir. Çünkü, bu yılkı hedeflerimiz bizim, 2007'de, son derece büyük. Bunun bilincindeyiz.

Biraz evvel arkadaşımızın bir konuşması var. Ona ithafen şunu söyleyerek aranızdan ayrılmak istiyonım: Ben bunu devamlı yapıyorum. 1920'lerde, cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk şöyle bir ifade kullandı: "Nereye gittiysem benden iki şey istediler. Bir, okul; iki, yol." Biz de diyoruz ki: Her hükümet okul ve yol yaptı -herkese teşekkür ediyoruz- bizden evvel, ama bakarsanız, en fazla derslik sayısı, 100 bini aştık -bir rekor- bizim iktidarımız döneminde, en fazla kilometre de yol yine bizim iktidarımız döneminde. O hâlde, biz, Büyük Önder Atatürk'ün talimatını ve vasiyetini yerine getirmekle mutluluk ve gurur duyuyoruz.

Yine, biraz evvel arkadaşımız söyledi. KÖYDES'le köylümüzün emrine yol, su ve diğer hizmetleri veriyoruz, "Köylü milletin efendisidir." ifadesini gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu bakımdan huzurluyuz.

Bu duygularla bütçemiz hayırlı, uğurlu olsun.

Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (adalet bakanlığı, ceza ve infaz kurumları ile tutukevleri iş yurtları kurumu, türkiye adalet akademisi başkanlığı, yargıtay başkanlığı, bayındırlık ve iskan bakanlığı, karayolları genel müdürlüğü, tapu ve kadastro genel müdürlüğü) 13.tur”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-22-2006-12-22-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-adalet-bakanligi-ce (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b040/tbmm221420400047.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
