# Muğla mv. metin ergun'un (6/250), antalya mv. tayfur süner'in (6/313,314), ordu mv. rıdvan yalçın'ın (6/345), gaziantep mv. hasan özdemir'in (6/402), gaziantep mv. yaşar ağyüz'ün (6/466), antalya mv. hüsnü çöllü'nün (6/467), tokat mv. reşat doğru'nun (6/496), karaman mv. hasan çalış'ın (6/508), ordu mv. rıdvan yalçın'ın (6/510) başbakan ve bayındırlık ve iskan bakanından sözlü soru önergeleri ile bayındırlık ve iskan bakanı faruk nafiz özak'ın cevabı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim
- **Tarih:** 22 Nisan 2008
- **Gündem:** MUĞLA MV. METİN ERGUN'UN (6/250), ANTALYA MV. TAYFUR SÜNER'İN (6/313,314), ORDU MV. RIDVAN YALÇIN'IN (6/345), GAZİANTEP MV. HASAN ÖZDEMİR'İN (6/402), GAZİANTEP MV. YAŞAR AĞYÜZ'ÜN (6/466), ANTALYA MV. HÜSNÜ ÇÖLLÜ'NÜN (6/467), TOKAT MV. REŞAT DOĞRU'NUN (6/496), KARAMAN MV. HASAN ÇALIŞ'IN (6/508), ORDU MV. RIDVAN YALÇIN'IN (6/510) BAŞBAKAN VE BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANINDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ İLE BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK'IN CEVABI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-23-2008-04-22-mugla-mv-metin-ergun-un-6-250-antalya-mv-tayfur-suner-in-6-313-3

> Faruk Nafız Özak (AK Parti), 22 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MUĞLA MV. METİN ERGUN'UN (6/250), ANTALYA MV. TAYFUR SÜNER'İN (6/313,314), ORDU MV. RIDVAN YALÇIN'IN (6/345), GAZİANTEP MV. HASAN ÖZDEMİR'İN (6/402), GAZİANTEP MV. YAŞAR AĞYÜZ'ÜN (6/466), ANTALYA MV. HÜSNÜ ÇÖLLÜ'NÜN (6/467), TOKAT MV. REŞAT DOĞRU'NUN (6/496), KARAMAN MV. HASAN ÇALIŞ'IN (6/508), ORDU MV. RIDVAN YALÇIN'IN (6/510) BAŞBAKAN VE BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANINDAN SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ İLE BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI FARUK NAFİZ ÖZAK'IN CEVABI); konuşma 1.942 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFIZ ÖZAK (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımla ilgili olarak milletvekillerimizce sorulan ve gündemde yer alan sözlü soru önergelerini birlikte cevaplandırmak için huzurlarınızdayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İlk olarak Muğla Milletvekili Prof. Dr. Sayın Metin Ergun Bey’in sorusunu cevaplandırıyorum: Muğla Milas Beçin Belde Belediyesi, beldelerin kanalizasyon projesinin hibe yoluyla yaptırılması için İller Bankası Genel Müdürlüğümüze talepte bulunmuştur. Belediyenin projesi, belediyelerin kentsel altyapı ihtiyaçları için tahsis edilen ödeneğin kullanımına ilişkin yönetmelik ile ekindeki kriterler ve 2008 yılı için tahsis edilen ödenekler dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, Beçin Belediyesinin kanalizasyon projesi 2008 Yatırım Yılı Programına alınamamış ancak 2009 yılı için değerlendirmeye alınacaktır.

İkinci sorumuz yine Antalya Milletvekilimiz Tayfur Süner Bey’e ait. Bunu cevaplandırıyorum: Muratpaşa Belediyesi Başkanlığından edinilen bilgiye göre, sözü edilen bölge içerisinde kamulaştırma yapılarak kooperatiflere satılan bölümler bulunmamaktadır. Diğer taraftan, adı geçen bölge için alınan 1989 tarihli Antalya Belediye Meclis kararı gereğince altı ve daha fazla katlı binalarda zemin etüt şartı arandığı, daha az katlı binalarda ise bu şartın aranmadığı tespit edilmiştir. Yan yattığı belirtilen binalar iki katlı binalardır. Bu binaların zemin etütleri yapılmamıştır. Bu binalar için Antalya Belediyesinden 1989 yılında inşaat ruhsatı alınmıştır. Bölge aynı yıl doğal sit alanı ilan edilmiş olduğundan yapı kullanım izin belgesi alamamışlardır, hâlen iskân edilmemektedir.

Antalya Büyükşehir Belediyesince hazırlanan ve Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 17/09/2003 tarihli kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Yamansaz Birinci Derece Doğal Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı uyarınca hazırlanan planda emsal durum 0,3/0,60 H=6,50 iken bölgede farklı yükseklikler, yapılar oluşmuştur. Oysa, bölgenin doğal sit alanı olması münasebetiyle alandaki genişleme konusu Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun uhdesinde olup tüm yapılar için ruhsata esas zemin etüt raporu hazırlatılarak ilgili belediyesince onaylatılması ve tüm imar planları ile plan revizyonlarına ilişkin imar planına esas olacak jeolojik etüt raporunun düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle, bölgedeki yapıların hangi tarihte, hangi plana göre yapıldığının, mevcut plan hükümlerine uyulup uyulmadığının ayrıca incelenmesi gerekmektedir.

Tayfur Süner Bey’e ait diğer sorunun cevabı: Adı geçenin görev yaptığı Serik Tapu Sicil Müdürlüğündeki çalışma dönemleri içerisinde doğrudan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğine ve idareye yapılan diğer şikâyetlerle ilgili olarak hakkında 19 Ocak 2006 tarihinde suç ihbar raporu düzenlenmiştir. Adı geçen hakkındaki şikâyet dilekçeleri üzerine Genel Müdürlük Teftiş Kurulu Başkanlığının görev emirleri gereği gerekli inceleme ve soruşturmalar yapılmıştır. İlçe Kaymakamlığının da görüşü doğrultusunda ilgili müdür hakkında bölge müdürlüğünce idari önlemler yönüyle de başka bir müdüriyete atanması önerilmiştir. Soruşturma çerçevesinde disiplin cezası verilmiş ve söz konusu tayinler yapılarak gerekli idari tedbirler alınmıştır. Yapılan tayin tamamen olaylara ve mevzuata uygun olup başka bir niyet ve kasıt unsuru bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, Serik Tapu Müdürlüğünün personel sayısı mevcut olarak Türkiye ortalamalarının üstünde ve yeterli düzeydedir.

Ordu Milletvekilimiz Sayın Rıdvan Yalçın Bey’in sorusuna cevabımız: Bakanlığımızca, tabii afete maruz kalan yörelerdeki belediyeler ile il özel idarelerine hasar ve tahribatlarını gidermek amacıyla Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun’un 6’ncı maddesi ile bu maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikten sonra çıkartılan ve 29 Mart 2006 tarih ve 26123 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğ hükümlerine göre yardım yapılmaktadır. Yardım miktarları, hasar ve tahribat oranları dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlığımızca tespit edilmekte ve uygulama da buna göre gerçekleştirilmektedir. Bakanlığımızca 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 6’ncı maddesi gereği yetkili olan mülki amirin ön hasar tespiti ile afetin genel hayata etkili olduğunu bildirmesini müteakip ilk müdahale için acil yardım tertip hesabından ilk müdahale ödeneği gönderilmektedir. İlgili Kanun ile tebliğ hükümleri gereğince yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda, Ordu iline bağlı 69 belediye için, 2002-2007 yılları arasında 13.533.075 YTL’lik hasar miktarının olduğu bildirilmiş, bu belediyelere, meydana gelen hasarları için toplam 4.768.000 YTL ödenek gönderilmiştir, karşılanamayan miktarlar için ödenek talebinde bulunulmuştur.

Bu hükümler doğrultusunda Maliye Bakanlığından Türkiye genelinde 2002-2007 yılları arasında müracaat eden belediyeler ve il özel idareleri için ödenek talebinde bulunulmuştur. Bakanlığımız 7269 sayılı Kanun’a göre işlem yapmakta olup, siyasi görüş gözetilmeksizin, tabii afete uğrayan belediyelerin müracaatları, ilgili kanun ve buna istinaden çıkartılmış olan tebliğ hükümleri doğrultusunda karşılanmaktadır.

Gaziantep Milletvekilimiz Sayın Hasan Özdemir Bey’in sorusuyla ilgili cevabımız: Bilindiği üzere göç olgusu gerek ekonomik gerek sosyal ve gerekse fiziksel etkileri olan çok yönlü bir konudur. Sadece göç alan bölgeleri değil göç veren bölgeleri de etkilemekte, ulusal ekonomik dengeleri bozarak sosyal sorunlara yol açmaktadır. Bu konunun çözümünün de tek sektörlü veya tek bölgeli bir bakış açısıyla olamayacağı açıktır. Göç sorununun çözümü bütün sektörleri ve bütün bölgeleri kapsayan bütünleşik bir yaklaşımı gerektirmektedir. Gerek Dokuzuncu Kalkınma Planı’nda gerek orta vadeli programda ve gerekse AB katılım öncesi mali yardım programında, bölgesel gelişme ekseni önemli bir yer tutmaktadır. Bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasını amaçlayan bu plan, programlar ve mali kaynaklar, belirli ilke ve stratejiler doğrultusunda yatırımların kanalize edilmesine olanak vererek az gelişmiş bölgelerin kalkınmasını ve böylece göçün de azalmasını sağlayacaktır. Ayrıca, ulusal, bölgesel gelişme stratejisi çalışması, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı koordinasyonunda Bakanlığımızın da etkin olarak katılım sağladığı farklı kurum ve kuruluşlarla birlikte sürdürülmektedir. Bakanlığımız tüm bu çalışmalara göre yatırımlarını programlamaktadır.

Göçün en önemli etkileri olarak göç alan kentlerde gecekondulaşma, altyapı eksiklikleri ve plansız gelişme görülmektedir. Bunun yanında sosyal ayrışma, kentsel hizmetlere erişememe, güvenlik gibi konular da ekonomik sorunların yanında ortaya çıkmaktadır. Bakanlığımızın ilgili kuruluşu İller Bankası Genel Müdürlüğünce kentsel altyapı eksikliklerinin giderilmesi amacıyla yatırımlar yapılmaktadır. Ancak, konu sadece altyapı eksikliklerinin giderilmesiyle çözümlenebilecek bir konu değildir ve bu boyutta da değildir. Bu amaçla Bakanlığımızca üç yıl içinde Sürdürülebilir Kentsel Gelişme İçin Bütünleşik Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanması amacıyla çalışmalar başlatılmış, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığıyla görüşmeler başlatılmıştır. Kısaca KENTGES denilen çalışmanın amacı çevre kalitesinin sağlanması, temiz hava, toprak ve su kirliliğini en aza indirmek, yenilenemez kaynakların tüketimini en aza indirmek, toplumun sağlığı, güvenliği ve rahatlığını en yüksek seviyeye çıkarmak ve ekolojik değerlerle uyumlu kentsel gelişmenin oluşturulmasını sağlamaktır. Böylece KENTGES ile sadece altyapı sorunları değil, sosyal ve ekonomik sorunların çözümüne yönelik gerek ulusal kaynakların gerekse AB kaynaklarının belirli ilkeler ve stratejiler çerçevesinde kentlere kanalize edilmesi sağlanacaktır. Ayrıca Gaziantep Valiliğince bu ilimizde kaçak yapılaşmayı ve gecekondulaşmayı önleyebilmek için kamu mülkiyetine dayalı toplu konut, altyapılı arsalar yerel yönetimlerce üretilmekte, toplu konut ve kentsel dönüşüm çalışmaları yapılmakta ve çarpık kentleşmeyi önlemek amacıyla da Türk Ceza Kanunu’nun 184’üncü maddesi etkin olarak işletilmektedir.

Gaziantep Milletvekilimiz Sayın Yaşar Ağyüz Bey’in sorusunun cevabını vermek istiyorum: “Basında yer alan rüşvet seviyesi bizde düşük. İnsanlar ev aldığı zaman onun mutluluğu içinde oradaki memura 15-20 YTL bahşiş bırakıyor.” şeklinde yer alan ve bunun meşru sayılması gerektiği manasına gelebilecek ifade doğru olmadığı gibi, iddia edilen beyanlar basın tarafından da çarpıtılmıştır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğümüzce söylenen söz, sadece, Antalya’da tertiplenen bir toplantıdan çıkarken Anadolu Ajansı muhabirinin “Son günlerde tapu sicil müdürlüklerinde yaşanan rüşvet olaylarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusuna aynen: “İnsanlar evlenirken veya ev satın alırken mutluluğundan dolayı görevlilere bahşiş adı altında para veriyor. Bizde de bu tür şeyler oluyor. Ancak hangi ad altında olursa olsun devlet memurunun bu tür ilişkilerine karşıyız. Bununla her türlü mücadeleyi veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Bizdeki olumsuzlukların temelinde yatan sebep bu. Bahşiş adı altında para veriliyor. Bunu engellemeye çalışıyoruz, bununla mücadele ediyoruz.” şeklindedir. Bu beyanlarda da görüleceği üzere, rüşveti ya da bahşişi yasallaştırıcı, meşrulaştırıcı ve kamuoyunu yanlış yönlendirici hiçbir taraf bulunmamaktadır. Genel Müdür “bahşiş” tabiri kullanırken, memurun aldığı bu paraların rüşvet veya suç olmadığını iddia etmek için değil, vatandaş tarafından verilen bu tür paraların vatandaşlarca bahşiş olarak görülmesidir. Yani, toplumca kabul görmüş birtakım âdetlerin ve günlük hayatta olağan görülen şekliyle alışılagelen alışkanlıkların kamuda sıkıntılara yol açtığının vurgulanmasıdır. Dolayısıyla, vatandaşın memura verdiği parayı rüşvet değil bahşiş olarak gördüğü gerçeğinin yanlışlığını belirtmekten ibarettir. Zaten, beyanatında da görüleceği üzere “İdare olarak en büyük sıkıntımız bu.” şeklinde ifade kullanıyor ki, bu beyanı durumu teyit edici niteliktedir.

Ancak, Genel Müdürün yaptığı bu düzgün beyanlar, biraz da sansasyonel haber yapmak adına, kullanmış olduğu “bahşiş” ibaresi âdeta cımbızla çekilerek konu çarpıtılmıştır. Sanki memurun aldığı paraların rüşvet ve suç olmadığını iddia etmiş noktasına getirilmiştir. Gerçi, basında çıkan bu haberler anında tekzip edilerek düzeltme yapılmıştır. Gerek şahsım gerekse Genel Müdürümüz tarafından yapılan yeni basın açıklamalarıyla kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesinin önüne geçilmesine çalışılmıştır. Buna rağmen, konuya maksatlı yaklaşan bazı çevreler, durumun böyle olmadığını bile bile, yanlış anlamakta ısrar etmişlerdir.

Genel Müdürlüğümüze bağlı tapu sicil müdürlüklerinde rüşvet iddiasıyla 3628 sayılı Yasa’ya göre müfettişlerimizce 34 adet soruşturma yapılmış olup, 2006 ve 2007 yılları içerisinde tutuklu personel sayısı 26’dır. Tapu sicil müdürlüklerinde, 2007 yılı içerisinde, açıktan atamalar da dâhil olmak üzere 1.219 atama gerçekleştirilmiştir. Bunun 657’si nakil işlemidir. Nakiller ya isteğe bağlı ya da müfettiş raporu veya mülki amir isteğine göre yapılmıştır. Atamaların iptaline yönelik olarak yargı kararları uygulanmaktadır.

Antalya Milletvekilimiz Sayın Hüsnü Çöllü Bey’in sorusuna cevabımız: Kamu hizmetinin sunumu aşamasında hizmet alanların bahşiş vermesi suistimallere açık bir uygulamadır. Böyle bir uygulamaya yeşil ışık yakılması söz konusu değildir. Tapu ve kadastro gibi geniş kitleleri içine alan ve işlem kapasitesi yüksek olan bir kamu kurumunun başında bulunan Genel Müdürümüzün hoş olmayan davranış biçimiyle mücadele ettiğini belirtmesine rağmen beyanatının çarpıtılması bizleri üzmüştür. Genel Müdürümüzün vatandaşın verdiği 15-20 YTL’nin rüşvet sayılmayacağı yolunda doğrudan bir açıklaması bulunmamaktadır. Aksine, yaptığı beyanatta, vatandaşın verdiği bu paraların doğru olmadığı yönünde ifadeleri bulunmaktadır.

Tapu sicil müdürlüklerinde çalışan bu personelimize döner sermaye gelirlerinden ek ödeme yapılmasını öngören yasa tasarısının Meclis gündeminde görüşmeleri hâlen sürmektedir.

Tokat Milletvekilimiz Sayın Doktor Reşat Doğru Bey’in sorusuna cevap vermek istiyorum: Bakanlığımız ile aynı şartlar altında çalışan veya benzer işler yapılan bazı kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel ile Bakanlığımız personeli arasındaki maaş farkını gidermek amacıyla 180 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de değişiklik yapılmasına ilişkin olarak hazırlanan kanun tasarı taslağı, 17 Ekim 2006 tarihli ve 18458 sayılı yazımızla Başbakanlığa gönderilmiştir. Ancak teklifimizin 59’uncu Hükûmet döneminde sonuçlandırılmamış olduğu, Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünce bildirilmiştir. Memurlarımızın özlük haklarının iyileştirilmesi hususunda anılan kanun tasarı taslağına ilişkin çalışmalar yeniden başlatılmış olup ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili konuya ilişkin görüşmeler yapılmaktadır.

Tokat Milletvekilimiz Doktor Reşat Doğru Bey’in sorusunun cevabı: Danıştay tarafından iptal edilen 1999/13136, 2000/9, 2000/1043 ve 2001/1958 sayılı Bakanlar Kurulu kararının yerine iptal gerekçesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak 15 Kasım 2005 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 2005/9539, 2005/9540, 2005/9541 ve 2007/12761 sayılı Bakanlar Kurulu kararı yürürlüğü girmiştir. Bakanlığımız Afet İşleri Genel Müdürlüğünce, 4123 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi gereğince, tabii afete uğrayan belediyelere yapılacak yardımlara esas olmak üzere, doğal afetlerden zarar gören belediyelerin alt ve üstyapı hasarlarının tebliğ gereği hazırlatılan hasar tespitlerine göre, Bakanlar Kurulu kararnamesine esas taslak hazırlanmaktadır. Söz konusu Bakanlar Kurulu kararının finansmanı ise, 4123 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda, 2380 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde belirtildiği üzere, İller Bankası Genel Müdürlüğünce karşılanmaktaydı. Söz konusu mahkeme kararları gereğince, ilgili belediyelere ödenmesi gereken ilama bağlı borçların Maliye Bakanlığının 14/3/2007 tarihli ve 98600 sayılı yazısı gereğince, borcun kaynağına göre cari yıl bütçesinin ilgili tertibinden ödenmesi gerektiği adı geçen bakanlıkça Bakanlığımıza bildirilmiştir. Afet Harcamaları Yönetmeliği çerçevesinde, Afet İşleri Genel Müdürlüğünce, 7269 sayılı Kanun kapsamında yürütülecek iş ve işlemler için 2006 Mali Yılı Merkezî Bütçe Kanunu’yla ayrılan afet tertipleri ödeneğinden karşılanması amacıyla, belediye alacaklarına ait ödeneğin Maliye Bakanlığından İller Bankasına aktarılması gerekmektedir. Ayrıca iptal edilen kararnamelerin yerine çıkarılan kararnamelerde, alacağı olan belediyeler için Maliye Bakanlığından ödenek talebinde bulunulmuştur.

Ordu Milletvekilimiz Sayın Avukat Rıdvan Yalçın Bey’in sorusuna cevap vermek istiyorum: Vatandaşlardan alınan haksız paraların “bahşiş” diye tanımlanarak, bunun meşru görüldüğüne dair herhangi bir beyanat bulunmamaktadır. Tam tersine, vatandaş tarafından “bahşiş” adı altında verilen paralarla mücadele edildiğine ve kurum olarak en büyük sıkıntının bu olduğuna ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Basına yansıyan “bahşiş” tabiri haksız olarak alınan paraların meşru görülmesi değil, aksine vatandaşların memura verdiği paraları suç olarak görmeyip âdeta bahşiş olarak gördüğü için bu tür yanlış kanaat ve alışkanlıkların da hem yöneticileri hem de kurumu sıkıntıya soktuğunu vurgulamak amacıyla kullanılmıştır.

Antalya Milletvekilimiz Sayın Doçent Doktor Mehmet Günal Bey’in sorusuna cevap vermek istiyorum: İller Bankası Genel Müdür Yardımcıları atanmaları için gereken şartları taşımaktadır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu murakıplarınca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 95’inci maddesi uyarınca banka nezdinde yapılan incelemeler sonucu hazırlanan mali analiz raporunda Bankacılık Kanunu’na uyum sağlanması talep edilmiştir. İller Bankası tarafından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu…

---

**Kaynak gösterme:** Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon). “Muğla mv. metin ergun'un (6/250), antalya mv. tayfur süner'in (6/313,314), ordu mv. rıdvan yalçın'ın (6/345), gaziantep mv. hasan özdemir'in (6/402), gaziantep mv. yaşar ağyüz'ün (6/466), antalya mv. hüsnü çöllü'nün (6/467), tokat mv. reşat doğru'nun (6/496), karaman mv. hasan çalış'ın (6/508), ordu mv. rıdvan yalçın'ın (6/510) başbakan ve bayındırlık ve iskan bakanından sözlü soru önergeleri ile bayındırlık ve iskan bakanı faruk nafiz özak'ın cevabı”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-23-2008-04-22-mugla-mv-metin-ergun-un-6-250-antalya-mv-tayfur-suner-in-6-313-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
