# Türkiye gazeteciler cemiyetinin kuruluşu hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fatih Öztürk (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim
- **Tarih:** 9 Haziran 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİNİN KURULUŞU HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fatih-ozturk-23-2009-06-09-turkiye-gazeteciler-cemiyetinin-kurulusu-hakkinda

> Fatih Öztürk (AK Parti), 9 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİNİN KURULUŞU HAKKINDA); konuşma 535 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FATİH ÖZTÜRK (Samsun) – Sayın Başkan, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin kuruluş yıl dönümü münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce Meclisi ve siz değerli milletvekillerini saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 10 Haziran 1946 yılında kurulan Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin kuruluş amacını, gazete, dergi, radyo ve televizyon gibi yazılı, işitsel, görsel ve elektronik iletişim alanlarını kapsayan gazetecilik mesleğini, mesleğin geleneklerini, ahlak ilkelerini korumak; herkesin bilgi edinme, gerçekleri öğrenme hakkının bir aracı olan iletişim ve düşünce özgürlüğünü sağlamak; gazetecileri meslekleri içinde maddi ve manevi yönleriyle ilerletmek ve yüceltmek şeklinde özetleyebiliriz.

Malumunuz olduğu gibi, bilgi ve haber alma insanlığın en doğal hakkıdır. Özellikle demokratik sistemin hâkim olduğu toplumlarda kitlelerin doğru ve tarafsız bilgiye ulaşması son derece önemlidir. Günümüzde bilgi ve haberin aktarılmasında kitlelerin genellikle ilk başvuru kaynağı olarak kitle iletişim araçlarını kullandıklarını görmekteyiz. Bu sebeple, gazetecilik mesleği ve gazetecilik sektörü demokratik toplumlarda dördüncü denetleyici güç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gazeteci, haber ve bilgi kaynağına çabuk ulaşarak okuyucularına günlük veya anlık olarak haberlerini ulaştırır. Gazetecinin bu olayı yapabilmesi için habere, olaya, olguya, belgeye dayalı yazılar yazması, yorumlar yapması gerekmektedir. Gazetecilik her şeyden önce biraz cesaret işi olduğundan, iyi bir gazetecinin aynı zamanda cesaretli ve becerikli olması gerekmektedir. Tanınmış bir Fransız gazeteci, gazeteciyi “Gazeteci, elinde feneri, yaşamdan gelip geçen ve her yerde, her zaman hakikati arayan kimsedir.” şeklinde ifade eder. Bu tarif karşısında, gazetecilik, bir menfaat grubuna bağlanmadan, açık fikirli, dürüst, ön yargılardan uzak ve kişilik haklarına saygılı olmayı gerektirmektedir.

Gazetecilik mesleği özverili ve yürekli çalışmayı gerektirir. Bu meslekle uğraşanların en önemli özelliği ise mesleğe gönül vermiş olmalarıdır. Bu nedenle gazetecilik mesleğini yapanlar her dönemde yüksek ahlaki değerlere sahip olmadıkça halkın geleceğe güvenle bakması imkânsız hâle gelmektedir. En zor mesleklerden olan gazetecilik, aynı zamanda da oldukça onurlu bir meslek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Basın, her anlamda özgür olmalıdır. Basının özgür hareket edebildiği bir ülkede gerçek ve sağlıklı demokrasiden söz edilmelidir. Herkesin bildiği ve tartışmasız kabul ettiği gibi “Basın hürdür ve sansür edilemez.” Basın özgürlüğü denilince sadece sansür veya basının siyasal iktidara karşı olan özgür olması akla gelmemelidir. Asıl basın özgürlüğü, gazetecilerin patronlarına karşı özgür olmalarıdır. Bu özgürlük ve teminat, gazetecilerin görevlerini meslek kuralları kapsamında sürdürebilmelerinin asgari şartıdır. Gazete patronlarının veya iktidarların hoşlanmadıkları gazetecilerin işlerine son vermesinin üzücü örneklerine geçmiş dönemlerde şahit olunmuştur. Basın çalışanlarının medya patronları karşısındaki güçsüzlüğü, sendikal örgütlenme haklarını kullanmaktan yoksun olması, medya sahiplerinin ticari kaygılarla hareket etmesi sansür ve otosansürü birlikte getirmekte, dolayısıyla basın ve ifade özgürlüğünün kullanılabilmesinin koşulları da zedelenmektedir.

Herkesin malumudur ki 2004 yılında AK PARTİ Hükûmeti dönemimizde yeni bir Basın Yasası çıkarılmıştır. Bu Yasa ile Türk medyası ifade özgürlüğü ve gazeteciliğin temel değerleri noktasında uluslararası standartları yakalamıştır. Bu Yasa’yla ilgili olarak Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı “Bu Basın Yasası, 12 Eylül hukukunun Türk medyası üzerindeki kalıntılarını temizledi.” yorumunu yapmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kıstaslarını dikkate alarak çıkartılan Yasa’ya göre ifade özgürlüğü konusundaki sınırlamalar uluslararası seviyeye çekilmiş olmuştur.

Değerli arkadaşlar, gazeteler ve gazetecilik artık toplumla bilgi ve haberi en doğru şekilde paylaşmalıdırlar. Bu noktada da tirajlarını gözden geçirmelidirler. Dünya Gazeteciler Birliği tarafından bin kişi üzerinde yapılan çalışmada bin kişi başına 600’den fazla net satışla dünyada kişi başına en çok gazete satılan ülke Norveç’tir. Bu ülkeyi Japonya, Finlandiya, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Singapur izlemektedir. 123 milyon nüfuslu Japonya’da toplam gazete tirajı 70,4 milyondur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Fatih Öztürk (AK Parti, Samsun). “Türkiye gazeteciler cemiyetinin kuruluşu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatih-ozturk-23-2009-06-09-turkiye-gazeteciler-cemiyetinin-kurulusu-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
