# (10/2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18) No.lu Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fatma Betül Sayan Kaya (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim
- **Tarih:** 3 Ekim 2017
- **Gündem:** (10/2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18) No.lu Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=61540
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fatma-betul-sayan-kaya-26-2017-10-03-10-2-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-17-18-no-lu-aile-butunlu

> Fatma Betül Sayan Kaya (AK Parti), 3 Ekim 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (10/2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18) No.lu Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu münasebetiyle); konuşma 2.095 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisimizi ve heyetinizi saygıyla selamlıyor, böyle önemli bir konuda hassasiyet göstererek aramızda bulunan, katkı veren tüm milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Aile bütünlüğünü olumsuz etkileyen unsurlarla ve aile kurumunun güçlendirilmesiyle ilgili olarak kurulan Meclis araştırması komisyonumuz ülkemiz adına değerli bir çaba sarf ederek bu raporu hazırladı. Ben, Komisyon Başkanımıza, Komisyon üyelerimize, ayrıca katkı sunan akademisyenlere, kamu görevlilerine ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine teşekkür ediyorum.

Aile kurumunun güçlendirilmesine yönelik her türlü çaba, esasen ülkemizin sağlam ve aydınlık geleceğini teminat altına almak için atılmış çok değerli bir adımdır. Biz, güçlü Türkiye'nin yolunun güçlü ailelerden geçtiğine inanıyoruz ve buna yönelik her türlü tedbiri titizlikle almaya gayret ediyoruz. Bakanlıkların yeniden yapılandırılması sürecinde Bakanlığımızın isminin “Aile ve Sosyal Politikalar” olarak belirlenmesi de asla tesadüfi bir tercih değildir.

Burada bir hususun altını özellikle çizmek isterim. Aile kurumunun güçlendirilmesi ve aileye yönelik tehditlerin ortadan kaldırılması için elbette yasal ve idari olarak alınması gereken önlemler var ve biz bu önlemleri eksiksiz yerine getirmeye gayret ediyoruz. Ancak şu gerçeği de unutmamalıyız: Aileyi güçlendirmek, bu kurumu tehdit eden unsurları ortadan kaldırmak hukuki bir mesele olduğu kadar aynı zamanda da bir zihniyet meselesidir. Dünyanın en ağır yasalarını, en mükemmel kanunlarını çıkarabilirsiniz ancak gerekli zihniyet dönüşümünü sağlayamadığınız takdirde bu yasalar kâğıt üzerinde kalmaktan öteye gitmez. Biz bu bakımdan gerekli zihinsel, ahlaki ve tarihî kodlara sahip olan bir medeniyet olmakla övünüyor ve bu medeniyeti sağlam ve güçlü aileler üzerine kurmaya gayret ediyoruz. Sahip olduğumuz bu geleneğin aksine, zaman zaman karşı karşıya kaldığımız şiddet olaylarını da büyük bir üzüntüyle karşılıyoruz. Bu olaylara asla bireysel vakalar olarak bakmıyor, her bir olayın sonuna kadar üzerine gidiyor ve takipçisi oluyoruz.

Bu vesileyle, geçtiğimiz günlerde bir magandanın, bir eşkıyanın saldırısına uğrayan kardeşime ve onunla birlikte şiddete uğrayan tüm kadınlara geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Her zaman olduğu gibi bu konunun da sıkı bir takipçisi olarak bu failin kısa sürede yakalanmasını sağlayan emniyet güçlerimize teşekkür ediyorum.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta ifade ettiği gibi kadına şiddet insanlığa ihanettir. Aile kurumunu ele aldığımız bu önemli oturum vesilesiyle, aile bütünlüğünün önündeki en önemli engellerden biri olan kadına şiddetle mücadelede Hükûmetimizin, Bakanlığımızın kararlılığını da vurgulamak ve bu mücadelede herkesin desteğini beklediğimizi ifade etmek istiyorum.

Biz kadına karşı şiddeti insanlığa karşı bir suç olarak görüyoruz ve bu anlayışla da gereken her türlü tedbiri almanın mücadelesi içindeyiz. Konunun ideolojik ayrıştırmalara, yaşam tarzı tartışmalarına ve gündelik siyasi kaygılara alet edilmeden ele alınmasının, meselenin çözümü noktasında elzem gördüğümüz bir husus olduğunun da altını çizmek istiyorum.

Bugün maalesef Kastamonu’dan üzücü bir haber aldık. Bu müessif olay sonucunda bir kadın cinayete kurban gitti. Hepimizi derinden sarsan bu menfur olayla ilgili tüm tahkikatı yapacak ve sonuna kadar takipçisi olacağız.

Değerli arkadaşlar, başta da ifade ettiğim gibi aile kurumunun güçlendirilmesini biz ülkemiz için bir gelecek meselesi olarak görüyoruz. Çünkü bireylerin psikolojik, sosyal ve fiziki ihtiyaçlarının karşılanması, bunun yanında toplumsal değerlerin aktarılması ve neslin devamının sağlanması bakımından ailenin önemi çok büyük. Birey ve toplum için üstlendiği fonksiyonlar bakımından aile, yeri doldurulamayacak bir kurum. Bu nedenle, aile kurumunun korunması, desteklenmesi ve güçlendirilmesi hayati bir öneme sahip. Üstelik, dünyada yaşanan hızlı değişim ve bu değişimin sonuçları aile kurumu üzerinde daha da hassas olmamızı gerektirmekte.

Raporda aile bütünlüğünü olumsuz etkileyen sorunlu alanlar olarak ailede yoksulluk, iş gücüne katılım, iş ve aile hayatının uyumlaştırılması, şiddet, engelli üyenin varlığı ve çocuğun durumu gibi hususlara dikkat çekildiği görülmekte. Bu nedenle, konuşmamda özellikle bu hususlarda hükûmetlerimizin sosyal politikaları, geliştirilen ve uygulanan hizmet modelleri hakkında genel bilgiler verip konuya ilişkin görüşlerimi de paylaşmak istiyorum.

Hükûmet olarak on beş yıl evvel çıktığımız yolda temel ilkemiz “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” ilkesi oldu. Bu kapsayıcı temel felsefe, Hükûmetimizin ve Bakanlığımızın bütün çalışmalarında yol haritası olmuştur ve bu yol haritası doğrultusunda ülkemiz önemli mesafeler katetti. Bu yol haritasının öncelikli başlıklarından biri, doğal olarak sosyal devlet ilkesidir. İhtiyaç sahibi tüm vatandaşlarımız için Bakanlık olarak toplumun tümünü kapsayan sosyal yardım ve sosyal hizmet politikaları geliştirdik. 2016 yılı itibarıyla 32 milyar liralık bir bütçeyi sosyal yardıma ayırdık, bu kaynağı ihtiyaç sahiplerine dağıttık. 2002 yılında ihtiyaç sahibi ailelerimizin sadece 4 yardım türünde temel ihtiyaçları karşılanırken 2017 yılı itibarıyla 34 farklı yardım türünde ailelerimizi destekliyoruz. Bu kapsamda, ihtiyaç sahibi ailelerin gıda, yakacak, barınma, eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılıyor, ayrıca eşi vefat etmiş kadınlara, muhtaç asker ailelerine her ay düzenli yardımlar yapıyoruz. Diğer yandan, 2015 yılının Mayıs ayında Doğum Yardımı Programı başlatılarak annelere 300 lira ile 600 lira arasında değişen tutarlarda ödeme yapmaya başladık. Böylece, dinamik nüfus yapısının korunması yolunda da önemli bir adımı atmış olduk.

Sosyal yardım programlarımızı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kaynaklarıyla ülke genelinde tüm il ve ilçelerde kurulu bulunan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarımız aracılığıyla yürütüyoruz.

Sosyal yardım programlarımızı Bakanlığımız tarafından geliştirilen Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden takip ediyoruz. Sistemin diğer ilgili kurumların veri tabanıyla entegrasyonunda teknik altyapımızı tamamladık. Böylece, sosyal yardım işlemleri daha da hızlanacak, ayrıca yardımlarda mükerrerliklerin önüne geçeceğiz. Bu sistem altyapımızı kullanarak artık sosyal yardım artı dönemini başlatıyor, vaka yönetiminin ilk aşamasına geçiyoruz. Böylece, sosyal yardım için müracaat eden kişilerin sosyal incelemeleri neticesinde tespit edilen ihtiyaçları karşılanacak, aynı zamanda da birbiriyle ilişkili ancak farklı kurumlar tarafından müdahale gerektiren sorunlara ortak müdahaleyi sağlayacak kurumlar arası iş birliğini, yapıyı da kuracağız.

Yoksullukla mücadele alanında da çok önemli gelişmeler kaydettik. Günlük 4,3 doların altında yaşayan nüfusumuz 2002 yılında yüzde 30 iken 2015 yılında bu oran yüzde 1,5’a düşmüştür. 2006 yılından itibaren de kişi başı günlük harcaması 1 doların altında kalan insanımız kalmamıştır.

Bakanlık olarak sosyal yardım ve istihdam bağlantısının kurulmasına da özellikle önem veriyoruz. Devletten sosyal yardım alan hanelerde yaşayan çalışabilir durumdaki bireylerin istihdamı hâlinde bir yıl süreyle işveren sigorta priminin Bakanlığımız tarafından üstlenildiği düzenlemeyi gerçekleştirdik. Bu düzenleme, 2018 yılı başında yürürlüğe girecek. Önümüzdeki dönemde istihdam dostu sosyal yardım modellerine öncelik vereceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aile bütünlüğünün korunmasında kadının güçlendirilmesi son derece önemli. Bu nedenle, geliştirdiğimiz ekonomik destek mekanizmalarında hak sahibi doğrudan kadınlar olarak belirlendi. Bunun bir sonucu olarak düzenli yardım sağlananların yüzde 76’sı kadınlardan oluşmakta. Ayrıca, sosyal yardımlar yıllık proje desteği uygulamasında hak sahibinin kadın olduğu projelere ek kota uyguluyoruz, düzenli geri ödeme yapanların da son bir yıllık ödeme tutarını almıyor, onlara hibe ediyoruz. Yine, yoksulluğun önlenmesi kapsamında, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları iş birliğiyle kadınlara mikro kredi uygulamasıyla iş yapmaları için mali kaynak sağlıyoruz.

”Kadın” ve “yoksulluk” asla yan yana gelmesini istemediğimiz iki kavram. Bu nedenle, kadın istihdamını ve kadınların girişimci olmasına yönelik her adımı destekliyoruz. Ülkemizde, işveren ve kendi adına çalışanlar içinde kadınların oranı yüzde 14,6. Bu oranı hiç yeterli bulmuyor ve hedefi yüzde 50 olarak koyuyoruz. Kadın girişimciler için iş kurma sürecinde önlerine çıkan engelleri aşmalarına yardımcı olmak üzere kadın iş geliştirme merkezlerini kurduk. Kredi garanti kurumlarına sağlanacak hazine desteği konusunda pozitif ayrımcılık içeren düzenlemeler yaptık. KOSGEB Girişimcilik Destek Programı’ndan daha fazla faydalanabilmelerine yönelik kota getirdik. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında projelerine ayrıcalıklar tanıyoruz. Hükûmet programlarımız ve temel politika belgelerimizde kadının statüsünü güçlendirici eylem planlarını belirledik ve uyguluyoruz.

Diğer yandan, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi amacıyla ülkemizde kadın istihdamının artması, çalışma hayatında kadınların kalmaya devam etmesi, ayrıca kadının aile ve iş hayatını uyumlu yürütebilmesine büyük önem veriyoruz. Bu çerçevede, çalışan kadınların hamilelik, doğum, süt izinlerine yeni düzenlemeler getirdik. Çocuk, mecburi ilköğretim çağına gelene kadar her iki ebeveynin de yararlanabildiği esnek çalışma modelini uygulamaya başladık. Kadın istihdamı kapsamında yaptığımız çalışma ve uygulamalarımız sonunda, 2005 yılında 22,7 olan kadının iş gücüne katılım oranını Haziran 2017 itibarıyla yüzde 34,1’e yükselttik. Bu artışı da yeterli bulmuyor ve 2023 vizyonumuzda yer aldığı gibi bu oranı yüzde 41’e yükseltmek üzere çalışıyoruz.

Sayın Başkan, değerli üyeler; başta da ifade ettiğim gibi, şiddet asla kabul edilemez bir insanlık suçudur. Hükûmetlerimiz döneminde kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadele konusunda yasal düzenlemeler yaptık. Başbakanlık genelgesiyle, kadına karşı şiddeti izleme komiteleri kurduk. Ayrıca, 81 ilde de bulunan kadına yönelik şiddetle mücadele il koordinasyon izleme ve değerlendirme komisyonları çalışmalarını sürdürüyor.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Üçüncü Ulusal Eylem Planı’mızın çerçevesinde biz de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla bir çalışma grubu oluşturduk. Çalışma grubu, öncelikle 6284 sayılı Kanun gereğince yürürlüğe giren mevzuat ve uygulamaları değerlendirecek ve bizlere öneriler getirecek.

Şiddet mağdurlarına yönelik etkin müdahale ve koruma sağlanması hususu son derece önemlidir. Bunun için bilişim teknolojilerinden de etkin bir şekilde faydalanıyoruz. Bu çerçevede, Bakanlık olarak Adalet Bakanlığıyla, UYAP’la teknik entegrasyon çalışmalarımızı tamamladık ve karşılıklı veri paylaşımına başladık, ilgili diğer kurumlarımızla birlikte teknik entegrasyon çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun yanında, Adalet Bakanlığıyla imzaladığımız protokolle teknik takip sistemlerini kullanmaya başladık. İlk aşamada 2 ilde başlayan elektronik kelepçe uygulamamızı Haziran 2017’de 6 ile çıkardık.

Diğer yandan, istismara ve şiddete uğrayan kadınların korunması, güçlendirilmesi ve varsa çocuklarıyla birlikte ihtiyaçlarını karşılamak üzere ülkemiz genelinde 137 kadın konukevimiz hizmet vermekte. Bunun 102’si Bakanlığımıza bağlı ve kadın konukevlerimizde bugüne kadar 120 bin kadın ve beraberindeki 66 bin çocuk, 186 bin kişiye hizmet verdik.

Şiddetle mücadelede yirmi dört saat esasıyla hizmet veren önemli hizmet birimlerimizden biri de şiddet önleme ve izleme merkezleri olan ŞÖNİM’ler. ŞÖNİM’lerimiz şu anda 68 ilimizde hizmet vermekte, bu illeri 81’e çıkarmak üzere çalışıyoruz. ŞÖNİM’lerde bugüne kadar 148 bin kadın, 37 bin çocuk olmak üzere 185 bin kişiye hizmet verdik. Bakanlık olarak kadın-erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konularında farkındalık ve duyarlılığı artırmak amacıyla eğitim, seminer ve konferanslarımıza devam ediyoruz ve özellikle altını çizmek istiyorum ki bu eğitimlerimizi ağırlıklı olarak erkeklere veriyoruz; jandarmalara, erbaşlara ve bütün savcılıklarda bu eğitimlerimiz devam ediyor.

Ülkemizdeki istatistiki veriler incelendiğinde erken yaşta evliliklerin yıllar itibarıyla azalma eğilimine girdiği görülmekte. Erken yaşta evliliklerin 2002 yılında oranı yüzde 7,3’ken bu oran 2016 yılında yüzde 4,6’ya geriledi. Ancak biz bunu asla yeterli bulmuyoruz, erken yaşta evlilikleri sıfırlamak üzere kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu sorunun çözümüne yönelik, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerle Mücadele Ulusal Eylem Planı ve Strateji Belgemizi tamamladık. Diğer yandan, özellikle, erken yaşta evliliklerin oranının yüksek olduğu 8 il için bu yıl içinde ayrı bir saha çalışması yaptık ve her bir ilimiz için özel bir eylem planımızı hazırladık, uygulamaya soktuk. Bu konudaki çalışmalarımızın olumlu sonuçlarını inşallah hep birlikte göreceğiz.

Bu alandaki asıl mücadelenin kız çocuklarının öğrenim hayatına devam etmesi ve takibi yoluyla olacağını düşünüyoruz. Hükûmetlerimiz döneminde bu konuda da büyük başarı elde edilmiştir. Nitekim, ülkemizde kız çocukları için ortaöğretim kademesinde net okullaşma oranı 2002 yılında yüzde 45 iken bu oran 2016-2017 öğretim yılında yüzde 82,4’e yükseldi. Ama biz bu oranı da yeterli bulmuyoruz; hedefimiz, ortaöğretimde kız çocuklarında okullaşma oranını yüzde 100’e çıkarmak. Bakanlık olarak yürütülen eğitim politikalarını desteklemeyi, geleceğimize ışık tutan çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimli bir birey olarak yetişmesini, güçlü kadın, güçlü aile ve güçlü toplum için çalışmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum.

Değerli milletvekilleri, komisyon raporunda aile bütünlüğünü olumsuz etkileyen sorunlar arasında ailede engelli bir üyenin olması durumuna da dikkat çekilmiştir. Toplumumuzun önemli bir kesimini oluşturan engelliler uzun yıllar yanlış anlayışlar sonucunda âdeta toplumdan soyutlanmıştı. Bu alanda özellikle son on beş yılda devrim niteliğindeki gelişmeler kaydedildi. Bunun için önemli yasal ve anayasal düzenlemeler yaptık. Zira hükûmetlerimiz döneminde engellilere yönelik hizmetlerde paradigma değişikliğine gidilmiş ve ülkemizin ilk engelliler kanunu çıkarılmıştır. Yapılan düzenlemelerle yüzde 40 ve üzeri engeli olanlardan 18 yaşını dolduranlara, ayrıca muhtaç durumda olan ve 18 yaş altı engelli çocukların yakınlarına düzenli nakdî destek sağlanmakta. Bakanlık olarak engelli ve yaşlılarımızın en fazla ailelerinin yanında iken mutlu ve huzurlu olduklarına inanıyoruz. Bu çerçevede, engelli ve yaşlılarımızın aileleriyle birlikte kalmalarına imkân sağlayan evde bakım aylığı uygulamasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla yaklaşık 500 bin kişiye evde bakım aylığı desteği veriyoruz. Bu kapsamda 2016 yılında 5 milyar lira ödeme yaptık.

Diğer yandan, engellilerimizin eğitimine de ayrıca önem veriyoruz. Özellikle, Engelliler Kanunu’yla yapılan düzenlemelerle özel eğitim hizmetlerinden yararlanan engelli öğrenci sayısında ciddi bir artış sağladık. Özel eğitim okullarında, özel eğitim sınıflarında, kaynaştırma sınıflarında öğrenim gören engelli öğrenci sayısı 2001-2002 öğretim yılında 53 bin iken bugün sayı yaklaşık 306 bin. 2012 yılında dünyada bir ilk olan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı sistemini uygulamaya koyduk. Böylece, 2002 yılı itibariyle engelli kontenjanında memur olarak çalışan engelli sayısı 5.777 iken 2017 yılı Eylül ayı itibarıyla bu sayıyı 49.873’e yükselttik. Özel sektörde de engelli istihdamının artırılmasını teşvik etmek için gerekli düzenlemeleri yaptık. 2017 yılı Haziran ayı itibarıyla istihdam edilen engelli işçi sayısı kamuda 10.550, özel sektörde ise 93.088’e ulaşmakta. Önümüzdeki dönemde engelli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamak için gündüzlü olarak hizmet verecek olan engelsiz yaşam merkezleri projemizle sosyal politikalar alanında yeni bir soluk getireceğiz. Bu hizmet aynı zamanda, neredeyse tüm vaktini engelli bireyine ayırmak durumunda kalan ailelere de dokunacak, onlara nefes aldıracak.

Sayın Başkan, değerli üyeler; çocuklara yönelik hizmet politikalarımız da aile bütünlüğünü koruma merkezlidir. Bunun için, ihtiyacı olan aileleri destekliyor…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (Devamla) - Başkanım, ek süre talebim var.

---

**Kaynak gösterme:** Fatma Betül Sayan Kaya (AK Parti, İstanbul). “(10/2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18) No.lu Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Raporu münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 3 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-betul-sayan-kaya-26-2017-10-03-10-2-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-17-18-no-lu-aile-butunlu (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=61540

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
