# Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fatma Kurtulan (Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mayıs 2008
- **Gündem:** TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA, (S.S.219)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fatma-kurtulan-23-2008-05-28-turkiye-radyo-ve-televizyon-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda

> Fatma Kurtulan, 28 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA, (S.S.219)); konuşma 739 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA FATMA KURTULAN (Van) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 219 sıra sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde Demokratik Toplum Partisi Grubunun görüş ve önerilerini sunmak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kadrolaşmanın önünü açtığı, Genel Müdüre padişah yetkileri tanıdığı, Koordinasyon Kurulunu ve bölge müdürlüklerini kaldırdığı, ayrıcalıklı personel yarattığı, kamu hizmeti yayıncılığının gereklerini yerine getirmediği gibi birçok yönüyle eleştirilen bir yasa tasarısını görüşmekteyiz. Öyle ki KESK’e bağlı Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası tarafından kanun tasarısının geri çekilmesi için toplanan on bir bin dört yüz yirmi dört imza Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonuna sunulmuştur.

Tasarının 2’nci maddesi ile TRT’nin, Türkiye sınırları içinde yayın yapan radyo ve televizyon kurum ve kuruluşları ile sözleşme, anlaşma ve protokol yapılması düzenlenmiştir. Bu sözleşme kapsamı ile TRT, yerel, bölgesel ve ulusal yayın yapan radyo ve televizyonlara haber ve görüntü satabilecek, onlardan da hizmet alabilecek. Uluslararası radyo ve televizyon kurum ve kuruluşlarıyla anlaşma, sözleşme ve protokollerde ise Başbakanın onayı alınacak.

Değerli milletvekilleri, TRT, devlet adına radyo ve televizyon yayınlarını gerçekleştirmek amacıyla 1 Mayıs 1964’te, özel yasayla, özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. TRT’nin özerkliği 1972 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile kaldırılmış ve tarafsız bir kamu iktisadi kuruluşu olarak yeniden düzenlenmiştir. TRT, bugün 4 ulusal, 8 bölgesel, 1 il ve 1 turizm radyosu olmak üzere 14 kanaldan radyo yayını yapmakta, televizyon alanında ise TRT 1, 2, 3, 4; TRT INT, TRT TÜRK ve TRT GAP olmak üzere 7 ayrı kanaldan gerçekleştirdiği yayınlar ile tüm Türkiye’ye hizmet vermektedir.

Toplam 9.681 normu bulunan TRT’de, yayına doğrudan hizmet eden çalışanların sayısı 2.647, yayına dolaylı hizmet eden çalışanların sayısı ise 5.357’dir. Emekli olanların, çalışırken hayatını kaybedenlerin ve Kurumdan ayrılanların yerine, neredeyse on yıldan bu yana Kurum dışından yok denecek kadar az eleman alınmış, Kurumun en hassas birimlerinde çalışanların sayısı yarı yarıya azaltılmıştır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’de kamu yayıncılığı yapma yetkisi ve görevi TRT’ye aittir. Bu nedenle TRT kamu hizmeti anlayışıyla hizmet üretmelidir. Türkiye’de özel radyo ve televizyonların yayın hayatına girmesinden sonra TRT’nin önemi daha da artmıştır. Medya-sermaye-siyaset üçgeninin sarmalındaki özel radyo televizyon yayıncılığının yaygınlaşmasıyla kamu hizmeti yayıncılığının nitelikli bir biçimde yapılabilmesi daha da vazgeçilmez bir zaruret olmuştur. Kamu yayıncılığı, devlet olma bilincine sahip, iç ve dış politikasını oluşturmuş bütün devletlerin önemli unsurlarından biridir. Kamu yayını yapan TRT, genel bütçeden pay almamaktadır, 70 milyon vatandaşın her ay ödediği elektrik faturası ve bandrollerle yayın yapmaktadır. Bu nedenle TRT halkın ortak malıdır.

TRT yöneticilerinin ve çalışanlarının birinci görevi halkın sesini, rengini ekranlara ve radyolara taşımaktır. Bugün dünyada gazeteler, televizyonlar, sahiplerinin arkalarındaki sermaye gruplarının adıyla anılmaktadır. TRT’nin ise sahibi halktır. Halk, soyut bir kavram değil, işçisi, memuru, işsizi, emeklisi, köylüsü, çiftçisi, zengini ve fakiriyle somut bir kavramdır. Yani TRT’nin arkasında bir holding, bir sermaye yoktur, halk vardır. TRT’nin kasasına giren her 100 liranın yaklaşık 80 lirası, büyük çoğunluğu yoksulluk ve açlık sınırı altında yaşayan halkımızın cebinden çıkmaktadır. TRT yöneticilerinin ve çalışanlarının maaşı hükûmet tarafından değil, halk tarafından verilmektedir. Bu nedenle TRT yöneticileri ve çalışanları halka karşı sorumludurlar. Yurdun her köşesine ulaşmalı ve herkes tarafından izlenecek bir yayın politikası izlemelidirler. Yurdun her köşesini aynı oranda gündeme getirmeli, onların kültürlerini, geleneklerini, göreneklerini ve sorunlarını ekrana taşımalıdırlar. Halkın, yani işçilerin, memurların, emeklilerin, işsizlerin, yoksulların, savaş karşıtlarının, çevrecilerin sahip oldukları bir yayın kuruluşu yoktur. Onlar, bütçesini oluşturdukları TRT’den kendilerine hizmet etmesini beklemektedirler.

Değerli milletvekilleri, tasarı, Kurum içerisinde hiçbir danışma, tartışma ve değerlendirme sürecinden geçirilmeden, yeniden yapılanma ihtiyacından hareketle hazırlanmıştır. Her ne kadar tasarının gerekçesinde teknolojik gelişmelerden, yeniden yapılanmadan ve özerklikten bahsedilmekte ise de tasarıda teknolojik gelişmelere, yeniden yapılanmaya ilişkin bir şey görememekteyiz. TRT yıllardır İnternet yayıncılığı yapıyor olmasına rağmen, mevcut yasada ve tasarıda İnternet yayınlarına dair herhangi bir düzenlemenin olmaması da oldukça düşündürücüdür.

Eğer TRT’nin yeniden yapılandırılması isteniyorsa öncelikle yasa yeniden ele alınarak toplumun tüm kesimlerinin katkısı ile Anayasa’nın 133’üncü maddesine uyumlu hâle getirilmelidir. Bu çerçevede Avrupa Birliği ilerleme raporlarında ve Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi kararlarında açıkça belirtildiği gibi TRT idari, mali özerkliğe, editoryal bağımsızlığa kavuşturulmalıdır. 20-21 Şubat 2003’te toplanan İletişim Şûrasının kamu yayıncılığı ve TRT Komisyonu raporundaki öneriler dikkate alınmalıdır. 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (d) fıkrasındaki TRT gelirleri arasındaki bazı kalemlerin oranlarını yüzde 100 artırma, eksiltme yetkisi Bakanlar Kurulundan alınarak TRT üzerindeki siyasi baskıya son verilmelidir. Bütçesinin yüzde 80’i halkın katkısıyla oluşan TRT halkın denetimine açılmalı, şeffaf ve katılımcı bir yönetim modeli oluşturulmalıdır. TRT yönetimi Avrupa ülkelerindeki gibi halkın farklı kesimlerinin temsilcilerinden oluşmalı ve Genel Müdür seçim süreci değiştirilmelidir diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fatma Kurtulan (Van). “Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-kurtulan-23-2008-05-28-turkiye-radyo-ve-televizyon-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
