# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fatma Kurtulan (Barış ve Demokrasi Partisi, Van)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mayıs 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fatma-kurtulan-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Fatma Kurtulan (Barış ve Demokrasi Partisi), 5 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 480 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FATMA KURTULAN (Van) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisi adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

AKP’nin mevcut demokrasi anlayışı hukukun üstünlüğünü ve yargı tarafsızlığını sağlamayı iddia ettiği düzenlemeler için de geçerlidir. Şunu açıkça görmekteyiz ki, AKP, gücü kendi elinde toplama gayreti içindedir. İktidarların bu tutumunun ne kadar tehlikeli olduğuna Milton Friedman şu sözüyle dikkat çeker: “Tarih bize özgürlük için en büyük tehlikenin, gücün tek bir elde toplanması olduğunu göstermiştir. Gücün politik ellerde toplanması, özgürlüğümüz için çok tehlikelidir.” der.

Anlaşıldığı gibi Hükûmet, askerî yargının alanını daraltırken Askerî Yargıtay ile ilgili yeni düzenlemeler yapıyor. Hukuk sistemindeki çift başlılığı sürdürmek anlamına gelen bu düzenlemeyle hukuk sistemimize bir demokratik rota kazandırmak mümkün değildir. Çift başlı hukuk sistemi devam ettikçe askerî bürokrasinin hesap vermekten muaf tutulacağı ortadadır. Askerlerin adli mahkemelerde yargılanmasında sakıncalar görülmüş ki Askerî Yargıtay askerî bürokrasinin hesap vermesine engel olacak bir konuma tutulmuştur. Askerî mahkemelerin, yapısı itibarıyla bağımsız olmadıkları ve tarafsız karar veremeyecekleri bir gerçektir. Zira, askerî yargı, doğal hâkim ilkesine aykırı bir durum teşkil etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği gibi ülkemizde yargının önemli sorunlarından biri yargı birliğinin olmaması ve sivil – askerî bir yargı ayrımıdır. Askerî mahkemeler, Askerî Ceza Kanunu’na göre ceza yargılaması yapıyor. Demokratik hukuk devletleri ve AİHM, asker kişilerin görevlerinden kaynaklanan ve görevleri sırasında işledikleri suçlarına bakan disiplin mahkemeleri dışında yargı ayrımını kabul etmiyor.

Dünyanın birçok ülkesinde askerî yargı ya sivilleştirilmekte ya da bütün olarak kaldırılmaktadır. Antidemokratik olan bu yargı sistemi militarist anlayışın bir yansımasıdır. Adil bir yargılama hakkının temel bir ihtiyacı olan tabii hâkim ilkesi ve yargı birliğinin sağlanması bir hukuk devleti için vazgeçilmezdir. Bu nedenledir ki Askerî Yargıtay ve askerî mahkemeler hukuka aykırıdır.

Ülkemizde yıllardır yaşanan bir hukuksuzluk var, askerî mahkemeler, askerleri yargılama yerleri olarak değil, onları koruma görevi yapmıştır. Gerçekten tarafsız bir yol izlenecekse yargılanmalarda o zaman askerî mahkemelere ve Askerî Yargıtaya neden ihtiyaç duyulsun? Ordu, 1961’den sonra askerî yargıyı genel yargı içinden çekip çıkararak kendine sistem içi dokunulmazlık alanı inşa etmiştir. İç Hizmet Kanunu’ndaki 35’inci maddeyle görev alanını keyfîlik sınırlarına kadar genişletip askerî diktatörlük kurmuştur.

Evrensel hukukun gereği çok açıktır, askerî yargının teşkil ettiği çift başlılık, Türkiye'nin gerçek bir demokratik hukuk devleti olmasına engel teşkil ediyor. Ülkemizde askerî mahkemeler sadece askerleri değil, duruma göre sivilleri de yargılamıştır. AKP İktidarı ise sekiz yıllık iktidarı sürecinde buna seyirci kalmıştır. Askerî Yargıtayı bile kaldırma cesareti olmayan Hükûmetin, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamak için samimi bir çaba içinde olmadığı açıktır.

Türkiye’de iktidarların geleneği olan yargı üzerinde iktidar olma çabası AKP’de daha açık gözlenmektedir. Demokratik yargının esasını oluşturan bağımsızlık ve tarafsızlık, AKP anlayışının özünü oluşturan iktidara bağımlı, iktidara bağlı olmakla sağlanamaz. AKP’nin “yargı reformu” adı altında içinde olduğu bu çabasıyla ülkemizde kuruluşundan bu yana tarafsız ve bağımsız olmayı bir türlü gerçekleştiremeyen yargının tüm çevrelere eşit mesafede olma gerekliliğini yerine getirmeyeceği açıktır.

Yargı, ancak, mevcut Anayasa ve Anayasa’dan gücünü alan yazılı kuralların bir bütün hâlinde değiştirilmesiyle çağdaş ve demokratik normlara kavuşturulacaktır diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fatma Kurtulan (Barış ve Demokrasi Partisi, Van). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-kurtulan-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
