# İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti hakkında kanun (s.s.:16)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fatma Nur Serter (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 1 Kasım 2007
- **Gündem:** İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ HAKKINDA KANUN (S.S.:16)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b015/tbmm230030150495.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fatma-nur-serter-23-2007-11-01-istanbul-2010-avrupa-kultur-baskenti-hakkinda-kanun-s-s-16-2

> Fatma Nur Serter (CHP), 1 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ HAKKINDA KANUN (S.S.:16)); konuşma 1.464 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FATMA NUR SERTER (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa kültür başkenti olmasına ilişkin -İstanbul'un- yasa tasarısının 4'üncü maddesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Bir önceki maddedeki konuşmalarla ilgili olarak yöneltilen eleştirilere kısaca cevap vermek istiyorum. İstanbul'un sorunlarından söz etmek hiç kimseyi rahatsız etmemeli, Parlamento çatısı altındaki hiç kimseyi rahatsız etmemeli. Hele 1994'ten bu yana Büyükşehir Belediye Başkanlığının Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından yürütüldüğü ve ondan sonra da AKP zihniyetinin benzeri ve devamı niteliğindeki büyükşehir belediye başkanlarının görev aldığı, son dört buçuk yıldır yine AKP'li belediyelerce yönetilen İstanbul kentinin sorunlarını dinlemekten burada hiç kimsenin rahatsızlık duymaması, aksine, bilmediklerini öğrenip çözüm üretmesine ihtiyaç vardır.

Değerli milletvekilleri, biz, burada, İstanbul'un güzelliklerini şiirlerle ifade etmekle zaman öldürmeyi düşünmüyoruz. Çünkü, İstanbul halkı şiirleri, yaşadığı acılar, yaşadığı büyük kent trajedisi içerisinde çoktan unuttu, yaşamını büyük bir zorlukla sürdürmeye gayret ediyor. İstanbul Avrupa'nın kültür başkenti ilan ediliyor. Bir kentin kültür başkenti olabilmesi, hiç kuşkusuz, onun iyi bir eğitim altyapısına sahip olmasını gerekli ve zorunlu kılar. İstanbul kentinin eğitim altyapısına baktığımızda da, tıpkı gelir dağılımındaki büyük dengesizliklerde olduğu gibi, İstanbul kentinin eğitim bakımından çok büyük farklılıkları da kendi bünyesinde barındıran bir kent olduğunu görüyoruz. Şu anda İstanbul'da yaşayan insanların ne yazık ki yüzde 7,8'i okuryazar değildir. Bazı ilçelerde okuryazar olmayanların oranı yüzde 10'lan, hatta 12'leri aşmaktadır. 1950 yılında İstanbul'da okuryazar olmayanların oranı yüzde 2,7 iken -tabii ki, hızlı kentleşme ve göçün de bunda etkisi vardır- bugün bu oran yüzde 7,8'e yükselmiş bulunmaktadır.

İstanbul'daki eğitim kurumlarına baktığınızda, aynı derin farklılıkların bir arada yaşadığını eğitim kurumları açısından da görürsünüz. Kentin zengin bölgelerinde çok iyi donanımlı, çok iyi öğretmenler tarafından eğitim verilen, sınırlarındaki öğrenci sayılarının 30'la, 20'yle, hatta bazılarında 15'le ifade edildiği okullar vardır. Bunların çoğu özel eğitim kurumlarıdır. Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti, geçmiş dönemde özel eğitim kurumlarına özellikle ayrıcalık tanımış ve destek vermiştir. Buna karşılık, devletin okullarına baktığınızda birçoğunda öğrencilerin üst üste eğitim gördüğünü, öğretmen yetersizliklerinin bulunduğunu görürsünüz. Aynı durum, bir üniversiteler kenti olan İstanbul'un üniversiteleri için de söz konusudur.

MEHMET MÜEZZİNOGLU (İstanbul) - Nazi kampları oluşturdunuz, Nazi kampları!

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Efendim... Sayın Başkan, lütfen müdahale eder misiniz.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Yalan konuşuyor, belge yok.

BAŞKAN - Sayın Öksüz... Sayın Öksüz, lütfen...

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Sayın milletvekilleri... Sayın milletvekilleri, hani o demokrasiden seçim meydanlarında çok söz ettiniz ya...

MEHMET MÜEZZİNOGLU (İstanbul) - Ne demokrasisi, Nazi kampı! Demokrasiyi ağzına alma. Üniversiteyi hatırdınız.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - .. .hani farklı fikirlere saygı duymaktan çok söz ettiniz ya...

ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya) - Yalan söylüyorsunuz, belge gösterin.

BAŞKAN - Sayın Öksüz, Sayın Öksüz, lütfen...

FATMA NUR SERTER (Devamla) - ...Parlamentonun çatısı altında da hoşunuza gitmeyenleri dinlemek zorundasınız, öğrenmek zorundasınız. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen... Sayın milletvekilleri...

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Demokrasi kültürünü içinize sindirmek zorundasınız. Eğer farklı düşünüyorsanız söz alır konuşursunuz. (AK Parti sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Konuşmacıya müdahale edemezsiniz. Demokrasi anlayışınızın ne olduğunu şu anda Türk kamuoyu izlemektedir televizyonlarından. (AK Parti sıralarından gürültüler) Devam edin, devam edin...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Sizi daha iyi anlıyor, tanıyor. Türkiye sizi tanıyor, devam edin.

MEHMET MÜEZZİNOGLU (İstanbul) - Bir tane bilimsel aktivite yok.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Başkan, bu arkadaşı öne çağırın da önden konuşsun!

FATMA NUR SERTER (Devamla) - İstanbul bir üniversiteler kentidir, ancak İstanbul üniversitelerinde de aynı farklılıklar, tıpkı ilk ve ortaöğretim kurumlarında olduğu gibi devam etmektedir. Devletin üniversiteleri, yetersiz kaynak ayrıldığı için son derece kötü koşullarda eğitim yapmaya zorlanırken, özel vakıf üniversitelerine kamu binaları ve kamu arazileri tahsis edilmektedir. Bununla ilgili, bunun gerçek olmadığını iddia edebilecek bir tek kişi yoktur, çünkü bu bir gerçektir, bu bir acı gerçektir.

Devlet üniversitelerinde eğitim gören öğrencilerimizin yurt imkânlarının, barınma koşullarının iyileştirilmesine dönük hangi adım atılmıştır AKP Hükümeti döneminde? Atılan hiçbir adım yoktur.

MEHMET CEYLAN (Karabük) - 130 bin derslik yaptık.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Bir kültür kentinin, Avrupa kültür kentinin temel eğitim altyapısı bugün çatırdamaktadır.

İstanbul, son derece fazla nüfus artış hızına sahip bir kent. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz ve yıllık nüfus artış hızı Türkiye ortalamasının 3 katından daha fazla. Her yıl 400 bin kişi İstanbul'a göç ediyor. Tabii ki, bu, kentin temel sorunlarını ağırlaştırıyor, ama temel sorunlarının azaltılmasına ve çözüm üretilmesine dönük hiçbir ciddi politikanın da son dört buçuk yıldır bu iktidar tarafından ne yazık ki uygulanmadığını, maalesef üzüntüyle itiraf etmek zorundayız. Bir kültür kentinden söz ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, kültür kenti demek, sadece İstanbul'un da sahip olduğu çok değerli mimari eserlerin toplamı değildir. İstanbul'un çok önemli camileri, kiliseleri, sinagogları, surları, yalıları vardır, çok önemli tarihî mimari eserleri vardır, ama kültür sadece bunların toplamından ibaret değildir. Bir yasa çıkarırken, sadece bunların onarımını ve restorasyonunu içeren bir anlayışla kültürü yorumlarsanız, çok büyük yanılgıya düşersiniz, çünkü, kültür, o kentin soluduğu havadır. İstanbul, ne yazık ki yüzyıllardır yavaş yavaş çok kültürlü kimliğini kaybetmiş ve tek kültürlü bir kente dönüşmeye başlamıştır. Bugün, İstanbul'da belki ancak nüfusunun yüzde l'i, hatta birçok yerde - çok daha hassas incelerseniz- yüzde 1 'in bile altında olan bir kısmı bu çok kültürlü kent dokusu içinde yaşar hâldedir.

Nedir İstanbul'un bugünkü durumu? Nasıl bir değişiklik vardır İstanbul'da? Çok kültürlülük nedir? Çok kültürlülük bir ayrışma, bir bölünme değildir. Çok kültürlülük, farklı inanç gruplarından olan insanların, farklı kültürlerden olan insanların bir arada, birlik ve bütünlük içinde yaşamasıyla oluşan bir anlayıştır ve yüzyıllar boyu İstanbul bunu yaşamıştır. Aynı sokakta, aynı mahallede, yan yana evlerde farklı inançlardan insanlar komşuluk yaparak, kendi değerlerini paylaşarak yaşamışlardır, çocuklarını bir arada büyütmüşlerdir. Farklı ailelerin çocukları okullarda yan yana sıralarda okumuştur.

MURAT YILDIRIM (Çorum) - İzin vermediniz ki.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Şimdi, bir de bugüne bakalım. Bugün, İstanbul'da çok kültürlülükten eser kalmadığı gibi, değerli milletvekilleri, çağdaş Türk kültüründen de eser kalmamaya başlamıştır.

AHMET YENİ (Samsun) - Linç ettiniz öğrencileri, linç.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - İstanbul'da çağdaş Türk kültürünün yanından geçmediği bölgeler, kurtarılmış âdeta kökten dinci gettolar oluşmuştur ve bu gettoların oluşumunda AKP İktidarının taşıdığı zihniyetin ne kadar önemli olduğunu, bu baskıların, bu telkinlerin, bu gettoların oluşmasında, tarikat odaklı gettoların oluşmasında ne kadar etkin olduğunu İstanbul'da yaşayanlar çok açıklıkla görmektedirler.

MURAT YILDIRIM (Çorum) - İkna odaları oluşturdunuz.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Bazı mahalleler vardır ki sokaklarında yürüyemezsiniz, sokaklarından geçemezsiniz. (AK Parti sıralarından gürültüler) İstanbul, çok kültürlü bir kent olmaktan, ne yazık ki kökten dinci gettoların oluştuğu bir kente dönüştürülmüştür.

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Atma! Atma! (CHP sıralarından "Otur yerine" sesleri)

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Ve bu, AKP'nin uyguladığı kültür politikalarının sonucudur, AKP'nin topluma sunduğu rol modellerinin sonucudur. Bu gerçeği görmezden gelerek, İstanbul'un kültür sorunlarına çözüm getiremezsiniz.

AHMET YENİ (Samsun) - Burası miting meydanı değil.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - İstanbul'u çok kültürlü bir Avrupa kültür başkentine bu anlayış içerisinde dönüştürmeniz ne yazık ki mümkün değildir.

AHMET YENİ (Samsun) - Eriyerek bitiyorsunuz, eriyerek.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Atatürk Kültür Merkezinin yıkımıyla ilgili bugün İstanbul halkının düşüncesi nedir biliyor musunuz? Niçin İstanbul'daki aydınlar, bilim adamları, sivil toplum kuruluşları ve halkın çok önemli bir kısmı bu yıkıma karşı çıkıyor? Çünkü, diyor ki insanlar: "Acaba bu yıkımın altında hangi siyaset yatıyor?"

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Serter, konuşmanızı tamamlayınız.

AHMET YENİ (Samsun) - Eridiniz, bittiniz.

BAŞKAN - Ek bir dakikalık süre veriyorum.

AHMET YENİ (Samsun) - Bittiniz, tıkandınız!

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Siz bana müdahale etmeyi istediğiniz kadar sürdürün arkadaşlar. Ben, burada, bu kürsüde demokratik hakkımı kullanıyorum ve Cumhuriyet Halk Partisi adına söz alıyorum. Orada yerinizden bağıracağınıza, benim konuşmamı engelleyeceğinize çıkar, buradan, söz alır, konuşursunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Konuşursunuz... Şu anda sizin nasıl tahammülsüz olduğunuzu, nasıl gerçeklerin üstünü örtmeye çalıştığınızı Türk halkı izlemektedir. (AKP sıralarından gürültüler, CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET ÇERÇİ (Manisa) - Burası Meclis. Senin geldiğin yer değil burası!

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Sayın Başkan... Sayın Başkan, böyle bir şey olur mu? Sayın Başkan, müdahale ediliyor. Olur mu böyle şey! Ne kadar ayıp!

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasına İstanbul'daki aydınlar, İstanbul'daki sanatçılar, İstanbul'daki bilim insanları, İstanbul'daki sivil toplum kuruluşları karşı çıkıyor ve her türlü eylemle bu karşı duruşunu sürdürüyor. Buna karşılık, ortada bir proje yokken, ne yapılacağı belli değilken, bir dayatmayla, yasanın bir maddesi hâline Atatürk Kültür Merkezinin yıkımı getiriliyor ve Meclise sunuluyor.

Şimdi, ben burada...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Serter, sağ olun.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Bir dakika, bitiriyorum.

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur) - Başkan, bir dakika daha verin, sözünü çok kestiler.

BAŞKAN - Hayır, hayır... (CHP sıralarından "Müdahale var Sayın Başkan." sesleri) Arkadaşlar, bakınız saygıdeğer milletvekilleri, bir dakikalık süreyi verdim ve şu ana kadar hiçbir milletvekili ve hiçbir bakan için mikrofonu açmadım ve açmayacağım. (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP sıralarından "Müdahale var." sesleri)

Sayın Serter, teşekkür ediyorum. Teşekkür ederim Sayın Serter.

FATMA NUR SERTER (Devamla) - Sayın Başbakanın referandum konusundaki seçimini hatırlatıyorum size.

İstanbul referandumunu yapmıştır. (AK Parti sıralarından gürültüler, CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fatma Nur Serter (CHP, İstanbul). “İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti hakkında kanun (s.s.:16)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 1 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-nur-serter-23-2007-11-01-istanbul-2010-avrupa-kultur-baskenti-hakkinda-kanun-s-s-16-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b015/tbmm230030150495.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
