# Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fatma Şahin (AK Parti, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2005
- **Gündem:** TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fatma-sahin-22-2005-05-04-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda

> Fatma Şahin (AK Parti), 4 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.877)); konuşma 555 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FATMA ŞAHİN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TÜBİTAK yasa teklifinin 9 uncu maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinize saygılarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, TÜBİTAK yasa teklifinin görüşülmeye başladığı andan itibaren büyük bir dikkatle dinledim. Bunu dinlerken de, AK Parti Milletvekilliği kimliğimin dışında, onbeş sene özel sektörün her kademesinde çalışmış bir mühendis olarak, arkadaşlarımızı dikkatle dinledim ve bu noktadaki üzüntülerimi paylaşarak sözlerime başlamak istiyorum.

CHP'li milletvekili arkadaşlarımızın yasa teklifi yorumu hakkında söyledikleri şeyi iki cümleyle özetlemek istiyorum: Birincisi, siyasî kadrolaşıyorsunuz. İkincisi de, kurumu ele geçiriyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bilim ve teknik üzerinde konuşuyoruz. Bilim ve teknik, pozitif ilim demektir. Pozitif ilim demek, muhakeme, mantık ve ispat demektir. Bunu, yorumlarla, bunu, niyet okumalarla söyleyemezsiniz. Sayın Başkan bir yıldan beri yeni yönetimde çalışıyor. Bunu konuşan arkadaşlarım, Sayın Başkanın yapmış olduğu icraatlarından "Sayın Başkan, siz yönetime geldiğinizden beri, şöyle, şunu yaptınız, şu projede şöyle bir siyasî irade kullandınız, şunu yaparken siyasallaştırıldığını ispatladınız" dedikleri hiçbir örneği sunamadılar.

Şimdi, ben, grup başkanvekilimize ve CHP milletvekillerine soruyorum: Bir seneden beri, yaklaşık birbuçuk seneden beri ne yapıldı değerli arkadaşlar? Şu mudur siyasallaşma; bilim ve teknoloji üzerine strateji çizilmiştir, fon kullanımında hukukî ve idarî altyapı güçlendirilmiştir, harcama esnekliği getirilmiştir, vergi indirimi uygulamaları getirilmiştir, TÜBİTAK desteklemelerinde başvuru belgeleri sadeleştirilmiş ve basitleştirilmiştir, ayrıca, ekonomik ve sosyal projelerle bu projeler de desteklenmiştir.

Değerli arkadaşlar, sizlerle bir şeyi daha paylaşmak istiyorum. Bir toplumda bilim ve teknik egemense, üç şey hayata geçmiş demektir. Bunun birincisi kaliteli insangücüdür, üretme gücüdür ve yönetme gücüdür. Dönüp, on yıllardan beri TÜBİTAK'ın kendi içine baktığımız zaman, bırakın Türkiye genelinde bu üç kriteri ne kadar hayata geçirdiğini, TÜBİTAK'ın kendi içerisinde bunu ne kadar hayata geçirdiğini tartışmak gerekiyor.

Ben, hafta sonu, TÜBİTAK'ta on onbeş yıldan beri çalışan teknik bir ekiple, İstanbul'da bir toplantıda beraberdim ve bana şunu ifade ettiler: "Değerli milletvekilim, biz, yaklaşık onbeş seneden beri bu kurumun içerisindeydik. Bu yönetim gelmeden önce, kurumda ciddî bir güven bunalımı vardı. Çalışanların, yöneticilere ve yönetime karşı olan saygısı bitmişti." Bunu yaparken, ciddî kriterlerle "ölçü neydi; eğer prim usulüyle çalışılıyorsa, kriter, performans kriteriyse, düşük performansa yüksek primler ödendi, on yıllar boyunca. Bunu yaparken kapalı bir kutu gibi çalıştılar, misyonlarını ve vizyonlarını tamamlayamadılar. Bunu yaparken, biz, bu güven bunalımı içerisinde, herkes, bilim ve teknikten çok birbiriyle uğraşmaya başladı ve TÜBİTAK, ciddî bir dedikodu yuvası haline dönüştü; taa ki, yeni yönetim anlayışı geldi; yeni yönetim anlayışıyla beraber, TÜBİTAK'a huzur ve mutluluk geldi; bilim ve teknoloji adına ciddî bir çalışma geldi" dediler. Ben, bunu, bir heyetle konuştum; sizler de, gidip, TÜBİTAK'ın geneli içerisinde -bir araştırma yaparak- bunun ne kadar doğru olduğunu araştırabilirsiniz, ispatlayabilirsiniz değerli arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, bunun adına ne derseniz deyin, biz hedefi çizdik; hedef, çağdaş uygarlık düzeyi. Hedefimizi on yıllar önce çizmişiz; ama, bunu özde ne kadar gerçekleştirdiğimiz tartışılır pozisyonda. Biz, bunu, sözde değil özde gerçekleştirmek istiyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Biz, bilim ve teknolojiyi, köydeki Mehmet Emmi'nin yaşam kalitesini etkileyecek şekilde hayata geçirmek istiyoruz. Bilim ve teknolojiyi, eğitimli, sağlıklı bir Türk toplumu, güçlü bir Türk sanayii...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Şahin.

FATMA ŞAHİN (Devamla) - Teşekkürler Sayın Başkanım, bitiriyorum.

Biz, bilim ve teknolojiyi ne şekilde kullanmak istediğimizi biliyoruz. Niyet okumalarla, farklı yorumlarla bunu farklı yerlere çekemezsiniz. Biz, ne yaptığımızı biliyoruz diyorum ve Cumhuriyet Halk Partisinin değerli üyelerine, bilim ve teknolojiye siyaset katmak ne kadar tehlikeliyse, bilimin ve teknolojinin üzerinden siyaset yapmak da o kadar tehlikelidir diyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fatma Şahin (AK Parti, Gaziantep). “Türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.877)”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-sahin-22-2005-05-04-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kanunda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
