# Akaryakıt kaçakçılığının ekonomiye,insan ve çevre sağlığına verdiği zararın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge üzerinde genel görüşme hakkında 10/238 (ss.978)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fatma Şahin (AK Parti, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim
- **Tarih:** 16 Kasım 2005
- **Gündem:** AKARYAKIT KAÇAKÇILIĞININ EKONOMİYE,İNSAN VE ÇEVRE SAĞLIĞINA VERDİĞİ ZARARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGE ÜZERİNDE GENEL GÖRÜŞME HAKKINDA 10/238 (SS.978)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fatma-sahin-22-2005-11-16-akaryakit-kacakciliginin-ekonomiye-insan-ve-cevre-sagligina-verdigi-za

> Fatma Şahin (AK Parti), 16 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AKARYAKIT KAÇAKÇILIĞININ EKONOMİYE,İNSAN VE ÇEVRE SAĞLIĞINA VERDİĞİ ZARARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA BİR MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGE ÜZERİNDE GENEL GÖRÜŞME HAKKINDA 10/238 (SS.978)); konuşma 968 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FATMA ŞAHİN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; akaryakıt kaçakçılığının genel olarak değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerle alakalı, önerge sahipleri adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, biz, öncelikle, bu önergeyi niye verdik, bunu sizlerle bir paylaşmak istiyorum. Bu önergeyi vermemizin en büyük nedenleri, kayıp-kaçağın Türk ekonomisine getirdiği zararlarla beraber en önemli şey dediğimiz çevre ve insan sağlığına da getirdiği zararların araştırılmasının toplumsal bir sorun olduğu ve bu toplumsal sorunların da, İçtüzüğün ve Anayasanın bize verdiği yetkiler doğrultusunda araştırılarak çözüm önerilerinin getirilmesi noktasında milletvekilleri olarak bize düşen bir görev vardı; çünkü, bireyin topluma ve bireyin devlete olan güveni bu noktada bir güven bunalımına dönüşmüş durumdaydı. Bu önerge sahipleri olarak, nedenini açıkladıktan sonra şunu paylaşmak istiyorum: İyi ki de diyorum, bu önergeyi vermişiz. Komisyonda çalışan bütün arkadaşlarıma ellerine sağlık diyorum. Çıkan sonuçların da mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, 3 Kasım öncesi yüzde 90 Millet Meclisini değiştiren çok önemli bir millet iradesi vardı. Muhalefetiyle iktidarıyla, biz, halkımıza bir söz verdik, dedik ki, yoksulluğu önlemenin yolu yolsuzluğu önlemekten geçiyor ve 3 Kasım itibariyle araştırma önergeleri eğer bu Meclis kararıyla soruşturmaya dönüştürüldüyse, soruşturma mekanizması Yüce Divan mekanizmasını çalıştırdıysa, bizim bu milletimize verdiğimiz sözün arkasında durduğumuzun en büyük göstergesidir diye düşünüyorum. Bu anlamda da, o gün için çok önemli olan, Yüce Divanın çalıştırılması mekanizmasında da bugün akaryakıt kaçakçılığının sonuçlarının değerlendirilmesi de, en az o kadar önemli bir konuydu.

Şimdi, komisyon raporundan, tabiî ki Komisyon Başkanımız ve komisyondaki arkadaşlarımız çok daha detaylı bir şekilde sizlere bahsedecekler; ama, birkaç önemli noktayı ben de sizlerle paylaşmak istiyorum. Yapılan çalışmalara göre bu akaryakıt kaçakçılığının beş farklı yolla ülkemize girdiği tespit edilmiştir. Bu yollardan biri ve en çok kullanılan yollardan biri de çift faturalandırma sistemidir. Çift faturalandırma sistemiyle, gümrüksüz bir şekilde dağıtım şirketlerinin depolarına akaryakıt girmektedir ve bu, en çok kullanılan yöntemlerden biridir.

İkincisi, insan ve çevre sağlığı açısından çok önemsediğim için mutlaka sizinle paylaşmak istiyorum, tekstil ve yardımcı hammaddelerin, solventler dediğimiz maddelerin akaryakıtın içerisine katılarak yeni bir uygulamanın yapılmış olması ve bunun insan sağlığına ve çevre sağlığına zararlarını düşündüğümüz zaman, bu ikinci maddenin çok daha tehlikeli bir madde olarak karşımıza geldiğini görüyoruz. Değişik ÖTV'lerden dolayı bu yola gidildiği ve kullanılan solventlerin -ben, onbeş sene tekstil fabrikasında çalışmış kimya mühendisi olarak söylüyorum, o solventlerin yapılarını çok iyi biliyorum- o solventlerin akaryakıtla birleştiği zaman da, gerek araçların içerisine gerekse oluşabilecek patlamalarda, sıcaklığa ve basınca karşı oluşabilecek patlamalarda, sıcaklığa ve basınca karşı oluşabilecek patlamalar açısından çevreye çok fazla zarar verebilecek bir canlı bomba haline getirilen türevler oluşturulduğundan dolayı, bunun çok çok önemli bir madde olarak karşımıza geldiğini görüyoruz.

Üçüncüsü, kabotaj, yani, dahilî kabotajda Türk gemilerinin Türk limanlarında indirip bindirme işlemlerinde esnek bir yapının olmasından dolayı özellikle açık denizlerde akaryakıt kaçakçılığı yapmak isteyen kötü niyetli kişilere karşı ortam veren birtakım ortamların olduğunu, komisyon, yaptığı çalışmalarda görmüştür ve burada, mutlaka, yasal boyutta neler yapılması gerekiyorsa, bu üçüncü maddede hızla yapılması gerekmektedir.

Sınır ticaretinde yapılan kaçakçılık, en çok bilinen kaçakçılık yöntemidir. Mahkemelere başvurulduğu zaman da en çok sınır kaçakçılığından dolayı mahkemelerde dava olduğu gözükmesine rağmen, bizim, esas olarak, fotoğrafın tamamına baktığımız zaman, en büyük transit geçitler dediğimiz, yani, Türkiye'nin üs olarak kullanıldığı Irak-Türkiye hattından, Yunanistan, Letonya, İspanya gibi ülkelere transit geçitlerde çok büyük akaryakıt kaçakçılığının yapıldığı ve özellikle bu miktarın yüksekliğinden dolayı -buraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum değerli arkadaşlar- burada da iki örneği sizlerle paylaşmak istiyorum.

Birincisi, Irak'tan gelen Türkiye'den transit geçen ve Gürcistan'a gitmek üzere yapılan "Slop" denen bir madde var. Slop dediğimiz, petrol çamuru; yani, ikincil bir madde. Irak'tan çıkarken, bu, faturalarda Slop olarak gözüküyor; ama, Türkiye'ye girdiğinde bu Slop, yüklenirken Slop olarak faturalarda gözüküyor; fakat, yüklenirken, benzin türevleri veya süper benzin olarak depolara yükleniyor, Türkiye'ye geldiğinde burada boşaltılıyor, yerine Slop doldurularak Gürcistan'a gidiliyor. Kâğıtta baktığınız zaman Slop geliyor ve Gürcistan'a da Slop ulaşmış gözüküyor; ama, Türkiye'nin içerisinde, özellikle bunu şeylerden çok iyi anlıyoruz değerli arkadaşlar, bizim resmî ihracat rakamları ile dışarıdaki ithalat rakamları karşılaştırıldığında. Özellikle komisyonumuzun çok farklı ülkelerden istediği bilgilerin 5 tanesi somut olarak değerlendirilmiştir ve bu farklılığın tescil edildiği gözükmüştür; yani, resmî rakamlarda, bizden çıkan rakamla oraya giren rakam arasında çok ciddî faklılıklar gözükmektedir.

Buna dönüp baktığımız zaman, bu miktar nedir diye dönüp baktığımız zaman da, bir örnek size vermek istiyorum olayın boyutlarını göstermek açısından. Türkiye'de benzin türü, yani, petrol türevleri olarak gösterilen 4 kalem malda 5,2 milyon ton bizden çıkmış olmasına rağmen, Irak'ta bunun 3,8 milyon tonunun teslim alındığı söyleniyor. Arada 2,2 milyon ton, iki ülke arasında ciddî bir miktar farklılığının gözükmesiyle kaçakçılığın boyutunun ne anlama geldiğini de hep beraber anlamış oluyoruz.

Değerli arkadaşlar, şimdi, tespit yapıldı; burada çok ciddî bir sıkıntı hakikaten gözüküyor. Peki biz ne yapacağız; biz, Parlamento olarak, yasal boyutta ne yapılması gerekiyorsa yapabilecek bir parlamento iradesine sahibiz; mutlaka bunu yapmamız gerekiyor.

İkincisi, bakanlıklararası koordinasyonda bir zafiyet varsa bunun tek elden birleştirilmesi ve mutlaka gerekli personel ve altyapı desteğiyle beraber bunun bakanlıklarüstü bir koordinasyon merkezi sistemiyle denetlenmesi gerekiyor.

Ayrıca, değerli arkadaşlar -ben Sanayi Komisyonunun bir üyesiyim, aramızda Sanayi Komisyonundan arkadaşlarımız var- biz geçen yıl Petrol Piyasası Kanununu çıkardık. Petrol Piyasası Kanunundaki en büyük olaylardan bir tanesi piyasayı denetleme EPDK'ya görev olarak verildi. EPDK Başkanının komisyona da yapmış olduğu çalışmalardan, anlattığı çalışmalardan, yasa çıktıktan ve yürürlüğe girdikten sonra, yönetmelikler de hazırlandıktan sonra en önemli şey dediğimiz ulusal marker denilen bir yöntemle kaçakçılık varsa bile bunun piyasanın içerisinde yakalanacağı bir sistemi EPDK çalışmaya başlamıştır ve burada da hızlı sonuçlar alınmaya başlamıştır.

Ulusal marker dediğimiz yöntem, değerli arkadaşlar, bir katkı maddesi, kimyasal bir maddeyle hem rafinaj çıkışlarına hem de gümrük girişlerine bu maddeyi veriyorsunuz; eğer kaçak yollarla girdiyse, bu madde eğer içinde yoksa zaten bunu da tespit eden cihazlar var ve çok kısa süre içerisinde, 5 dakika içerisinde, çok hızlı bir şekilde içinde katkı maddesi olup olmadığı anlaşılıyor. Zaten varsa belli boyutlarda, yoksa da kaçakçılık anlamında içeriye girdiği anlaşıldığından en azından piyasada kullanılması ciddî anlamda denetlenmiş oluyor. Mutlaka bu sistemin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FATMA ŞAHİN (Devamla) - Başkanım bitiriyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Fatma Şahin (AK Parti, Gaziantep). “Akaryakıt kaçakçılığının ekonomiye,insan ve çevre sağlığına verdiği zararın araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge üzerinde genel görüşme hakkında 10/238 (ss.978)”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 16 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-sahin-22-2005-11-16-akaryakit-kacakciliginin-ekonomiye-insan-ve-cevre-sagligina-verdigi-za (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
