# Kadınlar günü münasebeti hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fatma Şahin (AK Parti, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mart 2006
- **Gündem:** KADINLAR GÜNÜ MÜNASEBETİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fatma-sahin-22-2006-03-08-kadinlar-gunu-munasebeti-hakkinda

> Fatma Şahin (AK Parti), 8 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADINLAR GÜNÜ MÜNASEBETİ HAKKINDA); konuşma 836 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FATMA ŞAHİN (Gaziantep) - Sayın Başkanım, başka alanlarda da pozitif ayırımcılık istiyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tabiî ki, çok önemli bir gün; birtakım hukuksal mücadelelerin, kazanılmış olan bir hakkın teslim edildiği bir gün; ama, biz istiyoruz ki, sözde günübirlik kutlamalardan daha çok, özde, biz bugünleri ne yaptık, ne yapmak istiyoruz ve yakalamaya çalıştığımız hedefler nelerdir; bu günleri, bir hesaba çekme, kendimizi bir teraziye koyma günü olarak değerlendirmek istiyoruz.

Bu anlamda, ben, özellikle bu dönem milletvekili arkadaşlarıma huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Başta Anayasa değişikliği olmak üzere, biliyorsunuz, hepinizin oylarıyla Anayasanın 10 uncu maddesini değiştirdik. Medenî Kanunda, Türk Ceza Kanununda, İş Kanununda, Yerel Yönetimler Kanununda yapmış olduğumuz değişikliklerle, kadınımızın hak etmiş olduğu hukuk mücadelesinde onun bir insan olduğunu, onun bu hukuk mücadelesinde hak ve hürriyetleri noktasında yasal eksikliklerini büyük bir çoğunlukla giderdik.

Tabiî ki, çok az yapılması gereken değişiklikler varsa da, bundan sonraki süreçte de bu Parlamento bu işi de halledecektir; ama, biz sahaya indiğimiz zaman, değerli arkadaşlar, hâlâ, eğitim seviyesi yüksek olan kadınlarımızda dahi, yasal okuryazarlık dediğimiz, yasayla kendine verilen hakkın, hukukun bilinmediğini gördük. Dolayısıyla, bizim ikinci derecede bir işimiz de, çıkarmış olduğumuz yasaları, toplum bilincini yükselterek ve kadınımızın yasal okuryazarlığını yükselterek, hakkını, hukukunu öğretmemiz gerektiğini sahada gördük.

Biliyorsunuz, biz, dört aylık bir komisyon çalışmasıyla dün raporumuzu tamamladık ve yapmış olduğumuz yasal düzenlemelerin yerelde de, sahada da, pratikte de ne kadarını uygulama alanı içerisinde veriyoruz, ne kadarında daha sıkıntılarımız var; bunu da dört aylık süreç içerisinde izledik.

Değerli arkadaşlar, hiçbir şeye pembe gözlüklerle bakmıyoruz. Biz, kadınımızın, hâlâ, eğitim ve sağlık problemleri olduğunu biliyoruz. Kadınımızın ekonomik problemleri olduğunu biliyoruz. Tabiî ki, ülkemizde üst üste yaşanan ekonomik krizlerden dolayı yüzde 10 küçülen ekonomi, önce, zayıf halka dediğimiz kadınlarımızı ve çocuklarımızı vurmuştur. Biz de eğitimde ve sağlıkta, ilk geldiğimiz günden beri, bunun bir sorun olduğunu ve bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğinin bilinciyle, ilgili bakanlıklarda, ilgili çalışmalar hızla yapılmaktadır; ama, bu, yeterli mi; değil, daha yapılacak çok işimiz var.

Ben birkaç rakamla sizlerle bunları paylaşmak istiyorum. Değerli arkadaşlar, biz, Millî Eğitim Bakanlığıyla, biliyorsunuz, UNICEF'in işbirliğiyle "haydi kızlar okula" kampanyası başlattık ve başlattığımız zaman gördük ki, 700 000 kız çocuğumuz okuma yazma yaşında olmasına rağmen okula gitmiyor. Bu yapılan çalışma sonunda 175 000 kızımız okula başladı. Tabiî, bunların bire bir takip edilmesi ve bu sürekliliğin sağlanması gerekirken, geriye kalan okula gitmeyen kızlarımızın da mutlaka okullaştırılması gerekiyor. Bizim hedefimiz okumaz yazmaz kızımız kalmayacak. Çünkü, eğer, kadının statüsünden bahsediyorsak, eşitlikten bahsediyorsak, mutlaka, eğitim problemini halletmemiz gerekiyor.

Ve biz, bir şeyi daha başardık: Yaklaşık üç yıllık iktidarımız boyunca, 70 000 derslik yaptık değerli arkadaşlar. Bu 70 000 derslik, bu dönüp de tarihî sürece baktığımız zaman, yıllık yapılan okul sayısı itibariyle bir rekordur diyoruz. Fakat, bunun da yeterli olmadığını, bu sayıların mutlaka yükseltilmesi gerektiğini biliyoruz.

Bizde, ayrıca, sosyal devlet olmanın gerektirdiği, biliyorsunuz, Anayasada sosyal devlet olma hükmü vardır ve biz, bunu başarmak için, yoksul dediğimiz, en yoksul yüzde 6 dediğimiz ailelerimize, dargelirlilerimize, eğitim ve sağlık problemlerini halletmek için, Sosyal Riski Azaltma Projesi diye bir proje başlattık. Bu projenin 2 tane önemli ana damarı var; birincisi eğitim, ikincisi sağlık. Burada şunu yapıyoruz: İlköğretime devam eden erkek öğrenciler için 18 YTL, yani 18 000 000, ilköğretime devam eden kız öğrenciler için 22 000 000, ortaöğretime devam eden erkek öğrenciler için 28 000 000, ortaöğretime devam eden kız öğrenciler için de 39 000 000 yardım yapıyoruz ve toplamda baktığımız zaman, 2006 Ocak ayı itibariyle, 1,5 milyon öğrenciye 298 000 000 YTL yardım yapılmıştır. Bu çok önemli bir rakamdır ve mutlaka bu proje sonuna kadar desteklenerek devam etmelidir.

Gelelim sağlığa. Sağlıkta da 2005 yılında 4,5 milyon kadınımıza aile planlaması hizmeti verilmiştir. Değerli arkadaşlar, bu, 2002 yılında 3,1 milyondu, yani, hızla, kadınlarımız, aile planlaması noktasında bilinçleri artmakta ve gerekli yerlere müracaat ederek gerekli olan hizmetleri almaktadır. Ayrıca, anne ve bebek ölümlerine baktığımızda genellikle bunun yetersiz beslenmeden olduğunu araştırmacılar araştırmışlar ve Sağlık Bakanlığımız da bunu önlemek için, 2005 yılında, 1 580 bebeye demir desteği vermiştir; 2006 yılında ise 1 000 000 kutu demir alınmıştır; 751 790 bebeye de (D) vitamini verilmiştir. Eğer bunlar desteklenirse, istemiş olduğumuz binde 10 hedefine, çocuk ölümlerinde, Avrupa standartlarını yakalamak için çok önemli bir adım olarak görüyoruz ve mutlaka bu alanda da yapılması gereken hizmetlerin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Biraz önce belirtmiş olduğum şartlı nakit transferinde, sağlıkta da başlattık ve şunu yaptık değerli arkadaşlar: Eğer, yüzde 6 yoksulluk sınırına giriyorsanız ve 0-6 yaş grubundaysanız, gideceksiniz ve mutlaka sağlık hizmeti aldığınızı kanıtlayacaksınız. Sağlık hizmeti aldığınızı kanıtladıktan sonra da geleceksiniz, nakit para yardımı alacaksınız. Burada da hükümetimiz her çocuk için 17 000 000 vermiştir ve şu da çok önemli: Annelerimizin, biliyorsunuz, mümkün olduğu kadar hastane şartlarında doğum yapmasının annenin ölümünün riskini azalttığından dolayı, kadınlarımızın hastanede doğum yapmalarını teşvik etmek için 55 000 000 nakit yardımı yapılmaktadır. Yani, kadın gidip hastanede doğum yaparsa ancak, bu parayı alacaktır. Bu şart karşılığında bu para veriliyor. Bunların toplamında da, 2005 yılında 850 784 çocuk için 96 000 000 YTL yardım yapılmıştır ve 351 491 vatandaşımız bundan yararlanmıştır.

Eğitim ve sağlık önemli. Ekonomi…

---

**Kaynak gösterme:** Fatma Şahin (AK Parti, Gaziantep). “Kadınlar günü münasebeti hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 8 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-sahin-22-2006-03-08-kadinlar-gunu-munasebeti-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
