# Mesleki yeterlilik kurumu kanunu tasarısı ile sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler komisyonu raporu (s.s 1193)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fazlı Erdoğan (AK Parti, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim
- **Tarih:** 21 Eylül 2006
- **Gündem:** MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU KANUNU TASARISI İLE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU RAPORU (S.S 1193)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c129/b127/tbmm221291270024.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fazli-erdogan-22-2006-09-21-mesleki-yeterlilik-kurumu-kanunu-tasarisi-ile-saglik-aile-calisma-ve

> Fazlı Erdoğan (AK Parti), 21 Eylül 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU KANUNU TASARISI İLE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER KOMİSYONU RAPORU (S.S 1193)); konuşma 1.361 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FAZLI ERDOĞAN (Zonguldak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1193 sıra sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Grup adına da bana bir söz tevdi edilmişti. Bu bağlamda hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuya geçmeden önce, benden önceki konuşmacılar, özellikle meslekî yeterlilik konusunda birçok değerlendirmeler yaptılar, onun yanında, başka konulara da birtakım açılımlar, yorumlar getirdiler.

Tabiî ki, Türkiye'de yaşıyoruz. Türkiye'nin dününü, bugününü, yarınlarının hesabını Meclis olarak yapmaya mecburuz. Takdir edersiniz ki, 2002 sonu itibariyle, bu Mecliste hepimiz bulunmuyorduk; ama, hepimiz Türkiye'de bulunuyorduk. O günkü işsizlik oranlan, istatistiklere göre, yüzde 9,9 iken, 2006 Haziran sonu itibariyle Türkiye'deki işsizlik oranı yüzde 8,8'dir.

Yine, Türkiye'de geçmişte 1,0 tindik fiyatları açıklanırken, bugünlerde 3 doların üzerinde fındık fiyatları açıklanmıştır; fakat, Muzaffer Bey benim kapı komşumdur, onun değerlendirmelerine asla polemik yapmak istemiyorum; ama, değerlendirmek istediğim bir konu var.

Değerli arkadaşlar, bir veresiye satış var, bir de peşin satış var. Veresiye satışların alınıp alınmayacağı belli değildir; ama, peşin satan insan 6 OOO'e de, 5 OOO'e de satmıştır geçmiş senelerde, gerçekten fındığının parasını kasasına koymuştur; ama, veresiye satıp alınması alınmaması belli olmadığı için 7 OOO'e satmıştır, ucu açıktır, alan da vermemek üzere belki hesap yaptığı için, toplum bu konuda mağdur edilmiştir. Bunun hepimiz bilincindeyiz. (CHP ve Anavatan Partisi sıralarından gürültüler)

HÜSEYİN GÜLER (Mersin) - Fındıkçıların arasına girebilir misiniz?! Ordu'da sizi bekliyorlar!

FAZLI ERDOĞAN (Devamla) - Temennimiz, dileğimiz, arzumuz şudur: Bu konu, bundan sonra, İşin, gerçekten özerk ve sektör bazında ilgilileri belli olmuştur, devlet konumunu, duruşunu yeniden tespit etmiştir. Hükümet bu noktada özel sektör eliyle olayı yeniden yorumlama, yeniden değerlendirme fırsatını Fiskoıbirlik'e ve onun alternatiflerine bırakmıştır. Önümüzdeki sene, zannediyorum, bu değerlendirmeleri herkesin daha bir şekilde yapması sağlanacaktır.

Malum olduğunuz üzere, Türkiye'nin en büyük sorunu işsizliktir; bunda hemfikiriz. Yıllardan bu yana gerekli yatırım ve istihdam alanlarının oluşturulmaması, halihazırdaki kaynakların yeterli ve etkin bir şekilde kullanılmaması ve bunun yanında da verimli, kaliteli, nitelikli insanı, zamanında ve yerinde hazır yapamadığımız, tamamlayamadığımız için ülkemiz bu noktada, gerçekten, gelişmiş ülkelere göre, evet, yerini alamamıştır; ama, bir gelişmekte olan ülkeyiz, geri kalmış olan ülkelerden gelmiş, gelişmekte olan ülkeler arasına gelmişiz. Hedefimiz, Avrupa Birliğiyle gelişmiş ülkeler seviyesine, Meclis olarak, iktidarıyla, muhalefetiyle ülkeyi taşımaktır.

Takdir edersiniz ki, yine, Haziran 20, yani, dün tarihi itibariyle açıklanan birtakım veriler var. işsizlik oranı 8,8 iken, 15 ve 24 yaş arası kurumsal olmayan sivil işgücü işsizlik oranı 17,4'tür. Bu rakam, Haziran 2006 verilerine göre yüzde 8,8 olan genel işsizlik oranının yaklaşık 2 katıdır. Eğitimli işgücünün işsizlik oranı ise, genç işsizlik oranının çok da üstündedir. Haziran 2006 döneminde Türkiye'de çalışma çağındaki nüfus, geçen yılın aynı dönemine göre 870 000 kişi artmıştır. Böylesine hızlı bir işgücü olan ülkemizde, sadece istihdam alanlarının hazırlanması çare ve çözüm değildir. Aynı zamanda, nitelikli eleman yetiştirmek, ara eleman sıkıntısını ortadan kaldırmak ve bunun yanında da, insanlarımızın moralini, çalıştığı yeri severek, işveren, ona "işçi sayesinde ekmek buluyorum" evet "işçi sayesinde ekmek buluyorum" işçi de "işveren sayesinde ekmeğimi buluyorum" deme noktasında ortak moral gücüne erişmemiz lazım.

Değerli milletvekilleri, bilindiği üzere, ülkemizde, bireylerin meslekî yeterliliklerini, ulusal ve uluslararası düzeyde belirleyen meslek standartları sınav ve belgelendirme sistemleri de yeterli değerde değildir. Ulusal meslek standartlarının ve bu doğrultuda oluşturulması gereken eğitim stan- TBMM B;127 2 1 . 9.2006 O: 2 daıtlarının olmaması, meslekî ve teknik eğitim programlarının, iş piyasası aktörlerinin katılımı olmadan eğitim veren kurumlarca hazırlanmasına neden olmaktadır. Bu programlara göre meslek! ve teknik eğitim alan bireyler, iş piyasasının istediği nitelikte kazanımlarını elde edememektedirler. Gerek yükseköğretimden mezun olan gerekse meslekî teknik eğitim veren okullardan mezun yavrularımıza verilen diploma ve belgeler, yavrularımızın sahip oldukları bilgi ve becerileri yeterince güvenilir bir biçimde yansıtmamakta, çoğu zaman, bir kurumun verdiği bir belge diğer kurumlar tarafından önemli bir şekilde değerlendirilmemektedir. Herhangi bir eğitim almadan çalışarak kendi kabiliyetini, kendi becerisini kazanmış bir kişi, ne kadar pratikte bir şeyler becermiş olsa bile, kurumsal olarak yeterli derecede bir belge verilmediği için, o da, bir yerde işi bilen, fakat, kendini belge noktasında ispatlamama konusunda sıkıntı çekmektedir, örneğin, biz, Karadeniz-Ereğli'de büyük bir tersane kurduk; 110 milyon dolarlık bir yatırımla, 55 000 tonluk gemileri, uluslararası denizlerde, Türk Bayrağıyla dalgalandıracağız.

Orada pratikten gelen insanların belgesi yok. Belgeyi halk eğitim kurslarından aldık, onların da yeterli derecede pratiği yok. Belgesiz insanlar başarılı, pratikten gelenler başarısız. Bu noktada bir çelişki yaşıyoruz. Halk eğirimden alınan arkadaşlarımızın belgesi olmasına rağmen, o tersanede yeteri derecede hem iş bulamadılar hem de orada işe girdikleri halde başarılı olamadılar; burada bir çelişki var. Demek ki, pratikten gelen, işi bilen insanları, yetenekli olan insanları kurumlarla desteklemek, onları belgelerle sistemin içerisine almak zorundayız.

Bu örnekleri elbette çoğaltabiliriz. Ancak, görüleceği gibi, işsiz insanlarımız ile işçiye ihtiyaç duyan işverenlerimizi bir araya getirirken, karşılıklı olarak ihtiyaçlarının karşılaştırılması gerekmektedir.

İşgücünün ve çalışma hayatının Kızla geliştiği ve değiştiği günümüzde, ekonomik kalkınmayı yakalayan Türkiye'nin, bu değişim karşısında, tüm kurum ve kurullarıyla hazır olması gerekmektedir. Hatta, biliyorum ki, bu düzenleme gerçekten gecikmiştir; çünkü, gelişmiş ülkelerde ve Avrupa Birliği Üyesi ülkelerde meslekî yeterlilik sistemlerine baktığımızda, çalışma hayatı ve eğitim kesimi arasında fonksiyonel bir bağm kurulduğu ve meslek standartları sınav ve belgelendirme sisteminin önemli bir araç olarak kullanıldığı ve bu hizmetlerin ürün standartlarını belirleyen kuruluşlardan ayrı olarak, devlet, işçi ve işveren kesimlerinin katılımıyla oluşturulan özerk kurumlar tarafından yürütüldüğü açıktır, ingiltere'de, Almanya'da, Amerika Birleşik Devletlerinde, Hollanda'da bu kurumların işlevleri gerçekten büyüktür.

Ülkemizde meslekî bir standart birliği olmadığından, bu ve benzeri birçok alanda bugün üzerinde konuştuğumuz Meslekî Yeterlilik Kurumunun önemi bir kez daha ortaya konmaktadır. Meslekî yeterlilik alanında bu eksiklik, işgücünün meslekî yeterliliğinin objektif olarak değerlendirilmesini engellemekte, en basit ifadeyle, işsizlerin iş bulmasına, işverenlerin de aradığı işçiyi temin etmelerine imkân vermemektedir.

Ayrıca, akredite edilmiş meslekî yeterlilik belgeleri olmadığı İçin, işgücünün yurt dışında istihdam edilmelerinde çok büyük güçlüklerle karşılaşılmaktadır.

Saygıdeğer milletvekilleri, ülkemizde ulusal meslekî yeterlilik sisteminin oluşturulmasına yönelik İlk çalışmalara, 1989'da Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Beşerî Kaynakları Geliştirme Projesiyle başlanmıştır. 1992 yılından sonra, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından Beşerî Kaynakları ve istihdamı Geliştirme Sistemleri ve Aksiyon Planı hazırlanmıştır. Söz konusu Aksiyon Planı esas alınarak, istihdam ve Eğitim Projesi oluşturulmuştur. Anılan proje, istihdamın geliştirilmesi, İşsizlerin eğitimi, meslek standartları, sınav ve belgelendirme sistemlerinin ve bu sistemi idame ettirecek özerk bir kurumun kurulması, meslekî danışmanlık verilmesi, özel istihdam bürolarının oluşturulması gibi hususları içerdiğinden, projenin genel koordinasyonu Türkiye tş Kurumuna verilmiştir.

1992 yılında, devlet, işçi ve işveren kesimleri arasında Meslek Standartları Ulusal Protokolü imzalanmış ve Meslek Standartları Komisyonunun oluşması kabul edilmiştir. Meslekî Yeterlilik Kurumu, binlerce mesleği, yeterlilik düzeyini, bu kapsamda hazırlanacak meslek standartlarını, sınav ve belgelendirme çalışmalarını, iş hayatında meydana gelen değişim ve gelişmelere paralel olarak bu hizmetlerin sürekli güncelleştirilmesini ve bu amaçlara ulaşmayı sağlayacak şekilde teşkilatlandmlacaktır. Bu kanun tasarısında, Kurumun faaliyet alanı eğitim ve istihdam kesimini birlikte ilgilendirdiğinden, Kurumun, kamu tüzel kişiliğini haiz, özel hukuk hükümlerine tabi, özel bütçeli ve özerk olması; karar ve yönetim organlarının ilgili devlet kurumlan, işçi ve işveren kesimlerini temsil eden, görev güvencesi sağlanmış üyelerden oluşması öngörülmüştür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Erdoğan, lütfen, toparlar mısınız.

FAZLI ERDOĞAN (Devamla) - Tamam Başkanım.

Kurum, faaliyetlerine başladıktan sonra, kamuya yük olmadan -en önemli tarafı budur- tamamen kendi gelirleriyle kendi giderlerini karşılayacak konumdadır.

Değerli arkadaşlar, ben, burada, son olarak, sizinle, bu konudaki Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanununun neler getirdiği konusunu da kısaca değerlendirip sözlerimi bağlamak istiyorum. Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanununun neler getirdiği... Ulusal meslek standartlannı temel alarak teknik ve mesleki alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek, standartları belirlenecek meslekî ve meslek standartları hazırlanacak kurumları tespit etmek, sınav ve belgelendirme sistemi kapsamında sınavlarda başanlı olanlara meslekî yeterlilik düzeyini gösteren sertifikalann verilmesini sağlamak, teknik ve meslekî eğitim öğretim seviyesini yükseltmek, Türkiye'de çalışmak isteyen yabancıların sahip olduklan meslekî yeterlilik sertifikalannın doğruluğunu tespit etmektir. Türkiye'de meslekî yeterlilik sistemlerinin oluşturulmasına, dünya pazarlarında...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Erdoğan, teşekkür ediyorum.

FAZLI ERDOĞAN (Devamla) - Sayın Başkan, bitiriyorum.

...rekabet edebilecek insangücünün geliştirilmesine...

BAŞKAN - Lütfen, Sayın Erdoğan... Teşekkür ediyorum.

FAZLI ERDOĞAN (Devamla) - Evet, ben şunu da sizlerle paylaşmak istiyorum ve teşekkür ediyorum:

Gönlüm şunu istiyor Türkiye'de: Doktoruyla, öğretmeniyle bu konuda herkes kendi sahasında yeterli ve seviyeli bir Türkiye bekliyoruz.

Diyorum ki: Her şey, bütün mesleklerde beş yıl yeniden bir analizden geçsin.

BAŞKAN - Sayın Erdoğan, lütfen, teşekkür için...

FAZLI ERDOĞAN (Devamla) - Analizden geçerek, herkes kendi sahasında yeni teknolojik gelişmelere açık, kendini yenilesin, meslekî yeterliliklerinde her alanda, her unvan sahibi tam olsun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN — Teşekkür ediyorum Sayın Erdoğan.

FAZLI ERDOĞAN (Devamla) - Bu dileklerle, gerek Başkanı gerek Divanı ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fazlı Erdoğan (AK Parti, Zonguldak). “Mesleki yeterlilik kurumu kanunu tasarısı ile sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler komisyonu raporu (s.s 1193)”. TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim tutanağı, 21 Eylül 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fazli-erdogan-22-2006-09-21-mesleki-yeterlilik-kurumu-kanunu-tasarisi-ile-saglik-aile-calisma-ve (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c129/b127/tbmm221291270024.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
