# 27.5.2005 tarihli ve 5357 sayılı türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun ve anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ( ss. 958 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fehmi Hüsrev Kutlu (AK Parti, Adıyaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2005
- **Gündem:** 27.5.2005 TARİHLİ VE 5357 SAYILI TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE ANAYASANIN 89 VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ ( SS. 958 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fehmi-husrev-kutlu-22-2005-06-29-27-5-2005-tarihli-ve-5357-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilm

> Fehmi Hüsrev Kutlu (AK Parti), 29 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 27.5.2005 TARİHLİ VE 5357 SAYILI TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE ANAYASANIN 89 VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ ( SS. 958 )); konuşma 724 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu sefer, yine, dokunulmazlıklarla huzurunuzdayız; ama, görüyorum ki, git gide, bu dokunulmazlıkların reytingi düşmekte.

GÜROL ERGİN (Muğla) - Millet hırsızlığa alışıyor galiba!

ATİLA EMEK (Antalya) - Tabiî, kulaklarınızı tıkadınız halktan gelen sese.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - Şu anda, önergeyi veren CHP sıralarında 20 kişi kadar, AK Parti sıralarında da bir o kadar vekil arkadaşımız var. Bu işi niye bu kadar, böyle, ucuzlattık, onu bilemiyorum; ama, bugün değişik bir üslup izlendi ve Cumhuriyet Halk Partisinden bir sayın milletvekilimizin dosyası getirildi.

Sayın Muharrem Kılıç hakkında, memura yalan beyanda bulunmak suçundan dava açılmış. Ben, Sayın Kılıç'ın, burada isnat edildiği gibi, cezaevine götürdüğü telefonu beyan etmeyip, sonradan üzerinde yakalandığı iddiasının doğru olmadığını gayet iyi biliyorum.

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Yanında mıydın?..

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - Yanında değildim; ama, şu anda karşımda duruyor Muharrem Bey.

Sayın Meral, siz kürsüde konuşurken sataşmalardan en çok mustarip olan bir milletvekilisiniz; ama, sataşmak da zevkli oluyor değil mi? (Gülüşmeler)

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Teşekkür ederim; sen de bana laf atıyorsun.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - Yani, size sataşan arkadaşların da durumunu anlayasınız diye söylüyorum.

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Ne kadar zor olduğunu bilesin.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - Sayın arkadaşlarım, bir gün bir kapıdan geçecektim, güvenlik görevlisi "bölge müdürüne bir haber vereyim" dedi. Ben de, haberi var, aç kapıyı dedim; adam açmadı. Camı açtım, kaşlarımı çattım, bana bak, ben, hem siyasetçiyim hem avukatım, yalan mı söyleyeceğim dedim. Adam, hemen düğmeye bastı "hâşâ, ikisi de yalan söylemez" dedi.

Şimdi, Sayın Muharrem Kılıç da, hem siyasetçi hem avukat; yani, memura niye yalan beyanda bulunsun?.. (Alkışlar ve gülüşmeler)

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Yani, bir tek avukatlar mı yalan söyleyebilir?..

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - Şimdi, sendikacıların konusunu ben bilmiyorum; yani, onlar ne kadar söylerler; ama, avukat olduğum için bu konuyu daha iyi biliyorum.

Şimdi, böyle bir gayri ciddî suçlamayla hakkında dava açılan çok kıymetli bir milletvekili arkadaşımızı "git, Malatya'da yargılan" diye göndermemiz, hem Meclisin çalışmalarını hem de Adalet Komisyonunun çalışmalarını aksatacak niteliktedir. Bu bakımdan, bu arkadaşlar niye kendi milletvekillerini buradan uzaklaştırmaya çalışıyorlar, onu ben anlamış değilim. Halbuki, daha dün bir vekiliniz, ne sebeple olduğunu ben bilmiyorum; ama, istifa ediverdi. Daha önceden de bir beyanda bulundu; işte "delege seçimlerinde usulsüzlük var, üye olmayanlar delege yazılmış" diye hâkime başvuruda bulundu, arkasından istifa etti.

Arkadaşlar, allahaşkına, siz de grubunuza sahip çıkın ya! Bak, böyle, iktidar ve muhalefetle ancak götürüyoruz; böyle, arkadaşlarınıza sahip çıkmadığınız zaman, yeni gruplara meydan verdiğiniz zaman, burada, daha büyük sıkıntıların olacağını hiç düşünmüyor musunuz?..

GÜROL ERGİN (Muğla) - Biraz ciddî şeyler söyleyin!

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - Şimdi de kıymetli arkadaşımız Sayın Muharrem Kılıç'ı…

GÜROL ERGİN (Muğla) - Boş boş konuşuyor orada!

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - …hiç, böyle, alakası olmayan bir şeyden dolayı yargıya göndermek istiyorsunuz. Ben, buna katılmıyorum. Ayrıca, bizim, milletvekilleri olarak sorunlarımıza sahip çıkmamız lazım.

GÜROL ERGİN (Muğla) - Onun suçlaması boş da, sizin suçlamanız nedir; onu söyleyin!

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - Mesela, sorunlarımız nedir?.. Geçen gün üyeler lokantasına yemeğe gidiyordum, koridorlar kapkaranlık. Karşıdan birileri geliyor, uzun boylu. Kim diye merak ettim; yaklaştı yaklaştı İdare Amirimiz Feyzi Berdibek. Sayın Amirim, bu koridorlar niye böyle karanlık dedim. "Başkanın talimatı; tasarruf" dedi. Yine, mutat veçhile muhalefet kulisinde oturuyordum -zaten, dışarıda mevsim baharmış, gezip dolaşanlar varmış; haberimiz olmuyor- karanlık. Niye karanlık dedim. "Meclis Başkanının talimatı; 'Genel Kurulun açılmasına onbeş dakika kalıncaya kadar ışıkları yakmayın' dedi." Daha sonra, Meclis Başkanımız, yine, tasarrufla ilgili, bir yerlerde, bazı vekillerin, işte, çok sayıda diş yaptırdıklarını, masraflarının çok olduğunu falan gündeme getirdi.

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - İlaç, ilaç...

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Devamla) - Ya, bak, biz, iktidarıyla muhalefetiyle bu milletvekillerinin sağda solda tartışılmamasını, dedikodu yapılmamasını, bu şekildeki iddiaların, varsa, içimizde görüşülüp sorumlularının cezalandırılmasını; ama, bunların dışarıda konuşulmaması gerektiğini bu kürsüden tartışmalıyız ve birbirimize sahip çıkmalıyız. Ama, ben, maalesef, bu anlayışı Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarda göremiyorum. Her zaman, her hafta, dönüp dolaşıp, Meclisi yıpratmak için, milletvekilinin birisini yıpratmak için bir önerge getiriyorlar ve bu önergelerde de, maalesef, her zaman aynı konuşmalar yapılıyor; bazen çok küçük değişiklikler oluyor. Onun için, biz, bu dokunulmazlıklara sarf ettiğimiz zamanı, milletvekillerinin imkânları nasıl daha genişletilir, imkânsızlıklar nasıl giderilir, ne yapabiliriz bu halkı temsil eden vekiller için; bunu konuşup tartışmalıyız ve bunları kararı bağlamalıyız diye düşünüyorum.

İlgi fazla olmadığı için, arkadaşlarımız bu dokunulmazlık konusuna iltifat etmedikleri için, ben de süremi tam olarak kullanmıyorum ve hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Fehmi Hüsrev Kutlu (AK Parti, Adıyaman). “27.5.2005 tarihli ve 5357 sayılı türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun ve anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ( ss. 958 )”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fehmi-husrev-kutlu-22-2005-06-29-27-5-2005-tarihli-ve-5357-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilm (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
