# Afet ve acil durum yönetimi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s:293)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Fehmi Murat Sönmez (CHP, Eskişehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 29 Mayıs 2009
- **Gündem:** AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:293)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/fehmi-murat-sonmez-23-2009-05-29-afet-ve-acil-durum-yonetimi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkin

> Fehmi Murat Sönmez (CHP), 29 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:293)); konuşma 496 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FEHMİ MURAT SÖNMEZ (Eskişehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 15’inci maddedeki değişiklik önergesi üzerinde söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bugünkü konumuz afet. Afet denince ilk aklımıza gelen deprem. Türkiye'nin yaşadığı en son depremden günümüze tam on yıl geçmiş, buna karşılık alınan önlemler kocaman bir sıfır. Depremden sonra kurulan Ulusal Deprem Konseyi 2007 yılında kaldırılıyor. Ben kendim soru önergesiyle Başbakana sordum, “Bu Ulusal Deprem Konseyini niye kaldırıyorsunuz veya bir programınız var mı?” diye; verilen cevap, yerine yeni bir oluşumun gerçekleştirileceğiydi. Ama o sorduğum soru neredeyse bir yıl oldu, en ufak bir ilerleme olmadı bugüne kadar.

Önlem almada bu kadar gayriciddi davranmanızın nedeni, krizde olduğu gibi, “nasıl olsa bize bir şey olmaz, gene teğet geçer” düşüncesi içinde olmanız mı diye de merak ediyorum.

Görüşmekte olduğumuz 15’inci maddenin birinci fıkrasında, Başkanlığın, ihtiyaç duyduğu konularda yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere araştırma, etüt ve proje yaptırabilmesine olanak tanınmıştır. Burada Kamu İhale Kanunu’nun hükümlerinin uygulanmaması öngörülmektedir. Araştırma, etüt ve proje ihtiyacının acil ihtiyaçlar olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Acil olmayan ihtiyaçların Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarılması olsa olsa yolsuzluklara zemin hazırlar.

Deprem için yapılacak iki hazırlık vardır. Birincisi mevcut yapıları güçlendirmek, ikincisi de yeni yapılan binaların depreme dayanıklı olarak üretilmesidir. Eski binalarla ilgili bir şey yapılmadığı ortada. Diyelim onlara masraf, maliyet çok gerekiyor. Onun için, hiç olmazsa yeni yapılacak binalarda önlem alınması gerektiğini düşünseniz, fakat bunda da yeterli çalışma yok, sakat uygulamalar devam etmekte.

Binaların üretiminin sağlam olarak yapılmasının yolu denetimden geçiyor çünkü ülkemizde faaliyet gösteren müteahhitler için hiçbir kısıtlama yoktur. Sabahleyin yatağından kalkan vatandaş o gün isterse müteahhit olarak hayatına devam edebiliyor. Bu yüzden inşaatlarda önemli olan denetim.

Ülkemizin bir bölümünde fennî mesullük, bir bölümünde ise yapı denetim firmaları yöntemiyle denetim uygulanmakta. Bu konuyu daha evvel defalarca dile getirdim, yapı denetim firmalarıyla yapılan denetim maalesef yetersiz kalmakta çünkü birtakım sakıncalı yanları var. Örneğin, yapı denetim firmasını müteahhit seçiyor. Yani kendi yaptığı inşaatın denetimini yapacak firmayı kendisi seçiyor, ücretini kendisi ödüyor. Böyle bir ortamda yapı denetim firmasının kendisini seçen, iş veren, para veren bir insanı layıkıyla, doğru olarak denetleme imkânı var mıdır? Yoktur, muhakkak ufak tefek aksaklıklara göz yumacaktır.

İkincisi, yapı denetim fiyatında pazarlık yapıyor müteahhit. Ne kadar ucuza denetimini yaptırırsa kendisini o kadar kârlı görüyor. Böyle olduğu bir ortamda da denetim firması ister istemez maliyetlerini azaltarak daha ucuza iş yapma çabasına giriyor. Böyle olunca da ilk yapacağı kısıtlama çalışacak personelden geçiyor. Tabii ki bunun yolu da mümkün olduğunca daha az ücretle çalışacak eleman bulmak. Tabii, o zaman da elemanın kalitesinde düşüklük kendini gösteriyor.

Üçüncü bir etken de, bu seçimde yapı denetim firmalarının belediyeye yakın olması düşünülüyor. Neden? Çünkü, bu denetim firması sadece inşaatı denetlemiyor, aynı zamanda ruhsat alınma işlemlerini takip ediyor, iskân alınma işlemlerini takip ediyor. Tabii bu iskân alınma ve özellikle ruhsat alınma sırasında da eğer bu firma belediyeyle yakın ilişkiler içindeyse birtakım kolaylıklar sağlanabiliyor. Tabii bu da yapı denetim firmaları arasında haksız bir rekabete yol açıyor. Bu eksikliklerin bir an evvel düzelmesi gerekiyor.

Maalesef bu yapı denetim sistemi ülke içinde de yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Fehmi Murat Sönmez (CHP, Eskişehir). “Afet ve acil durum yönetimi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s:293)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fehmi-murat-sonmez-23-2009-05-29-afet-ve-acil-durum-yonetimi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
