# Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2004
- **Gündem:** TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK (S.S.430)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2004-05-04-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-s-s-430

> Feridun Ayvazoğlu (CHP), 4 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK (S.S.430)); konuşma 380 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Anayasamızın bazı maddelerinin değiştirilmesine ilişkin teklifin 2 nci maddesiyle ilgili olarak şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Türk toplumunun çağdaşlaşması adına bir anayasa değişikliğiyle karşı karşıyayız.

Değerli milletvekilleri, ceza hukuku, kamu hukukunun, dolayısıyla, anayasa hukukunun en temel, vazgeçilmez bir parçasıdır. Ceza hukukunda, cezaların, hepimizin bildiği gibi, idam cezası, hapis cezası ve para cezası şeklinde yer aldığını da, yine, yasalarımızda görmekteyiz.

Doğaldır ki, cezalar, herhangi bir suç işlendiğinde, suçluya uygulanan yaptırımlardır. Bu cezaların arasında, irdelenmekte olan ve değişikliğe temel olan idam cezasının niteliği ise, kısaca, insanın yaşamına bir güç tarafından son verilmesidir. Bu gücün adı ise devlettir. İşte, bir devletin, bu gücü kullanması, insanların, vatandaşlarının yaşam hakkını ortadan kaldırması, çağdaş hukuk sisteminde, artık, kabul edilebilir değildir.

Elbette, bir suç işlendiğinde verilecek cezalar caydırıcı olmalıdır, verilecek cezalar etkin olmalıdır. Cezaların caydırıcı olabilmesi için de, etkin olabilmesi için de, bunların, mutlaka, olmazsa olmaz kuralı vardır. Ancak, burada, caydırıcı ve etkin olabilmek için herhangi bir insanın yaşamına son veren idam cezası bulunmalı mıdır; elbette ki, hayır; çünkü, caydırıcılık ve etkinlik canlı insanlaradır. Yoksa, asılan insanların, ne caymalarının ne de etkilenmelerinin söz konusu olamayacağı, herkesin çok kolayca anlayabileceği, çok basit bir mantık gereğidir.

Değerli milletvekilleri, eğer, bu gerçekleri hep birlikte kabul ediyorsak, bizlere düşen en önemli görevlerden birinin de, bu gerçekleri toplumumuza anlatabilmek, toplumumuzun gerekli yerlerinde savunmak olduğunu unutmayalım.

Değerli milletvekilleri, bu çerçevede ve bu yönde, insanların, en kutsal değeri olan özgürlüğünü hapis yoluyla kısıtlamak yerine, ceza etkin olsun diye, yaşamlarına devlet tarafından son verilmesinin; 1960 ihtilali sürecindeki idamların, 1973'teki idamların ve en acısı, 1980 sürecinde, sadece idam cezası verebilmek için, 17 yaşındaki bir gencin, yaşının 18'e çıkarılarak asılmasının, belki devlet vicdanında değil; ama, toplum vicdanında kabul edilemeyecek, derin ve acı gerçekler olarak tarihteki yerini aldığını da, yine, hiçbirimiz unutmayalım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasamızda yapılan bu değişiklikleri benimsediğimizi bir kez daha belirtiyor, ama, yeterli olmadığını, yargı bağımsızlığına siyasetin gölgesi olarak düşen, yargıçların tepesinde Demokles'in kılıcı gibi duran 159 uncu maddenin mutlaka kaldırılması gerektiğini; yine, dokunulmazlıkların, antidemokratik bazı hükümlerin yer aldığı maddeler ile 12 Eylül zihniyetini taşıyan hükümlerin yer aldığı maddelerin de, toplumsal tartışmaya açılarak, bir an önce değiştirilmesi için, inançlı ve art niyetsiz çalışmalara da destek vereceğimizi bildiriyor; bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2004-05-04-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-s-s-430 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
