# Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim
- **Tarih:** 14 Eylül 2004
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2004-09-14-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek

> Feridun Ayvazoğlu (CHP), 14 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 819 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 664 sıra sayılı Türk Ceza Kanunu Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, şu anda yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, yetmişsekiz yıldır bu toplumun yaşamına yön veren bir ceza kanunudur. Elbette, bugüne kadar, bu Ceza Kanununda 50'ye yakın değişiklik yapılmış ve bu temel kanun, tabiri yerindeyse, yamalı bohçaya çevrilmiştir. Bu ve buna benzer sıkıntıların yaşanmış olduğu Türk toplumunda ve ülkemizde, temel bir kanunun, toplumun yaşamına yön veren, şekil veren Türk Ceza Kanununun, çağa uygun bir şekilde, uygar bir biçimde değiştirilmesinin düşünülmesi için gereğinin yapılması da elbette zorunluydu. Bu noktada, kısmet, 22 nci Dönem Parlamentosuna aitmiş.

Bu doğrultuda yapılan çalışmalar sonucunda, bundan tahminen birbuçuk yıl kadar önce Meclis gündemine getirilmiş bulunan bu tasarının özüne bakıldığında, amacına bakıldığında, yine bu tasarının 1 inci maddesine esaslı bir şekilde bakıldığında, özümsendiğinde şu görülmektedir: Her şeyden önce, bireyin hak ve özgürlüklerini güvence altına alabilmeyi amaçlayan bu tasarıyla, yine, devletin, demokratik, sosyal bir anlayışla, otoritesini, hukuk devleti anlayışıyla birleştirmekte olduğunu da görmekteyiz.

Tartışılan konulardan şu husus ortaya çıkmıştır: Bunu söylerken, elbette, ben, huzurunuzda, şu anda, bu tasarının hazırlanmasında altkomisyonda Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görev yapan bir milletvekili olarak, yapmış olduğumuz çalışmalarda, altkomisyon üyesi olarak, gerek şahsım gerekse Cumhuriyet Halk Partisinin diğer üyesi, değerli arkadaşım Eraslan da imzalarımıza sahip çıkıyoruz, bu hususta hiç kimsenin kuşkusu olmasın; ancak, tartışılan konu şurada düğümleniyor ve bunun açılması gerekir diye düşünüyoruz: Tabiî ki, arkadaşlarımızın, bu tasarının, bir iki günde, bir haftada, on günde kestirilip atılmasından yana olmadığı şeklindeki görüşlerini saygıyla karşılıyoruz; ancak, yine, bugüne kadar yapılan çalışmaların çok ciddî boyutlarda, gerçekten, akademisyen arkadaşların vermiş olduğu emek doğrultusunda, Yargıtaydan görevlendirilen hâkim üye arkadaşlarımızın görüşleri ve önerileri doğrultusunda hazırlanan, sivil toplum örgütlerinin, özellikle de, gerçekten, bizlere yön gösteren kadın toplum örgütlerinin vermiş oldukları öneriler doğrultusunda, uyarılar doğrultusunda, altkomisyonda bunların değerlendirilmiş olduğunu da, sizlere, burada, ifade etmek istiyorum. Bizler istiyoruz ki, bu doğrultuda altkomisyondan ve Adalet Komisyonundan geçen bu tasarı, bir an önce, gerçekten, hiçbir değişikliğe uğramaksızın Yüce Meclisten de bu şekilde geçsin.

Tartışılması gerekir veya gerekmez, zaman açısından erken veya geç, o tartışmayı bir tarafa bırakıyorum; ancak, Adalet ve Kalkınma Partisinin, Adalet Komisyonu Başkanımız Sayın Toptan'ın burada belirtmek istediği, belirtmiş olduğu değişlikler hususundaki tereddütlerimi ifade etmek istiyorum: Bunların başında, gerek altkomisyonda gerekse 24 üyeli Adalet Komisyonunda, gündeme gelse dahi, hiçbir şekilde değişiklik önergesi verilmemiş olan ve aynen altkomisyonda ve Adalet Komisyonunda kabul edilen, şu andaki tasarı metninin 222 nci maddesindeki devrim kanunlarına karşı işlenen suçlarla ilgili olarak getirilebilecek olan değişikliği, burada, şahsım adına söylüyorum, imza atan bir milletvekili olarak söylüyorum, altkomisyon üyesi olarak söylüyorum, Adalet Komisyonu üyesi olarak söylüyorum, Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekili olarak söylüyorum, içimize sindiremeyiz; bunu bu şekilde belirtmek istiyorum.

Eğer samimî iseniz, altkomisyondan geçen hükmünün, 222 nci maddenin aynen geçirilmesi şartıyla; yine, bugüne kadar hiçbir şekilde gündeme getirilmeyen, hükümet tarafından gönderilen Türk Ceza Kanunu tasarısının altkomisyonda ve Adalet Komisyonunda değiştirilmiş bulunan hiçbir maddesinde yer almayan zinayla ilgili hükmün, sırf gündem değiştirmek amacıyla buralara getirilebileceği izlenimlerini duymaktan da bizler endişeliyiz. Biz, zina eyleminin hukuka aykırı bir eylem olduğunu her yerde söylüyoruz, bunun altını çiziyoruz. Zina, hukuka aykırı bir eylemdir, haksız bir eylemdir; ancak, bunun karşılığında ceza verilip verilmemesinin, hiçbir şekilde, çağdaş hukuk anlayışıyla, uygarlıkla ilgisi ve alakası yoktur, olmaz, olamaz. Eğer bu olacak ise, İslamî hukukun çağdaş hukuka, Avrupa hukukuna, Avrupa Birliği normlarına, uygarlığa müdahale olduğunu buradan belirtmek istiyoruz değerli arkadaşlarım. Biz samimî isek, sizler samimî iseniz, bu şekildeki değişikliklerin, yeri geldiğinde Cumhuriyet Halk Partisinden daha fazla cumhuriyetçiyiz diyebilen AKP'nin, yerine göre Cumhuriyet Halk Partisinden daha fazla devrimciyim diyen AK Partili kardeşlerimizin burada samimiyetini görmek istiyoruz. Eğer bizden daha fazla cumhuriyetçi iseniz, daha fazla demokratsanız, daha fazla laikseniz, buyurunuz, işte size milletin meydanı! Milletin meydanında samimiyetinizi gösteriniz!

İki madde hususundaki tereddütlerimi belirtmek istedim. Yoksa, kesinlikle, altkomisyonda ve Adalet Komisyonunda verdiğimiz imzalardan ödün vermiş olarak konuşmuyorum.

1996 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen zina suçuyla ilgili madde, eğer 1996'dan bugüne kadar gündeme getirilmediyse, bunun sorumluluğunun, son iki yıldır tek başına iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisinde de olduğunu, burada, kamuoyuna bir kez daha belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, elbette, bu kanun tasarısında, çok değişik ve arzu edilen hükümlerin hiç olmazsa çoğunluğunun bulunabildiğini görmekten dolayı, toplumun mutlu olacağına inanıyoruz. Bugüne kadar ilk kez "yargı görevini yapanlar" deyimine avukatların alınmasından tutunuz "haksız bir eylem" ibaresiyle, haksız tahrikin töre cinayetlerine uygulanmayacağına dair hükümler ile cinsel suçlarda, evliliğin artık ceza davasını düşüremeyeceğine kadar, gerçekten, olabildiğince yeni düzenlemelerin yer almasından dolayı da, zaman zaman kamuoyunu bilgilendirmenin hepimizin görevi olduğu düşüncesini taşımaktayım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu duygu ve düşüncelerimizi elbette bizler Meclis kürsüsünde söyleyeceğiz. Topluma şekil verecek olan Türk Ceza Kanununun görüşülmesini, Türk Ceza Kanununun değiştirilmesini, yasamanın görevleri içerisinde olması nedeniyle elbette Meclis yapacaktır. Yasama görevini üstlenmiş olan Yüce Meclisin bu görevi yapması kadar doğal bir şey olmaz, olamaz. O nedenle, biz, Yüce Meclisin milletvekilleri olarak, burada, bu yasayı kamuoyunun ihtiyaçlarına göre yeniden düzenleyebilirsek, çağdaş uygarlık yolundaki...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 14 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2004-09-14-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
