# Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 28 Haziran 2005
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2005-06-28-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-2

> Feridun Ayvazoğlu (CHP), 28 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)); konuşma 1.094 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 951 sıra sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına ait olmak üzere yapmış olduğumuz bu görüşmenin, geçici 15 inci maddesine ait olmak üzere söz almış bulunuyorum Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve şahsım adına; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, öncelikle, bu geçici maddeyi okuduğumuzda; "bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süre ile adalet müfettişliğine yapılacak atamalarda, 37 nci maddedeki sekiz yıllık hizmet süresi beş yıl olarak uygulanır."

Şimdi, bu nereden kaynaklanıyor; tasarının 18 inci maddesine baktığımızda, 18 inci maddeyle birlikte değerlendirilmesi gerekir noktasından.

18 inci maddenin (b) bendinde, adalet müfettişliğine, hâkimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en az sekiz yıl görev yapmış ve üstün başarısı ile adalet müfettişliği hizmetinde yararlı olacağı anlaşılmış bulunanlar arasından muvafakatları alınmak şartıyla, şeklinde bir hüküm konulmuş ve bu kalıcı bir hüküm mahiyetinde yerini almıştır.

Şimdi, geçici 15 inci maddeyle, bu sekiz yıllık hizmet süresi, üç yıl süreyle uygulanmak şartıyla, beş yıllık hizmet süresine düşürülmüş bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, elbette, başından beri söylediğimiz gibi, görüşülmekte olan yasa değişikliğinin, gerçekten, çok ciddî boyutta, önemli bir yasa değişikliği olduğunu vurgulayageldik. Burada konuşma yapan hukukçu arkadaşlarımız, bunun nedenlerini maddelerine göre anlattılar, anlatmaya çalıştılar; sizler de, inanıyoruz ki, dikkatle, ciddî bir şekilde dinlediniz.

Öncelikle, müfettişliğin ne olduğunu, burada bulunan hemen hemen bütün milletvekili arkadaşlarımız bilirler ve her biri de, hayatlarında -ama serbest meslek hayatlarında, ama memuriyetten geldiler ise memuriyet hayatlarında- mutlaka, müfettişlik lafını duymuşlardır, teftişi duymuşlardır ve belki de, kendileri, muhatap olarak, teftişe tabi olmuşlardır.

Müfettişlik denildiğinde, diğer bütün kamu kuruluşlarında olan müfettişliğin yanında, hâkimlik ve savcılıkla ilgili, adliyeyle ilgili müfettişlik denildiğinde, söylemiş olduğumuz, ciddî bir kuruluş olan, Anayasanın üç temel ayağından biri dediğimiz yargının mensuplarıyla ilgili müfettişlik denildiğinde, gerçekten, bunun da o derecede önem taşıdığını hepimiz kabul etmeliyiz.

Bu noktadan hareket ettiğimizde, adalet müfettişleri kimleri teftiş edecektir, kimlerin işlemlerini ve eylemlerini teftiş etmekle sorumludurlar, yükümlüdürler, görevlidirler; elbette, ilk akla gelen şey, hâkim ve savcıların, vermiş oldukları kararlardan tutalım, yapmış oldukları soruşturmalara kadar -savcılar ve hâkimler için, görevlerinin değişik olması nedeniyle bunu söylüyorum- işlem ve eylemlerini teftişe tabi tutan kişilerdir, sorumlulardır. Peki, teftişe tabi tutmuş oldukları, teftişe tabi tutacakları hâkim ve savcıların nitelik olarak, vasıf olarak, acaba, bulundukları konum nedir, ne olabilir; bu, yine, 2802 sayılı kanunun ilgili maddesinde, hâkim ve savcıları sınıflandırmak suretiyle sayılarak yer almıştır.

Şimdi, bildiğiniz üzere, neden öyle diyorum; daha önce verdiğimiz bilgiler doğrultusunda, hâkim ve savcılarımız, üçüncü sınıf hâkim ve savcı, ikinci sınıf hâkim ve savcı, birinci sınıfa ayrılmış hâkim ve savcı, birinci sınıf olmuş, yani birinci sınıf hâkim ve savcı olmak üzere dört sınıfa ayrılmaktadır.

Şimdi, üçüncü sınıftan başlamak üzere her hâkim ve savcının terfi dönemi iki yılda birdir. Şimdi, böyle bir durumda, iki yılda bir terfi eden hâkim ve savcıların dört yılda ikinci terfileri, beşinci yılda da ikinci terfileri, üçüncü terfileri arasında kalan bir terfi dönemini yaşayan müfettişler, yani beş yıllık hâkim ve savcılar, kendi muvafakatları da alınmak suretiyle, Adalet Bakanlığı tarafından, Kurulun da görüşü alınmak suretiyle, müfettişliğe atanacaklar.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, şimdi, beş yıllık bir müfettişin, hâkim ve savcıları, bütün soruşturmalarından tutunuz, kararlarına kadar, kalem işlemlerine kadar, her şeylerini denetleyeceğini düşündüğümüzde, aklımıza şu soru gelecektir: Beş yıllık, gepegencecik, tabiri yerindeyse, çiçeği burnunda bir hâkim ve savcı konumundan müfettişliğe gelen arkadaşımız, görevlimiz, teftişe gidecektir. Şimdi bu görevli arkadaşımızın elbette adaylıktan geçtiği, birtakım sınav, mülakat gibi aşamalardan geçtikten sonra bu konuları hakkıyla elde ettiğini kabul edelim. Liyakatiyle, çalışkanlığıyla, dürüstlüğüyle böyle bir müfettişlik görevine gelebilecek layık bir kişi olduğunu da kabul edelim. Ama, düşününüz ki, bunun karşısında on yıllık, onbeş yıllık bir hâkim ve savcının işlemlerinin ve eylemlerinin ve kalem muamelelerinin teftişe tabi tutulduğunu. Şimdi, acaba, buradaki müfettiş arkadaşın haleti ruhiyesinden tutalım, az önce belirttiğimiz meslekteki yeniliğine kadar, tecrübelerine kadar, karşısında teftişe tabi tutacağı savcı ve hâkimin ve bağlı olduğu maiyetindeki kalemin işlemlerini teftiş ederken, gerçekten, bu aradaki iletişimin, müfettiş, hâkim ve savcı iletişiminin ve kalemdeki görevlilerin ne derecede objektif kriterlere göre hareket edip etmeyeceklerini siz Yüce Meclisin milletvekillerinin takdirine sunmayı ve burada bu açıklamayı yapmayı kendime görev sayıyorum. O nedenle, bu geçici 15 inci maddedeki… Üstelik üç yıl gibi kısa bir süre! Neden üç yıl gibi kısa bir süre?! Müfettiş, bu şekilde ihtiyaç olduğu için, üç yıl gibi kısa bir sürede doldurulacak. Müfettiş sayıları doldurulmak suretiyle ihtiyaca cevap verilecek. Ondan sonra da, tekrar sekiz yıllık hizmet süresi şartına geri dönülecek.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, bizler, buraya gelen arkadaşlarımız zaman zaman endişelerini dile getirdiler; zaman zaman bizler sizlere bu konuda, yargıyla ilgili konudaki endişelerimizi dile getirdik. Bir hususta samimiyetle inanmanızı istiyoruz. Bizler, burada görev yaptığımız süre içerisinde… Elbette AKP İktidarı vardır, Cumhuriyet Halk Partisinin anamuhalefet görevi vardır. Yarın bir gün, aylar sonra, yıllar sonra ne olursa olsun, eğer kalıcı çözüm yolları bulmak için, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, siz İktidar Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak, tarihe olumlu bir şekilde yargı adına bir şeyler düşecek isek, geliniz, bunları, bu endişeleri taşımadan, bu endişeleri, gerek kamuoyu gerekse bu mesleğe sahip kişiler, hâkim ve savcılar taşımadan, taşımaksızın, bizler de o yönde objektif kriterlerle karar verelim, karar alalım, tasarıları bu amaçla, iyi niyetli bir şekilde, kalıcı bir düzene sokalım diyorum. O nedenle, geçici 15 inci maddesindeki bu hüküm nedeniyle, bu maddeye karşı olduğumuzu açıkça ifade etmek istiyorum.

Tabiî ki, Bakanlığımız, Sayın Adalet Bakanımız ve mensupları, görevlilerimiz, böyle bir ihtiyacı giderebilmek için bu maddenin yapıldığını, bu maddenin getirilmek zorunda kalındığını cevap olarak söyleyebilirler; ama, Sayın Bakanım, değerli milletvekili arkadaşlarım, geliniz, bu sistemi, 18 inci maddeyle kabul etmiş olduğumuz sekiz yıllık hizmet süresini, geçici maddeyle beş yıla indirmeyelim. Bunlar, yarın bir gün sakıncalar doğurduğunda, teftiş aşamalarındaki sakıncalar ortaya çıktığında, hâkim ve savcılar ile müfettişler arasındaki olumsuz tutum ve davranışlar sonucu, bu iş döner dolaşır, yasayı çıkaranlar olarak siz Yüce Meclisin değerli milletvekillerine ve bu şekilde iktidarın mensubu olan Sayın Adalet Bakanımıza ve Bakanlığımıza eleştirisel şekilde, bizler, bu şekilde rencide edilmeye uğraşılırsa, hepimizin üzülmesi gerekir.

O nedenle, çok önem taşımaz. İhtiyaç nedir ne değildir, elbette Sayın Bakanlık bilecektir, Sayın Adalet Bakanımız bilecektir; ama, müfettişlik sisteminin de bu şekilde üç yıllık bir süreyle, beş yıllık hizmet süresini bitiren hâkim, savcıların alınmak suretiyle ihtiyacın giderilmesi yolunu, lütfen, esas kuralı delmeden, yapmayalım, delmeyelim bu kuralı. sekiz yıllık -18 inci maddedeki- hizmet süresini aynen kabul edelim ve dediğimiz gibi üç yıllık sürenin bu madde metninden çıkarılmasını, ben, sizlerin takdirine, az önce açıkladığım sebeplerden dolayı, sunmak istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşünün de bu noktada olduğunu, burada tarihe geçmesi açısından, not düşmek açısından bunları ifade etmek istediğimi belirtiyorum. Bu nedenle, 15 inci maddedeki üç yıllık süre ve sekiz yılı beş yıla indiren süreye karşı olduğumuz nedeniyle olumlu oy vermeyeceğimizi bildiriyor; bu duygu ve düşüncelerle, Yüce Meclisi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 28 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2005-06-28-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
