# Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 28 Haziran 2005
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2005-06-28-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-3

> Feridun Ayvazoğlu (CHP), 28 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)); konuşma 1.393 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 951 sıra sayılı tasarıyla ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi ve şahsım adına söz almış bulunuyorum.

Görüşeceğimiz madde, Adalet Komisyonunca kabul edilen 44 üncü madde, bir maddenin çıkarılmasıyla 43 üncü madde olarak önümüzde bulunmakta.

Bu maddeyi, kısaca, teknik olarak açıklamak durumunda kaldığımızda, kamuoyuna şu bilgileri sunmanın, yine değerli milletvekillerimize Yüce Meclisin huzurunda şu bilgileri söylemenin görev olduğunu düşünüyorum.

Şimdi, 2802 sayılı kanunun 8 inci maddesinin (e) bendine baktığımızda, bu bendin yürürlükten kaldırıldığını görüyoruz. Kaldırılan bu hüküm nedir; hâkim ve savcılar yabancıyla evli olmamak kuralına uymak zoruydaydılar. Şimdi, bu yasak kaldırılmış oldu. Tabiî, bu, bütün hâkim ve savcılarımızı ilgilendiren bir hüküm değil; ama, mesleğe yeni başlayacak olanlar ve evlilik yapacak olan hâkim ve savcıları ilgilendiren bir konu.

Şimdi, yine, 9 uncu maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarına baktığımızda, yine, bunlar da, daha önce çıkarılmış bulunan, hâkim ve savcı adaylarının stajlarıyla ilgili hükümler ve çıkarmış olduğumuz Adalet Akademisiyle ilgili yasaların ve o yöndeki mevzuatla paralellik sağlanması açısından da, 9 uncu maddenin dördüncü, beşinci, altıncı fıkraları çıkarılmış.

Yine, 11 inci maddenin ikinci fıkrası, aynı şekilde, yürürlükten kaldırılıyor. "İdarî yargı hâkim adayları için birinci fıkradaki bilgilerle ilgili olarak, staj yaptıkları il valiliklerince düzenlenecek rapor" şeklindeki, vali mütalaasına dönük bu hüküm de yürürlükten kaldırılmış oldu.

Yine, devam ediyoruz, 23 üncü maddenin ikinci fıkrasında da... "Hakkında, 21 inci maddenin (c) bendinde sayılan hususları gözönünde bulundurarak; kanun yoluna müracaat olunmayan kararlardan veya ilgili olduğu" şeklinde devam eden bir fıkra. Bu da, yine, Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulunda bulunacak şekildeki düşünceleri belirten bir sicil fişine ilişkin bir fıkra hükmü.

30 uncu maddenin dördüncü fıkrası, yine, yürürlükten kaldırılıyor. "Yer değiştirme cezası almış olanlar, cezanın kesinleşmesini izleyen derece yükselme incelemesi tarihinden itibaren iki yıl süreyle kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi incelemesine tabi tutulmazlar" şeklindeki bir fıkra hükmü yürürlükten kalkıyor.

Yine, 39 uncu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları. Bunlar, yine bildiğimiz gibi ve görüştüğümüz hükümler paralelinde olması gereken, kaldırılması gereken fıkralar. Daha önce en az beş yıldan beri fiilen avukatlık yapmış olan, mesleğinde temayüz göstermiş olan meslektaşların hâkimlik ve savcılık mesleğine kabulüne ilişkin bir fıkra. Daha sonra, bunun devamına benzer, bu fıkranın olabileceği şartları kapsayan fıkra şeklindeki hüküm de bu maddeyle yürürlükten kaldırılıyor.

Yine, 60 ıncı maddenin son fıkrasına geldiğimizde, yürürlükten kaldırılan son fıkraya baktığımızda da, son fıkra "istek üzerine ilgilisine açık sicil dosyasındaki bilgileri kapsayan bir sicil cüzdanı verilir" şeklinde idi. Bu sicilin de belli şartlarda tutulmamasına dönük, özellikle hâkimlerle ilgili sicilin tutulmamasına dönük mevzuat hükümleri gereğince de bu da paralellik taşımaktadır.

78 inci maddenin üçüncü fıkrasına baktığımızda da, yine, üçüncü fıkrasında, haklarında meslekten çıkarmayı gerektirmeyecek bir ceza mahkûmiyetiyle birlikte uyarma cezası hariç herhangi bir disiplin cezası verilmiş olanlarla ilgili bir hüküm… Burada, kademe ilerlemesi ve derece yükselmelerinde değerlendirilmesi şeklindeki hüküm yürürlükten kaldırılıyor.

Yine, 88 inci maddenin birinci fıkrasının son cümlesi… Yani, şu: "Ancak, durum Adalet Bakanlığına derhal bildirilir. Sıkıyönetim Kanunu hükümleri saklıdır" şeklindeki hüküm kaldırılıyor. Bu, ne ile ilgili; işte, hâkim ve savcıların yakalama ve sorgu usulüne dönük bir madde. Bununla ilgili bu fıkra da, cümle de, herhangi bir anlam taşımadığından yürürlükten kaldırılmış bulunuyor.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, teknik olarak bu bilgileri sunmanın bir görev olduğunu söyledim. Tabiî, burada huzurunuzda, bu bilgileri, madde üzerinde konuşmaya gelen milletvekili olarak yerine getirmek düşüncesiyle ifade ediyorum.

Elbette, değerli arkadaşlarım, bu tasarının sonuna doğru yaklaşıyoruz. Sonuna doğru yaklaşırken, maalesef, bir kez daha şunu ifade etme ihtiyacını hissediyoruz: Gerçekten, bu mesleğe mensup binlerce hâkim ve savcının beklentilerini, buna paralel olarak, acaba bizlere de bir şeyler gelebilir mi umudunu taşıyan adlî personel camiasının beklentilerini biz hemen hemen boşa çıkardık.

Değerli arkadaşlarım, bir tasarının sürecini hepimiz bilmekteyiz; hükümet tarafından hazırlanıyor. Teklif şeklinde gelirse, değerli milletvekili arkadaşlarımızın birinci derecedeki görevi gereği, teklif şeklinde getiriliyor. Yasa tasarı ve teklifleri böyle getiriliyor.

Bu tasarı, 55 madde üzerinden, hükümet tarafından hazırlanarak imza altına alınmış ve Meclise sunulmuştur. Elbette, bu tasarı, taslak şeklinde hazırlanırken, bununla ilgili birinci derecedeki hükümet görevlisinin Adalet Bakanı ve Bakanlığı olduğunu biliyoruz. Böyle bir taslağı, Adalet Bakanlığı, bütün iyi niyetleriyle -daha önceleri de açıklamış olmasına rağmen- hazırlıyor, tam tasarı haline getirilirken, hükümet üyesi herhangi bir bakan -herhangi bir koalisyon yok, tek başına iktidara sahip olan aynı partinin bir bakanı- maalesef, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan bu taslağa karşı çıkıyor. Gerekçesine bakıldığında, edindiğimiz bilgilere göre, bu taslakta, hâkim ve savcılarla ilgili malî hükümlerin, hâkim ve savcılara getirilebilecek, özlük haklarına katkıda bulunabilecek iyilik hükümlerinin Maliyeye yük olacağından bahisle, bu gerekçeyle Adalet Bakanımız baskı altına alınıyor ve bu şekilde, bu iyileştirmeye dönük hükümler çıkarılmış oluyor. Böyle olmasına rağmen, gelen tasarı, elbette, Meclisten Adalet Komisyonumuza geliyor. Adalet Komisyonunun verdiği karar doğrultusunda altkomisyonda görüşmeler yapıldı ve yine, altkomisyonda -üye olmam nedeniyle yakından bildiğim için süreci anlatıyorum sizlere- iki tane iyileştirme getirilmeye çalışıldı ve getirildi. Bu altkomisyonda getirilen iyileştirmelerden bir tanesi, bizlerin önergesiyle kabul edilen, hâkim ve savcılara nöbet dinlenme hakkının yanı sıra, nöbet tazminatının verilmesi, bir diğeri de, yine, gerçekten hâkim ihtiyacını, birinci sınıf hâkim ihtiyacını gidermeye dönük olmak üzere altı yıllık bekleme süresinde bulunan birinci sınıfa ayrılmış olan hâkimlerin bekleme sürelerinin üç yıla çekilmesiydi. Belli başlı, hâkim ve savcılara dönük iyileştirme bunlar idi.

Şimdi, nöbet tazminatıyla ilgili olmak üzere ortalama bir rakam bulundu; 370 000 000 ile 400 000 000 arasında, ayda, nöbet tutan bir hâkim ve savcıya bu şekilde bir katkıda bulunacaktı; bunun üçte 2'si oranında da adlî personele katkı sağlayacaktı ve en önemlisi de, dediğimiz gibi, az önce bir önergeyle bunun önü ve yolu kesilen iyileştirme hükmü; ki, en önemli hüküm oydu…

Şimdi, düşününüz değerli arkadaşlarım; bir hâkim birinci sınıfa ayrılma hakkını elde edecek, Yargıtaya seçilme şartlarını kaybetmemiş olacak ve bu üç yıllık süreden sonra birinci sınıf olacaksın diye 6 ncı maddeyle hüküm getireceğiz, bunu kabul edeceğiz; buna rağmen, 6 ncı maddenin kabul edilmiş olmasına rağmen, buradaki bütün arkadaşlarımızın oybirliğiyle vermiş olduğu karara rağmen, birden bire, bir el, görünmeyen, gizli bir el, nereden geldiğini, az önce belirttiğim ve anlatmaya çalıştığım el buralara kadar uzanacak, gerek altkomisyonda gerekse Adalet Komisyonunda oybirliğiyle, Sayın Adalet Bakanının görüşleriyle, Adalet Komisyonu Başkanının ve komisyon üyesi arkadaşlarımızın görüşleriyle kabul etmiş olduğumuz iyileştirmeye "dur" denilecek! Böyle bir şeyin mantığını anlayabilmek mümkün değildir. Bu, hükümet içerisinde kendi kendisine çelişkiye düşmenin, düşürülmenin en güzel ve maalesef, üzücü örneklerinden birisidir.

Burada düşünülmesi gereken, hükümet içerisindeki, bakanlar arasındaki görüş ayrılığıdır. Ya birbirlerini kandırıyorlar yahut da birbirlerini kandırmak için kamuoyuna öyle gözüküyorlar. Bize, burada, yapacaklarını yine yapıp, bunun muhatabı olan kişilere, tabir yerindeyse, gol atıyorlar. Ya birbirlerine gol atılıyor yahut da bu şekilde, göstermelik olarak, kamuoyuna ve bunun muhatabı olan kişilere, kanunun birinci derecedeki muhatabı olan görevlilere gol atılmış oluyor.

Elbette, bunları, kamuoyu değerlendirecektir. Elbette, bunları, bu yasanın birinci derecedeki muhatabı olan görevliler mutlaka değerlendirecektir. Yani, bunları, bizim, elbette, gelip, burada söylememizin, açıklamamızın bir gereği vardır; onun için söylemek zorunda kalıyoruz. Yoksa, şu yasada oybirliğiyle çıkarabileceğimiz o kadar fazla madde var ki; ama, çıkarttırma imkânını, maalesef, bu tür hal ve hareketlerinizle bizlere bu fırsatı vermiyorsunuz, bizler de yapamıyoruz. Yoksa, hiçbirimiz, burada, keyfî olarak oturmuş değiliz, keyfî olarak zaman harcamış değiliz.

FARUK ÇELİK (Bursa) - Tam keyfî harcıyoruz…

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla) - Ama, Sayın Başkan, eğer, buna, siz, o şekilde bir değerlendirmede bulunuyorsanız...

FARUK ÇELİK (Bursa) - Aynen!..

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla) - Bizim keyif alacağımız olay, buradaki değerli milletvekili arkadaşlarımızın zaman kaybından dolayı değildir. Bizim keyif alacağımız olay, bu olayları ve gerçekleri kamuoyunun gözüne aydınlatmak şeklindeki görevimizdir diye düşünüyoruz. Bizim esas görevimiz, keyif alacağımız görev budur; ama, bundan dolayı siz keyfî davranıyorsunuz diyorsanız, onu da elbet kamuoyu takdir edecektir, değerlendirecektir.

Kaldı ki, sizin oybirliğiyle kabul ettiğiniz 6 ncı maddeye çelişkili bir şekilde hazırlamış olduğunuz bu teklifin anlamı nedir; bu teklifin anlamı, sayın hâkim ve savcı, ben, seni birinci sınıfa üç sene sonra ayıracağım; amma, hiç kusura bakma, malî haklarını, özlük haklarını vermeyeceğim diyerek, hem kendi kendinizle çelişkiye düşüyorsunuz hem de Anayasadaki eşitlik ilkesine ve angarya yapılamaz ilkesine aykırı davranmak suretiyle de Anayasaya aykırı bir şekilde, burada, icraatta bulunuyorsunuz, yasama görevi yapıyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, elbette, bunları, bizler, burada, ne kadar söylersek söyleyelim, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, muhalefet olarak ne kadar söylersek söyleyelim, yanlışın bir yerlerinden dönülmesinin gerçekten faydası vardır; bu Yüce Meclisin kişiliğine, onuruna faydası vardır; bu Yüce Meclisten beklentisi olan insanlarımızın beklentisine faydası vardı, umutlarına faydası vardır; yoksa, durup dururken, burada, biz, nefes tüketmiyoruz, keyfî davranmıyoruz. Bunu, bir kez daha, Sayın Başkanımızdan duymak, gerçekten, hepimizi ve bizleri rencide eder, üzer. Burada, hangimiz, birbirimize, zaman kaybettirmek suretiyle keyif aldığımızı söyleyebilir?! Böyle bir hak birbirimizde olabilir mi?! Böyle bir hakkı kendimizde görebilir miyiz Sayın Başkan?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 28 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2005-06-28-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
