# Chp grup önerisinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 19 Ocak 2006
- **Gündem:** CHP GRUP ÖNERİSİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-01-19-chp-grup-onerisinde

> Feridun Ayvazoğlu (CHP), 19 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 1.139 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi tarafından verilen önergenin lehinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Gerek bugüne kadar yapılan konuşmalarda gerekse az önce sayın milletvekili arkadaşımızın da belirttiği doğrultuda olmak üzere, bu konu, yani milletvekilliği dokunulmazlığı konusu, hep, bugüne kadar tartışılageldi; görülüyor ki, bundan sonra da tartışılmaya devam edilecektir.

Milletvekili dokunulmazlığının tarihî sürecine baktığımızda, konunun, gerçekten, 20 Nisan 1924 tarihli Teşkilatı Esasiyeden bugüne kadar gelen ve anayasalarda yer almış bulunan bir hüküm olduğunu görmekteyiz. Nihayetinde, 1961 Anayasasıyla yerini bulan ve daha da, öncekine göre genişlemiş bir haliyle yer alan bu hükmün, 1982 Anayasasının 83 üncü maddesiyle tekrar hüküm altına alınmak suretiyle, geniş bir kapsama alanında kendini geliştirdiğini görmüş bulunuyoruz.

Tabiî, bu ve buna benzer hükümlerin, şöyle bir, diğer ülkelerle karşılaştırma yapıldığında, birkısım ülkelerin anayasasında benzer hükümlerin yer aldığını görmekteyiz, birkısım ülkelerin anayasasında farklı bir biçimde ele alındığını ve yine, birkısım ülke anayasalarında da, gerçekten, çok değişik bir şekilde, milletvekili dokunulmazlığıyla ilgili hükümlerin yer aldığını görmekteyiz. Bu farklı ülkelerin başında, gerek Yunanistan gerek Merkezî Afrika Cumhuriyeti gerekse Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasalarında benzeyen noktaların olduğunu görmekteyiz.

Yine, farklı olan ülkelerde de, sınırlı bir şekilde, Hindistan Anayasası, Mısır Anayasası, Meksika ve İtalya Anayasalarında farklılıkların yer aldığını görmekteyiz.

Değişik şekilde sınırlamaların yer almış olduğu ülkelerin başında ise, Alman Anayasası, Fransız, Belçika Anayasaları yer almaktadır ve çok değişik bir hüküm olarak da Kıbrıs Rum Anayasasında dokunulmazlıkla ilgili çok ilginç ve değişik bir hüküm yer almaktadır. Görülmekte olan bir davada, herhangi bir milletvekiliyle ilgili görülmekte olan bir ceza davasında mahkemenin, ya kendisinin veyahut da Yüksek Mahkemenin -ki, bizde eşdeğer olan Anayasa Mahkemesidir- Anayasa Mahkemesi tarafından bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmadığına veya kaldırılamayacağına dair hüküm verebilmesi yer almaktadır.

Değerli arkadaşlar, şimdiye kadarki tartışmaların odak noktasında, özelikle şu andaki iktidarı temsil eden Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili arkadaşlarımızın konuşmalarında ve hükümetin görüşleri doğrultusunda olmak üzere hep memurların yargılanması ile milletvekillerinin dokunulmazlığının aynı kefeye konulmak istenmesinde çok büyük bir yanlışlığa düşülmektedir. Kesinlikle, devlet memurlarının ve kamu görevlilerinin yargılanmasıyla ilgili usulün, Anayasamızın 83 üncü maddesindeki milletvekilliği dokunulmazlığıyla herhangi bir ilgisi ve benzerliği yoktur. Çok açık bir biçimde, hiçbir memur hakkında, hiçbir kamu görevlisi hakkında, kamu görevi, memuriyeti devam ettiği sürece soruşturma yapılamaz gibi bir hüküm yoktur. Halbuki, bizim milletvekili dokunulmazlığını hüküm altına alan Anayasanın 83 üncü maddesinde, açık bir biçimde, seçilmeden önce veya seçildikten sonra işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili yargılamanın yapılamayacağı, tutuklanamayacağı ve daha sonra ceza verilmiş ise, önceden veya sonradan, fark etmeksizin, cezanın infazının milletvekilliğinin sona ermesinden sonra yerine getirileceği şeklinde çok açık bir biçimde süresiz olarak hüküm vardır; yani, burada, devlet memurlarının, askerlerin veya diğer tüm kamu görevlilerinin yargılanmasıyla ilgili hükmün, Anayasamızın 83 üncü maddesindeki milletvekili dokunulmazlığıyla herhangi bir ilgisinin olmadığını bir kez daha vurgulamak istiyorum; çünkü, bu olay, yerine göre, olayları ve savunmaları değişik şekillerde saptırıyor ve Adalet ve Kalkınma Partisi görüşü olarak da, bunun, diğer memurların nasıl dokunulmazlığı varsa, elbette, milletvekili olarak da milletvekillerinin de dokunulmazlığı olması gerekir noktasında paralellik kurulduğu için bunu vurgulamak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, 83 üncü maddenin ikinci fıkrasında çok önemli bir istisna getirilmiştir. Bu istisna "ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve Anayasanın 14 üncü maddesindeki suçlar bu dokunulmazlık kapsamı dışında tutulmuştur" diyerek önemli bir konuyu hüküm altına almış; fakat, burada, dikkat edilmesi gereken bir hususun da, şu anda yürürlüğe girmiş bulunan, 1 Haziran 2005 tarihinden bugüne kadar yürürlükte bulunan Türk Ceza Kanunundaki cezaların tarifine bakıldığında, burada, gerçekten, çelişkili ve derhal giderilmesi gereken bir konunun düzeltilmesi gerektiği noktasına işaret etmek istiyorum.

O nokta şudur değerli arkadaşlarım: Öyle ki, 83'e ikinci maddesindeki bu istisnanın dahi uygulanma imkânı artık kalmamıştır. Milletvekilleri, istedikleri şekilde, Anayasanın 14 üncü maddesinde belirtilen suçları işlemiş olsa dahi, ağır cezayı gerektiren bir suç işlemiş olsa dahi, artık tamamen dokunulmazlık süresinin sonuna kadar işleyeceğini hüküm altına almıştır. Nedeni şudur: Türk Ceza Kanunu, biliyorsunuz, değişikliğe uğrayarak 1 Haziranda yürürlüğe girdi. Türk Ceza Kanununun, şu andaki Türk Ceza Kanununun 46 ncı maddesinde cezalar tek tek sayılmıştır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve hapis şeklinde cezalar sayılmıştır. Şimdi, burada "ağır cezayı" ibaresini görmek hiç mümkün değildir. Eğer, Anayasada belirtilen ağır cezayı burada tek tek arama imkânımız varsa, Ceza Kanununda böyle bir ceza kalmamıştır. O zaman, hangi milletvekili ne şekilde suç işlerse işlesin, eskiden ağır cezayı gerektiren bir adam öldürme dahi olsa, iddia ediyorum, bu şekilde çok önemli bir değişiklik yer almış ve bu, boşlukta kalmıştır. Şu anda, hiçbir şekilde, suçüstü hali de olsa, o milletvekili hakkında herhangi bir soruşturma yapılamayacağı şeklinde bunu yorumlamak zorunda kaldık, zorunda bırakıldık. Biz, bunu, Ceza Kanunu alt komisyonunda yaptığımız çalışmalarda da dile getirdik; ama, maalesef, bu hüküm görüşülmedi, tartışılmadı; çünkü, burada bir husus da şudur; meşhut suç dediğimiz suçüstü halinin de, yine biliyoruz ki, Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18 inci maddesiyle kaldırılan Suçüstü Haline İlişkin Muhakemeye Dair Kanun da, artık, hükmünü kaybetmiştir; dolayısıyla, Anayasanın 83 üncü maddesindeki bu hükmün işleyebilmesi tamamen ortadan kalkmıştır.

Bu noktadan, Yüce Meclisin kürsüsünden, hükümet yetkililerine, Adalet ve Kalkınma Partisine ve özellikle Anayasa Komisyonu Başkanına ve üyelerine, bütün milletvekillerine buradan çağrı yapıyoruz; derhal, bu konuda, 83 üncü maddedeki bu suçüstü hali ve ağır cezayı gerektiren ibaresinin değiştirilmesi için anayasa değişikliğinin mutlaka yapılması gerekir. Bu konuda -inanıyoruz ve güveniyoruz ki, sizin de inanıp güvenmenizi istiyoruz- Cumhuriyet Halk Partisi olarak Anayasanın bu noktadaki değişikliğini biz de kabul etmek durumundayız; çünkü, Anayasanın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrası tamamen boşlukta kalmıştır, uygulama imkânı hiç kalmamıştır. Yani, şu ana kadar sınırlı olarak iddia ettiğimiz milletvekili dokunulmazlığı, tamamen serbest bir şekilde sonuna kadar açılmış ve dokunulmazlık, artık, tabu haline gelmiş durumdadır. İstisna kalkmıştır. Devletin kişiliğine karşı, güvenliğine karşı işlenen suçlarda dahi, bu hüküm, yani, 14 üncü maddede sayılan cezalar dahi bunun dışında tutulmuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ayvazoğlu.

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri, gerçekten, bu konunun önemi, yarın bir gün hepimizi meşgul edecek bir şekilde, ciddî bir önemi arz etmektedir. O açıdan, bizim yapmamız gereken konu, bugün bir milletvekiliyle ilgili gelen dosyanın yarın başka milletvekilleri hakkında da geleceğini ve bunu komisyonları meşgul edeceğini hepimiz biliyoruz. Onun için, acil çözümleri bulabilmek açısından ve şu gerçeği de artık hepimiz kabul etmek zorundayız ki, bu milletvekili dokunulmazlığı olayı Anayasamızın 10 uncu maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıdır, Anayasamızın 81 inci maddesindeki andiçmenin metnindeki metnin ruhuna aykırıdır. Geliniz, elbirliğiyle, bu topluma vermiş olduğumuz sözümüzü yerine getirelim. Kamu vicdanını rahatlatmak için, şimdiye kadar kamu vicdanının, milletvekili dokunulmazlığı noktasından rahatsız olması nedeniyle, tatmin edilebilmesi için, geliniz, bunu elbirliğiyle yerine getirelim; çünkü, kamu vicdanı yarın bir gün bizden bu hesabı, elbette, sizlerin arzu etmediği; ama, milletin arzu etmiş olduğu seçimin sandığında hesabını görür, sizden de hesabını sorar. Yoksa, seçim zamanı, seçimden birkaç hafta önce televizyonlara veya medyanın huzuruna çıkarak Sayın Başbakanın vermiş olduğu "milletvekili dokunulmazlığını kaldıracağız" sözünü, önümüzdeki seçimlerde çıkıp da hangi şekilde, hangi yüzle vereceğini Yüce Meclisin ve Yüce Türk Milletinin takdirlerine ve vicdanlarına bırakıyorum.

Bunun hesabının seçimlerde görüleceği noktasında sizleri bir kez daha uyarıyor, Yüce Meclisi bu duygu ve düşüncelerle saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 19 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-01-19-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
