# Hakimler ve savcılar kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1217)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2006
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1217)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b122/tbmm221261220050.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-06-29-hakimler-ve-savcilar-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasar

> Feridun Ayvazoğlu (CHP), 29 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S 1217)); konuşma 1.090 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; görüşmekte olduğumuz 1222 sıra sayılı Terörle Mücadele Kanununda yapılması düşünülen değişiklik tasarısıyla ilgili olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu nedenle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Terörle Mücadele Kanununun 1 inci maddesindeki bir tanımdan, yani, terör tanımından bahsedilerek, daha önceki yürürlükte bulunan başlık "Terör tanımı" olarak değiştirilecektir.

Terör denildiğinde, terörün Fransızca kökenli bir kelime olduğu ve bunun anlamının "yok etmek, yıkmak, yakmak, mahvetmek" anlamını taşıdığı, sözlük olarak, bunun bu şekilde tarif edildiği gerçeği karşısında, "neyin yok edildiği, neyin mahvedilmek istendiği" diye sorulduğunda da, "insanlann yok edildiği, can ve mal güvenliğinin yok edildiği, hukukun yok edildiği, devletin yok edildiği" anlamını taşıyabilecek, geniş açıdan bakılması gereken bir tanımdır diye düşünmek durumundayız.

Değerli arkadaşlar, böyle bir tasan neden gündeme geldi, neden gündeme getirildi, ihtiyaç nereden kaynaklandı denildiğinde, elbette, hepimizin karşısına çıkacak bu sorunun cevabında, son yıllarda artan, daha doğrusu canlandığı görülen terörün karşısında bu tür bir yasa tasansınm, Hükümet tarafından ihtiyaç hissedilmiş olmasından dolayı gündeme getirildiği cevabıyla karşı karşıyayız. Bu da şunu gösteriyor ki, şu ana kadar mevcut yasalarla terörle mücadelenin mümkün olmadığı, olamadığı gerçeğini de, üçbuçuk yıldan beri bu ülkeyi tek başına yürütmekte olan Adalet ve Kalkınma Partisinin mevcut yasalarıyla terörün önüne geçemediği gerçeğini kabul etmek durumunda kalınıyor.

Değerli arkadaşlar, peki, bununla ilgili olmak üzere, sivil toplum örgütlerinden tutunuz, toplumun tüm kesimlerine kadar, siyasî partilerin çok çeşitli yöneticilerine kadar yapılan tespitler ve teşhisler karşısında, acaba Adalet ve Kalkınma Partisi, İktidar olarak, gereken tespiti ve teşhisi doğru olarak yapabildi mi? Elbette, buna cevap olarak "tespit ve teşhisi doğru yaptı" denilebilseydi, bugün yaşanmakta olan, yaşanmaya devam edilen terörün acı yüzünü görmek mümkün olmazdı. Maalesef, her geçen gün baktığımızda, acaba ülkemizin neresinde ne şekilde bir can, bir yürek yakılacaktır, yanacaktır diye hepimizin birbirine endişeli bakışları da buna olumlu cevap vermeyi mümkün kılmamaktadır. Bu da gösteriyor ki, şimdiye kadar, siyasî partiler olarak, başta Cumhuriyet Halk Partisi olarak yapmış olduğumuz uyanların İktidar tarafından kulakardı edilmesi sonucu bugünlere gelinmiş oldu. Şöyle bir tarihî sürece bakıldığında, İktidarın sürecine bakıldığında, Cumhuriyet Halk Partisinin, canlanmakta olan teröre karşı yapılması gereken, alınması gereken önlemlerin neler olduğu ve olması gerektiği noktasında yaptığı öneriler, İktidar tarafından, hiçbir şekilde olumlu karşılanmadı. Bunun en canlı örneği, 15 Eylülde yapılmış olan genel görüşme isteğine, Sayın Genel Başkanımız tarafından verilen genel görüşme isteğine, 19.9.2005 tarihinde, Yüce Meclis tarafından, İktidara mensup milletvekillerince ret karan verilerek, böyle bir terörle mücadelede bilimsel olarak yapılması gereken araştırmalann gereği olmadığı noktasında, maalesef, bu şekilde cevap verilerek, şimdiye kadar gözardı edilmeye çalışılmıştır.

Değerli arkadaşlanm, bunun devamına bakıldığında, çok önemlidir, Adalet ve Kalkınma Partisinin yetkili kişilerinden, grup başkanlanndan Sayın Eyüp Fatsa'nın, bir, basına vermiş olduğu beyanatı çok ilginçtir; ki, o günlerde, terör alabildiğine ivme kazanmış, alabildiğine şehitlerimiz memleketlerine geliyor, gözyaşı sel olmuş akıyor, buna karşılık, yapılan bir söyleşide Sayın Eyüp Fatsa'nın vermiş olduğu şu cevap çok ilginç ve düşündürücüdür. Vermiş olduğu cevabın tarihi 25.10.2005'tir. "Fatsa, dün gazetecilerin sorulannı yanıtladı. TMY taslağıyla ilgili olarak 'demokratik kazanmalardan geri dönüş olmayacak' diyen Fatsa, terörle mücadele konusunda, mevcut yasalarda boşluk olmadığını söyledi. Fatsa 'ille de TMY'de değişiklik yapalım gibi bir iddiamız ve acelemiz de yok; şu anda, acil olarak, gündemimizde böyle bir konu yok' dedi. Fatsa, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in de, terörle mücadele için mevcut yasaları yeterli bulduğunu bildirdi" diyor. Dediği tarih, 25.10.2005 tarihindeki basın organı.

Değerli arkadaşlarım, aradan aylar geçtikçe, terör devam ediyor ve nihayet, hepimizin yüreğini yakan, yüreğini yakması gereken ve hepimizin düşünmesi gereken bir olayı, hep birlikte, mayıs ayı içerisinde Danıştayımıza karşı yapılan saldırıda, maalesef, gördük ve bununla devam eden terörün, dün de, Hakkâri Çukurca'da, bir şehidimizle, bunu görerek, bir kez daha yüreklerimiz dağlandı, yüreklerimiz acılandı.

Değerli arkadaşlanm, elbette, terörün, bu tasanyla ne şekilde önleneceği konusunda, önleyici kolluk güçlerine herhangi bir imkân getirmediğini hepimiz bilmekteyiz; ancak ve ancak, çıkarılacak olan ceza kanunlanna uyum yönündeki Terörle Mücadele Kanununun, bu değişiklikle, ancak ve ancak, önleyici ve caydırıcılık açısından, suç işlendikten sonra ele alınabilecek bir noktada değerlendirilmesi gerekir. Buna bakıldığında ise, elbette, bu tasarıda getirilen, terör mağdurlarına yardımın iyi niyetli bir şekilde yer aldığını, yine terör mağdurlannm çocuklannın öğrenci olarak burs almasına olanak sağlanması gibi, uluslararası anlamdaki anlaşmalara uygun bir şekilde, yine Türk Ceza Kanununda yapılan uyuma denk gelebilecek şekildeki değişiklikleri Terörle Mücadele Kanunuyla ilgili tasarıda görebiliyoruz; ama, esas olayın, esas terörün önlenmesiyle ilgili temel çözümün bu kanunda olmadığını hepimiz görmekteyiz ve karşımıza -bir süreç yaşadık, yaşadığımız bu süreç içerisinde- Terörle Mücadele Kanunu Tasansının 6 ncı maddesi çıkıverdi. 6 ncı maddesinde ise, bizim şimdiye kadar, Cumhuriyet Halk Partisi olarak uyardığımız konular karşımıza geldiğinde şaşırdık kaldık. Karşımıza gelen konu, maalesef, 6 Ekim 2004 tarihli Avrupa Birliği İlerleme Raporunda yer alan ve yargı sürecinin, Avrupa Birliği ülkeleri tarafından devam etmiş olacağına karar verilen ve buna şu andaki Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinin de imza atmış olduğu şekilde kabul ettiği uluslararası bir anlaşmada, bölücübaşınm yargı sürecinin kabul edildiği hüküm altına alınmıştı; ama, buna, Sayın Başbakan çıktı "dengeli ve olumlu bir rapor" demek suretiyle, sanki, bölücübaşınm bu şekilde yeniden yargılanmasına imkân tanınmasını, bu Hükümetin, zımnen de olsa kabul ettiği anlamında beyanatta bulundu ve hatta bu konuda bayramlar da yapıldı; ama, geldik gördük ki değerli arkadaşlarım, bu getirilmek istenen 6 ncı maddenin son fıkrasında, terör örgütlerinin kurucusuna ve yöneticilerine gizli bir af getirileceği hüküm altına alınmıştı. Cumhuriyet Halk Partililer olarak biz, komisyonda yapmış olduğumuz dirençli savunma doğrultusunda olmak üzere, kurulan alt komisyona üye vermedik; çünkü, böyle bir sorumluluğun altına... Cumhuriyet Halk Partisi olarak, tarih önünde, sorumluluğu kabul etmediğimizi, etmeyeceğimizi bildirmek zorundaydık. Bunu gören; ama, aylar sonra görebilen Adalet ve Kalkınma Partisi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ayvazoğlu, konuşmanızı tamamlayın lütfen.

Buyurun.

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla) -... alt komisyonda 6 ncı maddenin son fıkrasını çıkarmak suretiyle, etkin pişmanlık hükümlerinin bu şekilde maddeden, tasandan çıkarılmasını sağlamış; ama, gerçekten, geç kalınmıştır. Bunun da Türkiye'ye nelere mal olduğunu gün geçtikçe hepimiz gördük.

Değerli arkadaşlar, bunun devamında, uluslararası hukuk kurallarının bir anlamda hiçe sayıldığı gibi bir mana çıkabilecek, Anayasanın 90 mcı maddesine rağmen, böyle bir tasarının gündemde tutulmasının anlamının olmadığını belirten Adalet ve Kalkınma Partisi, maalesef, kendi değiştirdiği, birlikte değiştirmiş olduğumuz 90 mcı maddeyi de görmezlikten gelerek, iç hukukumuza göre faydalanması mümkün olmadığı şeklindeki savunmasını, bir noktada, diğer eliyle reddediyor, diğer eliyle inkâr ediyor; ama, bunlar da gösteriyor ki, artık, gerçekler sıvanamıyor, gerçekler saklanamıyor. Bu doğrultuda, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ulusumuzla Hakkâri'den Edirne'ye kadar barış köprüsünü kurmak istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ayvazoğlu teşekkür ediyorum.

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

Biz, ülkede yetmiş milyon insan kardeşçe yaşamak istiyoruz. Terörün önlenmesiyle ilgili olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerimize düşen neyse, onu yapmaya hazırız diyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle, saygılar sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Hakimler ve savcılar kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s 1217)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-06-29-hakimler-ve-savcilar-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasar (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c126/b122/tbmm221261220050.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
