# Vakıflar kanunu hakkında (s.s.1239)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 8 Kasım 2006
- **Gündem:** VAKIFLAR KANUNU HAKKINDA (S.S.1239)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c134/b016/tbmm221340160649.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-11-08-vakiflar-kanunu-hakkinda-s-s-1239-3

> Feridun Ayvazoğlu (CHP), 8 Kasım 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKIFLAR KANUNU HAKKINDA (S.S.1239)); konuşma 607 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum) - Sayın Başkan, teşekkür ederiz

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, az önce de belirtmiş olduğumuz çekinceleri bir kez daha vurguladıktan sonra, aynı tasarının 64'uncu maddesinde "Yardımcı hizmet birimleri" adı altındaki insan Kaynakları Daire Başkanlığı 64'uncu maddeyle tarifini buluyor Tabu, 64'uncu maddeye bakıldığında bu Dairenin, Daire Başkanlığının görevlerini yine, fıkra şeklinde, belirtiyor Tabu, bunların belirtilmiş olmasıyla bu maddenin ve maddenin yer aldığı tasarının ozunun ne olduğuna bakıldığında eksikliklerinin alabildiğine olduğunu görmekteyiz

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu tasan "Vakıflar Yasası Tasarısı" şeklinde Peki, vakıf denildiğinde, vakfın tarifinin şimdiye kadar butun konuşmacı arkadaşlarımız tarafından vurgulandığı, yapıldığı gerçeğinin karşısında hemen aklımıza şu geliyor Biz ülkemizde yaşıyoruz Ülkemizde yaşadığım iz su rece ülkem iz in geçmişiyle yuz yüze geliyoruz, geleceğiyle yuz yüze geleceğiz ve geleceğimize miras bırakacağız Bize bugüne kadar bırakılan miraslardan en buyuğu Türkiye Cumhuriyetedir ve Türkiye Cumhuriyeti'nın Mısakımıllî sınırlarıyla çizilmiş olan sınırlar içerisinde bulunan butun değerlerdir Bu değerlerin içerisinde sosyal değerler, insanlarımızın -hangi etnik kökene sahip olursa olsun- hep birlikte aynı duygu ve düşünceyi, aynı ulusal duyguları yaşayabilmesi önem taşımaktadır Zaten bir ulusu ulus yapmanın ozunde de bu vardır Manevi duygular dediğimiz butun değerlerin birleşmesiyle aynı hedefe yönelen topluluklar ulus adını almaktadır Böyle bir ulusun evlatları olmaktan dolayı da hepimiz gurur ve onur duyuyoruz ve tarihimizle yuz yüze geldiğimizde de tarihimizde hiçbir şekilde gocunacak tarafımız olmadığını da biliyoruz Bunu en son Fransa Parlamentosunda kabul edilen Ermeni Yasası'yla ilgili görüşmelerde Türkiye Buyuk Millet Meclisi olarak hepimiz gösterdik Hepimiz, Türkiye Cumhuriyeti içerisinde, bu devletin sınırlan içinde yaşayan Türk ulusuna mensup kişiler olarak Fransız Meclisine tepkimizi aynı duygularla dile getirdik Bu, ulus olmanın, ulus olabilmenin özelliklerinden birini en belirgin bir şekilde dünya çapında göstermemiz açısından önemli bir omektır değerli arkadaşlarım

Bu çerçevede olmak üzere, bize bırakılan mirasların içerisinde, eserler dediğimiz, tarihi eserler dediğimiz, eski eserler dediğimiz butun eserlerle biz de iç içe yaşıyoruz Bunlar görüşülürken vakıf eserlerinin de asırlara dayalı, asırlardan gelen eserler olduğunu, eserler manzumesi olduğunu görüyoruz Fakat, burada bir eksikliği daha Hükümete iletmek durumunda kaldık Şöyle ki Vakıf eserleri denildiğinde, yıllara, asırlara dayanan, bizlere intikal eden miraslar olduğunu biliyoruz, söylüyoruz

Peki, yine, aynı şekilde, Kultur Bakanlığı bünyesinde tabiat varlıklarının korunmasıyla ilgili bizim bir yasamız var Bu yasanın kapsamındaki kultur ve tabiat varlıklarının bu eserlerle bağlantılı bir şekilde, paralel bir şekilde ele alınıp bu tasarıya getirilebilmesi olanağı da varken, bunun gözden çıkartılması, göze alınmaması, tartışılmaması ve Kultur Bakanlığıyla bu konuda belirli diyalogların sağlanmamış olması ve tasarıya da aynı şekilde yansımamış olması buyuk bir eksikliktir

Kaldı ki, tabiat ve kultur varlıklarına ilişkin olmak üzere, Türkiye çapındaki butun eserlerin, tabın yerindeyse, sarı levhalı butun eserlerin şimdiye kadar sahiplerinin, mirasçılarının ne gibi sıkın- tılar çektiği gerçeğini de yaşıyoruz Böyle bir yasaya Kultur ve tabiat varlıklarıyla ilgili yasanın da aynı şekilde -madem öyle- masaya yatırılıp, tartışılıp, tasarı halinde, geniş kapsamlı ele alınmasında buvuk faydalar sağlanacaktır Bu da bir eksiklik olarak, tasarıda gözükmüyor

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Ayvazoğlu, konuşmanızı tamamlayınız

FERİDUN AYVAZOĞLU (Devamla) - Keşke bu tasarı yapılırken, kultur ve tabiat varlıklarıyla ilgili olmak üzere, o kanun da masaya yatırılsaydı ve Kultur Bakanlığıyla ve ilgili birimlerle, üniversitelerimizle, aynı şekilde bunların sıkıntılarını, sahiplerinin sıkıntılarının ne olduğunu, ne olabildiğim, çozum noktasını, Yüksek Anıtlar Kurulunun vermiş olduğu kararların da eksikliğim ve hatalarım goz onune aldığımızda, bunları da gidermiş olurduk

Tabu, hata derken, oradaki kurul uyesı arkadaşlarımızı da biz burada suçlamış değiliz O hataların, eksikliklerden dolayı kaynaklanan hatalar olarak kabul edilmesi gerekir diye düşünüyoruz Bunlar da ele alınabilirdi Hiç olmazsa bu eksiklik de bu sayede gıderılebıldığı olçude giderilebilirdi Yoksa, onlar da getirilerek Vakıf eserlerinin başına geldiği gibi, yabancılara, onlara da peşkeş çekelim gibi bir yasa getıreceksek hiç getirmeyelim daha iyi olur ıdı diye düşünüyoruz

Bu duygu ve düşüncelerle, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Vakıflar kanunu hakkında (s.s.1239)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-11-08-vakiflar-kanunu-hakkinda-s-s-1239-3 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c134/b016/tbmm221340160649.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
