# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (genç.spor gen.müd., vakıflar gen.müd., devlet pers.bşk.lığı, başbakanlık yük.den.kur.bşk.lığı, danıştay bşk.lığı,tübitak, türkiye bilimler akademisi bşk.lığı) 5.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 18 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (GENÇ.SPOR GEN.MÜD., VAKIFLAR GEN.MÜD., DEVLET PERS.BŞK.LIĞI, BAŞBAKANLIK YÜK.DEN.KUR.BŞK.LIĞI, DANIŞTAY BŞK.LIĞI,TÜBİTAK, TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ BŞK.LIĞI) 5.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b036/tbmm221410360332.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-12-18-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-genc-spor-gen-mud

> Feridun Ayvazoğlu (CHP), 18 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (GENÇ.SPOR GEN.MÜD., VAKIFLAR GEN.MÜD., DEVLET PERS.BŞK.LIĞI, BAŞBAKANLIK YÜK.DEN.KUR.BŞK.LIĞI, DANIŞTAY BŞK.LIĞI,TÜBİTAK, TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ BŞK.LIĞI) 5.TUR); konuşma 917 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2007 merkezî yönetim bütçesinin beşinci turunda yer alan kamu kuruluşlarının bütçeleriyle ilgili olarak aleyhte söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu bütçe, Sayın Unakıtan'ın dediği gibi, mutluluk ve refahtan uçan sanal bir bütçe mi, yoksa, kamuda, iş âleminde, pazarda, çarşıda, tarlada yaşayan halkımızın yaşadığı bir bütçe mi denildiğinde, buna, kısaca, elbette, Sayın Unakıtan'ın tarif ettiği gibi, iyi niyetlerle dolu, sanal bir bütçe şeklinde cevap vermekten öte başka bir cevap verme olasılığımız yoktur.

Değerli milletvekilleri, görüşme konuları başlıklarıyla değerlendirildiğinde şu tespitleri yapmak durumundayız:

Öncelikle gençlik ve spor dediğimizde ilk aklımıza gelen gençlerimizin -diplomalı olanı, diplomasız olanı- gerçekten işsizliklerinin üzücü, ürkütücü, endişe, korku ve şiddetle inkâr edilemez sosyal tehdit boyutlarına ulaştığı bir gerçektir. Yine, spor denildiğinde ise, bırakalım başarı veya başarısızlıktan söz etmeyi, akla gelen, yine, maalesef, şiddet, şike ve yolsuzlukların da benzer boyutlara ulaştığı ve bunlara dört yıllık AKP iktidarlarının etkin bir çözüm bulamadığı gibi, spor kuruluşlarının seçimlerine yaptığı siyasi müdahaleleri ise, elbette, görmezden gelemeyiz.

Vakıflar denildiğinde... Elbette, Sayın Bakanın da söylediği gibi, vakıf eserleriyle ilgili binlerce vakıf eserinin korunmasına dönük yapılan çalışmaları, biz de, teşekkürle, şükranla karşılarız. Ancak, ne var ki -akla gelen- geçenlerde çıkarmış olduğumuz ve yabancılara vakıf cenneti yolu açarak Lozan ve ülke bütünlüğünü tehlikeye koyan yasanın, Cumhuriyet Halk Partisi olarak uyardığımız, karşı çıktığımız hâlde, haklı yerden geri dönmesine neden olduğunuzu, çoğu yasalarda yaptığınız gibi, parlamentoda verilen onca emeği nasıl heba ettiğinizi inkâr edemezsiniz. İş bununla da kalmadı, korkarız kalmayacaktır da. Daha üç gün önce Anayasa Mahkemesinden dönen, yine, Cumhuriyet Halk Partisine rağmen çıkarttığınız Sosyal Güvenlik Yasası da, sosyal güvensizlik yasası olarak, maalesef, iktidarınızın kurbanı oldu.

Devlet Personel Başkanlığı diyorsunuz, ama, tek başına iktidarınızda söz verdiğiniz vaatler, çalışanı ve emeklisiyle memurun, işçinin, kamu personeli olarak arasındaki gelir uçurumuna, yoksulluk sınırına ve uygulamadaki eşitsizliğe çare bulamadığınız gibi, bu konulardaki yoğun şaibeleri ve özellikle yatay geçişlerdeki kadrolaşma ve cumhuriyeti kuşatma gayretlerinizi de inkâr edemezsiniz.

Değerli milletvekilleri, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu denildiğinde de, elbette, hepimizin ve tüm kamuoyunun aklına gelen, kamu ihalelerindeki Hatay, Çorum, İsparta, Karaman gibi çoğu belediyelerde yapılan yolsuzlukları Ali Dibo adıyla literatüre yerleştirmekteki maharetinizi, Sayın Başbakanın yanı başındaki cumhuriyet karşıtı eylem ve söylemleriyle anılan Başbakanlık Müsteşarıyla birlikte iktidarınızın yasal denetimlerdeki etkisizleştirme çabalarınızı da inkâr edemeyecek ve halkımıza unutturamayacaksınız.

Yine bu turda yer alan TÜBİTAK ve Türkiye Bilimler Akademisi adındaki kuruluşlara "bilim olmadan asla" kuralını bir tarafa bırakıp, siyasi iktidar olarak yaptığınız siyasi müdahalelerinizi de inkâr edemezsiniz. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP İktidarı, hukuk devleti anlayışından kopmaya maalesef devam etmektedir. Bunlardan en önemlisi, yüksek yargı kuruluşlarından 1868'den 1924 Ana- yasası'na kadar "Şûrayı Devlet" adıyla hizmet vermiş ve vermekte olan Danıştayın bu bütçedeki yerinin ve kendisinin ne kadar önemsenmediğini hele hele hiç inkâr edemeyeceksiniz.

Dört yıldan beri, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Sayın Genel Başkanımız Deniz Baykal'ın, milletvekilleri olarak bizlerin yaptığı olumlu uyanlara hiç mi hiç kulak vermediniz, hiç mi hiç itibar etmediniz. Dikta rejimler de dahil, demokratik rejimlerde de "ilelebet, sonuna kadar iktidar yoktur" kuralını unuttunuz. Siz, bu kuralı kabul etmiyor ve görmezden geliyorsunuz. Bu yönde yürütmenin yargısal denetiminin kendiniz için de teminat olduğunu, olacağını idrak etmediniz, edemediniz. Bu anlayışta gidiyorsunuz, ama, bunu çok arayacaksınız.

İktidarınız yaşanan acı örneklerle dolu olup, Hükümetinizin de Danıştay kararları üzerine gösterdiği tavır ve yaptığı açıklamaların bunlara sebep olduğunu inkâr edemezsiniz. Bunlardan birisi, Sayın Başbakan Erdoğan'ın, Danıştayın hidroelektrik santralleriyle ilgili verdiği bir kararı üzerine, 6 Nisan 2006 tarihli gazetelerde yer aldığı şekliyle aynen: "Danıştayda birçok engelle karşı karşı- yayız. Bürokratik oligarşiyle uğraşıyoruz. Ya engelleri aşacağız ya bizi anlayanla yürüyeceğiz." şeklindeki yargıya müdahaleci açıklamasıdır. Nasıl bir tesadüftür ki, bu açıklamadan kırk bir gün sonra, 17 Mayıs 2006'da, maalesef, yargı ve insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Danıştaya yapılan saldırıyla Türkiye sarsıldı. O kadar olumsuzluklara rağmen, şerefiyle, namusuyla, vicdanıy- la görevlerini yerine getiren masum yargıçlardan Mustafa Yücel Özbilgin katledilerek şehit edilmiş, diğer yargıçlar da ağır yaralanmıştır.

Değerli milletvekilleri, AKP, iktidarında, hukuku içine sindiremediği ve hukuktan uzaklaştığı içindir ki, Danıştayın yargısal denetimini de bir türlü kabul edememiş ve içine sindirememiştir.

İktidar olarak, keyfi uygulamalarınızla, başta Millî Eğitim camiası olmak üzere, sürülen, mağdur edilen onca öğretmen ve müdürlerin, kamu görevlileri ile cumhuriyetin kazanımları olan iktisadi devlet kuruluşlarının özelleştirilmesine ilişkin yargı kararlarını uygulamamak için olmadık hileli yollara başvurdunuz, savsadınız, unuttunuz; ama İsrail'li Ofer'e iş geldiğinde, akıl almaz peşkeşleri çekmek için de elinizden geleni yapmaktan hiç mi hiç çekinmediniz.

Konumuz olan Danıştayın binasının fiziki durumu ve korunmasının, güvenliğinin ve de bütçesinin yetersiz olduğu defalarca dile getirilmesine rağmen, iktidarınızca söz verildiği hâlde, ciddiyetle ilgilenmediğinizi de inkâr edemezsiniz.

Kısacası, yargıyı -Van, Şemdinli ve Hakkâri'deki yaşanan müdahaleci anlayış örneklerinde yaptığınız gibi- nasıl olur da elimizde tutabiliriz anlayışını aklınızdan hiç çıkarmadınız. Ama şunu biliniz ki, Cumhuriyeti seksen üç yıldır içine sindirmiş, inanan halkımız da, Hükümetin, maalesef, o gün Kocatepe Camii'ndeki kaçış hâlini unutmayacaktır; aynı halkımız, iktidarınızda, tarımı ve hayvancılığı çökerterek perişan ettiğiniz, vaatlerle kandırdığınız, ilimiz Çorum'daki ve ülkemizdeki çiftçilerimiz, köylülerimiz ve kepenklerini kapatan esnaf ve sanatkârlarımız ile yarattığınız işsizler ordusu da söylediklerinizi unutmayacaktır; AKP'yi aklından ve sandığın dibinden hiç çıkarmayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dört yıllık anlayışınız, uygulamalarınız ve hünerlerinizle, günahınızla, sevabınızla, iktidarınıza veda edecek ve gideceksiniz.

Burada bize de düşen bir görev var. Size güle güle diyoruz, ama, geliniz, siz de, Sayın Genel Başkanımız Deniz Baykal'ın her zaman haklı çıktığı uyarılarından birisi daha olan erken seçim uyarısına kulak veriniz, ülkeyi bu gerilimden kurtarınız; gereğini hep birlikte yapalım.

Yaptığımız bu haklı eleştirilerimiz saklı kalacak elbette; ama, her şeye rağmen, 2007 bütçesinin, kutlayacağımız yeni yıl ve Kurban Bayramı'nın ulusumuza barış ile huzur getirmesini diliyor, yüce Meclisi bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Teşekkür ederim Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (genç.spor gen.müd., vakıflar gen.müd., devlet pers.bşk.lığı, başbakanlık yük.den.kur.bşk.lığı, danıştay bşk.lığı,tübitak, türkiye bilimler akademisi bşk.lığı) 5.tur”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2006-12-18-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-genc-spor-gen-mud (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b036/tbmm221410360332.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
