# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Fikret Baloğlu (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim
- **Tarih:** 21 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-fikret-baloglu-22-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Feridun Fikret Baloğlu (CHP), 21 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 748 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İş Yasası Tasarısının 117 nci maddesine ilişkin kişisel görüşlerimi açıklamadan önce, tüm Genel Kurulu ve seçim bölgem Antalya'daki tatillerinden olumlu izlenimlerle dönmüş olduklarını anladığım değerli AKP'li kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Antalya'dan Tekirova'ya uzanan karayolunda güvenli bir yolculuğu sağlamaya çalışan karayolu işçileri, her zaman olduğu gibi, siz gitseniz de gitmeseniz de, işlerinin gereği olarak, o trafik şeritlerini çizmişlerdi, trafik lambalarını gözden geçirip güvenli bir yolculuğun şartlarını oluşturmuşlardı. Siz, o yoldan geçtiniz. Bir tarafında mavi Akdeniz, bir tarafında çam ormanlarıyla kaplı, insanı daha ılımlı düşünmeye sevk eden bir yoldan Tekirova'ya varırken, bilmiyorum dikkatinizi çekti mi, orada Akyarlar Karayolları Tüneli var. O tünelin kenarında dikili bir taş vardır. O taş, o yolu yapmaya çalışırken kayaların altında kalarak ölen karayolu işçilerinin anısını yaşatmak için konulmuş bir anıttır. O anıt size neler hatırlattı, bilemiyorum; ama, o anıt, bana, emeğe saygının gerekliliğini, emeğe saygıyı sürekli tutmanın gerekliliğini, kazanılmış işçi haklarını savunmanın gerekliliğini hatırlatıyor. Dilerim, size de aynı şeyleri hatırlatmıştır. Giderken taşıdığınız düşüncelerinizin bir bölümünü, dönerken orada bırakarak buraya geldiğinizi umut ediyorum.

O güzel yolda, sağ tarafta dağlara doğru yükselen bir köy vardır; Beycik Köyü. 2/B'yi fazlasıyla uygulama olasılığı olan bir köydür. Orada orman köylüleri yaşar, orman işçileri yaşar. O orman köylüleriyle tanışsaydınız, size, yüzyıldır yaşadıkları o toprakların, hak ettikleri o toprakların -çünkü, ormanla bir ilgisi kalmamıştır ve yüzyıldır üzerinde yaşıyorlar, belki yüzlerce yıldır- ceplerindeki son paranın alınmadan kendilerine teslim edilmesinin gerekli olduğunu anlatabilirlerdi, aranızda duygusal bir yakınlaşma olabilirdi; ama, bir an önce dinlenme yerinize varmanız gerektiği için, o 8 kilometrelik yolu çıkıp orman köylüleriyle karşılaşamadınız. Diliyorum, daha uygun bir zamanda, sizlerle birlikte, orada, Beycik'te oluruz; orman köylülerini, Akdenizli orman köylülerini, Yörükleri daha yakından tanıma olanağı bulursunuz.

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ) - Meclis tatildeyken...

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Devamla) - Şimdi, siz, Meclisin tatilini de kısacaksınız; çünkü, bu kanunu defalarca görüşme ihtimalimiz var; onu sonra konuşalım, bir sonraki maddede.

Neyse ki, böylesine bir duygusal hesaplaşmadan geçmeden Tekirova'ya vardınız. O otel işçileri...

Şimdi, otel işçilerine geliyorum. Otel işçileri, siz gelmeden saatler önce oteli konaklamaya hazır hale getirmişlerdi. Bahçıvanlar, yaban otlarını, her gün olduğu gibi, temizlemişlerdi, çimler sulanmıştı; emeklerini o otelin her yerine damlatarak sizi bekliyorlardı; sizi kucakladılar, sevgiyle selamladılar. Sanıyorum, oradaki işçilerin yakınlığını, sevgisini ve dostluğunu gördükten sonra emeğe ve işçilere bakışınız biraz daha değişmiştir.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Siz orada mıydınız?!

FERİDUN FİKRET BALOĞLU ( Devamla) - Ben, her zaman işçilerin yanındayım, her zaman Antalya'dayım ve onlarla beraberim. Emeğin katkısıyla değer ve anlam kazanan otelde geçirdiğiniz iki günün üzerinizdeki olumlu etkilerini, beni, hiç laf atmadan(!) saygıyla dinlemenizden (!) anlıyorum, bunu fark diyorum; teşekkür ediyorum.

Şimdi, kar suları yeni indiği için, henüz yeterince ısınamamış olan Akdenizde, alışkın olmayanları biraz ürperten denizin verdiği serinlikle güne başladıysanız, içinizdeki yaşama sevincinin nasıl büyüdüğünü hissetmişsinizdir....

Şimdi, sormak istediğim şu: Perşembe akşamı buradan giderken sahip olduğunuz düşüncelerinizi orada bir kez daha gözden geçirdikten sonra buraya geldiyseniz, bu ısrar neden ?! Gözden geçirmeden buraya geldiyseniz, neden ?!. Her iki ihtimalde bunu sormak istiyorum.

Ama, sizden şunu beklemiyorum; şu andaki tavrınız bunu gösteriyor; yani, bunda ısrar edeceksiniz, o sizin tercihinizdir; ama, size emeklerini sunan, emekleriyle dünyayı her gün yeniden ayağa kaldıran o insanları, işçileri bir inada kurban etmenin ne yararı var?! Verilmiş sözleriniz olsa bile, o iki günlük Antalya tatili, Akdeniz'in insanı ılımlı kılmaya sevk eden havası, yumuşaklığı, dostluğu, yol üzerinde gördüğünüz o işçi anıtı, emekleriyle, kanlarıyla o geçidi açıp sizin oradan geçmenizi sağlayan karayolu işçileri, Beycik'teki Yörükler, köylüler, ormana ve toprağa hasret insanlar ve turizm işçileri, o oteli size hazırlayan insanlar, size hiçbir şeyi hatırlatmadıysa, ben burada ne kadar konuşsam hiçbir şeyin değişmeyeceğini biliyorum; ama, umudum gene de ufak bazı şeylerin sizi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Baloğlu.

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Devamla) - Bu yasa tasarısını geri çekmek için daha ne beklediğinizi anlayamıyorum ben! Yani, neyi bekliyoruz?.. Hayatın bir parçasını orada gördünüz, daha yakından tanıdınız. Bir de siyasetçi gözüyle bakmayın, bir de hep birlikte bakın.

İBRAHİM KÖŞDERE (Çanakkale) - Antalya'yı en az biz de sizin kadar biliyoruz.

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Devamla) - Sol taraftan söz atan arkadaşıma da şunu söylemek istiyorum: Yani, benim bölgemde, böyle, birisi konuşurken söz atmayı pek doğru karşılamazlar. Ben de Akdenizliyim, lütfen, yani, dışarıda konuşalım... Bırakın da şu konuşmamı tamamlayayım, Sayın Başkan 1 dakika eksüre verdi, izin verin. (CHP sıralarından alkışlar)

Zorlamanın, gerilimin, zıtlaşmanın, emeğe de işverene de bir yararı olmadığını, zarar verdiğini görmek için daha ne gerekiyor, daha ne yaşanmalı?! Çekin bu taslağı Türkiye Büyük Millet Meclisinden! Çekin ki, Antalya'da içinizde filizlenen o yaşama sevincini bütün Türkiye paylaşsın.

Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Fikret Baloğlu (CHP, Antalya). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-fikret-baloglu-22-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
