# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Feridun Fikret Baloğlu (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(HAZİNE MÜST.,AB GEN.SEKR.,BASIN-YAYIN VE ENF.GEN.MÜD.,SOS.YARD.VE DAY.GEN.MÜD.,TÜRK İŞB.VE KALK.İDA.BŞK.,TÜRKİYE İSTATİSTİK KUR.BŞK.) 6 NCI TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/feridun-fikret-baloglu-22-2005-12-17-2006-merkezi-butce-kan-tas-hazine-must-ab-gen-sekr-basin-yayin-ve-e

> Feridun Fikret Baloğlu (CHP), 17 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(HAZİNE MÜST.,AB GEN.SEKR.,BASIN-YAYIN VE ENF.GEN.MÜD.,SOS.YARD.VE DAY.GEN.MÜD.,TÜRK İŞB.VE KALK.İDA.BŞK.,TÜRKİYE İSTATİSTİK KUR.BŞK.) 6 NCI TUR); konuşma 1.062 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün 2006 yılı bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini açıklamak üzere söz aldım.

Bu genel müdürlük, temelde tanıtma işlerini yürütüyor ülkemizin ve bir kararnameyle de hangi konularda, hangi çalışmaları yapacağı belirlenmiş. Bunlar 9 bentte düzenlenmiş; bunları uzun uzun okuyacak değilim; ama, özellikle iki konu çok önemli. Tanıtma ve ilgili alanlarda hükümet tarafından uygulanacak stratejileri tespite yardımcı oluyor.

İkincisi de, kamuoyunu ve ilgili makamları doğru bilgilerle aydınlatıyor ve bu faaliyetler için de gerekli aydınlatıcı ve tanıtıcı bilgilerin akışını sağlıyor. Bunu ne ölçüde gerçekleştirdiklerini çok ayrıntılı biçimde tartışacağım; ama, buna ilişkin Sayın Başbakanla ilgili örnekleri de Genel Kurulun dikkatine sunacağım; ama, öncelikle, söylemek istediğim şey, kurumun Sayın Genel Müdürünün, kurumun personelindeki kalite yetersizliğine ilişkin düşüncelerinin kamuoyuna yansımış olmasıdır. Bunun hangi ölçüye göre söylendiğini bilmiyorum; ancak, Sayın Genel Müdürün bu saptaması kamuoyuna yansıdıktan sonra buna ilişkin sorulara verilen yanıtlarda da buna benzer sözler tekrar ediliyor. Nitekim, önceki yıllarda yurt dışına gönderilecek olan personel seçilirken, iki aşamalı bir yöntem uygulanıyordu; yazılı ve sözlü sınavlar yapılıyordu. Bu yıl yurt dışına gönderilecek personeli sadece mülakatla belirlediler. Bunun gerekçesi sorulduğu zaman da, personel yazılı sınava alınırsa, sınavı başarabilen çıkmayabilir gibi bir gerekçe öne sürdüler. Bu gerekçeyi, kurumda çalışanlar açısından, hüzün verici bir değerlendirme olarak zabıtlara geçiriyorum.

Bu iki yöntemden birinin belirlenmesi gerekirken veya iki yöntemi birlikte uygulamak gerekirken, neden sadece mülakat belirlenmiştir, kimler alınmıştır, İktidar Partisinin partizanca atama isteklerinin uygulamasının yeni bir yansıması olarak mı gelişmiştir bunu takip edeceğiz; ancak, Sayın Devlet Bakanının, bu konuda Plan ve Bütçe Komisyonunda söyledikleri çok ilginç. Sayın Bakan, her iki yöntemle de sınav yapılabileceğini yazılı ya da sözlü ya da hem sözlü hem yazılı; ancak, bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını söylüyor. Zabıtlardan okuyorum: "Devlet Bakanı Beşir Atalay - Ben konuyu biraz daha öğreneceğim, soracağım." Aradan epeyce zaman geçti; öğrendiğini ve sorup, yanıt aldığını umut ediyorum, o yanıtları da biraz sonra Genel Kurula açıklayacağını umut ediyorum

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de birtakım gazeteciler düşünceleri nedeniyle yargılanıyorlar. Bunların düşüncelerini beğenmeyebilirsiniz, ben de büyükçe bir bölümünün düşüncelerini hiç beğenmiyorum. Özellikle birtakım köşe yazarlarının Partime yönelik hasmane tavrını hiç beğenmiyorum; ama, onların, bizi eleştirdikleri için yargılanmalarını da hiç istemem, sadece onların düşüncelerine karşı kendi düşüncelerimi söylerim. Bu noktada, Sayın Başbakanın karikatürlerle ilgili tepkisini de pek olumlu bulmadığımı söylemek istiyorum. Karikatür bir şaka olayıdır, bir espridir karikatür, karikatür hiçbir zaman bir hakaret aracı olmaz. Karikatürcüleri şikâyette bulunmak, onların yargılanmasını sağlamak bence biraz fazla alınganlık oluyor. Her zaman hoşgörüsünü bu kürsüde gördüğümüz Sayın Başbakanın bu konuda da aynı hoşgörüyü göstermesini diliyorum.

Sayın milletvekilleri, bir de, Türkiye'de çalışan gazetecilerin sorunları var, bu konu onunla da doğrudan bağlantılı. Dünyanın birçok yerinde sendikasız gazetecileri işe almazlar; çünkü, örgütlü gazetecilerin daha disiplinli olduğunu düşünürler; bizde sendikalı gazeteci istenmiyor. Avrupa Birliğinin 2005 yılı ilerleme raporunda görüyorum, gazeteciler hâlâ sendika oluşturmakta zorlukla karşılaşıyor deniliyor Türkiye'de. Burada bir yanlış bilgi var; Türkiye'de bir gazeteci sendikası var, Türkiye Gazeteciler Sendikası. Ne ki, o sendikaya üye olmak cesaret istiyor. Nedense, Türkiye'deki medyanın oluşumu, o medya içinde sendikalı olmayı çok zor kılıyor.

Yerel basınla ilgili birkaç cümle söylemek istiyorum. Türkiye'de yerel basın halka en yakın alandır; çünkü, sermaye basını değildir, ekonomik zorunluluklar nedeniyle iktidarlara bağlı değildir, daha özgürdürler, küçük sermayeyle ve emekle yayın yaparlar; ama, yerel basına bu hükümet döneminde yeterli desteğin verilmediğini görüyoruz. Bu konudaki eleştirileri yanımda getirdim, Türkiye'nin 20 ilinde çıkan gazetelerin birçok yazarı, bu konuda ilgi beklediklerini söylüyorlar; bunu bu kadarla yetiniyorum.

Değerli milletvekilleri, şimdi, Sayın Başbakan zaman zaman yurtdışı gezilere çıkıyor, doğal ki ülkemizi Tanıtacak. Ölçü biraz kaçmış olsa da bunu eleştirmek gereği duymuyorum. Başbakanın takdiridir. Hiç olmazsa arada sırada Türkiye'ye gelerek bir arada oluyoruz kendisiyle. Yalnız, oraya gittiği zaman Sayın Başbakanın şunu sormasını diliyorum, bekliyorum kendisinden; çünkü, hatırlıyorum, Almanya'ya gittiği zaman Başbakana Almanya Başbakanı "kaç lira maaş alıyorsunuz" diye sormuştu. Aslında şunu sorsa daha iyi olur: Almanya'da siz Başbakan olarak kaç tane gazeteciyi şikâyet ettiniz, karikatür çizdi diye kaç tane gazeteci Almanya'da yargılanıyor? İstirham ediyorum kendisinden, bir dahaki gezisinde, herhangi bir ülkede bunu bir sorsun. Avrupa Birliğine girme iddiasında olan bir hükümetin başındaki Sayın Başbakanımızın, bu konuda, oradan aydınlatıcı bilgilerle geleceğini umut ediyorum.

Şimdi, konuştuğumuz konu, bir aydınlatma konusu; yani, doğru haber iletme konusu, sağlıklı haber iletme konusu. Aslında, Sayın Başbakandan bu kurumun kalacağı çok ders var. Sayın Başbakan bu anlatma ve propaganda konusunda çok anlamlı örnekler veriyor. Çok örnek var burada; ama, süre son derece kısıtlı.

Sayın Başbakanın bütçe konuşmasında söylediği bir söz var; "Kahvelere gidin" diyor, bir de oradan görün Türkiye'yi; biz oradan geldik" diyor. Ben, bu öneriyi memnuniyetle karşıladım. Zaten gidiyordum; fakat, dün, yağmur da yağıyordu, ama, Şentepe gecekondularına gittim, bütün kahveleri gezdim. Oradaki insanlardan birisi bana şunu söyledi: "Sayın Başbakan, doğru, kahvelerden gelmiş olabilir; ama, uzun süredir gelmiyor. Bir zamanlar gelmiş; şimdi de gelmesini bekliyoruz."

Ben, Sayın Başbakana yer vererek, örnek vererek söylüyorum; Şentepe gecekondularına gitsin. Orada 20'ye yakın kahve var, vatandaşların kendisine söylemek istediği şeyler var. Ben, onların benden Başbakana söylenmesini, iletilmesini istedikleri şeyi bu kürsüden ifade edemiyorum, Sayın Başbakan kendisi dinlesin.

Sayın Başbakan, yine propaganda tekniğinin harika örneklerinden birini verirken geçen günkü bütçe konuşmasında, Cumhuriyet Halk Partisinin tek bir çivi çakmadığını söyledi. Sayın Başbakana Onuncu Yıl Marşını bir kez daha dinlemesini öneriyorum. Orada, ana yurdun hangi ağlarla örüldüğünü ve demiryolu gerçeğini görecektir; ama, çivi çakma konusunda ben, AKP İktidarıyla yarışamayacağımızı da biliyorum; çünkü, İstanbul'un ortasına biz Dubai çivisini çakamayız arkadaşlar. Siz onu başaracaksınız, öyle sanıyorum. Evet, göreceğiz başarıp başarmadığınızı.

Sayın Başbakan propaganda tekniğinin örneklerini sergilerken, bizi Nutuk falan okumaya davet etti bu kürsüde; o falanı bırakalım bir kere, Nutuk okumaya davet etti.

Arkadaşlar,Sayın Başbakanın Nutuk'tan kendisiyle ilgili bölümleri okuduğunu biliyorum. Tümünü okumuş olduğunu da ümit ederim, bu konuda bir tahminde bulunmayacağım; ama, bu sıralarda oturan insanlar, Nutuk okuyarak büyüdüler ve onu özümseyerek büyüdüler. Sayın Başbakan, bize Nutuk okuma konusunda böyle önerilerde bulunmamalıdır. Biz, Cumhuriyet Halk Partililer, Nutuk konusunda son derece hassasız. (AK Parti sıralarından gürültüler)

AHMET YENİ (Samsun) - Sayın Başbakanı bırakın da, bütçeyle ilgili ne konuşacaksınız...

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Devamla) - Şimdi, bütçeyle ilgili konuşacağım. Konu propagandadır; Sayın Başbakan da bunun bir parçasıdır. Siz dinleyin. Başbakan konuşurken, ben bir kez yerimden müdahale ettim, ayağa kalktınız susmamı söylediniz ve şunu söylediniz bana: "Söyleyeceğin varsa, kürsüye çık söyle" dediniz. Çıktım, söylüyorum. Şimdi siz dinleyeceksiniz. Şimdi beni bir dinleyin, sizin bir söyleyeceğiniz varsa, siz gelin, deyin.

AHMET YENİ (Samsun) - Biraz evvel konuştum.

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Devamla) - Peki, onu söylüyorsanız, ben, size çok daha güzel bir şey söyleyeceğim; söylemeyecektim, söyleyeceğim.

---

**Kaynak gösterme:** Feridun Fikret Baloğlu (CHP, Antalya). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-fikret-baloglu-22-2005-12-17-2006-merkezi-butce-kan-tas-hazine-must-ab-gen-sekr-basin-yayin-ve-e (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
