# 10/127, 10/10,10/11,10/36 ve 10/39 sayılı meclis arşt.önergeleri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim
- **Tarih:** 21 Ekim 2003
- **Gündem:** 10/127, 10/10,10/11,10/36 VE 10/39 SAYILI MECLİS ARŞT.ÖNERGELERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2003-10-21-10-127-10-10-10-11-10-36-ve-10-39-sayili-meclis-arst-onergeleri-hakki

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 21 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 10/127, 10/10,10/11,10/36 VE 10/39 SAYILI MECLİS ARŞT.ÖNERGELERİ HAKKINDA); konuşma 589 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; vaktim çok kısıtlı olduğu için, sadece satırbaşlarıyla geçeceğim.

Bir kere, bu araştırma önergelerini, mutlaka, bu Yüce Meclis açıklığa kavuşturmalıdır. Bankacılık sektörü çok hassas bir sektördür. Eğer, bir ülkede finans sektörü nezle olmuşsa, o ülkenin tüm ekonomisi zatürree olur. Nitekim, son on yıla baktığımızda, son on yılda finans sektöründe yaşanan bu olgular, olaylar reel sektörü ne hale getirmiştir ve ülkedeki üretimin, ülkedeki kalkınmanın önünü kesmiştir. Onun için, finans sektörü, en küçük şüpheden, en küçük dedikodudan kurtarılıp, kendi halinde işleyen bir yapıya kavuşturulmazsa, bu ülkede hiçbir şey olmaz arkadaşlar.

İki, yine, şu Bankalar Kanununa aykırı bir şekilde, kim, neye imza atmışsa ve hangi para kime verilmişse -özellikle grup olarak- her kaç kuruşsa, mutlaka ortaya çıkarılmalı; öncelikle İcra İflas Kanunu, öncelikle yasalar önündeki tüm engeller kaldırılmalı; özellikle son dört yıldır, faiz canavarı dediğimiz canavara en az bir 60-70 katrilyon ilave edilmesiyle, çoluk çocuğumuzun rızkı birilerinden öncelikle alınmak için, tüm yasal önlemleri bu Meclis almalıdır, kimsenin hakkı kimsede kalmamalıdır.

Bir üçüncüsü ise şu: Maalesef, son üç yılda bankacılık sektörünü yerden yere vurduk ve hasta ettik; orada çalışan onurlu, şahsiyetli birsürü insanı da karaladık. En azından, o onurlu insanların, yapanla yapmayanın ayrılması açısından, o sektörde çalışan onurlu insanların da ayıklanması lazım. Onun için çok önemli...

Şimdi, dönüp, geri gidiyorum. Dünyanın hiçbir yerinde, sınırsız mevduat güvencesi yoktur. Sektörün bu hale gelmesinin en büyük nedeni, yaratılan haksız rekabettir. Eğer, siz, yüzde 100 devlet güvencesi veriyorsanız -paranın bir maliyeti vardır, paranın bir kullanım değeri vardır- döviz tevdiat faizine yüzde 30 ödeyen bir ülkede, bu parayı, siz, dışarıda, LİBOR + 2'yle, LİBOR + 1'le bulabiliyorsanız, sektör, yüzde 30'la, yüzde 35'le döviz topluyorsa, bunu da birilerine vermek için topluyorum diyorsa, bir kere, birinci sorun buradan gelmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde, sınırsız güvence yoktur. Tekrar söylüyorum. Güvence devam ettiği sürece, sistemin sorunu kalkmaz; sistem, yarın yine hasta olur.

İkincisi, devlet baba en büyük alıcı, devlet baba tüm paraları topluyor. Sektör de, oh ne güzel, bastırılmış kur, dışarıdan paraları getir, buna çok iyi tav oldu; ama, öyle bir istikrarsızlık yaşandı ki ve sonuçta, sektör, o gün, devletten aldığı her şeyi verdi. Ha, nereye verdi; bir yerlere verdi. Onun için, devlet baba en büyük borç alıcısı olmaktan kurtarılmazsa, finansman sektörüne, bankacılık sektörüne yine istikrar gelmez.

Tabiî, off-shore bankalar... Bundan on yıl önce, Maliye Bakanlığı, hangi bankalara mevduat yatırılacağını belirliyordu; ama, bu kalktığı zaman, off-shore bankalar mutlak gözden geçirilmeli. Tabiî, eğer, bir ülkede, finansman sektörü bu kadar yerden yere vurulursa, arkadaşlar, reel sektörün önü açılmaz. Onun için, bu, Yüce Meclis, çok uzun...

Pardon... Bankalar, Bankalar Kanunuyla idare edilir. 1990 yılından beri, her bankanın raporu, iki yıl öncesine kadar, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığındaydı.

1- Bankalar, bankalar yeminli murakıpları tarafından her yıl denetlenir.

2- Bağımsız denetim şirketleri tarafından -iki yıl öncesine kadar- ve Merkez Bankası tarafından...

O gün, bu önlemler alınmadığı için... O gün bunların hepsi belliydi; kimse ceza görmedi, kimseye ceza verilmedi, yapanın yanına kâr kaldı; bugün, bu fatura çıktı. Hepsi belliydi... Eğer, sen, bir bankayı, ekonomik boyutunu incelemeden, o bankayı alan insanların malî koşullarını incelemeden birilerine satıyorsan, dönüp, arkasından, kredi verip, o sermaye de yerine geliyorsa, o zaman, birinci, baş suçlu sensin! Devlet sensin... Tabiî, bu bankaları, kim, şu kanun dışında, haksız yere paraları aldıysa... Ama, ikinci suçlu da, kamu otoritesidir. Lütfen, bunu da geçmeyelim. En az onlar kadar suçludurlar.

Onun için, bu Meclis araştırması komisyonu bir an önce kurulmalıdır; özellikle, Türkiye'nin ekonomisini çok büyük boyutta ilgilendiren ve kamunun büyük bir finansman yaptığı paraların geri alınması için her şey yapılmalıdır; sektöre istikrar getirilmelidir.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “10/127, 10/10,10/11,10/36 ve 10/39 sayılı meclis arşt.önergeleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2003-10-21-10-127-10-10-10-11-10-36-ve-10-39-sayili-meclis-arst-onergeleri-hakki (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
