# Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 28 Ocak 2004
- **Gündem:** YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAPI.HK.(SS.355)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2004-01-28-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-deg-yapi-hk-ss-3

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 28 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAPI.HK.(SS.355)); konuşma 648 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.

Bu maddenin, kanunun özüne katılıyorum. Türkiye'nin, bugün, içborcunun bu hale gelmesinin önemli etkenlerinden biri de, 1983'ten itibaren uygulanan ve herkesin cebine para olarak konulan teşviklerdir. Bu tasarının üreteni ve üretimi teşvik etmesine yürekten katılıyorum; yani, üretirsen enerji bedelini az ödeyeceksin, işçi çalıştırırsan primleri az ödeyeceksin. Özünde, çalışan insana, üreten insana getirilen bir teşviktir. Buna katılıyorum; ama, bu ülkede daha önceki yıllarda uygulanan teşvikte, özellikle 1983'ten 1991'e kadar, hak eden ile hak etmeyen, yapan ile yapmayan, tesisi kuran ile kurmayan aynı kefeye konuldu; hiç kimse ceza görmedi ve 4 tane direk diken parasını cebine koydu, gitti. O gün basılan hazine bonoları bugünkü içborcun temelidir. Kimseye ceza verilmedi, yapan ile yapmayan ayrılmadı.

Malatya'dan Adıyaman'a, Gaziantep'e giderken -hiç unutmam- Adıyaman Gölbaşı'nda, böyle, direkleri boynunu eğmiş yaklaşık 7 tane fabrika görürsünüz. Bunlar 1985 yılında yapıldı arkadaşlar. 1985 yılında, o günün teşviklerinde, akreditif açıldığı anda -maalesef, akreditif açılırken hurda makine veya emmisinin arsası 50 kat değerli gösterildi- hep birilerinin cebine para konuldu. Bu, ülkenin bu hale gelmesinin temel taşlarından biridir.

Değerli dostlar, sayın milletvekillerim; o 7 fabrika, 1985 yılında 50 milyar lira para aldı. O zaman Kalkınma Bankası ödüyordu. Bu fabrikalar yapılmıştır, hak edilmiştir... "Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu" adı altında veriliyordu; yüzde 30... O zaman ayrıcalıklı iki bölge vardı; kalkınmada öncelikli birinci bölge ve ikinci bölge. Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan, birine yüzde 30 veriliyordu, diğerine ise yüzde 20 veriliyordu. Maalesef, o günün 50 milyarı bugünün kaç lirası biliyor musunuz; 1 katrilyon lirası; basit faizle gidiyorum.

Onun için, tasarının özüne katılıyorum; ama, sosyal adalet yönünden, bazı illere yapılan haksızlıklar yönünden tasarının içeriğine katılmıyorum. Çıkacak bu yasa üretim getirmeyecektir. Çıkacak bu yasayla, yasak savıyoruz. Aslında, 4325 sayılı Yasanın yürürlük tarihi sona ereli bir yıl oldu. Bu ülke için, bir yıl, üretimde büyük kayıptır. Aslında, böyle bir tasarı, 4325 sayılı Yasanın yürürlük tarihi sona erdiği anda getirilmeliydi. Bu, ülkeye bir yıl kaybettirmiştir. İnsanlar aç, ekmek bulamıyor, illerimize gidemiyoruz; ama, çıkacak bu yasa, sosyal adalet yönünden son derece büyük haksızlıklar getiriyor. Hiç üzülmesin Tunceli'deki arkadaşlarım, hiç üzülmesin Şırnak'taki arkadaşlarım, hiç üzülmesin bu teşvik kapsamına giremeyen iller; çünkü, buralara yatırım gitmeyecek arkadaşlar, gitmeyecek!..

Buralara yatırım iki açıdan gitmeyecek; birincisi, çıkacak yasanın yürürlük süresi çok kısa. Hiçbir üretici, hiçbir yatırımcı, önünü görmeden, bir yere sabit yatırım yapmaz arkadaşlar. Çıkacak bu yasanın yürürlük süresi, 2008 yılında sona eriyor. Bir yatırımcı, bugün planlasa, bugün karar verse, bir tesisi, en erken bir yılda üretime açar. 4 yıl için, hiçbir yatırımcı bir yere gitmez; çünkü, önünü görmüyor. Onun için, bir kere, çıkacak bu yasa, bu boyutuyla eksik. Çok üzülmesin arkadaşlarım; kimse gitmeyecek.

İkincisi; çıkacak bu yasayla, daha önce orada emek veren, insan çalıştıran, istihdam yaratan birçok insan arasında haksız rekabet yaratıyoruz. Demin arz ettiğim gibi, onları da aynı kefeye koyalım demiyorum -o insanları da haksız rekabetten korumak hepimizin görevi- sadece şunu söylüyorum: Günde 300 kilo iplik üreten bir tesis, ayda 150 milyar elektrik bedeli ödüyor. Yarın kurulacak, bir yıl sonra üretime girecek ve aynı miktarı üretecek bir fabrika ise, onun yarısı kadar -organize sanayi bölgelerinden bahsediyorum- elektrik bedeli ödeyecek arkadaşlar. Bu da 1 kilogram iplik üretiminde -kilogram başına- 200 000 lira demektir. Eğer, 1 kilogram iplik üretiminde bir fabrikanın, diğer fabrikaya göre 200 000 liralık daha ucuz bir maliyeti varsa, bu insanların, öbürüyle rekabet etmesi olanaksızdır. Onun için, biz, bir şeyi yaparken, bir şeyi de yıkmayalım; bunlara da haksızlık etmeyelim. Haksızlık ediyoruz...

FATMA ŞAHİN (Gaziantep) - Oraya gittin mi, nereden biliyorsun?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Hanımefendi, itiraz ediyorsanız, gidin, Gaziantep'te sorun. Gaziantep'te, yıllarca emek veren, iplik üreticisi insanlara bir sorun; yani, aynı tesis günde şu kadar... Gaziantep girmiyor tabiî... Bu yasa kapsamına girenle girmeyen arasındaki farkı sorun, ondan sonra itiraz edin; yani, bilerek itiraz edelim. Ben burada siyaset de yapmıyorum, ülkenin gerçeğini konuşuyorum; niye itiraz ediyorsunuz ki, bilmiyorum!..

FATMA ŞAHİN (Gaziantep) - İplik üretimini ne kadar biliyorsun?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Ben biliyorum efendim... Ben biliyorum...

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değ.yapı.hk.(ss.355)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2004-01-28-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-deg-yapi-hk-ss-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
