# Chp grup önerisinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mayıs 2006
- **Gündem:** CHP GRUP ÖNERİSİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2006-05-23-chp-grup-onerisinde

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 23 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 1.055 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Saygıdeğer Başkan, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 2002 seçimlerinde, tüm siyasîler, bu ülkede yaşanan yağmanın, hortumun, her şeyin biteceğini ve yapanların ceza göreceğini meydanlarda halka vaat ettiniz; herkes vaat etti. Bu Meclis açıldı, 21.10.2003 tarihinde, Meclisten Sayın Ergün Dağcıoğlu, Sayın Bihlun Tamaylıgil, Sayın Ali Rıza Bodur, Sayın Yakup Kepenek ve arkadaşlarımızın dört ayrı Meclis araştırması önergesini 21.10.2003 tarihinde kabul ettik ve bu Komisyon kuruldu. Komisyon, raporunu 8.7.2004 tarihinde teslim etti, 8.7.2004. Yani, hemen hemen iki yıl önce; yani, geçtiğimiz, bir önceki dönem, Meclis kapanmadan; yani, iki dönem önce, kapandığı tarihte teslim ettik ve bu rapor basıldı. Yaklaşık 600 sayfalık rapor. Bu, bir emek.

Arkadaşlar, o zaman, bu komisyonu niye kurdunuz, niye kurdurdunuz, niye bu raporu görüşmüyoruz? Birbirimizle alay mı ediyoruz?! Niye bizi çalıştırdınız? Niye, halka, biz bu suçluları bulacağız, sonuna kadar gideceğiz, sonuna kadar hesap soracağız dediniz? Nerede?! İki yıl geçti arkadaşlar, iki yıl. Yani, iki yıl geçti… Yani, bunun manasını anlamakta, bilmekte hakikaten zorluk çekiyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de 21 bankaya el konuldu. Bu raporda, bizim katılmadığımız, çok eksik olarak gördüğümüz yönler de var. Sayın Tamaylıgil, Sayın Sağ, Sayın Ali Rıza Bodur; Cumhuriyet Halk Partisinin komisyon üyelerinin bir karşı oy yazımız var, bunların da görüşülmesi lazım diye; ama, maalesef, dikkate alınmadı. Bunlar, geçmişe ve geleceğe ışık tutacak. Ama, bir rapor doğmuştur, her şeyine katılmadığımız halde bir rapor ortaya çıkmıştır. Burada Türk finans sisteminin çok büyük olaylarını aydınlatıyor bu rapor. Neden kaçınıyoruz?

Şimdi, TMSF'nin manası şu arkadaşlar: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu; bu Fon yıllardır vardır, yıllardır, taa bankacılık sistemi kurulduğundan beri. Her banka, buraya, tasarruf mevduatı kadar belli bir prim öderdi veya bir sigorta güvencesi primi öderdi yıllar yılı. Bu Fon hemen hemen Türk bankacılığında hiç kullanılmadı, hep bir birikim oldu. Bu Fonun amacı, sadece tasarruf mevduatını sigorta eder. Ancak, size bir rakam vereceğim: 21 bankaya el konuldu. Bunların tümünün, tümünün, bu bankaların tümünün, sadece, yasa gereği, tasarruf mevduatları ödenseydi, bunun bize tüm yükü 11 katrilyon olacaktı arkadaşlar. Hani diyoruz ya "40 katrilyon yük getirildi" bu yanlış kullanıldı. Tasarruf mevduatı sigortasının tek sigorta ettiği faktör tasarruf mevduatıdır. Yıllarca ne ödendi; tüm yabancıların ithalat alacakları. Ne ödendi; ticarî mevduatlar. Ne ödendi; burada kimin ne alacağı varsa ödendi; yani, bu yasa, gerçek işleviyle kullanılmadı. Daha sonra diyoruz ki: "40 katrilyon devlete yük geldi."

Arkadaşlar, bu yasayı gününde uygulasaydık, zamanında uygulasaydık, Sayın Deniz Baykal'ın 1999'da söylediği gibi, o gün uygulansaydı bu yasa, o günkü maliyet 2,5 katrilyon olacaktı arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, peki, her şeyi ödediniz, 20-21 bankadan, 20'sinden hepsini ödedik. Peki, bu İmar Bankası müşterilerinin, onların mudilerinin suçu ne? Hakikaten bunu anlamak, bunu içimize sindirmek... Hakikaten anlamıyorum. Her türlü parayı ödediniz, her türlü. Yani, kimin havale alacağı var, kimin off-shore alacağı var hatta devlet talimatıyla -devlet talimatıyla- off-shore alacaklarının bazıları bir önceki uygulamada ödendi arkadaşlar. Kamunun resmî talimatı var "ödeyin bu off-shore alacaklarını" diye.

Peki, bunlar ödendi. İmar Bankası mudilerinin ve İmar Bankası hazine bonosu sahiplerinin suçu ne arkadaşlar?! Türkiye'de hangi müşteri bir bankaya gidip de şunu sormuştur: Senin hazine bono satış yetkin var mı, yok mu?!

Arkadaşlar, bir âdet vardır, bir uygulama vardır. Ben... Hepiniz bankaya girip çıkıyorsunuz; hanginiz sordunuz?! Burada müşterinin hatası ne?! Tabiî, bir tek, mağdur olan, İmar Bankası ve devlet; İmar Bankası mudileri… Hakikaten -hakikaten- bunu anlamak mümkün değil arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, tabiî, burada, bu rapor ortaya çıktı. Bizim en çok itiraz ettiğimiz konu, sadece bir bacak, bankalar bacağı ele alındı.

Arkadaşlar, bu olaylar 1983'lerden gelmektedir. Hiçbir zaman kamu bacağı irdelenmedi, hiçbir zaman… Suçlu, kim varsa, hesabını soralım; ama, suçluyu sadece finans kesiminde aradık; ama, bunun, unutmayın ki, bir de kamu bacağı var.

1983 yılından beri 64 üncü maddede olan bankalar var, 1983 yılından beri; 1983 yılından beri 64 üncü maddede olan bankalar bilinmesine rağmen, her yıl bunların murakıp raporu olmasına rağmen, bu konuda hiçbir önlem almayan, bu konuda hiçbir yaptırım uygulamayan, bu konuda suçlu ile suçsuzu ayırmayan kamunun kabahati yok mu?! Ama, maalesef, bu raporda, kamu bacağı hiç dikkate alınmadı arkadaşlar ve hep, suçluların yanına kâr kaldı arkadaşlar.

64 üncü maddede olmak ne demek biliyor musun; munzam karşılık ve disponibiliteyi, Merkez Bankasına, devletin izniyle yatırmıyorsun. Her banka yatırıyor; sana, devletin izniyle, 64 üncü madde olduğu için, malî bünyeyi güçlendir diye yatırtmıyorlar. Ama, o günün Türk bankacılığında, o günün faizleri yüzde 100, yüzde 150; düşünün bu insanların sağladığı çıkarı! Ama, bunu bilen kamu, bunu bilen kamu otoritesi hesap sormadı arkadaşlar!

Onun için, bu rapor, Türk bankacılığının geleceği içindir. Bu raporu, mutlaka -kimseyle alay etmeyelim- önce kendimize saygımız gereği… Hep, burada, her gün, ilk Meclisin açıldığında, tek konuştuğumuz konu buydu. Halka saygımız varsa, o insanlara saygımız varsa, bu raporu bir an evvel konuşmamız lazım arkadaşlar. Aksi halde, bu Meclis, halka karşı bir saygısızlık yapmış olur; çünkü, seçim meydanlarında, hepimizin, sizlerin, bizlerin tek söylediği konuydu.

Değerli arkadaşlarım, bir de, adil olalım adil. Hakikaten, İmar Bankası mudilerine yaptığınızı -çok değerli arkadaşlarım var- vicdanınıza yedirebiliyor musunuz?! Gayri yasal bir şey varsa, hiç kimsenin parasını ödemeyelim. Ama, Türkiye'de, kamunun yükü, 45 milyar dolara ulaştı diyoruz; ama, yine, söylüyorum, sadece, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan gerçek anlamıyla ödenmiş olsaydı, kamuya getireceği yük 11 katrilyondu arkadaşlar. Nerede aradaki 29 katrilyon fark arkadaşlar? Nereden kaynaklandı, nereden geldi? O açıdan, İmar Bankası mudilerini, bir kez daha, hepinizin vicdanına sunuyorum. Hanginiz, bankaya gittiğinizde, bu bankanın bir yerinde asılı, hazine bonosu satış yetkisi var mı yok mu diye sordu arkadaşlar! Böyle bir uygulama yok Türk bankacığında arkadaşlar. Sadece, İstanbul Menkul Kıymetler Borsasından veya SPK'dan izin alır, dosyasında kalır arkadaşlar. O zaman kamu görevini yapmadı; yani, kamunun görevini yapmadığı bir şeyde, her gün sayfa sayfa hazine bonosu ilanı çıkardığı zaman, kamu görevini yapmıyor ve ondan sonra da, bu insanlara, hakikaten, bu hak değil arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Toparlıyorum Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun efendim.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, kamunun elinde her bankanın bilançosu vardır, her bankanın murakıp raporu vardır. 2001 yılı öncesinde, bankaların, bankalar mevduatlarını hangi bankalara yatırdıklarına bakın; bu süreçte, o bankaların çok önemli bir kısmının bankalar mevduatı hep off-shore'larındaydı. Bunu, kamu biliyordu; ama, maalesef… Suçlu kim varsa, hesap soralım. Bu arada da, suçluyu ve suçsuzu aynı kefeye koyduk arkadaşlar. Birçok mağdur insan yarattık, insanların onuruyla oynadık. Yazıktır buna arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, tekrar ediyorum; bu Meclis iradesinin halka karşı saygısı varsa… Seçim meydanlarında bir tek bununla yatıldı bununla kalkıldı "hortumu keseceğiz…" Nerede?!. Nerede?!.. Hortum iki yıldır bekliyor arkadaşlar; daha da çok bekler!

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2006-05-23-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
