# Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim
- **Tarih:** 12 Kasım 2008
- **Gündem:** SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2008-11-12-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 12 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.275)); konuşma 904 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, bu yasa geldiği zaman, biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak yasanın bütününe karşı değildik, ama yasanın içeriğinde, eşitlik ilkesine aykırı, ülkedeki bazı şeylerin ilgili kurumlarla tartışılmadan emrivaki bir şekilde yapılması nedeniyle yasanın bu maddelerine karşı çıktık.

Biz grup olarak, bu ülkedeki üreten herkesin, bu ülkede kim üretiyorsa, üretim için, istihdam için, gelecek her tür paraya… Bırakın yüzde 2, yüzde 5 komisyon almayı, hiç para alınmadan işletmelere bu paranın girmesi ve işletmelerin de sağlıklı bir şekilde bu ülkeye değer katmasına hepimiz yürekten katılırız arkadaşlar. Yani önemli olan, bu ülkedeki üretimin, bu ülkedeki ulusal istihdamın, bu ülkedeki istihdamın ve bu ülkedeki tüm ekonomik faaliyetlerin istikrarlı bir şekilde yapılmasıdır. Biz, yasanın bu bacağına karşı değiliz. Gelsin paralar, üretime girsin, şirketlerimiz faaliyetlerini en iyi şekilde yürütsünler ve ülke insanımız aşsız, ekmeksiz kalmasın. Bu nedenle, biz, yasanın bu genel yapısına son derece katılıyoruz ama yasanın içeriğindeki bazı uygulamalarda yarın sorunlar olacağını söylemek de bizim görevimiz arkadaşlar.

Bir daha özetliyoruz: Biz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, yasa Komisyona geldiği zaman, yine üretim açısından, istihdam açısından böyle bir yasaya imza atarız, ama bu yasanın içeriğinde uygulanmayacak ve eşitlik ilkesine aykırı maddeler var dedik ve görüşlerimizi de karşı oy yazımızda bildirdik. Yasanın bütününe karşı değiliz, yeter ki üretim olsun, istihdam olsun arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, bu ülkedeki istikrar, bu ülkenin ekonomik istikrarı, o ülkedeki insanların huzuru ve mutluluğudur. Tabii, küresel bir krizden geçiyoruz. Tabii, öncelikle, yasa geldiği zaman, bir şekilde burada bir haksızlık ve hukuksuzluk vardı, bir kısmı düzeltildi, verilen önergelerle bir kısmı düzeltilmeye çalışıldı ama yıllarca namusuyla, şerefiyle dürüstçe çalışan insanlarla bunu yapmayan insanları aynı kefeye koyarak birilerinin hakkını yemek de bize yakışmaz arkadaşlar. Birileri, yıllarca bu ülkenin üretimi için, bu ülkenin istihdamı için, bu ülkede katma değer yaratan ihracatı için dürüstçe, namusluca çalışacak, birileri bunu yapmayacak ve herkesi aynı kefeye koyacaksınız. Biz söylüyoruz, bir kuruş komisyon almayın. Üretime giren, istihdama giren, şirketlere sermaye olarak gelen bu paradan hiç komisyon almayalım ve üste verelim arkadaşlar. Onlara prim verelim. Ama, yüzde 2 ve yüzde 5’i geçirdiniz. Yani, önce biliyorsunuz yurt dışından gelene yüzde 2, yurt içinden gelene yüzde 10’du, daha sonra bunu bir önergeyle yüzde 5’e düşürdünüz. Her ikisi de para, her ikisi de işletmeye giriyorsa bunun farkı yok arkadaşlar. İşletmeye giriyorsa niye fark yaratıyorsunuz? Tabii, bu birinci etabı arkadaşlar.

İki: Burada biz, bu yasa geldiği zaman, aynen, Komisyonda arkadaşlarım, Komisyon sözcümüz dedi ki: “Bu paralar gelmez.” Niye gelmez? “Bu küresel krizde, tüm Avrupa’da bu bankacılık sektöründe tüm ülkeler güvence verdi. Güvence veren bir ülkeden paralar güvencesiz bir ülkeye gelmez.” dedik, ilk uyarımız buydu ve daha yasa başlamadan, geneli konuşulurken arkadaşlar. Ama, her ne hikmetse, yasanın tam… “Hayır, gelir” dediler. Gelmez. Peki, yasanın tam sonuna geldik, bitmek üzere yasa, teklifte yok, Hükûmet teklifinde yok, apar topar buraya ek madde… Nedir kardeşim bu? TMSF’deki güvence yetkisini Hükûmete alıyorlar.

Arkadaşlar, baştan bunu düşünmediniz mi? Biz söyleyince mi bunu getirdiniz?

Bu yetki TMSF’de var –ha, bu bir siyasi risk diyebilirsiniz- TMSF’de olan yetkiyi apar topar, sektörler tartışmadan, sektörün görüşü alınmadan, sektöre sormadan, kimsenin talebi olmadan… Acaba talebi olan mı var onu da bilmiyorum. Acaba talebi olan mı var? Böyle bir, buna ihtiyacı olan, güvenceye ihtiyacı olan kurum mu var onu da bilmiyorum. Çünkü biz sorduk, araştırdık, sektörün bilgisi yok. Sektörün bilgisi olmayacak, sektörün bilgisi olmadan ayaküstü ilave edilen bir maddeyi insanlar, hakikaten, hepimiz garipsiyoruz arkadaşlar.

Biz bu ülkedeki tüm insanların istikrar için, bu ülkenin geleceği için, bu ülkedeki paraların güvence altında olması bir hukuk devletinde… Biz buna karşı değiliz ama bu yetki var arkadaşlar. İlk söyledik arkadaşlar bunu, gelmez bu paralar.

Bir başka konu ise burada dürüst para ile dürüst olmayan para diyelim, aynı kefeye kondu. Daha sonra önergelerle bunun bir kısmı törpülendi ve yüzde 2 komisyonla insanların geçmişte açılan, bırakın maddi davaları, ceza davalarını ortadan kaldırıyordunuz, ceza davalarını.

Arkadaşlar, bu ülkede eşitlik ilkesi varsa, herkes kanun önünde eşit ise farklılıklar uygulanmaması lazım.

Tabii bu yasadan büyük bir gelir bekliyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, tabii, şirketlerimizin veya reel sektörün içinde olduğu koşullar o kadar zor ki sadece bu yasayla eğer siz reel sektörü düzeltmeyi, reel sektörün içinde olduğu koşulları düzeltmeyi düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Bugün reel sektör çok zor durumda. Bu yetmez.

Yıl sonuna kadar yaklaşık 8 milyar dolar, 2009’un ilk yarısında 20 milyar dolar bankaların sendikasyon borçları var. Artık bankalarımız dışarıdan dün olduğu gibi çok kolay borçlanamayacaklar, aynı faizle borçlanamayacaklar. Ha, bunlar için burada başka paketlerin, başka önlemlerin de alınması lazım. Ama sadece bir paket getirerek bununla eğer siz bunu aşmayı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Disponibilite oranları var, munzam karşılıklar var. Bir kere, bankaları rahatlatın. Tüm bankalar “Benim borcum var.” deyip, “Sendikasyon ödemem var.” deyip şimdiden piyasadan para çekmeye başladılar, kredileri geri çağırmaya başladılar; hatta hatta, arkadaşlar, kredi tasfiyesi için aldığı çeklerin -çekte vade olmaz ama, artık, bir de ticari kural oluştu Türkiye’de- bu vadeli çeklerin arkasını yazdırmaya başladılar.

Değerli arkadaşlarım, eğer bir piyasada istikrar bozulursa, reel sektör burada zora girerse… Tabii, bankalar geri ödeyecekler sendikasyon borçlarını ama bankaları başka önlemlerle rahatlatmak zorundayız ama biz bunu yapmıyoruz. Sadece bir güvence getirmekle sektörün tüm sorununu çözeriz diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

Şu anda bankacılık sektörü ile reel sektör arasında bir sorun yaşanıyor. Bunu hepiniz böyle bilin. Piyasadan krediler geri çekiliyor, geri çağrılıyor, yeniden kullandırılmıyor. Reel sektör çok güç duruma düşmüştür ve hacizler başlamıştır. Vadesi gelmeyen çekler yazılıyor. Mutlaka bunun rahatlatılması lazım arkadaşlar. Sadece bu yetmez. Eğer Türkiye’deki küresel krizi sadece bununla önlemeye çalışıyorsanız çok yanılıyorsunuz, başka önlemlerin de alınması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Serbest bölgeler kanunu ile gümrük kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.275)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 12 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2008-11-12-serbest-bolgeler-kanunu-ile-gumruk-kanununda-degisiklik-yapilmasina-da (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
