# Küçük ve orta ölçekli sanayi geliştirme ve destekleme idaresi başkanlığı kurulması hakkında (s.s.330) kosgeb

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim
- **Tarih:** 16 Nisan 2009
- **Gündem:** KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULMASI HAKKINDA (S.S.330) KOSGEB
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-04-16-kucuk-ve-orta-olcekli-sanayi-gelistirme-ve-destekleme-idaresi-baskanli-2

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 16 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULMASI HAKKINDA (S.S.330) KOSGEB); konuşma 1.074 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize tekrar saygılar sunuyorum.

Sayın Bakan, biraz önce söyledim, dışarı çıktığımda bana on tane telefon geldi. Bu telefonları Komisyon üyemiz Sayın Fındıklı da dinledi.

Sayın Adalet Bakanı burada. Sayın Bakanım, Türkiye’de yasalar herkese eşittir. Çeklerden dolayı değişik mahkemelerin verdiği kararlardan bir sürü mağdur var. Sayın Sanayi Bakanımıza illettik, taslak hazırlanmış. Yasanın eşit uygulanması açısından öncelikle bu tasarının Meclise bir an önce getirilmesini hepinizden rica ediyoruz. Siz de…

ADALET BAKANI MEHMET ALİ ŞAHİN (Antalya) – İmzada.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – İmzada... Teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, aslında bu ülkenin kurtuluşu üretimde. Üretim olmayan bir yerde hiçbir şey olmaz. Ben birazcık, tabii… Yine Sayın Sanayi ve Ticaret Bakanım bana kızacak biliyorum, yine sanayinin ve tüccarın, esnafın koruyucusu, hamisi, babası sizsiniz derken belki yine kızacak. Ama Türkiye’de bir Teşvik Yasası var arkadaşlar. Hepiniz çok iyi biliyorsunuz, hepiniz bundan mustaripsiniz, hepiniz bu konuyu illerinizde çok iyi biliyorsunuz arkadaşlar ama maalesef 5084 sayılı Yasa çıkarken burada söyledim, bu Teşvik Yasası bu ülkenin böğrüne vurulmuş bir hançerdir dedim. Değerli arkadaşlarım, bunu hepiniz de çok iyi biliyorsunuz, hatta tarih ve gün vereyim: Sayın Başbakan Giresun’da bir giyim fabrikasının, bir gömlek fabrikasının açılışını yaparken “Bu Teşvik Yasası Türkiye’nin koşullarına uygun değil.” dedi. Ne zaman? Üç yıl önce arkadaşlar, üç yıl önce.

Değerli arkadaşlar, dün Sayın Bakan da söyledi, sektörel, bölgesel diyoruz ama eğer Türkiye’de hepimiz bu ülkenin geleceğinin üretimde olduğunu biliyorsak… Sayın Bakan maalesef ocak oldu, şubat oldu, mart oldu nisan bitti, sanayicinin, tüccarın beklemeye hâli yoktur, gittiler bu insanlar! Bunun adını ne koyuyorsanız koyun, bu insanların beklemeye tahammülü yok. Eğer bu ülkede Teşvik Yasası, bu ülkenin sanayisine yön verecek Teşvik Yasası hâlâ daha… 31/12’de bitti süresi arkadaşlar. 31/12’de bitmesine rağmen ta şubat ayında uzattınız. Değerli arkadaşlarım, ben bunu birkaç kez dile getirirken, ekim ayında, kasım ayında komisyonda, burada ne olacak bu Teşvik Yasası, insanlar önünü görmek istiyor dememe rağmen “Hazırlanıyor, geldi, gelecek…” Nerede? Nerede? Nerede?

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) – Ne bağırıyorsun?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Benim ciğerim yanıyor.

KAYHAN TÜRKMENOĞLU (Van) – Senden daha çok yanıyor bizim ciğerimiz.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Senin gibi “tellallık yapıyor” demiyorum! Sanayicinin ciğeri yanıyor! Sanayicinin içinde olduğu ortamı burada dile getirmek benim görevim Kayhan Bey, onlar adına bağırıyorum! Ben her şeyi tozpembe göstermiyorum. Hepinizin vicdanına soruyorum: Bu ülkede büyük bir teşvik sorunu var mı, yok mu? İllerinizde bu sorun yok mu? (AK PARTİ sıralarından “Yok” sesleri) Ha, yok diyorsanız, yok diyen arkadaşlarıma iyi günler diliyorum, yolları açık olsun, yolları açık olsun! İlinize gidin deyin ki: “Ben yok dedim.” Arkadaşlar, vicdanımıza soralım. Bu ülkede büyük bir teşvik sorunu var. Geçtiğimiz yıllar, bazı illeri bazı illere düşman ettiniz. Önce 36 il dediniz, Maraş’taki sanayici kaçtı Gölbaşı’na gitti. Doğru mu Veysi Bey? Daha sonra, 48 ile çıkınca…

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) – 49.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - …49 ile çıkınca, Adana, Denizli, Gaziantep boşaldı arkadaşlar ya! Sayın Ağyüz sabahtan beri isyan ediyor. Boşaldı, kapandı fabrikalar! Eğer 1 kilo iplikte -arkadaşlar dikkat edin- sadece enerji bedelinde 200 lira fark ediyorsa böyle bir rekabet… “Serbest piyasa” diyor dünden beri Sayın Bakanım. Böyle bir serbest piyasada -1 kilo iplikte 200 lira enerji bedeli- nasıl bir rekabet koşulu yaratırsınız?

Değerli arkadaşlarım, bu ülkenin acilen… Gün geçmiştir… Ekimde gelecekti, kasımda gelecekti, aralıkta gelecekti… Sayın Bakan, dün de söylediniz “Bölgesel ve sektörel teşvik hazırlanmıştır, ekonomiden sorumlu Sayın Bakana gitmiştir.” Nerede? Nerede? Arkadaşlar, bu ülkenin teşvik politikasının öncelikle, bir yıl önce belirlenmesi lazım. Gelecek yıl uygulanacak teşvik politikasını herkesin bilmesi lazım, sanayicinin ona göre hareket etmesi lazım. Sanayiden sorumlu bir Bakan olduğunuz için ben bir kez daha bu işin sahibi sizsiniz -sorumlusu demiyorum Sayın Bakan- bu işi eğer kimler geciktiriyorsa onlarla kavga etmek sizin görevinizdir, sanayici adına, esnaf adına görevinizdir.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara) – Ben çekinmedim, hayatım boyunca çekinmedim.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Değerli milletvekilleri, bir sicil affı yaptık. Burada, herkes, sicil affında sanki şöyle düşündü: “Sicil affı olacak, esnaf rahatlayacak.” Bu bir milattır, yapılması doğrudur, iyi ki yapıldı, tüm katkı veren gruplara –tüm gruplar destek verdi buna- teşekkür ederim. Ama o gün söyledik burada: “Bu sicil affının işlemesi için kredi kurumlarının kendi hasıraltındaki sicillerinin de affedilmesi lazım.“ dedik. Ben, hiçbir kredi kurumunun sahtekâra, düzenbaza kredi vermesi taraftarı değilim ama Türkiye’de, sicil affı olmayan, sicil affından dolayı sicili silinen çok düzgün insanlar var ve gerek piyasa koşulları gerek rekabet koşulları bu esnafımızı mağdur etmiştir.

Değerli arkadaşlar, sicil affının işlemesi için –bunun altını çiziyorum Sayın Bakan- özellikle bankaların, kredi kurumlarının bu işe kredi vermeleri açısından onlara farklı uygulamalar getirmeniz lazım. Dün de sordum. Esnaf gidiyor, sicil affı uygulandı, Merkez Bankası kaydı sildi ama bankanın altında, bakıyor “Ben sana kredi vermem.” diyor ama bunun hiçbir yaptırımı yok. Yani esnafa çözüm getiren hiçbir yaptırımı yok. En azından siz bilin Sanayi Bakanlığı olarak. Sanayi il müdürlüğüne müracaat etsin bu insanlar, sicil affından dolayı hangi kurum kredi vermiyor, en azından bunun bir listesini tutun. Bazı kurumlar iyi niyetle yaklaşabilir ama Türkiye’de, maalesef, ticarette hep vuranın yanına kâr kaldı arkadaşlar. Bunun için, kredi kurumlarına bazı güller vermeniz lazım, yani sicil affının işlemesi açısından, esnaf açısından. Özellikle finansmanlarını uzun vadede yapılandıran esnaflardan bahsediyorum. İki yıla, üç yıla mevcut borçlarını yapılandıran bankalara mutlaka ya disponibilitede ya munzam karşılıkta yahut bir farklılık getirmeniz lazım bunu yapsın diye. Yoksa yapmıyor arkadaşlar, piyasa gerçeğini görelim. Hangi kredi kuruluşu esnafın bir şekilde borçlarını uzun vadeye yapılandırıyorsa mutlaka bunlara bir gül vermeniz lazım. Yani bu gül de ya disponibilite oranlarını… Hangi kurum esnafın kredilerini yeniden uzun vadeli yapılandırıyorsa, ne kadar yapılandırıyorsa ona bir gül vermeniz lazım, bir öncelik vermeniz lazım, bu kurumlar da bu işi yapsın diye. Yoksa eşit koşullarda yapmazlar arkadaşlar, birbirimizi kandırmayalım, yapmıyorlar. Onun için, yapmaları için mutlaka belli oranlarda onlara destek vermeniz lazım. Hangi kurum, esnafların, küçük sanayicinin kredilerini uzun vadeye yapılandırdıysa örneğin “O miktar kadar disponibilite ve munzam karşılık yatırmazsınız.” deyin bakayım, bu kredileri yapılandırıyor mu, yapılandırmıyor mu? Birbirimizi kandırmayalım. Bunun işleyişi böyledir arkadaşlar. Buna mutlaka bu yönde bir çözüm getirilmesi lazım. Yaptık sicil affını hiçbir şey değişmedi, devlet bankaları dâhil.

Değerli arkadaşlarım, devlet bankaları köylüden ne istiyor biliyor musunuz? Memur kefil istiyor “2 tane memur kefil getir.” diyor. Böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Aynı şekilde esnafa diyor ki: “Bana memur kefil getir.” Aynı şekilde köylüye “Bana şehirde ipotek ver.” diyor. Böyle bir Türkiye’deyiz, niye birbirimizi kandırıyoruz? Toplumun gerçeğini, ülkenin gerçeğini görmüyoruz arkadaşlar.

Biraz önce beni yine bir esnaf aradı Malatya Arapkir’den, bakkal. “Ya, devlet bakkallık yapar mı? Bugün koli koli -nereden almışlarsa- insanlara yiyecek gönderiyorlar.“ diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Küçük ve orta ölçekli sanayi geliştirme ve destekleme idaresi başkanlığı kurulması hakkında (s.s.330) kosgeb”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-04-16-kucuk-ve-orta-olcekli-sanayi-gelistirme-ve-destekleme-idaresi-baskanli-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
