# Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 3 Haziran 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-06-03-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 3 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)); konuşma 1.020 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, demokrasinin, seçme ve seçilmenin ilk basamağıdır muhtarlarımız. Eğer demokratik bir ülkede bir kişiye seçilme hakkı veriyorsanız o kişiye yetki ve sorumluluklarını tarif etmeniz lazım. Geçen dönem, burada, Meclis iradesi, muhtarlarla ilgili verdiğimiz kanun tekliflerinde ve diğer konularda muhtarların sorununun öncelikle ele alınması için, geçen dönem Genel Kurulda olan milletvekilleri “Genel Kurula direkt indirilsin” demesine rağmen, Hükûmet, her nedense bir türlü bu yasayı sıraya almadı arkadaşlar. Bunu açık, net söylüyorum. Yani Hükûmet, Meclis iradesinin üstünde değildir arkadaşlar. Meclis iradesi “Bu yasayı getir, burada görüşelim” demesine rağmen, maalesef, geçen dönem milletvekillerinin iradesine aykırı olarak Hükûmet bu yasayı bir türlü sıralamaya almamış ve Mecliste görüşmeye getirilmemiştir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye’de 53 bin muhtar var, bunun 37 bin tanesi köy muhtarı, 16 bin tanesi mahalle muhtarı. Şimdi, size birkaç rakam vermek istiyorum ve vicdanlarınıza sesleneceğim: Bir muhtara 305 lira maaş veriyoruz ve muhtar seçildiği zaman otomatikman bu insanı BAĞ-KUR’lu yapmak mecburi. Otomatikman o ilin ilgili sosyal güvenlik kurumu muhtara yazı yazıyor “On beş gün içinde geleceksin, sosyal güvenlik şemsiyesine gireceksin.” diyor. Tabii, insanları sosyal güvenlik şemsiyesine almak güzel bir olay ama ne veriyorsun da ne istiyorsun? Verdiğiniz maaş kadar da sosyal güvenlik primi alıyorsunuz. Hatta, eğer bazı muhtarlar kıdemli olarak -böyle on beş, yirmi yıl yapan- basamak yükseltmişse o priminin 1,5 katı kadar da prim ödemek zorunda kalıyor arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, bir kere yetki ve sorumlulukları belli olmayan bu insanların en azından yetki ve sorumluluklarını belirtmemiz lazım. Hangi yetkilerle donatılmış, sorumlulukları nedir? Yetki vermiyoruz ama tüm muhtarlar,sorumluluklarında, ilk yakaladığımız kişi oluyor. Yani jandarma gider muhtarı yakalar, adliye gider muhtarı yakalar. Her şeyde sorumluluk duygusunu veriyorsunuz ama muhtarın yetkisini ve özlük haklarını vermiyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olmaz arkadaşlar. Yetkisini belirleyin ki bu insanların sorumluluk duygusu olsun arkadaşlar.

Şimdi, ben size bazı rakamlar vereceğim yine: Muhtarların yüzde 60’ının -eski muhtarlarsa BAĞ-KUR’a- Sosyal Güvenlik Kurumuna 30 bin lira, 40 bin lira borcu var arkadaşlar. Bu insanlar borçlu olduğu için hiçbir sağlık güvencesinden yararlanamıyor, yani hastaneye gidemiyor, tedavi olamıyor. “Borçlusun sen.” deniliyor. Bırak kendisini, borçlu muhtarların eşi ve çocukları da hiçbir sosyal güvenlik şemsiyesinden yararlanamıyor arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, yani kendisinin suçu ne, çocuklarının suçu ne? Muhtar o bölgede, o mahallede ihtiyacı olanlara yeşil kart verilsin diye imza koyuyor, öneri yapıyor ama kendi çocuklarına, sağlık konusunda bakmakla yükümlü olduğu insanlara yeşil kart dahi verilmiyor arkadaşlar. “Sen sosyal güvenlik şemsiyesi altındasın, senin çocukların oradan yararlanır.” diyorlar ama Türkiye’de bir gerçek var arkadaşlar, muhtarların yüzde 50’si -sorun bölgelerinize- BAĞ-KUR’a borçlu mu? Hele eski muhtarsa artık ödenemez hâle geliyor. Nitekim bir borç yapılandırması yapıldı geçen dönem ama -verdiğimiz para 300 lira olduğu için- 30 bin lira, 40 bin lira borçlu olan bu insanlar gidip 300 lira maaşla bu borcu ödeyebilir mi arkadaşlar?

Değerli milletvekilleri, öncelikle, bu yüce Meclisin, muhtarların yetki ve sorumluluklarını belirtmesi lazım. Yetkisiz insana sorumluluk yükleyemezsiniz. Yazıktır bu insanlara. Ama her konuda biz çözümü muhtarda arıyoruz, her milletvekili gittiğinde “Muhtarım, merhaba, sen bizim canımızsın.” diyor ama buraya geliyor, burada muhtarlarla ilgili hiçbir şey yapmıyor. Bunu açık ve net söyleyeyim. Ben buradan bu Meclisteki tüm milletvekillerini -ben dâhil- muhtarlara şikâyet ediyorum: Ey muhtarlarım, mahallenize geliyor, kapınıza geliyor, hüsnükabul gösteriyorsunuz terbiyeniz gereği ama burada sizinle ilgili hiçbir olumlu, çözüme yönelik harekette hiç kimse görev almıyor. Bunu açıkça söylüyorum.

Ayrıca, muhtarların olduğu belediyelerde, yani mahallesinin ait olduğu belediyelerde mutlaka muhtarların temsil edilmesi lazım arkadaşlar. En azından bir muhtarın veya birkaç muhtarın -ilin büyüklüğüne göre- belediyede en azından tabii üye olması lazım. Çünkü mahalleler adına, oradaki yerleşim birimleri adına onların görüşlerine bizim başvurmamız çok önemlidir.

Ayrıca, yine mahalle muhtarları ile köy muhtarları arasında, köy muhtarlarının bir tüzel kişiliği olmasına rağmen, mahalle muhtarlarının bir tüzel kişiliği yok arkadaşlar. Tüzel kişiliği olmayan bir kurumdan hesap soramazsınız arkadaşlar. Onların, muhtarların mutlaka bir yasal boyuta oturtulması lazım. Ben illa…

Bazı arkadaşlarımız şunu diyor: “Efendim, mahalle muhtarları İstanbul, Ankara, İzmir’de büyük para kazanıyorlar.”

Hayır arkadaşlar, bir şey kazanmıyorlar artık, bunu da bilin çünkü artık eskisi gibi nüfus cüzdanı örneği, eskisi gibi ikamet senedi filan alınmıyor, her şey elektronik ortamda olduğu için muhtarların hiçbiri bir kuruş para da almıyor. Ama her nedense muhtarların yetki ve sorumluluklarını çizecek bir yasa teklifini bu Meclis, hep birlikte, tüm gruplar alıp bir çözüm önerisi getirmiyor arkadaşlar.

Ben şahsım adına özür diliyorum muhtarlardan, bilakis özür diliyorum. Arkadaşlar, hep konuştunuz, hep buraya geldi muhtarlar, hep arkasını sıvadınız, gittiğinizde hepiniz “Bakacağız, edeceğiz.” dediniz ama ciddi olarak yedi yıldır… Yüce Meclisin milletvekilleri, tüm grupların milletvekilleri olarak geçen dönem “Bir an evvel bu kanunu getirin.” demenize rağmen Hükûmet bir türlü getirmiyor. Hükûmet iradesi Meclis iradesinin üstünde değildir arkadaşlar. Eğer Meclis bir yasayı “Komisyonlarda görüşmeden direkt buraya getirin.” dediyse, o, Hükûmete bir talimattır ama, arkadaşlar, getirmiyorlar. Ben bir kez daha bilgilerinize sunuyorum.

Gelin bu önergeyi kabul edin, gelin bu önergede tüm gruplardan birer temsilciyle, Muhtarlar Federasyonuyla, muhtarlar dernekleriyle çözüme yönelik olarak tüm boyutlarıyla tartışalım, ortak çözüm neyse, muhtarların sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını belirleyecek bir paketi hep beraber burada… Bunun şerefi size ait olsun, siz çıkarmış olan ama sadece, bu insanlar için hep birlikte bu sorunun altına parmağımızı basmak zorunda olduğumuzu söylüyorum.

Değerli arkadaşlarım, ayrıca il genel meclisinde muhtarların temsilcisi olmuyor, mutlaka il genel meclislerinde de muhtarlar adına bir arkadaşımız olsun. O ilin bir muhtarı veya birkaç muhtarı mutlaka il genel meclislerinde temsil edilmelidir. Eğer il genel meclislerinde özellikle köy muhtarlarımız ve mahalle muhtarlarımız birer üye verseler, en azından mahallelerle ve köylerle iletişimde bu muhtarlarımız il genel meclisinde yardımcı olurlar. Ama seçiyorsunuz, muhtar yani tabii üye olmadığı için, il genel meclisinin ne yaptığını, objektif çalışıp çalışmadığını bir şekilde denetlemek görevidir muhtarların da, yani vicdanen görevleridir. Yani il genel meclisi ne yapıyor, neler yapıyor, köyüne ve mahallelere objektif kriterlerle hizmet veriyor mu? Bunları da il genel meclisinin çalışmalarını da muhtarların bilmesi lazım. Çünkü bire bir köylere yöneliktir il genel meclisi. Bu açıdan il genel meclisinde mutlaka muhtarlardan bir veya iki kişinin tabii üye olarak bulunması lazım.

Değerli arkadaşlarım, hepinizden rica ediyorum, bu sorun hepimizin sorunu. Bizler seçildik, ortak nokta, onlar da seçildiler. Seçilen insanların sorunlarına çözüm bulmak seçilmişlerin görevidir. Yani, bu sorunun çözümü yüce Meclisin görevidir. Yüce Meclis bu soruna duyarsız kalamaz. Gelin hep birlikte, tüm gruplar ortak noktayı bulalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-06-03-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
