# Kamu finasmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılması hakkında (s.s.386)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 17 Haziran 2009
- **Gündem:** KAMU FİNASMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.386)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-06-17-kamu-finasmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanunda-degis

> Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 17 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU FİNASMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.386)); konuşma 944 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinize saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye’de kredi hacminin, 10 Haziran itibarıyla 367 milyar olduğunu bir kere baştan hatırlatayım size. Türkiye’de toplam kredi hacmi 367 milyarda, 1 milyarlık Kredi Garanti Fonu konuşuyoruz. 367 milyar, 1 milyar… Bir kere her şeyi toz pembe görmeyelim, gerçekleri konuşalım burada ve biliyorsunuz, KOSGEB ve Türkiye Odalar Birliğinin ortak olduğu -yüzde 51’i Odalar Birliği, yüzde 48’i KOSGEB’in ortak olduğu- bir fondur Kredi Garanti Fonu. Amaç, altını çiziyorum, KOBİ’lere kredi desteği sağlamaktır.

Şimdi, teşvikle ilgili kararname hazırlığınızda… O da ne zaman gelecek bilmiyorum, bir teşvik şeyi atıldı ama ortaya. Yani Türkiye’de gürültüler koptu, her şey, ama daha buraya gelen, Meclise, komisyonlara gelen bir şey yok. Acaba yani yasayı getirmeden mi çıkaracaksınız, onu da bilmiyorum, çünkü gelecek hafta Meclis tatil oluyor.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Bakanlar Kurulu kararıyla…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) - Bakanlar Kurulu kararını buraya getirmeden mi uygulayacaksınız? Bilemiyorum, yani bir an evvel bu teşvikle ilgili tüm maddelerin açıklığa kavuşması lazım ki insanlar da kendini…

Değerli arkadaşlarım, tabii, bu 367 milyarda 1 milyarı konuşuyoruz. Bir kere -bir önergemiz var- bunu artırmak zorundasınız. Artırın bunu. 5 milyar yapın. Altına hepimiz imza atalım.

Ha, şimdi arkadaşlar, burada bu teşvikle ilgili kararnamenizin bir yerinde diyorsunuz ki: 25 milyonu geçmeyen cirolar –tamam, KOBİ kavramı- ama 30 Hazirana, 2008’e kadar iki yıl takibe uğramamış olmak, yani bankalar tarafından daha önce, iki yıl öncesinden hiçbir takibe uğramamış firma arıyoruz, böyle bir KOBİ arıyoruz. Bir de bu firmaların vergi ve sigorta borcu olmayacak.

Değerli milletvekilleri, kim kimi kandırıyor? Kimi kandırıyoruz? Amaç, zor durumda olan firmaların önünü açmak, bunlara hayat vermek, bunlara ekonomik… Şu anda bu insanlar çok zor koşullarda istihdam yapıyor, üretim yapıyor, bu insanlara bir can simidi olması gerekirken, eğer, bir adres mi belirtiyoruz? Türkiye’de şu andaki teşvik kanunundan önce Türkiye'nin gerçeği, Türkiye’de şu anda yaşayan firmaların hayat suyudur arkadaşlar. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Türkiye’de -şu anda yeni yatırımdan çok- yeni yatırım mutlak olmalı, hedeflemeliyiz ama -esas teşvik edilecek insanlar- teşvik edilmesi gereken kurumlar yaşayan şirketlerdir arkadaşlar.

Şimdi, siz, vergi ve sigorta borcunu aramıyorsunuz ve “Olmayacak.” diyorsunuz. Size iki tane örnek vereceğim, canlı örnek vereceğim: Elli yıllık firma, -namuslu, şerefli, haysiyetli- iplik sektöründe bir firma. SSK borcu var. Yaklaşık 10,5-11 milyon dolar fabrika değeri var. 2 milyon dolar ipotek var fabrikanın üzerinde. Bir de arsaları var firmanın. Tabii, ben, SSK niye haciz koydu demiyorum, koymalı. Yapılandırma da yapılmış. 1 milyon borcu var -bir iki taksit atladığı için bu krizde- ve iplik borcu var, piyasa borcu var. En son iplik aldığı firmaya demiş ki: “Ben bu arsalarımı sana vereyim.” Biraz da, bir miktar da para alacak. “Bu paramla sigortanın belli kısmını, bir de banka borcumun belli kısmını ödeyeyim de yaşayayım.” diyor. Ama, tabii, devretmesi için o haczin kalkması lazım, haczin fabrika üzerine konulması lazım.

Yani, insanlar nasıl yaşıyorlar? Vergi ve sigorta borcunu ödemek istiyor bu insanlar. Gelin, etmeyin, tutmayın, bu kredilerde… En azından, kamuya borçlu olan insanlar kamu borçlarını ödüyorsa bunların borçlarını yapılandırın arkadaşlar. Bunların kamuya borcu var diye bu krediden faydalanamaz demeyin. O zaman, amacı ne bu kredinin? Zaten yaşayan firmaların, eğer iki yıldır bir takibe uğramamışsa, iki yıldır sigorta, vergi borcu yoksa… Çok şükür, bu insanların bir sorunu yok. Bunların böyle bir krediye ihtiyacı yok arkadaşlar. Kime yapıyoruz bunu o zaman? Gelin, çalışan, vergi ve sigorta borçlarını ödemek isteyen insanların ancak önünü açarsanız, tam bu krediyle iki-iki buçuk, üç yılda tüm borçlarını sıfırlayacaksa, esas krediye layık olan, krediye aç olan, kredinin verilmesi gereken firmalar bunlar arkadaşlar. Niye birbirimizi kandırıyoruz.

Yine kamu, borçlarını ödemediği sürece firmalardan alacak istiyor arkadaşlar. Kamunun bir başka kurumunun ilgili firmaya borcu var ama bir başka kamu alacağı, vergi ve sigorta alacağı var. Bunu haczediyor arkadaşlar. İnsanların bir de itibarıyla oynanıyor. Önce kamunun kendi içinde bir borç yapılandırması yapması gerekiyor.

Değerli arkadaşlarım, insanlara tesis yaptırıyorsunuz, üretim için tesis yaptırıyorsunuz, tüm girdileri yüzde 18 KDV’li yapılan. Örneğin okul yaptırıyorsunuz, özel okul yaptırıyorsunuz, her inşaat girdisi yüzde 18 ama özel okulda aldığınız KDV yüzde 1. Ancak o özel okul sahibinin KDV’sini iade alması için otuz beş yıl geçmesi lazım. Yüzde 1, yani kestiği faturanın ancak yüzde 1’ini aldığı için yüzde 1 mahsup edebiliyor.

Yine aynı şekilde turizm tesislerinde, arkadaşlar, tüm KDV girdileri yüzde 18, KDV yüzde 18 fakat turistten aldığı KDV yüzde 8. Bu insanların Maliye Bakanlığından 8-10 milyon KDV alacağı var, ancak mahsup etme suretiyle alabiliyor ama insanların bir tarafta vergi borcu var, bir tarafta sigorta borcu… Sigorta haciz yapıyor, vergi haciz yapıyor.

Değerli arkadaşlarım, işin gerçeğini konuşalım. En azından yeni açılmış işletmelerde, yeni bu, KDV farkı yaratan kurumlarda, yeni açılan işletmelerde bir yıl, iki yıl süreyle, insanların kendisine vermeyin ama hiç değilse vergi ve sigorta borçlarını KDV alacaklarından mahsup edin arkadaşlar. Ne oluyor? Devletten 5-6 milyon alacağı var, öbür tarafta sigorta gelip haciz yapıyor, Maliye gelip haciz yapıyor. Arkadaşlar, yani bir yerde bir insaf vardır insaf!

İSMAİL ÖZGÜN (Balıkesir) – Maliye mahsup ediyor.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Hayır, etmiyor efendim, etmiyor. Etmiyor efendim.

İSMAİL ÖZGÜN (Balıkesir) – KDV...

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – KDV değil, KDV borcu değil efendim. Örneğin stopaj borcu var. Etmiyor efendim. Stopaj borçlarını dahi KDV’den etmiyorlar efendim. Sigorta borcunu…

İSMAİL ÖZGÜN (Balıkesir) – Mahsup ediliyor.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Hayır, etmiyorlar.

Yani, onun için, ancak KDV alacağı çıktığı takdirde bir tek KDV’yi mahsup ediyor İsmail Bey. KDV’den KDV’yi mahsup ediyor, Maliyenin başka bir alacağına mahsup etmiyor. Onun için, bu yeni açılan işletmelerde, özellikle yüksek KDV girdisi olup da düşük KDV’den fatura kesen kurumların belli bir süre vergi ve sigorta borçlarının mahsup edilmesi lazım arkadaşlar. Yani biz ondan sonra getiriyoruz bir kanun, hepimiz seviniyoruz! Arkadaşlar, tozpembe görmeyin. Bu, krize çare, krize derman yasası değildir, krizde ezilen firmalara çözüm değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Kamu finasmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanunda değişiklik yapılması hakkında (s.s.386)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-23-2009-06-17-kamu-finasmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanunda-degis (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
